Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Borsa 28 yıl önceki seviyede: Bu şartlarda yatırımcının TL varlıklar için sıraya girmesi lazım ama tam tersi fiyatlanıyor

Borsa dolar bazında 1.4 dolar ile 28 yıl önceki seviyesinden işlem görüyor. Ekonomistler, yatırımcının bu şartlarda TL varlıklar için sıraya girmesi beklenirken tam tersinin fiyatlandığını belirtiyor.

Borsa dolar bazında 1.4 dolar ile 1991 seviyesinden işlem görüyor, hisseler iskontolu. 10 yıllık tahviller de ucuz.

Bu şartlarda yatırımcının TL varlıklar için sıraya girmesi beklenirken tam tersi fiyatlanıyor. Üstelik CDS’ler Hazine’nin gelecek 5 yılda borç ödeyemeyeceği beklentisini yansıtıyor.

Yatırımcılar hisse senetlerinden tahvile kadar TL ve TL cinsi yatırım araçlarının son yıllarda üst üste sert değer kaybetmesinin de etkisiyle ciddi fırsat sunduğu konusunda hemfikir ancak artan belirsizlikler nedeniyle Türkiye’den uzak durmak konusundaki fikirlerini henüz değiştirmiş değil.

İşlemcilere göre, başta S-400-Patriot tercihi olmak üzere ABD-Türkiye ilişkileri, küresel ticaret savaşları, yavaşlayan ekonomiyi desteklemek adına atılan ve atılabilecek bütçe genişletici adımlar, yerel seçimlerin tekrarı kararı, son dönemde yavaşlasa da lokallerin 6 aydır aralıksız döviz biriktirme eğilimi, yavaşlayan büyüme, yüksek seyreden işsizlik ve enflasyon piyasalar üzerinde baskı unsuru yaratıyor.

Tüm bu gelişmelerin küresel satış baskıları ile birleştiği dönemde TL cinsi yatırım araçlarındaki negatif ayrışma bugünlerde olduğu gibi daha da belirginleşiyor.

Özellikle ABD ile ilişkilerin Türkiye’nin S-400 hava savunma sistemleri alma kararı ile birlikte rahip Brunson dönemine benzer bir süreç yaşama riski piyasalar üzerinde baskı yaratırken bu hafta itibarıyla bu endişeye İstanbul seçimlerinin yenilenecek olması da eklendi.

TD Securities Gelişmekte Olan Piyasalar Strateji Birimi Başkanı Cristian Maggio, “Piyasalar Türkiye’deki finansal istikrar konusunda son derece dikkatli olmalıdır. Politik, makroekonomik ve finansal problemler, TL için aynı anda mükemmel bir fırtınada olabilecek şekilde geri dönüyor” dedi.

İstanbul seçimlerinin 23 Haziran’da tekrarlanacak olması siyasi belirsizliğin sürmesine ve reformların yine rafa kalkacağına yönelik beklentileri kuvvetlendirirken, ABD ile iyileşemeyen ilişkiler ve TCMB rezervlerine yönelik endişeler de TL’de baskının sürebileceğini gösteriyor.

Seçim öncesi son işlem gününü 5.5550 seviyesinden kapayan dolar/TL dün itibarıyla 6.24 seviyesini aşarken, TL’nin dolar karşısındaki değer kaybı seçimden bu yana yüzde 11’i aştı. Dolar/TL bugün 6.13 civarında işlem görüyor.

TL dolar karşısında yılbaşından bugüne gelişmekte olan ülke para birimleri arasında açık ara en çok değer kaybeden para birimi konumunda. Yılbaşından bugüne gelişmekte olan para birimlerinde yüzde 7 değer kazancı ile yüzde 3 değer kaybı arasında bir seyir izleniyor. TL’deki kayıp ise yüzde 14’ün üzerinde.

SON 3 YILDA TL’DEKİ DEĞER KAYBI YÜZDE 52

Öte yandan daha uzun vadede de trend benzer şekilde. Son 1 yıla bakıldığında TL yüzde 32 değer kaybı ile benzer para birimlerinden açık ara negatif ayrışırken son üç yılda ise değer kaybı yüzde 52 civarında.

