Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Hakan Şükür tehdide cevap verdi Şike Operasyonunun bilinmeyenlerini anlattı

Galatasaray’ı tehdit eden Burhan Kuzu’ya cevap veren Hakan Şükür, Şike Operasyonu öncesi AKP’nin kendisinden istediklerini tek tek anlattı.

Galatasaray kongre üyelerinin Ekrem İmamoğlu’na desteklerini açıklamalarının ardından sosyal medyada Galatasaray hakkında küçümseyici ve tehdit içeren paylaşımlar yapan AKP’li Burhan Kuzu’ya milli futbolcu Hakan Şükür, ‘sistemin sahte hukuk profesörü’ diyerek tepki gösterdi. Hakan Şükür ayrıca şike operasyonlarını yapıldığı dönemde yaşananları da anlattı.

Galatasaray Mali Kongresinde konuşan Hayri Kozak açıkça Ekrem İmamoğlu’nu desteklediklerini ve ülkenin geleceğinin İmamoğlu’nun zaferinde olduğunu söylemişti. Bu konuşma kongre üyelerinin de desteğini almıştı. Bu konuşmanın ardında AKP’li Burhan Kuzu sosyal medyadan “FÖTÖ’cü futbolcuların çoğu Galatasaraylı.Zamanında Hakan Şükür’ü koruyan GS Divan Kurulu Üyeleri bugün İmamoğlu’na övgüler diziyor. Galatasaray’ın liseli ve elit tayfası Türkiye’nin siyasi geleceğine karar veremez. Galatasaray’ın stadını Erdoğan yaptırdı. Önce teşekkür etmek lazım.” paylaşımıyla Galatasaray’a yüklendi. Kuzu’ya cevap Galatasaray’ın Kral lakaplı milli futbolcusu Hakan Şükür’den geldi.

SAHTE PROFESÖR

Hakan Şükür tweetinde “Kral Hakan diyerek peşimden koşturan, dibimden ayrılmayan, Abdullah Gül’ün veto ettiği şike yasası çıkarırken Bülent Turan ve Mahir Ünal ile sen toplumun güvendiği birisin ve bunu kürsüden sen konuşursan toplum kabul eder diyen sistemin sahte hukuk profesörüne bak hele.’ diyerek Kuzu’ya Tepki gösterdi.

ŞİKE DAVALARI

Ayrıca bir dönem AKP’de siyaset yapan Şükür şike döneminde parti içerisinde yaşanan gelişmeleri de yazdı. Şükür’ün mesajları şöyle:

‘Meclis’te ilk günlerimde, Şike yasası geldi ve ben Şamil Tayyar ile beraber bu meclisin işi değil dedim. Zorla kürsüden konuşmam istendi ve cevabım; Kariyerimi tırnaklarımla kazıyarak kazandım. Sizin keyfinize göre bunu hiç edemem dediğim dönem bunlar beni çoktan tukaka etmişti. Bu konuşmayı da Mahir Ünal’ın İstanbul’a kadar gelip evimde elinde hazırlanmış metin ile istedi ve benden hayır cevabı aldı. O süreçte Tranzon’lu Vekil ve bakanlar da, (ki onları daha çok ilgilendiriyordu) tepki koyabilselerdi, herkesin takip edeceği bir yargı süreci başlardı. Sistemin sahte hukuk profesörü dedim. O sadece genelde yapılana beni ilgilendiren bir konu. Konu sadece o değil, önünüze geleni benim üzerimden suçlamayı bırakın. Başta Trabzon vekil ve bakanlarının, ele geçmiş medyanın, muhalefetin büyük bir çoğunluğunun muhalefet ediyor gibi gözüküp, siyasi olarak fayda sağlamaya çalıştıkları bir dava için, sen neden konuşmadın diyerek ben günah keçisi seçildim. Ben sadece siyaset yapamıyorum. Beni siz kullandınız şimdi de koca Galatasaray’ı alet ediyorsunuz. Adam fikrini açıklamış, herkes sizden mi olmalı? Şunu da ilave edeyim; Futboldan kazandığım Herşeyimi canım Ülkeme yatırdım, birileri birşey yaptıysa onu ilgilendirir. İsmimin büyüklüğünü çıkarlarına kullananları hiç affetmeyeceğim. Herşeyim orada kaldı ve büyük bedeller ödedim maddi manevi. Allah büyük.. Makamlar geçici.. Hapiste ki arkadaşlarımı ziyaretimde Aziz Yıldırım’a da uğradığımda ki ifadeleri de bende kalsın, diğer arkadaşlarımın ifadeleri de. Ama şimdi o arkadaşlar istedikleri yalanı kendilerinden istendiği gibi söylüyor. Kimseye, hele ki ülkeme milletime kötülük yapmadım.”

