Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Yusuf İslam, Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern için “O benim kahramanım” diye seslendi

Yeni Zelanda’nın Christchurch kentindeki 50 kişinin hayatını kaybettiği Al Nur ve Linwood camilerine düzenlenen terör saldırısının ardından söylemleri, davranışları ve çıkardığı yasalarla tüm dünyanın takdirini kazanan Jacinda Ardern’e bir övgü de dünyaca ünlü İngiliz müzisyen Yusuf İslam’dan geldi.

Hagley Park’ta, terör kurbanları için Yeni Zelanda Genel Valisi Patsy Reddy, Başbakan Jacinda Ardern, Avustralya Genel Valisi Peter Cosgrove, Avustralya Başbakanı Scott Morrison’un yanı sıra 59 ülkeden temsilcilerin katılımıyla düzenlenen Ulusal Anma Töreni’nde sahneye çıkan Yusuf İslam, Yeni Zelanda Televizyonu’na (TVNZ) özel röportaj verdi.

BARIŞ TRENİ ADLI ŞARKISINI SESLENDİRDİ

Törende, terör mağdurlarının anısına “Barış Treni” adlı şarkısını seslendiren Yusuf İslam, aynı gün akşam verdiği ve duygusal anlar yaşadığı röportajda, saldırıyı öğrendiği andan itibaren hissettiklerini paylaştı.

İki camiye yapılan terör saldırısını yaşamını sürdürdüğü Dubai’de haber izlerken öğrendiklerini ve duyduklarına inanamadıklarını belirten Yusuf İslam, o anki tepkisini ‘”Christchurch, Yeni Zelanda. Sonra ne olduğu dank etti, şeytani bir insan gelip kendi düşünceleri için canavarca bir olaya sebep oldu.” sözleriyle aktardı.

TARIK OMAR’IN HİKAYESİ DUYGULANDIRDI

İslam, saldırıda hayatını kaybeden 24 yaşındaki Tarık Omar’ın saldırıdan önceki akşam kendisine ait “Barış Treni” şarkısını söylediğini öğrendiğini aktardı. “Tarık adında bir çocuğun annesi ve babasıyla tanıştım ve bana dediler ki Tarık saldırıdan bir gece önce Barış Treni şarkını söylüyordu; oh, vay!” ifadelerini kullanarak duygulanan İslam, konuşmasını tamamlamakta güçlük çekti.

“İnancının verdiği güç ve imza attığı eserlerinin yardımıyla kentteki acıların dinmesine yardımcı olabilmek için insanlarla vakit girmeye çalışacağını vurgulayan İslam, 1971’de yazdığı Barış Treni şarkısını işaret ederek, “Bu şarkıyı çok uzun zaman önce yazdım ve hala günümüzde de etkili” ifadelerini kullandı.

BAŞBAKAN ARDERN İÇİN “O BENİM KAHRAMANIM” DEDİ

Saldırı sonrasında Ardern’in çabaları hakkındaki soruyu cevaplayan Yusuf İslam, Başbakan’ın silah kontrolü yasalarının çıkarılmasında hızlı hareket etmesini takdirle karşıladığını vurgulayarak, “İnanılmaz, sadece yapılabileceğini gösterdi. O benim kahramanım.” dedi.

Hayatını kaybedenlerin yakınlarına, yaralılara, Yeni Zelanda halkına barış ve sabır mesajı veren İslam, “Selamünaleyküm; barış içinde olun, Allah size kolaylık versin, çünkü geride kalan ve sevdiklerinin yokluğuna alışması gerekenler için zor.’’ dedi.

Önceki yıl Yeni Zelanda’yı ziyaret sırasında terörün hedefi olan Al Nur Camisi’nde ibadet etme fırsatı bulduğunu dile getiren İslam, yarından itibaren camide daha fazla zaman harcayarak terör mağdurlarına destek olmaya çalışacağını sözlerine ekledi.

Cat Stevens olarak ünlenen sanatçı, 1977’de Müslüman olduktan sonra adını Yusuf İslam olarak değiştirmişti.