Küresel faizlerin oldukça düşük hatta negatif ve getiri arayışının yüksek olduğu bir ortamda Türkiye’nin 10 yıllık gösterge tahvili tarihi zirvesinin hemen altında yüzde 21.50 bileşik seviyesinde işlem görüyor.

TEB Yatırım/BNP Paribas Stratejisti Işık Ökte, BIST 100 endeksinin dolar bazında 1.4 dolar ile Şubat 1991 seviyesinde işlem gördüğüne, geçen 28 yılda gelişmekte olan ülke hisselerinin yatırımcılarına yüzde 375, ABD hisse ana endeksi S&P500’ün yüzde 740, Nasdaq’ın ise yüzde 3160 kazandırdığına dikkati çekiyor.

“Bu fiyatlamalarda uzun vadeli hisse yatırımcısının Türkiye’de pozisyon almak için sıraya girmesi lazım” diyen Ökte, “Ancak tam tersi oluyor” sözleriyle hisse senetlerinin Vietnam az gelişmiş (frontier) ülkelerin endeksine göre bile yüzde 53 iskontaya düştüğüne vurgu yapıyor.

Bir çok aracı kurum Türk hisse senetlerinde 12 ay vadede yüzde 50 üzeri hatta daha küçük hisselerde yüzde 100’e ulaşan hedef fiyat tavsiyesinde bulunuyor. Örneğin BNP Paribas’ın güncel hisse önerileri arasında yer alan Garanti Bankası için 12 aylık hedefi yüzde 55, daha küçük bir hisse olan Kafein Yazılım hedefi ise yüzde 81.2 yükseliş potansiyellerine işaret ediyor.

Ökte, İstanbul yerel seçim tekrarının yarattığı soru işaretlerine, bu çeyrekte dolar karşısında 5.57’den 6.22’ye satılan liranın enflasyon ve reel sektör bilançoları üzerindeki negatif havasının eklendiğini de vurguluyor.

Gösterge 10 yıllık tahvilde 2018 sonbahar aylarında yüzde 22’yi aşarak tarihi zirve test edildikten sonra getiriler yılın ilk aylarında yüzde 14’ün altına kadar gerilemişti. Ancak daha sonra tekrar yüzde 21’li seviyeler görüldü.

Deutsche Bank’ın gelişmekte olan ülke piyasaları stratejisti Christian Wietoska, geçen hafta yayımladığı notta, “Bu yıl ilk defa, 10 yıllık lokal tahvillerin aslında tahvil değerleme modelimize göre ucuz olduğuna dikkati çekiyoruz” demişti.

Modele göre devlet tahvili getirileri için “adil değer” yüzde 19.10 düzeyinde, ancak piyasada getiriler şu anda yüzde 21.50 civarında bulunuyor.

TCMB verilerine göre Hazine’nin toplam DİBS stokunun yurt dışında elinde tutanlara oranı, yani yabancı yatırımcının DİBS payı geçen haftaya ait güncel veriye göre yüzde 11.55’e gerilemiş durumda. Şubat 2019’da yüzde 15.3 olan bu oran 2013 sonundaki yüzde 26’lı seviyelerde olduğu düşünüldüğünde son 6 yıldır yabancıların sabit getirili menkul kıymet yatırımlarını ciddi şekilde azalttığı görülüyor.

Ökte, “Dış borcunu ödeme güçlüğü çekmeyen, küresel likidite ortamının daraldığı zamanlarda bile borcunu rahat çevirebilen bir bankacılık sistemine sahip Türkiye’nin CDS’i 6 haftada 305’den 490 baz puan üzerine çıkmamalıydı. CDS şu an üçte bir ihtimalle, Hazine’nin gelecek 5 sene içinde borç geri ödemeyeceğini fiyatlıyor. Bu normal mi? Kesinlikle hayır!” dedi.

Ekonomi

Reformlar sözde kaldı: Dolar yine yükselişe geçti

Erdoğan’ın ekonomi ve yargıda reform açıklamalarının ardından 7.52 seviyelerine kadar hızla gerileyen dolar, somut adımlar atılmaması nedeniyle yükselişe geçerek yeniden 8 TL’yi aştı.

