Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Memurlar, 23 Haziran’da “sandık kurulu üyesi” olmamak için mazeret bildiriyor

AKP’nin İstanbul seçimlerinin yenilenmesi yönünde itirazda bulunduğu “sandık kurulu üyeleri” konusu 23 Haziran’da yeni bir krizin çıkmasına neden olacağa benziyor.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) “sandık kurulu üyeleri” üzerinden yapılan itiraz sonrası seçimin tekrarlanmasına karar verirken, memurların 23 Haziran’da yapılacak seçimlerde sandıkta görev almak istemediği ifade edildi.

AKP’nin itirazlarını değerlendiren YSK, İstanbul’da seçimlerin tekrarlanmasına karar verirken, karara gerekçe olarak ise “sandık kurulu üyeleri” gösterildi.

Karardan önce bazı sandık kurulu başkanları şüpheli olarak ifade vermeye çağırılırken, karara gerekçe olarak da “sandık kurulu üyeleri” gösterilmesi önümüzdeki seçimler için vatandaşın aklında soru işaretine neden oldu.

Öyle ki bazı devlet memurlarının önümüzdeki seçimler için sandık başında görev almak istemediği belirtildi.

FOX TV’de yer alan habere göre, konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İyi Parti’nin YSK Temsilcisi Zehra Aylin Özgül, “Sorun şu ki mazeret bildiriyorlar. Bu seçim iptali ve sandık kurulundaki şaibeler nedeniyle de bu mazeret bildirmelerin artacağını düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

YSK, CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun “7’li çete” benzetmesine alınmış!

Gündem

Kılıçdaroğlu’na yumruk davası: Öldürmek isteseydik çıkamazdı

Ankara Çubuk’ta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik saldırının ilk duruşması görüldü. Kılıçdaroğlu’na yumruk atan Osman Sarıgün savunmasında, olayı hatırlamadığını söyledi. Sanık Vahit Delibaş ise, “Öldürmek isteseydik, zaten çıkamazdı” dedi.

BOLD – CHP lideri Kılıçdaroğlu’na saldırıyla ilgili 36 kişinin yargılandığı davanın ilk duruşması görülmeye başlandı. Duruşmaya Kılıçdaroğlu’na yumruk atan Osman Şiban’ın “Olayı hatırlamıyorum” savunması damga vurdu.

KILIÇDAROĞLU LİNÇTEN ZOR KURTULMUŞTU

Kemal Kılıçdaroğlu ve beraberindeki heyet, 21 Nisan 2019 tarihinde Sözleşmeli Er Yener Kırıkçı’nın Ankara Çubuk’taki cenaze töreninde saldırıya uğramıştı. Saldırıyla ilişkin dava Çubuk 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde başladı. Hazırlanan iddianamede 6’sı kadın 36 sanık hakkında 1 yıl 8 ay 15 gün ile 28 yıl 10 ay arasında değişen hapis cezası isteniyor.

ÖNCE HATIRLAMADI SONRA ÖZÜR DİLEDİ

Kılıçdaroğlu’na yumruk atan Osman Sarıgün’ün savunmasında hakkındaki iddiaları reddederek, emniyette verdiği ifadesinin geçerli olduğunu söyledi. Sarıgün, hakimin “Olay nasıl oldu, anlat” sözüne “Unuttum, çok zaman geçti” diye yanıt verdi. Hakim, Sarıgün’ün emniyetteki ifadesini okudu. Bunun üzerine Sarıgün “Olaydan dolayı pişmanım, Kemal Kılıçdaroğlu’ndan özür diliyorum” beyanını tekrarladı.

Sarıgün, olayın ardından verdiği ifadesinde ise “Yumruğum Kemal Kılıçdaroğlu’na denk gelmiş. Ben, olay sırasında Kılıçdaroğlu’nu tam olarak görmedim. Kılıçdaroğlu’na küfür ya da hakaret etmedim” demişti.