Yeni Zelanda’nın Christchurch’teki Al Nur ve Linwood Camilerine 15 Mart Cuma günü düzenlenen terör saldırasında aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 50 kişi hayatını kaybetmiş, 50 kişi de yaralanmıştı.

Cuma namazı öncesi Başbakan Ardern sözüne Hadisi Şerif ile başladı

 

Dünya

DSÖ, pandemi sonrası için uyardı: Daha zorlu sorunlar bekliyor

DSÖ Genel Direktörü Ghebreyesus, zengin ülkelerin aşı izdihamında fakir ülkelerin ezilmesine müsaade edemeyeceklerini belirterek, küresel bir kriz olan pandemide çözümün de adil ve küresel olması gerektiğini söyledi.

BOLD – Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, yeni tip koranavirüs (Kovid-19) salgını birinci yılına yaklaşırken dünyayı yoksulluk ve açlık gibi pandemiden sonra daha zorlu sorunların beklediği uyarısında bulundu.

DÜNYAYI ZORLU SORUNLAR BEKLİYOR

Ghebreyesus, BM Genel Kurulunda düzenlenen Kovid-19 Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, ”Zengin ve güçlü ülkelerin aşı izdihamında fakir ülkelerin ezilmesine müsaade edemeyiz” dedi. Salgının üzerinden neredeyse bir yıl geçtiğini ve ”tünelin sonundaki ışığın daha parlak hale geldiğini” belirten Ghebreyesus, pandemiden sonra ise dünyayı daha zorlu sorunların beklediği uyarısında bulundu.

“ÇÖZÜM DE KÜRESEL OLMALI” ÇAĞRISI

Ghebreyesus,”Yoksulluk ve açlığın aşısı yok, eşitsizliğin ve iklim değişikliğinin aşısı yok” diye konuştu. Pandeminin küresel bir kriz olduğuna dikkati çeken Ghebreyesus, çözümün de adil ve küresel olması çağrısı yaptı.

Koronavirüs salgını Türkiye’de yeni rekorlar kırarak yayılıyor

Okumaya devam et

Dünya

ABD’li en üst düzey istihbarat yetkilisi: Çin özgürlüğe karşı en büyük tehdit

ABD’nin en üst düzey istihbarat yetkilisi Ulusal İstihbarat Direktörü John Ratcliffe, Çin’in İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana demokrasi ve özgürlüğe en büyük tehdit olduğunu söyledi.

BOLD – Wall Street Journal gazetesinde bir makale kaleme alan Ratcliffe, Çin’in ABD’nin sırlarını çalarak ve piyasada ABD’li şirketlerin yerini alarak büyüdüğünü belirtti.

RUSYA VE TERÖRLE MÜCADELENİN ÖNÜNE GEÇTİ

Ratcliffe ayrıca Pekin’in ABD ile bir sürtüşmeye hazırlandığını ve ekonomik, askeri ve teknolojik açılardan dünyaya hükmetmeye niyetli olduğunu belirtti.

Daha önce Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve FBI Başkanı Christopher Wray de benzer açıklamalar yapmıştı.

Ulusal İstihbarat Direktörü Ratfcliffe Çin’in ABD istihbarat faaliyetlerinin başlıca odağı olma özelliğini Rusya ve terörle mücadeleden aldığını belirtti.

FİKRİ MÜLKİYET HIRSIZLIĞI

Ratcliffe Çin’in “çal, taklit et ve yerini al” diye tanımladığı bir tür ekonomik casusluğa giriştiğini söyledi ve Çinli bir rüzgar türbini şirketinin ABD’de, Amerikalı bir rakibinden çalmaktan suçlu bulunmasını ve daha sonra bu ürünü dünya çapında satarken, Amerikalı şirketin müşteri kaybedip, işçi çıkartmasını örnek gösterdi.

Ratfcliffe her yıl 500 milyar dolar tutarında fikri mülkiyetin çalındığını savundu.

