Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Salim Zeybek ve Gökhan Türkmen MİT tarafından kaçırıldı

İki yeni Siyah Transporter vakası daha. BTK uzmanı KHK’lı Salim Zeybek ve Tarım Bakanlığı çalışanı Gökhan Türkmen kaçırıldı. Şubat ayında kaçırılanların sayısı dörde yükseldi.

CEVHERİ GÜVEN

Yasin Ugan ve Özgür Koca’nın 13 Şubat’ta kaçırılmasının ardından iki kaçırılma olayı daha gün yüzüne çıktı. BTK uzmanı Salim Zeybek 21 Şubat’ta kaçırıldı. Tarım Bakanlığı’na bağlı Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nda (TKDK) memur olarak çalışan Gökhan Türkmen’in ise 7 Şubat’ta kaçırıldığı belirtiliyor. Böylece Şubat ayında MİT tarafından kaçırılan kişi sayısı 4’e yükseldi.

POLİS KULLANILDI

2016 ve 2017 yılında gerçekleşen kaçırılma olayları Siyah Transporter’la doğrudan MİT tarafından gerçekleştirilirken, son dört kişinin kaçırılmasında Emniyet güçlerinin kullanıldığı, ardından sözkonusu kişilerin MİT’e teslim edildikleri görülüyor.

7 Şubat’ta kaçırılan Gökhan Türkmen

GÖKHAN TÜRKMEN 7 ŞUBAT’TA KAÇIRILDI

7 Şubat’ta kaçırılan Gökhan Türkmen, Hizmet Hareketi’yle ilişkili olduğu gerekçesiyle OHAL döneminde Türkiye Zirai Donatım Kurumu’ndaki işinden atılan 42 yaşında bir kimyager.

15 Temmuz’dan sonra 9 Ağustos 2016’da evi ağır silahlı 7 kişilik Özel Harekat tarafından basılan Gökhan Türkmen’in işkence göreceği korkusuyla teslim olmayıp saklanmaya başladığı belirtiliyor.

Yaklaşık 2.5 yıl kaçak durumda yaşayan Gökhan Türkmen’in bu süre zarfında ailesiyle görüşmediği zaman zaman annesini aradığı ifade ediliyor. Kaçırılmadan 10 gün kadar önce son kez oldukça tedirgin biçimde annesini arayan Türkmen’in, “Eğer benden bir hafta haber alamazsanız suç duyurusunda bulunun” dediği belirtiliyor.

Bu sözlerinden sonra annesinin haber alamaması üzerine Antalya Emniyeti’ne giderek durumu bildirdiği ancak Emniyet’ten “Oğlunuzun arabası 10 gün önce Ankara’nın Ulus semtinde görüldü” bilgisi verildiği öğrenildi. Ancak Türkmen’in otomobilinin iki yılı aşkın süredir ve halen Antalya’da garajda, üstü brandalı olarak park halinde olduğu, Ulus’ta görülmesinin imkansız olduğu belirtiliyor.

Türkmen’le ilgili gariplikler bundan ibaret değil. 15 Temmuz’dan sonra kredi kartını eve bırakıp ayrılan ve bir daha hiç kullanmayan Gökhan Türkmen’in kredi kartından alışveriş yapıldığı ve adına iki adet hat açıldığı belirtiliyor. Avukatların bu iki hattı kimin açtığı, kimlerin üzerine açtırıldığına ilişkin suç duyurusu da sürüncemede bırakılmış durumda.

Aile, açılan bu iki hat ve aracın Ankara Ulus’ta görüldüğü bilgisinin kurgu olduğu, Gökhan Türkmen’in üzerine bir suçun yıkılmaya çalışılıyor olabileceğini belirtiyor.

KHK’LI BTK UZMANI KAÇIRILDI

Kaçırılan diğer isim ise KHK’yla ihraç edilen BTK uzmanı Salim Zeybek. Eşi de KHK’lı olan Zeybek’in 21 Şubat’da Edirne Havsa gişelerinde silahlı kişilerce kaçırıldığı belirtiliyor. Gişelerde aracı durdurulan Salim Zeybek’i kelepçeleyerek alan ağır silahlı sivil kişilerin kendilerini “Edirne Polisi” olarak tanıttıkları hatta kimlik gösterdikleri belirtiliyor. Ancak yapılan başvurularda Salim Zeybek’in gözaltında olduğu bilgisini Emniyet doğrulamıyor.

