Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Ertan: Van Büyükşehir Belediyesi’nin borcu 1.5 milyar TL’den fazla

Van Büyükşehir Belediyesi’nin ilk meclis toplantısında belediyenin borcunu açıklayan Bedia Özgökçe Ertan, “Büyükşehir belediyesinin mevcut borç durumu 1 buçuk milyar TL’nin üzerindedir” dedi.

KHK’lı seçilmişlerin yerine mazbatalarını alanlar için Ertan, “Sakın ola kendilerini yasal meşru temsilciler olarak görme yanılgısına düşmesinler” diye konuştu.

KAYYUM BELEDİYE KAYNAKLARINI HOYRATÇA KULLANMIŞ

Ertan, kayyum döneminde kaynakların hoyratça kullanılıp yüklüce borç bırakıldığını ifade ederek, “Belirteyim ki; büyükşehir belediyesinin mevcut borç durumu 1 buçuk milyar TL’nin üzerindedir. Verimlilik açısından bütçe dengesini sağlayacak çalışmaları öne almalıyız. Gider verimliliği açısından benzer bir çalışma yapmalıyız” ifadelerini kullandı.

ÇALIŞANLARIMIZIN SİYASİ GÖRÜŞÜNE BAKMAYACAĞIZ

Ertan şunları dile getirdi: “Kimsenin işinde aşında ekmeğinde gözümüz yok, hesabımız yok; ama bunu net şekilde belirtmek isterim ki çalışmayana, üretmeyene, Van’a hizmet etmek gibi bir derdi olmayana, ‘avantadan kolay para kazanırım’ diyenlere hiç ama hiç hoşgörümüz olmayacaktır. Van halkına hizmet ederken sorumluluk bilinciyle hareket ettiğimiz sürece belediyemiz içerisinde çalışan emekçilerimizin siyasi görüşü değil, esas aldığı halkçı belediyecilik ilkeleri önemlidir bizim için.”

HALK İRADESİ TAM TECELLİ ETMEDİ

Ertan, “Yüzbinlerin, iradesi olarak seçtiği Tuşba, Edremit ve Çaldıran Belediyesi eşbaşkanlarımız ile yine meclis üyelerimiz seçilme hakları ellerinden alındığı ve mazbataları verilmediği için aramızda değiller. Halk iradesi tam tecelli etmediği için, gerçek temsilciler aramızda olmadığı için aslında bu meclis eksik bir meclistir. Seçimi kazanmış olmak nasıl bir onur ise, halkın iradesiyle seçilmiş olana saygı duymak da bir o kadar onur meselesi olmalıdır” diye konuştu.

Kayyum’un işe aldığı AKP’li kadın kolları başkanı seçilmiş belediye başkanını tehdit etti

Politika

CHP, çoklu baroya AYM’de iptal davası açacak: Emsal kararlar var

CHP, baroların tepki gösterdiği ‘çoklu baro’ yasasını Anayasa Mahkemesine götürmek için hazırlıklara başladı. Teklifin Anayasa’ya aykırı olduğunu belirten CHP’nin hukukçu milletvekili Alpay Antmen, “AYM’nin daha önce iptal ettiği benzer uygulamalar oldu” dedi.

BOLD – CHP’li Antmen, AYM’nin, 1991 yılında İstanbul Eczacılar Odasının davasında Türk Eczacılar Birliği Kanununun demokratik seçimi engellediği gerekçesiyle iptaline karar verdiğini belirtti.

80 baronun ve muhalefet partilerinin de karşı çıktığı, “Çoklu baro teklifi” AKP ve MHP’nin oyları ile kabul edilerek yasalaştı. CHP’nin, yasanın Resmi Gazete’de yayımlandıktan hemen sonra, AYM’ye taşımaya hazırlandığı bildirildi.

AYM süreciyle ilgili Birgün’e konuşan CHP Milletvekili Alpay Antmen, “Barolar, hukukun üstünlüğü ile insan haklarını savunmak ve korumak yetki ve göreviyle demokrasinin, insan haklarının, hukukun üstünlüğünün ve adaletin koruyucusu ve kollayıcısıdırlar. Baroları susturmak, totaliter rejimlerde dahi nadir görülen uygulamalardır” dedi.