KILIÇDAROĞLU’NUN AVUKATI ÇELİK: ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS VAR

Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik ise Sarıgün’ün suçtan kurtulmaya yönelik savunma yaptığını kaydederek, Sarıgün’ün adam öldürmeye teşebbüsten yargılanması gerektiğini belirtti. Şehidin ölümünden sorumlu olarak Kılıçdaroğlu’nu göstermesine ise ‘iftira’ suçunu işlediğini de açıklayan Çelik, Sarıgün’ün olay günü attığı sloganların da suç işlemeye tahrik olduğunu vurguladı ve ek savunma alınmasını istedi.

“DEĞNEK KÖPEKLERDEN KORUNMAK İÇİNDİ”

Sanık Vahit Delibaş, elindeki sopa ile Kılıçdaroğlu’nun sığındığı eve doğru hamle yapmasıyla ilgili “Benim köyüm ile olay yerindeki köy arası 3,5 km. Oraya gidip gelen herkes kendini korumak için eline değnek alır. Köpeklerden kendimi korumak için değnek elimdeydi” diyerek, kendini savundu. Delibaş, “PKK çık dışarı” diye slogan attığını ise kabul etti.

Avukat Çelik “Birçok sanık tarafından ‘Yakın’ diye bağırıldığı ortamda, sanığın sopa ile eve girmeye yönelik hamle yaptığı değerlendirildiğinde sanığın suçunun adam öldürmeye teşebbüs ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik olduğu görülecektir” dedi. Bu sözler üzerine sanık Delibaş, “Bizim öyle bir şeyimiz olsaydı, orada zaten öldürülürdü. Kışkırtmaya geldik. O anki kalabalığın yapmış olduğu bir iş. Gelme denilmesine rağmen gelmiş. Bunu kahvehanede cenaze gömüldükten sonra söylendi, cenaze evine gelme denmiş. O da çıkmış gelmiş. Kılıçdaroğlu’nu öldürmek isteseydik, zaten çıkamazdı. O kadar kalabalık vardı.” dedi.

‘ŞUURUM KAYMIŞTI’

Sanık Ayhan Onbaşı ise “Cenaze merasiminin sonrasında Kılıçdaroğlu’nun sığındığı evin etrafında mıydın?” sorusuna “Yoktum, şuurum kaymıştı. Köyde 3’üncü şehit” dedi.

CHP’li yetkililerin takip ettiği duruşma geniş güvenlik önlemleri altında yapıldı. Diğer yandan gazeteciler ilk önce duruşmanın yapılacağı salona alınmadı. Gazeteciler ancak mahkeme başkanı ile yapılan görüşmelerin ardından duruşmayı takip edebildi.

Okumaya devam et

Gündem

TTB: Kovid-19 üniteleri dolu, özel hastaneler vatandaşın hizmetine sunulmalı

Türk Tabipler Birliği (TTB) Sağlık Bakanlığı’na acil çağrıda bulunarak özel ve vakıf hastanelerinin Kovid-19 tedavisi için vatandaşların hizmetine sunulmasını istedi. TTB açıklamasında yoğun bakımların dolması sebebiyle kamu hastanelerinin çoğuna Kovid-19 hastası kabul edilemediğini belirtti.

BOLD – Türk Tabipler Birliği, Kovid-19 servisleri ve yoğun bakım ünitelerinin çoğunda yüzde 100 doluluk yaşandığını açıkladı. Türkiye’de birçok hastanede Kovid-19 tedavi ünitelerinin tamamının ya da tamamına yakınının dolu olduğunu belirten TTB, özel ve vakıf hastanelerinin de vatandaşın hizmetine sunulmasını istedi.

