Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Kuzey Irak petrolü yeniden Ceyhan Limanı’ndan İsrail’e gidiyor

Norveç bandralı Vinga, Ceyhan'dan yüklediği petrolü İsrail'in Aşkelon Limanı'nda tahliye etti.

ABD, 7 Kasım 2018’de yeni müeyyidelerle İran’ı mali ablukaya aldı. Aynı tarihten itibaren Kuzey Irak, Türkiye ve İsrail üçgeninde petrol ticareti ve tanker trafiğinde gözle görülür bir artış var. Ceyhan Limanı’ndan 14 Şubat’ta kalkan “Vinga” isimli dev tanker, 1 milyon varil Kerkük petrolünü “Kürt petrolünün en iyi müşterisi” diye nitelendirilen İsrail’in Aşkelon Limanı’na teslim etti.

BOLD ÖZEL | Türkiye’nin Doğu Akdeniz limanlarından biri olan Ceyhan’dan İsrail’e petrol sevkiyatı yeniden hızlandı.

Uydudan ticari gemi ve tankerleri takip eden internet sitelerinden Tanker Trackers’in yayımladığı son görüntülerde 14 Şubat’ta Ceyhan Limanı’nda hareket eden petrol tankeri 15 Şubat’ta İsrail’in Aşkelon Limanı’na yanaştı.

1 milyon varil Kerkük petrolü, Ceyhan Limanı’nda BOTAŞ terminalinden Vinga isimli tankere yüklendi.

PETROL IKBY BÖLGESİNDEN

Norveç bandralı “Vinga Bergen” isimli 274,2 metre uzunluğunda ve 48,3 metre genişliğindeki petrol tankerinin 1 milyon varil ham petrol taşıdığı kaydedildi.

Tanker Trackers sevkiyatı “son derece nadir bir olay” diye nitelendirdi. Zira ham petrolün Irak’ın kuzeyindeki Kürdistan Bölgesel Yönetimi’ne ait (IKBY) olduğu vurgulandı.

Vinga’nın 14 Şubat’ta Ceyhan Limanı’nda başlayıp 15 Şubat’ta İsrail’in Aşkelon Limanı’nda son bulan seferi uydudan böyle görüntülendi.

Irak’ın merkezi idaresi Bağdat ile IKBY arasında 27 Eylül 2017’de yapılan bağımsızlık referandumu sebebiyle kriz patlak vermişti.

Kürtlerin referanduma gitmesine karşı Türkiye ile Irak (Bağdat) müşterek karar alarak Kerkük-Ceyhan Boru Hattı vasıtasıyla Doğu Akdeniz’e petrol sevkiyatını durdurmuştu. Bağdat ile giriştiği nüfuz mücadelesinde IKBY Başkanı Mesud Barzani ağır yara almıştı.

16 KASIM 2018’DE KERKÜK PETROLÜNE CEYHAN YOLU AÇILDI

Irak Petrol Bakanlığı 16 Kasım 2018 tarihi itibarıyla Kerkük-Yumurtalık-Ceyhan Boru Hattı’na petrol sevkiyatının yeniden başladığını açıklamıştı.

Uluslararası piyasada “Kürt petrolü” diye nitelenen Kuzey Irak petrolünün yeniden Ceyhan’a akması dikkatleri ithalatçı ülkelere çevirdi.

Kürt petrolünü taşıyan tankerin kalkış limanı Ceyhan, varış limanı ise Aşkelon, İsrail.

Daha önce de Kürt petrolünün 1 numaralı tedarikçisi olan İsrail yeni döneme de hızlı başladı.

14 Şubat’ta Türkiye saati ile 11:16’da Boru Hatları İle Petrol Taşımacılığı AŞ’ye (BOTAŞ) ait Ceyhan Terminali’nden hareket eden “Vinga” tankeri 15 Şubat’ta yerel saatle 18:38’de İsrail’in Aşkelon Limanı’na yanaşarak petrolü tahliye etti.  

