Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Gazeteci Ercan Gün’e Hrant Dink davasından tahliye

Hrant Dink davasına jandarma istihbarat görevlisi yüzbaşı Muharrem Demirkale ve gazeteci Ercan Gün tahliye edildi. Başka davalardan da tutuklu bulundukları için cezaevinden çıkamayacaklar.

BOLD- Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin davada iki sanık tahliye edildi.

Davada tutuklu bulunan 4 sanıktan dönemin jandarma istihbarat görevlisi yüzbaşı Muharrem Demirkale ve gazeteci Ercan Gün tahliye edildi. Başka suçlardan tutulu bulunan iki sanık serbest kalamayacak ve haklarında yurt dışına çıkış yasağı konuldu.

Genel

Çocuklarınızın teknoloji ilişkisini denetleyin

Yeşilay, başlayan yaz tatilinde ailelere çocuklarının verimli bir yaz tatili geçirmelerini sağlamak için tatili planlayıp, teknoloji ile ilişkilerini denetlemelerini önerdi.

BOLD – Okulların kapanmasıyla birlikte yaklaşık iki buçuk aylık yaz tatiline giren yaklaşık 18 milyon öğrenci, yoğun geçen eğitim ve öğretim yılının stresini atmaya hazırlanıyor. Her tatilde olduğu gibi bu dönemde de çocuklar için bilgisayar ya da mobil oyunlar günlük aktiviteleri arasında daha fazla yer kaplayacak. Çocukların ve gençlerin sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinmeleri ruhen ve bedenen gelişimleri için oldukça önem arz ediyor. Bu nedenle teknolojiyi de yararlı şekilde kullanmak ve zararlarından uzak tutmak için ebeveynlere önemli görevler düşüyor.

AİLELERE ÖNEMLİ GÖREV DÜŞÜYOR

Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk, yaz tatilinin çocuklar için bir iyi bir fırsat olduğunu belirterek, bu dönemi hem dinlenebilecekleri hem de kişisel gelişimleri için birçok sosyal faaliyete katılarak değerlendirebileceklerini ifade etti. Spor yapmak, kültürel aktivitelere katılmak, seyahat etmek, arkadaşlarla zaman geçirmek ve kitap okumak, tüm bunlar için ailelerin planlı hareket etmesi gerektiğini ve onlara bu ortamı sağlayabilmenin ön koşulunun da teknolojik araçlardan mümkün olduğunca uzak kalmalarını sağlamak olduğunun altını çizen Öztürk ebeveynlere bu konuda tavsiyelerde bulundu.

KONTROLSÜZ KULLANIM BAĞIMLI YAPIYOR

Prof. Dr. Öztürk; bilinçli, kontrollü kullanım ve çocukların internette nasıl vakit geçirdiğini bilmesine katkı sağlayacak bir takip, kontrol sürecinin de aileler için önemine dikkat çekti. Kontrolsüz ve ihtiyaç dışı kullanımın teknoloji bağımlılığına sebep olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Öztürk, bu nedenle de çocukların okul döneminde bu cihazlardan yoksun bırakılıp, tatilde de sınırsız kullanımına izin verilmesinin son derece yanlış olduğunu vurguladı.

OYUN BAĞIMLILIĞI BİR HASTALIK

Öztürk, “Oyun oynama bozukluğu” ya da “oyun bağımlılığı”nın, Dünya Sağlık Örgütü tarafından 72’inci Sağlık Genel Kurulu’nda bir hastalık olarak tanımlanması kabul edildiğini belirtti. Öztürk, “Bilgisayar ve oyun bir ihtiyaç. Bağımlı olmadan da oyun oynanabilir. Ancak, çocukları oyun bağımlısı olan aileler evlatlarını asla cezalandırmamalı. Tam tersine, tedavi için çocuklarının yanında ve onlara destek olmalılar” dedi.

EBEVEYNLER TÜM GÜNLERİNİ TELEFONLA GEÇİRMESİN

Ailelerin çocukları için plan yapmasının önemini ısrarla vurgulayan Prof. Dr. Öztürk, çocukların internette geçirdiği vaktin aileler tarafından kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Öztürk, “Bu durumun da asla çocukların özel hayatına karışmak anlamına gelmiyor. Çünkü, bu bir kontrol mekanizmasıdır. Sokakta görebileceğinizden daha fazla anonim kimliğin sanal dünyada olması, interneti daha tehlikeli bir yer haline getirebilir. Çocuğun güvenliği için çok önemli bir konu. Bu nedenle de aileler teknoloji kullanımında çocuklarına rol model olmalı. Yani, bir anne ya da baba olarak elinizde tüm gün telefonunuzla vakit geçirdiğinizi çocuğunuzun görmesi, bu araçları çocuğunuz için çok masum kılıyor. Bir sınır belirlenecekse, tüm aile fertlerinin buna uyması gerekiyor.” diye konuştu.

Okumaya devam et

Genel

Tecavüz soruşturmasına bakan savcıdan ilginç yorum: O saatte bara gidenin başına her şey gelir

BOLD- Ankara’da üniversite öğrencisi olan yabancı uyruklu kıza yönelik, bara gittikten sonra ilaçla uyutularak tecavüze uğradığı iddiasıyla açılan davaya bakan savcının ifadeleri duruşmaya damgasını vurdu. Davaya bakan savcı, “O saatte bara gidenin başına her şey gelebilir” dedi.