TTB: HASTANELER HASTA KABUL ETMİYOR

Açıklamada başta İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa, Kocaeli, Adana olmak üzere birçok şehirde problem yaşandığı belirtilirken “Durumun her geçen gün daha da kaygı verici boyuta ulaştığı ve aylar öncesinde uyardığımız tsunaminin yaşandığını biliyoruz.  Sağlık Bakanlığı ise pandeminin başından itibaren yoğun bakım yatak doluluk oranının düşük olduğunu ve yatak sayılarının yeterli olduğunu belirterek, pembe bir tablo çizmeye devam ediyor. Ülkemizde mevcut yoğun bakım yatak doluluk oranı %54,7, erişkin yoğun bakım doluluk oranı ise %71,3 olarak açıklanmasına rağmen bu rakamlar sadece COVID-19 hastaları değil, diğer tüm hastalar açısından da değerlendirildiğinde bizlere sahadan ulaşan veriler ile çelişmektedir.” denildi.

TTB hastanelerdeki durumu ise “Birçok kamu hastanesinde yoğun bakım yatakları tamamen doludur. Hastalar bazen günlerce acil servislerde yoğun bakım yatağı beklemektedir. Bir hasta vefat ettiğinde ya da iyileşip servise alındığında ancak yer açılmakta ve yerine hasta yatırılabilmektedir. Hastane kapasiteleri dolu olduğu için hastaneler arası nakiller de yapıl(a)mamaktadır. 112 merkezleri sürekli boş yatak aramakta, ancak boş yer bulmakta zorluk çekmektedirler.” cümleleri ile anlattı.

SAĞLIK BAKANLIĞINA ACİL ÇAĞRI

Bu tabloya karşın özel hastanelerin birçoğunun COVID-19 hastası kabul etmediğini veya seçili hasta kabul ettiğini belirten TTB, Sağlık Bakanlığı’na acil çağrı yaptı. Tablonun daha da ağırlaşacağını ileri süren TTB, “Yoğun bakım verileri sağlık çalışanları ve toplum ile şeffaf bir şekilde paylaşılmalı COVID-19 hastalarına uygun, yeterli donanım ve sağlık çalışanına sahip erişkin ve çocuk yoğun bakım yatak sayısı kamu ve özel-vakıf hastaneleri için ayrı ayrı açıklanmalıdır.” dedi.

Açıklamada ayrıca “Sağlık Bakanlığı özel ve vakıf hastanelerinin olanaklarını kamu iradesi ile yurttaşların hizmetine sunmalıdır.” talebine yer verildi.

Türk Tabipler Birliği sağlık personeli eksikliğine de dikkat çekerek “KHK’larla haksız-hukuksuz biçimde işlerine son verilen sağlık emekçileri görevlerine iade edilmeli, göreve atanmayı bekleyen sağlık çalışanları da göreve başlatılmalıdır.” çağrısında bulundu.

Okumaya devam et

Gündem

Sokağa çıkma yasağında binlerce kişi sokaktaydı

Tüm uyarılara rağmen binlerce kişi Kovid-19 yasağına uymadı. İçişleri Bakanlığı’nın açıkladığı rakamlara göre hafta sonu uygulanan sokağa çıkma yasağını çiğneyen 2 bin 671 kişiye işlem yapıldı.

BOLD – İçişleri Bakanlığı hafta sonu uygulanan sokağa çıkma yasağıyla ilgili ihlalleri paylaştı. Bakanlığın açıklamasına göre hafta sonu uygulanan yasakta 12 bin 671 kişiye adli ve idari işlem yapıldı.

Türkiye gerçek rakamların açıklanmasıyla birlikte dünyadaki vaka sıralamasında üst sıralara yerleşti. Salgının daha fazla yayılmasını engellemek için getirilen sokağa çıkma yasağını ise hafta sonu binlerce kişinin çiğnediği ortaya çıktı.

İçişleri Bakanlığının açıklamasında, kısıtlama kararına büyük oranda uyulduğu vurgulanırken “Kısıtlama kararına uymayan vatandaşlarımıza ise idari ya da adli işlem uygulanmıştır. Söz konusu kısıtlama kararına uymayan toplam 12 bin 671 kişiye Umumi Hıfzıssıhha Kanununun ve Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddeleri kapsamında adli ya da idari işlem yapılmıştır” denildi.

Okumaya devam et

Popular