2017 yılı kasım ayına kadar Türkiye’den İsrail’e petrol taşıyan tankerlerin bazılarının hedef şaşırtmak için Mısır’ın “Port Said” limanına yanaştığı “Tanker Trackers” ile “Marine Traffic” tarafından uydu görüntüleri ile ispat edilmişti.   

TANKER NORVEÇ BANDRALI

Ceyhan-Aşkelon arasında yasağın kalkmasının akabinde ilk petrol nakliyatında kullanılan Vinga, Norveç Deniz Ticaret Sicili’ne kayıtlı bir petrol tankeri. Uluslararası Denizcilik Teşkilatı (IMO) kayıt numarası ise 9587207.

Daha önce de BOTAŞ tesislerinden İsrail için yükleme yapan tankerin sahibi Det Norske Veritas namına Movinckels Rederi. 158 bin 982 detveyt ton (DWT) ham petrol taşıma kapasitesine sahip Vinga 2012 yılında Güney Kore’nin Samsung Tersanesi’nde inşâ edildi.      

“YASAK VARKEN DE SEVKİYAT DEVAM ETTİ”

Kuveytli petrol tüccarı Samir Madani (Tanker Trackers’in kurucusu), Kuzey Irak petrolüne Ceyhan yasağı geldikten sonra da İsrail’e petrol satışının devam ettiğini iddia etmişti.

İsviçre’de ikamet eden ve sosyal medya hesabından, müeyyidelere rağmen Erbil’in en iyi müşterisinin İsrail olduğuna dikkati çeken Madani, “Başka bir deyişle, İsrail gizlice Türkiye üzerinden Kürt petrolünü satın alıyor.” açıklamasında bulunmuştu.

Madani’nin çarpıcı beyanlarını ne Telaviv ne de Ankara tekzip etmişti.

“GEMİLER KILIK DEĞİŞTİRİYOR” İDDİASI

Madani, 2017 yılı kasım ayında, “Bayanlar baylar, kayıp olan Kriti Diamond’u, yani takma adıyla çalışan Kiton’u size sunmaktan gurur duyuyoruz.” ifadelerini kullanmıştı.

Bu tweetten 4 gün sonra Tanker Trackers’ın paylaştığı tweette uydu görüntüleri eşliğinde şunlar kaydedilmişti: “Marika/ Kriti Diamond, Aşkelon’a petrolü tahliye ettikten sonra ‘Kiton’ olarak kılık değiştirmeyi unuttu.”

Tanker Trackers ham petrol tankeri olan Mabrouk’un, Ceyhan’dan ayrıldığını, İsrail kıyılarına yakın bilinmeyen, kayıtsız bir kimlik olan “Maro” ismiyle kaybolduğunu ve daha sonra “Mabrouk” kimliğiyle tekrar ortaya çıktığını da tespit etti.

Tanker Trackers, “Kriti Diamond” isminde bir tankerin aniden İsrail’de yeni bir kimlikle (Kiton) petrolü teslim ettiğini, daha sonra Türkiye’ye dönmeden önce orijinal kimliği Kriti Diamond’a döndüğünü belirtimişti.

Kuzey Irak’ta çıkarılan petrolün tamamına yakını iki boru hattı ile Ceyhan terminaline pompalanıyor. (Kaynak: Enerji Bakanlığı)

KERKÜK’TEN GÜNDE 60 BİN VARİL GELİYOR

BOLD’un sorularını cevaplandıran eski bir BOTAŞ yöneticisi Kerkük’ten Ceyhan’a günde ortalama petrol sevkiyatının 50 ila 60 bin varil arasında değiştiğini kaydetti.

2017 yılı kasım ayında Ankara ve Bağdat’ın eş zamanlı müeyyide kararına kadar petrol sevkiyatı günlük 300 bin varile kadar yükselmişti.

Kerkük petrolü için yasakların tamamen kalktığı tarih ile ABD’nin İran’a yönelik yeni müeyyide paketini uygulamaya başladığı tarih arasında birkaç gün var.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran’a karşı imzaladığı müeyyide paketi 7 Kasım 2018’de resmen yürürlüğe girmişti.