Gündem

Sadece İstanbul’da bugün bulaşıcı hastalıktan ölen kişi sayısı 211

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Mezarlıklar Müdürlüğünün verilerine göre, bugün sadece İstanbul’da yaşamını yitiren 435 kişiden 211’inin bulaşıcı hastalıktan hayatını kaybetti.

BOLD – İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, bir süredir mega kentteki bulaşıcı haftalıktan ölümlerdeki artışa dikkat çekiyordu.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin bugünkü grup toplantısındaki tepkileri sonrası, İmamoğlu konuyla ilgili şeffaflık vurgusu yaparak bulaşıcı hastalık kaynaklı ölümleri açıklamaya devam edeceklerini söyledi.

İBB Mezarlıklar Müdürlüğü, bugün İstanbul’da yaşamını yitiren 435 kişiden 211’inin bulaşıcı hastalıktan hayatını kaybettiğini açıkladı.

Sağlık Bakanlığının açıkladığı güncel koronavirüs verileri tablosunda bugün Türkiye genelinde hayatını kaybeden kişi sayısı 161 olarak duyuruldu.

Koronavirüs verilerindeki tırmanış sürüyor: 161 can kaybı 7 bin 381 yeni hasta

 

Okumaya devam et

Gündem

Koronavirüs verilerindeki tırmanış sürüyor: 161 can kaybı 7 bin 381 yeni hasta

Sağlık Bakanlığının açıkladığı güncel koronavirüs verilerine göre, bugün 161 kişi yaşamını yitirdi, 7 bin 381 kişiye ise yeni hasta tanısı konuldu.

BOLD – Sağlık Bakanlığı güncel koronavirüs verilerini ilgili siteden kamuoyu ile paylaştı. Buna göre, bugün hayatını kaybeden 161 kişiyle birlikte toplam can kaybı 12 bin 672’ye yükseldi. Son 24 saatte yapılan testler sonucunda ise 7 bin 381 kişiye yeni tip koronavirüs (Kovid-19) tanısı konuldu. Böylece toplam hasta sayısı da 460 bin 916’ya yükseldi. Tedavisi bugün tamamlanan 3 bin 678 kişiyle beraber iyileşenlerin sayısı ise 381 bin 569’e yükseldi.

KALABALIKLARDAN UZAK DURUN

Verileri sosyal medya hesabından değerlendiren Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ağır hasta sayısı ve yeni hasta sayısındaki yükselişe dikkat çekti. Koca, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada: “Bugün tespit edilen 7.381 yeni hastamız var. Ağır hasta sayımız 4.543’e ulaştı. Salgının seyrini değiştirmek elimizde. Aldığımız tedbir ve kısıtlamaların daha iyi ve hızlı netice vermesi için desteğiniz şart. Zorunlu olmadıkça kalabalıklardan uzak durun” dedi.

Canlı yayında annesinin vefat haberini aldı

Okumaya devam et

Gündem

Cumartesi Anneleri’nden Erdoğan’a tepki: Sözde reformlarınızla bizi oyalamayın!

Cumartesi Anneleri, Galatasaray Meydanı’nda yapılan ve 46 kişinin gözaltına alındığı 700. hafta eylemine dava açılmasıyla ilgili AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Adalet Bakanı Gül’e tepki gösterdi. Açıklamada, “Sözde reformlarınızla bizi oyalamayın” denildi.

BOLD – Cumartesi Anneleri, 700’ncü hafta eylemi nedeniyle aralarında kayıp yakınlarının da bulunduğu 46 kişinin gözaltına alınmasına tepki gösterdi.