BOLD – Türk Lirası, bu hafta dolar karşısında tekrar değer kaybederek 8 seviyesinin üzerine çıktı. Analistler, bu durumu ekonomi ve yargı reformuyla ilgili daha sağlam adımlar attığını görmek istemesine bağlıyor.

YATIRIMCILAR SOMUT ADIM BEKLİYOR

BBC Türkçe’nin haberine göre Türk Lirası, ekonomi yönetiminde yapılan değişiklikler ile ekonomi ve yargı sisteminde yapılması vaat edilen reform açıklamalarının ardından değer kazanmaya başladı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) piyasaların beklentisi doğrultusunda 475 baz puan faiz artışı yaparak politika faizini yüzde 15’e çekmesi de Türk Lirası varlıklara olumlu yansıdı. Ancak bütün bu gelişmelere rağmen Türk Lirası, bu hafta dolar karşısında tekrar değer kaybederek 8 seviyesinin üzerine çıktı. Analistler bu durumu yatırımcıların Erdoğan’ın ekonomi ve yargı reformuyla ilgili daha sağlam adımlar attığını görmek istemesine bağlıyor.

TL YÜZDE 26 DEĞER KAYBETTİ

Dolar/TL kuru, bu ay 8,58 seviyesine çıkarak rekor kırmıştı. TL’nin yılın başından beri dolar karşısındaki değer kaybı yüzde 26’yı buldu. Diğer yandan Reuters’a konuşan bankacılar, yerellerin salı günü ilk defa 8 seviyesinden dolar satmaya başladığını da kaydetti. Bunun devam etmesi takdirinde dolar/TL kurunun düşmesi beklenebilir. Reuters, dün Türk Lirası’nın yüzde 2 değer kaybederek dolar/TL kurunun tekrar 8’in üzerine çıkmasını yerellerin altın almasına bağladı.

ARINÇ’IN İSTİFASI DA DOLARI YÜKSELTTİ

Türk Lirası, güne Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) aktif rasyo kararının ardından yükselişle başlamıştı. Kararın ardından dolar/TL 7,95’ten 7,84’ün altına kadar gerilerken bankacılık endeksi de yüzde 3 civarında yükseldi. Ancak TL’nin gün içinde tekrar değer kaybederek diğer gelişmekte olan ülke paralarından olumsuz ayrıştığı görüldü. Kimi analistlere göre TL’deki değer kaybında Bülent Arınç’ın Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) üyeliğinden istifa etmesi de rol oynadı. Diğer yandan Türkiye’nin Almanya ve AB ülkeleri ile İrini Harekatı yüzünden siyasi bir gerilim yaşamasının da rol oynamış olabileceği kaydediliyor.

Danıştay saldırısı faili Alparslan Arslan’ın cezası onandı

Okumaya devam et

Ekonomi

DİSK: TÜİK işsizlik gerçeğini gizliyor

TÜİK’in işsizlik gerçeğini gizlediğini öne süren DİSK-AR Uzmanı Deniz Beyazbulut, geniş tanımlı işsiz sayısının 10 milyonu geçtiğini kaydetti. Beyazbulut, salgında iş arayamayanların da TÜİK tarafından işsiz sayılmadığını vurguladı.

BOLD – Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), işsiz sayısını 4 milyon 194 bin kişi olarak açıkladı. DİSK-AR Uzmanı Deniz Beyazbulut, TÜİK’in ölçme yöntemlerinin, işsizlik sorunundaki gerçek tabloyu perdelediğine dikkat çekti. TÜİK’in salgının çalışma hayatına getirdiği vahim tabloyu gizlediğini söyledi.

TÜİK ESKİ METODOLOJİYİ KULLANIYOR

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) Uzmanı Deniz Beyazbulut, TÜİK’in Kovid-19 öncesi yöntemlerle çıkarttığı istatistiklerin gerçek verileri yansıtmadığını söyledi. TÜİK’in salgın döneminde gerçek işsizlik oranlarında salgın dönemi öncesinde kullandığı metodolojiyi kullanmaya devam ettiğini vurgulayarak Beyazbulut, “Bu yüzden DİSK-AR, Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) bu dönemde önerdiği metodolojiyi kullanıyor. Buna göre, Kovid-19 nedeniyle meydana gelen eşdeğer iş kaybı 2 milyon 159 bin olarak gerçekleşti” dedi.