13 Eylül 2018’de Ankara’ya ziyarette bulunan Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev (ortada), Türkiye’de petrol ithalatına yetkili iki şirketten biri (diğeri Star Rafineri) olan TÜPRAŞ’ın Yönetim Kurulu Başkanvekili Ali Koç (soldan 3’üncü) ve beraberindeki heyeti kabul etmişti.

İRAN PETROLÜNÜN YERİNİ KUZEY IRAK VE KAZAKİSTAN PETROLÜ MÜ ALIYOR?

İşletme hakkı 2005 yılında 4,5 milyar dolara Koç Holding’e devredilen Türkiye Petrol Rafinerileri AŞ (TÜPRAŞ) 1,5 milyar doları bulan dizel imalat tesisi yatırımında ucuz İran petrolünü esas almıştı.

İran petrolü muadillerine göre kalitesi (gravite) düşük olmakla birlikte yüzde 40 civarında daha ucuz olduğu için TÜPRAŞ tarafından tercih ediliyordu.

BOLD’a konuşan bir başka kaynak, “Türkiye, ABD’ye İran petrolü yerine Kuzey Irak petrolünü ikame etme sözü verdi. Kademeli bir geçiş olacaktı. Ancak çok hızlı  değişti ithalat tablosu. Kasım ayı ithalat rakamlarına bakılırsa ne demek istediğim daha iyi anlaşılacaktır.” dedi.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) verilerine göre 2018’in ekim ve kasım aylarında petrol ithalat tablosu “siyah-beyaz” denilebilecek kadar birbirinden farklı.

İran, 2018 yılı ekim ayında Türkiye’nin ham petrol tedarik ettiği ülkeler arasında 3’üncü sıradaydı.

2018 yılı kasım ayında petrol ithal edilen ülkeler arasında İran yer almadı.

KASIMDA İRAN SIFIRLANDI

2018 yılı ekim ayında İran, Türkiye’nin petrol ithalatında Rusya’nın ve Irak’ın hemen akabinde 772 bin 436 ton ham petrol ile 3’üncü sırada yer aldı. Kasım ayında ise İran’dan ham petrol ithalatı sıfırlandı.

ABD’nin İran müeyyidelerinden 6 aylığına muaf tuttuğu 8 ülkeden biri olmasını rağmen Türkiye’nin doğu komşusundan petrol ithalatı kasımda bıçak gibi kesildi.

Aynı dönemde İran’ın Türkiye’nin toplam petrol ithalatında yüzde 16’yı bulan payının Rusya, Irak, Hindistan, Kazakistan, Kuveyt, İtalya, Nijerya, Suudi Arabistan, Nijerya ve İsrail gibi ülkeler arasında taksim edildiği görülüyor.      

Rusya Bilimler Akademisi Şarkiyat Enstitüsü Arap ve İslam Araştırmaları Merkezi’nden Boris Dolgov, 20 Kasım 2018’de Sputnik’e verdiği mülakatta, Türkiye ile IKBY arasındaki siyasi ve ticari münasebetlerin bağımsızlık referandumu öncesinde olduğu gibi devam ettiğinin altını çizmişti.

ABD, İran petrolü için 3 ülkeye tanıdığı istisnayı mayısta kaldıracak

BOLD ÖZEL

Bir aylık hamile akademisyen Emel Top Bayraktar tutuklandı

Hamile bir kadın daha tutuklandı. Bingöl Üniversitesinde çalışan ve hamile olduğunu yeni öğrenen Emel Top Bayraktar tutuklanıp cezaevine gönderildi.

BOLD ÖZEL – Üç yıldır Bingöl Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalışan Emel Top Bayraktar (29) 8 Nisan’da tutuklanıp Bingöl M Tipi Cezaevine gönderildi. 7 Nisan’da gözaltına alınan Bayraktar bir gece nezarethanede kaldıktan sonra ertesi gün tutuklandığı öğrenildi.

HAMİLE OLDUĞUNU YENİ ÖĞRENDİ

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Emel Top Bayraktar’ın, kendileriyle ilgilendiğini söyleyen üniversite öğrencilerinin ifadeleri ve Bylock kullandığı iddiasıyla tutuklandığı belirtildi. Hamile olduğunu kendisi de yeni öğrenen Bayraktar’ın, elinde resmi bir rapor olmadığı için SEGBİS ile bağlandığı Manisa 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde hamileliğini söylemedi.