Ankara’da İspanyol kız öğrencinin tecavüze uğraması üzerine açtığı davada savcının “tecavüzü meşrulaştıran” ifadeleri büyük tepki çekti. Öğrenci değişim programı ile Ankara’daki bir üniversitede Ekonometri okuyan İspanyol kız öğrenci A.G.R. (22), 6 Mayıs’ta bir bara gittiğini, içkisine karıştırılan ilaçla uyutulduğunu anlattı. Uyandığında tecavüze uğradığını anlayan öğrenci, T.B ve H.İ.K hakkında şikâyetçi oldu.

Gözaltına alınan sanıklar T.B ve H.İ.K İspanyol öğrenci ile rızası ile birlikte olduklarını iddia etti. Nöbetçi savcının tutuklama talebine rağmen Ankara 6. Sulh Ceza Hâkimliği, adli kontrol kararıyla iki şüpheliyi serbest bıraktı.

İspanyol öğrencinin avukatı Kemal Ulusoy, dosyayı nöbetçi savcıdan devralan soruşturma savcısının değiştirilmesi talebiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurdu.

Avukat Ulusoy savcı değişikliği talebini, “Savcı, bu tip suçlarda göstermesi gereken özeni ve hızı göstermemiş, taleplerimizi içerir dilekçeleri dikkate almayarak işlem yapmamış, daha önemlisi vekillerin yanında dahi ‘O saatte bara gidip içki içenin başına her şey gelir’ gibi ifadeler kullanarak dosyaya bakış açısını yansıtmıştır.

Sayın savcının önceki benzer dosyalarda da takındığı tutumunun tarafımızdan biliniyor oluşu ve taleplerimize karşılık vermemesi karşısında dosyadan el çektirilmesi ve yeni bir savcıya dosyanın tevdi edilmesini talep etme gereği hasıl olmuştur” diyerek ifade etti.

Müftü ‘tecavüzden’ gözaltına alındı AKP ve Diyanet devreye girdi

Okumaya devam et

Genel

YSK üyelerine mühürsüz oy soruşturması

16 Nisan 2017 referandumu sırasında mühürsüz oy zarflarını ve pusulalarını yasaya rağmen geçerli sayan YSK üyelerine yeniden soruşturma yolu göründü. Ankara Bölge İdare Mahkemesi, YSK üyeleri hakkındaki suç duyurusunu işleme koymayan Danıştay kararına karşı açılan davayı reddeden idare mahkemesinin kararını bozdu.

BOLD – Ekrem İmamoğlu’nun kazandığı İstanbul seçimlerini iptal ederek tarafını belli eden YSK, yine tartışmaların odağında. YSK, Türkiye’yi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne götüren 16 Nisan 2017’deki anayasa değişikliği referandumu sırasında, “mühürsüz oy zarfı ve pusulalarını yasanın açık hükmüne karşın geçerli sayan” bir karara imza atmıştı.İstanbul Barosu, avukat Atilla Özen aracılığıyla YSK üyeleri hakkında suç duyurusunda bulundu. Savcılık, YSK’nin Danıştay kökenli olanlarının dosyasını Danıştay’a, Yargıtay kökenli olanlarınkini ise Yargıtay’a gönderdi.

DANIŞTAY, İŞLEME KOYMADI

Ancak Danıştay Genel Sekreterliği, 2 Ekim 2017’de, “Danıştay meslek mensupları hakkında işlem yapılmasına yer olmadığına” karar verdi. İstanbul Barosu, idari işlem niteliğindeki bu kararın iptali istemiyle Ankara 5. İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Ankara 5. İdare Mahkemesi, esasa girmeden, davayı İstanbul Barosunun dava açma ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle reddetti. Baro, kararı istinafa taşıdı. Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdari Dava Dairesi, rejim değişikliğine neden olan 16 Nisan referandumunda mühürsüz oyları yasaya rağmen geçerli sayan Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerinin soruşturulması yolunu açabilecek önemli bir karar verdi.

YSK ÜYELERİNE SORUŞTURMA AÇILABİLİR

Daire, Danıştay Genel Sekreterliği’nin, “suç duyurusunu işleme koymama kararı”na karşı İstanbul Barosu’nun dava açma ehliyeti olmadığına karar veren idare mahkemesinin kararını kaldırdı. Mahkeme, baronun şikâyeti üzerine, “tesis edilen idari işlemin iptalini istemekte meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi ve ehliyeti bulunduğunu” vurguladı. Bu karar sonrasında idare mahkemesi, Danıştay’ın işleme koymama işleminin iptali talebini esastan görüşecek. Eğer mahkeme işlemi iptal ederse Danıştay, YSK kökenli üyeleri hakkında “mühürsüz oy”dan soruşturma açmak zorunda kalacak.

ESASTAN İNCELENECEK

Cumhuriyet’in haberine göre, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 12. İdare Dava Dairesi “baronun dava açma ehliyeti olduğuna” hükmederek, idare mahkemesinin kararını kaldırdı. 21 Mart’ta verilen karar, baroya yeni tebliğ edildi. Ankara Bölge İdare Mahkemesi kararında, “Bu durumda; davacının şikâyeti üzerine tesis edilen idari işlemin iptalini istemekte meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilgisi ve ehliyeti bulunduğundan, uyuşmazlığın esasının incelenmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken, ehliyet yönünden davanın reddi yolunda verilen istinafa konu mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır” değerlendirmesi yapıldı.

YSK, oyları çalmakla suçlanan sandık kurulu başkanlarına 23 Haziran’da da görev verdi

Okumaya devam et

Popular