Son dönemde FBI sık sık araştırmaları çaldıkları gerekçesiyle, Çin vatandaşlarını tutukluyor. Çin’in ayrıca, Harvard Üniversitesi Kimya Fakültesi’nin dekanına ayda 50 bin dolar ödediği ortaya çıkartılmış ve tutuklanmıştı.

Ratcliffe ayrıca, Çinli istihbarat servislerini Huawei gibi teknoloji şirketleri aracılığıyla teknolojik zayıflıklar oluşturmaya çalışmakla suçladı ve Çin teknolojisi kullanan müttefik ülkelerle Amerikan istihbaratının paylaşılmayacağını belirtti.

Ratcliffe ABD’nin elde ettiği istihbarata göre Çin’in “biyolojik olarak artırılmış kabiliyetlere sahip” askerler geliştirmek için askerleri üzerinde testler yaptığını da söyledi.

SİYASİ NÜFUZ EDİNME ÇABALARI

ABD’li yetkili, Çin’in büyük şirketlerdeki sendikaları, yerel politikacılara Çin’e karşı daha yumuşak bir tutum takınma, aksi takdirde sendika üyelerinin oylarını kaybedeceklerini söylemeye teşvik ederek, ABD Kongresi üyeleri ve danışmanları üzerinde “büyük bir nüfuz kampanyası yürüttüğünü” de ifade etti.

Ratcliffe, Çin’in Kongre üyelerini Rusya’ya kıyasla altı, İran’a kıyasla da 12 kez daha sıklıkla hedef aldığını vurguladı.

PEKİN İDDİALARI REDDETTİ

Pekin yönetimi ise Ratcliffe’ın iddialarını reddetti. Dışişleri Bakanı Hua Çunying, Ratcliffe’ın yazısını “yanlış bilgi, siyasi virüs ve yalan yayma girişimi” diye nitelendirerek, “Çin’i karalamak ve Çin tehdidini abartmak üzere tekrarlanan yalan ve dedikodular dışında yeni bir şey söylemiyor. ABD yönetiminin ilgili kurumlarının bir süredir ürettiği yalan manzumelerinden biri” olarak yorumladı.

İngiliz Times gazetesi: Pekin yönetimi Türkiye’deki Uygurları ajanlık yapmaya zorluyor

Okumaya devam et

Dünya

Pfizer 2020 aşı üretim hedefini 100 milyondan 50 milyona düşürdü

Almanya merkezli BioNTech ile koronavirüse karşı aşı geliştiren Amerikan ilaç devi Pfizer, 2020 aşı üretim hedefini 100 milyon dozdan 50 milyon doza düşürdü. 2021 için 1 milyar dozdan fazla aşının dağıtılması hedefinde ise değişiklik yapılmadı.

BOLD – Şirket sözcüsü yaptığı açıklamasında aşıların üretimi için gereken büyük ölçekli hammaddenin temin edilmesi süreci olmak üzere birçok etmenin üretimin yavaşlamasında etkili olduğunu belirtti.

Buna karşın sözcü şirketin üretim ölçeğinin artması sürecini tamamladığını ve şirketin hızlı bir tempoyla üretim yaptığını belirtti.

Pfizer’in Alman biyoteknoloji şirketi Biontech’le birlikte geliştirdiği aşı iki dozdan oluşuyor. Virüse karşı koruma sağlaması için aşılanacak kişiye belirli aralıklarla iki doz aşının verilmesi gerekiyor.

“Taşıyıcı RNA” isimli yeni bir teknolojiye dayandığı belirtilen aşının İngiltere’de kullanımı bu hafta onaylanmış, ABD Gıda ve İlaç İdaresi’ne (FDA) acil onay başvurusu yapılmıştı.

44 bin deneğin katıldığı klinik testlerde aşının Kovid-19 semptomlarını önlemede yüzde 95 başarı sağladığı ortaya çıkmıştı. Aşı 65 yaş üstündekilerde ise yüzde 94 koruma sağlıyor.

Ancak aşının enfeksiyona karşı ne kadar süre koruma sağladığı bilinmiyor.

Koronavirüs aşısının mucitleri Şahin ile Türeci: Henüz aşı olmadık

Okumaya devam et

Popular