İfadesinde, üniversiteyi çok zorluklarla okuduğunu vurgulayan Bayraktar, “Bu suçlamalar beni ziyadesiyle üzmektedir. Vatanımı, milletimi çok seviyorum. İhanet etmeyi kendime ve kimseye yakıştıramıyorum.” dedi.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

AKP’nin aldığı devlet yardımı çok ödediği vergi az 

Anayasa Mahkemesi, partilerin 2017 yılı kesin hesap defterlerini inceledi. İnceleme sonucunda ilginç detaylar ortaya çıktı. Vatandaşın vergilerinden en çok Hazine yardımı alan AKP’nin, MHP’den az vergi ödediği ortaya çıktı.

BOLD ÖZEL – Vatandaşın ve şirketlerin ödediği vergilere sürekli zam yapan AKP Hükumeti’nin ödediği vergi ‘devede kulak kaldı.’ Resmi Gazetede yayımlanan Siyasi Parti Mali Denetim Kararları AKP’nin gelir gider rakamlarını ortaya koydu.

Anayasa Mahkemesinin incelediği AKP’nin 2017 yılı kesin hesap çizelgesine göre iktidar partisine 119 milyon 170 bin 658 lira devlet yardımı yapıldı. Bunun karşılığında AKP, devlete ödenen kesin vergi rakamı açıklanmadı. Vergi, sigorta, noter ve mahkeme gideri kalemlerinin toplamında 256 bin 409 lira gider yazıldı.

HAZİNE’DEN ALIP AKP’LİLERE AKTARIYOR

186 milyon 338 bin 126 liraya ulaşan AKP gelirlerinin 119 milyon 170 bin 658 lirası halkın vergilerinden aktarılan Hazine yardımından oluştu. Başka bir deyişle AKP gelirlerinin yüzde 64’ü devlet yardımlarından sağlandı. Partinin 196 milyon 459 bin 669 lira giderlerinin 256 bin 409 lirası vergi, sigorta, noter ve mahkeme giderlerinden oluştu. Bu giderlerin sadece 0,1’inin vergiye gittiğini gösterdi. Aslan payı ise lüks arabada kokain çekerken görüntülenen Kürşat Ayvatoğlu gibi büro elamanlarına gitti. AKP personele 22 milyon 861 bin 206 lira ödedi.

HAZİNE YARDIMI ALMAYAN DEMOKRAT PARTİ

Yine 2017 yılında MHP ise 28 milyon 653 bin 663 lira Hazine yardımı aldı. Bunun karşılığında 442 bin 229 lira vergi, sigorta, noter ve mahkeme gideri ödedi. Baraj altında kaldığı için Hazine yardımı alamayan Demokrat Parti ise 2017 yılında 13 bin 269 lira vergi ödedi. 25 Ekim 2017 tarihinde kurulan İyi Parti ise 59 lira vergi ödedi.

İRFAN FİDAN İMZASI DA VAR

AKP’nin 2017 gelir giderlerinin denk olduğu kararına varan Anayasa Mahkemesi kararında Başkan Zühtü Arslan ve üyelerin imzası yer aldı. Kararda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın önce Yargıtay’a ardından AYM’ye atadığı İrfan Fidan’ın da imzası bulunuyor. CHP ve HDP’nin incelemeleri tamamlanmadığı için Resmi Gazetede yayımlandı.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

AİHM’den AKP Hükumeti’ne kalabalık cezaevi sorgusu: 7 ay tuvalet önünde tutuklu yattı mı?

AİHM, Türkiye’de aşırı kalabalık ve kötü şartlardaki cezaevlerinde hak ihlaline yol açıldığı gerekçesiyle açılan 87 davada AKP hükumetinden savunma istedi. Hükumetin, tutukluların yerde yatırılması, hijyen sorunu, havalandırma eksikliği, sınırlı sıcak su ve aileden uzak cezaevlerine nakil gibi soruları cevaplamasını istedi.