Zeybek’in de diğer üç kişi gibi Emniyetçe alınıp MİT’e teslim edildiği belirtiliyor.

Konuyla ilgili sosyal medya hesabından paylaşımlarda bulunan Salim Zeybek’in eşi Fatma Betül Zeybek, kaçırılma anını ve sonrasını anlatıyor:

“Ben Fatma Betül Zeybek, eşim Salim Zeybek 21 Şubat 2019 Perşembe akşamı Edirne Havsa gişelerinde silahlı kişilerce kaçırıldı. İçinde 6 ve 9 yaşındaki çocuklarımızın da bulunduğu aracımız silahlı kisiler tarafından durduruldu. Eşimi kaçıran kişiler beni Emniyete gitmemem için ailemle tehdit ettikleri için bugüne kadar Savcılığa suç duyurusunda bulunamadım. Ancak bugün gidip savcılığa suç duyurusunda bulundum. Eşimden 5 gündür haber alamıyorum. Hayatından endişe ediyorum, nerede olduğunu bilmiyorum. Lütfen sesimizi duyurup bize yardim edin. Yolumuzu keserek eşimi kaçıran silahlı şahıslara ait araçlardan bir tanesi beni Ankara’daki evimize kadar devamlı takip etti. 34 FF 9017 plakalı araç güvenlik kamerası kayıtlarında da görülüyor.”


39 yaşındaki Salim Zeybek ve eşi Fatma Betül Zeybek, Hizmet Hareketi’yle ilişkili oldukları gerekçesiyle OHAL KHK’ları ile ihraç edilmiş iki eski kamu çalışanı. Fatma Betül Zeybek, eşi için savcılığa yaptığı suç duyurusuna hiçbir cevap verilmediğini belirtiyor. Zeybek, eşinin hayatından endişe ettiğini belirtiyor ve bir an önce kendilerine resmi bir bilginin verilmesini istiyor.

KAÇIRILANLAR BUGÜNE DEK HEP AYNI YERE GÖTÜRÜLDÜLER

MİT’in Siyah Transporter kullanarak bizzat kaçırdığı ya da Emniyet’e kaçırttıktan sonra teslim aldığı kişilerin tamamının Ankara Atatürk Orman Çiftliği arazisi içerisindeki Özel Faaliyetler Başkanlığı’na götürüldüğü iddia ediliyor.

Buraya götürülen kişilerden Sunay Elmas ve Ayhan Oran gibi isimlerden yıllardır haber alınamıyor. Bazı isimler ise aylarca işkence gördükten sonra Ankara’nın Gölbaşı semtinde açık araziye bırakıldılar ve kısa süre sonra polis tarafından gözaltına alındılar ve cezaevine gönderildiler.

“Çiftlik” olarak anılan MİT Özel Faaliyetler Başkanlığı, Hizmet Hareketi dışında Kürt ve sol hareketlerle ilişkili kişilerin ağır işkenceler gördüğü bir merkez olarak kullanılıyor. Sistematik işkencenin aylarca devam ettiği merkezde istenilen ifade kabul edilinceye kadar işkence kesintisiz olarak devam ediyor.

24 KİŞİ KAÇIRILDI

Bugüne kadar bilinene göre Hizmet Hareketi ile ilişkili olarak Türkiye’de kaçırılan ve MİT’in işkence çiftliği olarak bilinen Özel Faaliyetler Başkanlığı’na götürülen kişi sayısı 24’e yükseldi.
Sunay Elmas
Mustafa Özgür Gültekin
Hüseyin Kötüce
Turgut Çapan
Mesut Geçer
Önder Asan
Ayhan Oran
Mustafa Özben
Cemil Koçak
Murat Okumuş
Fatih Kılıç
Durmuş Ali Çetin
Cengiz Usta
Ümit Horzum
Hıdır Çelik
Enver Kılıç
Zabit Kişi
Orçun Şenyücel
Hasan Kala
Ahmet Ertürk
Yasin Ugan
Özgür Kaya
Gökhan Türkmen
Salim Zeybek

Gündem

Metin Feyzioğlu AKP ve MHP TBB seçimlerini kaybetti

Bugün tamamlanan TBB seçim sonuçlarına göre yeni başkan, Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan oldu. Oy sayımının ardından seçimin yapıldığı salon Başkan Erinç sloganlarıyla inledi.