ANAYASA’NIN AÇIKÇA İHLALİ

Teklifin iptali için AYM’ye başvuracaklarını kaydeden Antmen, dünyanın pek çok ülkesinde çoklu baro bulunmadığını kaydetti. Antmen, şunları söyledi: “AYM’nin daha önce iptal ettiği, aykırılık tespit ettiği benzer durumlar oldu. Kamu kurumları bölünemez, birden çok kamu kurumu olmaz. Aynı ilçede iki kaymakam, bir ilde iki vali olamaz. Böyle bir uygulama baroların kamu kurumu olması hasebiyle dünyada da bulunmamaktadır. Almanya’da, Amerika’da, Fransa’da, yani tüm dünyada barolar vardır ve tektir. Çoklu baro teklifi Anayasa’yı açıkça çiğnemek ve Anayasa’nın açık ihlalidir.

AYM’NİN ECZACILAR ODASI KARARI ÇOKLU BAROYA EMSAL

CHP’li Antmen, Anayasa Mahkemesi’nin 1991 yılında barolarla ilgili değişikliğe emsal olacak bir karar verdiğine dikkat çekti. Antmen, şunları kaydetti: “AYM, 1991 yılında Eczacılar Odası ile ilgili verdiği kararda demokratik seçimin en önemli niteliğinin adil bir katılım ilkesine dayalı serbest, eşit ve genel oy esasını içerdiği belirtilerek ilgili hükmün adil katılımı önleyerek demokrasiye aykırı olduğu belirtmişti.O kararda, 6643 sayılı Türk Eczacılar Birliği Kanununun 51’inci maddesinde yer alan ‘Azası 200’e kadar olanlar 5, 200’den fazla olanlar 7 mümessil ve aynı miktarda yedek seçerler’ hükmü ele alınmıştı. 1989 yılında İstanbul Eczacı Odası, 4 binin üzerinde üyesi bulunduğunu ve oylarının mevcut delege sistemi yüzünden değersizleştiği ve bunun da demokrasiye aykırı olduğu iddiasıyla TEB Merkez Heyeti Başkanlığı’na başvurdu. Başvuru reddedilince İstanbul Eczacılar Odası ilgili hükmün iptali istemiyle idari dava açtı. İdare Mahkemesi de ilgili hükmün Anayasa’nın kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarını düzenleyen 135’inci maddesine aykırı olduğu görüşüyle, iptali için AYM’ye başvurdu. AYM de kararı Anayasaya ve demokratik temsile aykırı bularak iptal etmişti.”

HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜNÜ ZEDELEYECEK

Baro başkanlarının, teklifin komisyondaki görüşmeleri sırasında TBMM’ye alınmadığını ve polisin, TBMM önünde ablukaya alınan avukatlar için belediyenin gönderdiği çadırlara ve seyyar tuvaletlere bile izin vermediğini hatırlatan Antmen, “Her bir baro, TBB’de tarikat, cemaat, etnik, mezhepsel, hemşerilik gibi temeller üzerine işe alınacak çok sayıda hizipler yaratılacak ve bu hiziplere siyasi parti çağrışımlı resmi sıfatlar yapıştırılacaktır. Böylesi bir bölünme ve parçalı yapılanmanın da vatandaşların hak arama özgürlüğünün ağır biçimde zedeleyeceği aşikardır” ifadesini kullandı

YANDAŞ DEĞİL DİYE ÇOĞALTTILAR

HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları ise, “Esasen görüştüğümüz Avukatlık Kanunu’ndan çok daha fazlasıdır. Her şeyde tek, tek, tek ‘tek millet, tek bayrak’ vesaire diye ajitasyon çekiyorsunuz ama iş barolara gelince barolar tek olduğu zaman sizin yandaşınız değil diye onları çoğaltmak istiyorsunuz, birden çoğulcu olmak geliverdi aklınıza. Ve bu kanun teklifiyle şunu çok net ifade etmek isteriz ki AKP iktidarı bölücülük yapmaktadır” dedi.

Yoğun tepkiler dağ keçisi avlatma ihalesini iptal ettirdi

Okumaya devam et

Politika

Bahçeli, Ayasofya kararını eleştiren Orhan Pamuk’u hedef aldı

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Ayasofya’nın yeniden ibate açılması kararını eleştiren yazar Orhan Pamuk’u hedef aldı. “Kafasının her zerresi dikenle sarılmış Pamuk soyisimli bir şahsın mesnetsiz sızlanmasıdır” dedi.