BOLD ÖZEL – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’deki cezaevlerinde kötü şartlar nedeniyle insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleye maruz kalan 87 tutuklu ve hükümlünün açtığı davada AKP hükumetinden savunma istedi.

Osman Kacır ve diğer 56 kişinin hak ihlali iddiasıyla açtığı davaları 16 Mart 2021’de AKP hükumetine tebliğ eden AİHM, cezaevlerinin durumuyla ilgili soruların yanıtlanmasını istedi. AİHM’in araştırdığı konuların başında, aşırı kalabalık cezaevleri geliyor. Hükumetin savunmasının ardından başvurular Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3. maddesinde yer alan işkence ve insanlık dışı muamele ile özel hayat ve aile hayatına saygı maddelerinin ihlali kapsamında yargılama konusu edilecek.

TUVALET ÖNÜNDE YERDE YATAK

AİHM, 15 Temmuz’un ardından tutuklanan ve İzmir Menemen Cezaevinde yedi ay boyunca dönüşümlü olarak yerde şilte üzerinde yattığını beyan eden bir başvurucunun yaşadıklarını hükumete sordu. Ayrıca Kocaeli T Tipi Cezaevinde kalan bir başvurucunun ise tuvaletlerin önünde dönüşümlü şekilde yerde şilte üzerinde yattıkları, tuvaletler için 45 dakika kuyrukta kaldıkları iddialarını hükumetin cevaplamasını istedi.

SINIRLI SICAK SU

AİHM bu kapsamda çok kişilik koğuşlara yerleştirilen mahpusların sayısını, hijyen ve havalandırma eksikliği iddiasını, yerde yatak, başvuranların tutukluluk koşullarının, özellikle kişisel alanlarının olup olmadığı, sıcak su, sınırlı sayıda tuvalet, haftada üç defaya mahsus sınırlı çöp toplama gibi iddiaları hükumetin yanıtlamasını istedi.

CEZAEVLERİNİN KAPASİTESİ VE TUTUKLU SAYILARI

AİHM’nin cezaevlerinin durumuyla ilgili hükumete sorduğu sorulardan bazıları şöyle:

  • Başvuranların tutulduğu cezaevlerinin süresi, yüzeyi ve kapasitesi ve buralardaki tutukluların sayısı
  • Koğuşlardaki pencerelerin tanımı, boyutları ve sayısı ve tutukluların bunları açma imkanı
  • Erişime izin verilen açık alan yüzeyi ve günlük zaman çerçevesi
  • Birimlerdeki tuvalet ve duş sayısı
  • Tuvalet ve duşlara erişim ve sıcak su mevcudiyeti ile ilgili sınırlamalar
  • Tesislerin temizliği, çöplerin haftalık toplama sıklığı ve temizlik malzemelerinin / ürünlerinin tutukluların kullanımına sunulmasına ilişkin yönetmelik;
  • Başvuranların gözaltına alınması sırasında izin verilen sosyal / kültürel / sportif faaliyetlerin kategorisi ve sayısı.
AİLEDEN UZAK CEZAEVİNE NAKİL

Türkiye’de aileleri ya da ikametlerinden çok uzak cezaevlerine gönderilen tutuklu ve hükümlülerin açtığı 30 davada da AİHM Türk hükumetinden savunma istedi. Mehmet Subaşı ve 30 tutuklu-hükümlünün açtığı davada Türk hükumetinden savunma isteyen AİHM, cezaevi yönetiminin kararları ile okula giden çocuklarıyla ziyaret gününde ya da telefonla görüşememeleriyle ilgili başvuruları özel hayat ve aile hayatına saygı haklarının ihlali kapsamında değerlendiriyor.

AİHM bu başvurularda da AKP hükumetine şu soruları yöneltti:

  • Başvuranların aile hayatına saygı hakkına bir müdahale oldu mu?
  • Ailelerinin ikamet yerlerinden uzaktaki cezaevlerinde tutuldular mı?

Af Örgütü’ne göre Türkiye’de en acil ihtiyaç yargı bağımsızlığı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0