BOLD – Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) bugün tamamlanan seçim sonuçlarına göre yeni başkan Erinç Sağkan oldu.

Genel Kurul’da aldığı 181 oyla 9. başkan olarak seçilen Sağkan’ın rakibi Metin Feyzioğlu ise 159 oyda kaldı. Feyzioğlu, ‘Çoklu baro’ yasası çıkarılırken takındığı tavır yüzünden avukatların hedefindeydi. Feyzioğlu ayrıca, tutuklu avukatlara karşı tutumu yüzünden de tepkilerin odağındaydı.

Feyzioğlu’nun Saray’a yakınlığı da eleştiriliyordu. Erdoğan’ın avukatlar ile ilgili yasal düzenlemeyi açıkladığı bir toplantıda Feyzioğlu’nun Erdoğan’ı ateşli bir şekilde alkışlaması çok tepki çekmişti.

BAŞKAN ERİNÇ SLOGANLARI

Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan ise baro başkanlarının ‘çoklu baro’ yasasına karşı yaptığı eylemde aktif rol almıştı. Sandık sonuçları ile Sağkan’ın seçildiğinin kesinleşmesinin ardından avukatların “Başkan Erinç” nidaları salonda yankılandı.

Metin Feyzioğlu’na karşı yarışan Sağkan’ın listesinde, Aydın Barosu Başkanı Gökhan Bozkurt, Trabzon Barosu Başkanı Sibel Suiçmez, Bursa Barosu Başkanı Gürkan Altun, eski Adana Barosu Başkanı Veli Küçük, Kırklareli Barosu Başkanı Turgay Hınız, Aksaray Barosu Başkanı Ramazan Erhan Toprak, eski Muş Barosu Başkanı Abdulbaki Çelebi, Şırnak Barosu delegesi Ali Bayram, Ankara Barosu delegesi İsmail Cumhur Bozkurt yer alıyordu.

AKP VE MHP KAYBETTİ

Gazeteci Fatih Portakal seçimi Feyzioğlu’Nun tek başına kaybetmediğine dikkat çekerek, “Metin Feyzioğlu’nun TBB baskanlığını kaybetmesi, aslında AKP ve MHP’nin seçim kaybetmesi demek. Ankara ve İstanbul’un kaybedilmesiyle açıldı perde. Şimdi baro seçiminde şok yaşadılar. Adım adım yaklaşılıyor sırada seçimler var! CB kara kara düşünüyordur!” dedi.

Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu’nun başkanlık seçiminde sandıktan çıkan sonuçları şöyle:

1 Nolu Sandık: 59 oy Erinç Sağkan – 54 oy Metin Feyzioğlu

2 Nolu Sandık: 64 oy Erinç Sağkan – 56 oy Metin Feyzioğlu

3 Nolu Sandık: 58 oy Erinç Sağkan – 49 oy Metin Feyzioğlu

Toplam oylar: 181 Erinç Sağkan – 159 Metin Feyzioğlu

Kılıçdaroğlu’ndan ilginç sözler: Erdoğan iktidarı bırakmak istemeyecek

 

Okumaya devam et

Gündem

‘Hafıza kaybı’ yaşayan Aysel Tuğluk için infaz erteleme talebi

2016 yılından beri cezaevinde tutuklu bulunan bulunan Aysel Tuğluk’un sağlık durumunun bir süredir kötüye gittiği dile getiriliyor. Avukatı, Tuğluk’un hafıza kaybı yaşadığını ve günlük işlerini tek başına yapamadığını belirterek ‘infaz erteleme’ istedi.

BOLD – 2016 yılından beri Kocaeli Kandıra F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski DTP Eş Genel Başkanı ve HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un sağlık durumunun bir süredir kötüye gittiği dile getiriliyor.

Avukatı Reyhan Yalçındağ, Tuğluk’un hafıza kaybı yaşadığını ve günlük işlerini tek başına yapamadığını belirterek ‘infaz erteleme’ istedi.