BOLD – Belediye Başkanları Toplantısının ardından yazılı açıklama yapan Bahçeli, ‘Ayasofya’yı yeniden camiye çevirmek dünyanın geri kalanına artık seküler değiliz demektir’ diyen Orhan Pamuk’la ilgili sert ifadeler kullandı.

Bahçeli, Ayasofya kararıyla ilgili “567 yıldır devam edegelen fetih sürecimiz yeni bir safhaya geçmiş, bütün Türk ve İslam beldeleri ayağa kalkmıştır. Ayasofya Camisi’nin ibadete açılması 567 yıllık çağrıya kulak vermenin, itibar ve ihtimam göstermenin muhterem bir neticesidir. Ayasofya yeryüzündeki bütün camilerimizi, bütün mescitlerimizi selamlayacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi bu gelişmeden dolayı son derece bahtiyardır” dedi.

YAZAR MÜSVEDDESİ

Yazar Orhan Pamuk’un Ayasofya’nın ibadete açılmasıyla ilgili sözlerini gündemine alan Bahçeli,  şunları kaydetti: “Bir yazar müsveddesinin, “Ayasofya’yı yeniden camiye çevirmek dünyanın geri kalanına artık seküler değiliz demektir” ifadesi kafasının her zerresi dikenle sarılmış Pamuk soyisimli bir şahsın mesnetsiz sızlanmasıdır. Böylesi köksüzler düştükleri aidiyet krizinde hamiyet ve haysiyet imhası yaşamışlardır. “Osmanlı hukuku Cumhuriyet hukukunun yerine geçti” diyen sözde akademisyenler de aslında cehaletlerinin ve ideolojik taassuplarının kurbanı olmuşlardır. İnanç hakkı insan hakkıdır. Bunu tasdik ve tasvip etmeyen insanlık değerlerine düşmandır. Bunun hilafına her söz, her tavır, her eylem boşluktadır, hukuken de ağır kusurludur. Egemen sınırlarımız içinde nerede ibadet edeceğimiz, nereyi ibadete açacağımız sadece bizim tayin ve tespit edeceğimiz bir konudur.”

NİFAK SAÇAN AĞZINI BIÇAK BİLE AÇAMAYACAKTIR

Yunanistan Başpiskopusuna da tepki gösteren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: “Son zamanlarda Yunanistan Başpiskoposunun kontrol dışı hezeyanları elbette hiçbir şeyi değiştirememiştir. Ayasofya Camisi Türk milletinin emanetindedir. Bu emanetin üzerinde şaibe oluşturmak ve şüphe uyandırmak hiç kimsenin haddi ve harcı değildir. Küstah bir dille, “Türkler Ayasofya’yı ibadete açmaya cesaret edemezler” diyen Yunanistan Başpiskoposu, bundan sonra ağır bir mahcubiyet ve mağlubiyet travmasına gömülecek, nifak saçan ağzını bıçak bile açamayacaktır. Atina’da tek bir cami bulunmazken, Türkiye’nin dört bir tarafında 400’e yakın Kilise, Sinegog veya Havra’nın bulunması aziz milletimizin din ve vicdan hürriyetine duyduğu hürmetin muteber bir sonucudur. Batı dünyası hala ehl-i salip mantığıyla hareket etmektedir.”

Babacan’dan Ayasofya açıklaması: Siyasi desteği koruma çabası

Okumaya devam et

Politika

Süleyman Soylu’nun kayınpederi hayatını kaybetti

Samsun Bafra’da, dün gece rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun kayınpederi Metin Dinç, 81 yaşında vefat etti.

BOLD- Samsun’un Bafra ilçesinde ikamet eden Metin Dinç dün gece rahatsızlanarak Bafra Devlet Hastanesine kaldırıldı.

Babasının vefat haberini öğrenen Bakan Soylu’nın eşi Hamidiye Soylu, uçakla Ankara’ya gitti. Hayatını kaybeden Metin Dinç’in naaşı bugün Bafra Yıldırım Beyazıt Camisi’nde ikindi namazınnı müteakip kılınacak cenaze namazının ardından defnedilecek.

Annesi ve babası bir gün arayla tutuklandı, oğulları böyle veda etti

Okumaya devam et

Popular