Cumartesi Anneleri’nin Beyoğlu Kaymakamlığı’nca yasaklanan Galatasaray Meydanı’ndaki 700’ncü hafta eylemine polis göz yaşartıcı gaz ve boyalı mermi ile müdahale etmişti. Aralarında kayıp yakınlarının da bulunduğu 46 kişi gözaltına alınmıştı. Özellikle kayıp yakınlarına polisin sert müdahalesi büyük tepki toplamıştı. Olaydan sonra Galatasaray Meydanı Cumartesi Anneleri’ne ve tüm etkinliklere kapatıldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu’nun hazırladığı iddianamede, gözaltına alınan 46 kişi hakkında 3 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.

Cumartesi Anneleri’nden davaya ilişkin yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: “Biz Galatasaray’a çıktığımızdan beri 17 iktidar değişti. Ancak iktidarlar değişse de, kayıplarımızla ilgili inkar ve cezasızlık siyaseti hiç değişmedi. Çünkü cezasızlık, ihlalin bir devlet politikası olarak uygulanmasının ortaya çıkardığı sonuçtur ve ihlal rejimi, iktidarlar değişse de değişmeyen bir Türkiye gerçeği olarak varlığını sürdürmektedir. Evrensel hukuk standartlarından uzak bir yargı mekanizması üreten siyasal sistem, kayıplarımızın akıbetinin açığa çıkarılmasını ve bu suçu işleyenlerin hesap vermesini engelliyor. Adında “adalet” sözcüğü bulunan iktidarın son dönem uygulamaları ise adalet isteyen Cumartesi Anneleri’ni yargılama noktasına geldi.

HUKUK VE ADALET REFORMU MÜJDESİ SONRASI DAVA

Savcılık makamı, anayasal hakkımız olan düşünce ve ifade özgürlüğümüzü kullandığımız için hakkımızda dava açılmasını talep etti. İçinde kayıp yakınları, İnsan Hakları Derneği yönetici ve üyelerinin de olduğu 46 kişi hakkında dava açıldı. Dava, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Hukuk ve demokraside yepyeni bir seferberlik başlatıyoruz.” açıklaması ve Adalet Bakanı Gül’ün “Bırakın adalet yerini bulsun, isterse kıyamet kopsun… Bizim yargıçlardan, yargı mensuplarından beklediğimiz budur” şeklindeki sözlerinin hemen ardından açıldı. 28 Şubat koşullarında bile sürdürdüğümüz 25 yıllık adalet arayışımızın, hukukun bütünüyle devre dışı bırakılarak bir davaya konu olması, Cumartesi Anneleri’ne “sorununuz kabinemin sorunudur” diyen AKP iktidarının “Hukuk ve adalet reformu” müjdesi sonrasında gerçekleşti.

ERDOĞAN VE GÜL’E SESLENDİLER

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Adalet Bakanı Gül’e sesleniyoruz: Demokratik bir devlette, mevcut adaletsizliklere itiraz edenler, hak ve özgürlük talep edenler, düşüncelerini barışçıl yöntemlerle ifade etme imkanı bulmalıdır. Eğer bu imkan yoksa hukuktan, demokrasiden, adaletten, reformdan bahsedilemez. Türkiye’nin yapısal sorunlarını çözmek yerine, sadece siyasi krizleri aşmak için gündeme getirilen reformlardan demokrasi ve adalet çıkmaz. Demokrasi, adalet ve reform gibi kavramları, karşı karşıya kaldığınız açmazları ötelemek için başvurduğunuz hamleler olmaktan çıkarın.

SÖZDE REFORMLARINIZLA BİZİ OYALAMAYIN, ADALET TALEBİMİZİ DUYUN

Önce yargıyı araçsallaştıran siyasetinize son verin. Hak ve adalet arayışını suç sayan zihniyetinizi değiştirin. Cezasızlığa son vererek, adaleti sağlayacak bütünlüklü politikaları hayata geçirin. Sözde reformlarınızla bizi oyalamayın, toplumun ve bizim adalet talebimizi duyun ve adliyelerin kapılarını artık adalete açın.”

Gökhan Açıkkollu öğretmenin adı Togo’da yaşatılacak

Okumaya devam et

Popular