İKİ FARKLI GÖRÜŞ

Tutuklu siyasetçi Aysel Tuğluk, yaklaşık sekiz ay boyunca Kocaeli Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı’ndaki dokuz uzman doktor tarafından muayene edildi.

Bu muayene sonunda Kocaeli Tıp Fakültesi, siyasetçi Aysel Tuğluk için; ‘Hastalığının kronik seyirli olduğu ve ilerleyici vasıf arz ettiği, cezaevi koşullarında sağlanabilecek tıbbi destek ve bakımının yeterliliğinde sorun yaşanabileceği, ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyeceğine ve dolayısıyla cezasının infazının ertelenmesi’ tespitinde bulundu.

Temmuz ayında açıklanan bu rapordan sonra hem avukatları hem de cezaevi idaresi Tuğluk’un İstanbul ATK Başkanlığı’na sevkini talep etti.

Fakat İstanbul Adli Tıp Kurumu (ATK) Başkanlığı, Aysel Tuğluk için yakın zamanda hazırladığı raporda; “Hayatını yalnız idame ettirebileceği, tedavisi ve önerilen aralıklarla düzenli poliklinik kontrollerinin sağlanarak cezaevi şartlarında infazına devam ettirebileceği…” ifadelerine yer verdi.

Bunun üzerine Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı; Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu’nun raporunu esas alarak, 03 Eylül 2021 tarihinde infaz erteleme talebini reddetti.

Avukat Reyhan Yalçındağ, Tuğluk’un hafıza kaybına annesinin cezaevinde yaşananların sebep olduğunu söyledi.

ANNESİNİN CENAZESİNDE NELER YAŞANDI?

Aysel Tuğluk, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı görevinde bulunduğu dönemde, 29 Aralık 2016’da tutuklanmıştı.

28 Aralık 2016’da “Silahlı terör örgütünü yönetmek” suçlamasıyla tutuklan Aysel Tuğluk, cezaevindeyken annesi Hatun Tuğluk’u kaybetti. 13 Eylül 2017’de Ankara’da yaşayan aile Hatun Tuğluk’un cenazesi defnedilmek üzere İncek Mezarlığı’na götürdü.

Aysel Tuğluk’un annesi Hatun Tuğluk’un cenazesi, saldırılar nedeniyle mezardan çıkartıldı.

Aysel Tuğluk’un annesinin vefat etmesi üzerine sosyal medyada çıkan haber üzerine mezarlıkta toplanan 9-10 kişilik bir grup, “Burada şehit cenazesi var, buraya terörist cenazesi gömdürmeyiz. Burası Ermeni Mezarlığı değil” diyerek küfürler etti.

Cenazeye katılanlara yönelik saldırıda bulunan grup, haber verdikleri taraftarlarının traktör ve kamyonlarla çok sayıda kişi daha mezarlığa gelmesiyle tansiyon yükseldi.

Kalabalık grubun yatışmaması ve güvenlik güçlerinin yeterli tedbir almaması üzerine Hatun Tuğluk’un cenazesi gömüldüğü mezardan çıkarıldı, yeniden Cemevi’ne götürüldü. Ardından cenaze Tunceli’ye defnedilmek üzere gönderildi.

84 yaşındaki Nusret Muğla’ya soğuk eziyeti: ‘Kaloriferler yanmıyor, battaniyeyle oturuyoruz’

Okumaya devam et

Gündem

Mevlana Üniversitesi’nin arşivi ‘kayıp’

Gülen cemaatine ait olduğu gerekçesiyle KHK’yla kapatılan Mevlana Üniversitesi’nin arşivinin kaybolduğu ortaya çıktı. Skandal, akademisyenlerin arşivi sorması üzerine fark edildi, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

BOLD – Kanun Hükmünde Kararname’yle (KHK) kapatılan ve 2 Ağustos 2016’da Selçuk Üniversitesi’ne devredilen Mevlana Üniversitesi’nin arşivine erişemeyen akademisyenlerin şikayeti üzerine soruşturma başlatıldı.

Üniversitenin arşivinin kaybolması, 15 Temmuz 2016 askeri kalkışmasının ardından Gülen Cemaati’ne dönük operasyonda tutuklanan ve daha sonra yargılandığı davada beraat eden üniversitenin akademisyenlerinden Yar. Doç. Rafet Irmak’ın, üniversitedeki çalışmalarını almak için Selçuk Üniversitesi ve ilgili kurumlara başvurmasıyla ortaya çıktı.

DEVİR YAPILMAMIŞ

Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre; Selçuk Üniversitesi yetkilileri, Mevlana Üniversitesi arşivinin kağıt geri dönüşüme gönderildiğini söyledi. Üniversite rektörlüğü ise, Irmak’ın yazılı olarak yaptığı başvuruya 10 Kasım 2016’da yanıt vererek, “Mevlana Üniversitesi’nin idari bir devri bulunmadığından herhangi bir belge bilgi bulunmamaktır” diye kaydetti.

Irmak, Mevlana Üniversitesi’nin Etik Kurulu’nun karar ve arşivinin idari devrinin yapılıp yapılmadığına dair 17 Ekim 2018’de de Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) başvurdu. Bu başvuruya da Selçuk Üniversitesi tarafından yanıt verildi. Üniversitesinin Personel Daire Başkanlığı, “Müracaatınızla ilgili Cumhurbaşkanlığı’nca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır” yanıtı verdi.

BELEDİYELER TOPU BİRBİRİNE ATTI

Irmak, arşivin kağıt geri dönüşüme gönderildiği ihtimaline karşı Konya Büyükşehir Belediye Başkanlığı Sıfır Atık Dairesi Başkanlığı’na 21 Şubat’ta başvurdu. Belediye, “Bahse konu evrakların durumu ile ilgili ilçe belediyesine başvurun” yanıtı verdi.

Irmak, bunun üzerine CİMER üzerinden Selçuklu Belediye Başkanlığı’na başvurdu. Belediyenin Sıfır Atık Müdürlüğü, 5 Mart’ta verdiği yanıtta, “Mevlana Üniversitesi’ne ait etik kurulu defterlerinin Selçuk Üniversitesi’ne idari devrinin yapılmadığı, Konya Cumhuriyet Başsavcılığınca el konulan ve fotokopileri alınan evraklar arasında bu defterlerin delil niteliği taşımadığı için yer almadığı, Selçuk Üniversitesi yetkililerinde etik kurulu defterlerinin Konya Büyükşehir Belediyesi’ne ait geri dönüşüm tesislerine gönderildiğinin beyan edildiği ifade edilmektedir. Belediyemizde Mevlana Üniversitesi’ne ait herhangi bir doküman ile ilgili işlem yapılmamıştır” diye belirtildi.

Selçuklu Belediyesi Sıfır Atık Müdürlüğü de, “Mevlana Üniversitesi’nden herhangi bir atık alınmamıştır” yanıtı verdi. Konya Büyükşehir Belediyesi, 6 Mart’ta verdiği yanıtta ise, belediyenin herhangi bir geri dönüşüm tesisinin olmadığını kaydetti.

‘BULUNMASI İMKANSIZ’ NOTU

Irmak, arşivlerin kaybolması ve idari kurumlardan verilen çelişkili yanıtlar üzerine Kamu Denetçiliği Kurumu’na (Ombudsmanlık) 2 kez başvuru yaptı. Ombudsmanlık, yapılan ilk başvuruyu ‘incelenememezlik’ kararı verirken, ikinci başvuruda sorumluluğun Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda olduğunu söyledi. Ombudsmanlık ayrıca, verdiği yanıtta “evrakların bulunması imkansız” notu düştü.

Irmak, Ombudsmanlık’tan verilen yanıt üzerine CİMER üzerinden Hazine ve Maliye Bakanlığı’na başvuru yaptı. Bakanlığın KHK İşlemleri İl Bürosu, “Elimizde olmayan bilgi ve belgelere dair bundan sonra aynı veya benzer konularda yapılacak başvurularınız dikkate alınmayacaktır” yanıtı verdi.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

İlgili kurum ve kuruluşların, devredilen üniversitenin arşivine dair verdikleri olumsuz yanıtlar üzerine akademisyenler ve idari personeller şikayetçi oldu. Konya Cumhuriyet Başsavcılığı, kayıp arşivler için soruşturma başlattı.

AKP’li Beyoğlu Belediyesi, veremle mücadele parasına çökmüş

Okumaya devam et

Popular

Shares