PANDEMİDE İŞİNİ KAYBEDENLER İŞSİZ SAYILMADI

Ağustos 2020’de revize edilmiş, geniş, tanımlı işsiz ve iş kaybı sayısının Ağustos 2019’a göre 936 bin artarak 10 milyon 513 bine yükseldiğini aktaran Beyazbulut, “Bilindiği üzere pandemiyle birlikte kısa çalışma ve ücretsiz izin uygulamaları yaygınlaştı. Bu kişilerde işsiz sayılmadı. Dolayısıyla gerçek tablo TÜİK’in açıkladığı tablonun aksine oldukça vahim. Özellikle pandemiyle birlikte işsizlik artmaya, istihdam azalmaya devam ediyor” dedi.

İŞ ARAYAMADIKLARI İÇİN İŞSİZ KABUL EDİLMEDİLER

TÜİK’in yöntemine göre, kısa çalışma ödeneği ve ücretsiz izin ödeneği alan işçilerin iş aramadıkları için işsiz sayılmadıklarını söyleyen Beyazbulut, “İŞKUR’a göre bugüne kadar yaklaşık 3.5 milyon işçi kısa çalışma ödeneği ve 2 milyon 45 bin işçi de ücretsiz izin ödeneği aldı. Ancak TÜİK bu işçileri istihdamda kabul ediyor. Öte yandan kısa çalışma ödeneği alamayan, kayıt dışı veya kendi hesabına çalışıp işsiz kalanların önemli bir bölümü ise Kovid-19 nedeniyle iş arama eğiliminde olmadığından işgücü piyasası dışına çıktılar. TÜİK onları da işsiz saymadı” dedi. Beyazbulut, TÜİK’in salgın öncesi işsizlik hesaplama yöntemini kullanarak salgının çalışma hayatına getirdiği vahim tabloyu gizlediğini belirtti.

İstanbul’da deniz ve orman dışında her yer korona kırmızısı

Okumaya devam et

Ekonomi

Hak aradıkları için gözaltına alınan 109 işçi serbest bırakıldı

İşten atıldıkları için Gebze’den Ankara’ya yürümek isteyen metal işçilerini dar bir alana sıkıştıran polis, işçileri pandemi tedbirlerine uymadıkları için gözaltına aldı. Serbest bırakılan işçiler eylemlerini sürdüreceklerini açıkladı.

BOLD – Gebze’den Ankara’ya yürüyüş başlatmak isteyen işten atılan veya ücretsiz izne ayrılan metal işçilerine polis engel oldu. Valiliğin pandemi tedbirleri kararını gerekçe göstererek yürüyüşe izin vermeyen polis işçilerden 109’unu gözaltına aldı. İşçiler, işlemlerin ardından serbest bırakıldı.

PANDEMİ GEREKÇESİYLE ENGEL OLUNDU

İşten atılan ve ücretsiz izne çıkarılan Systemair HSK, Özer Elektrik ve Baldur fabrikaları işçileri, DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş sendikası ile birlikte Gebze’den Ankara’ya doğru yürüyüş başlatmak istedi, ancak polis yürüyüşe engel oldu. Birleşik Metal-İş sendikasının Gebze 1 No’lu Şube binasının önünde bir araya gelen işçilerin yürümesine pandemi gerekçesi ile valilik kararı gerekçe gösterilerek izin verilmedi. İşçiler, polis tarafından çembere alındı. İşçiler yürüyüşe geçmek istediğinde polisin müdahalesi ile karşı karşıya kaldı. 109 işçi gözaltına alındı.

İŞÇİLER DAR ALANDA TOPLANMA ZORLANIYOR

Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, polisin kendilerini sıkışık bir alanda toplanmaya zorladığını, koronavirüs önlemlerini ihlal edenin emniyet güçleri olduğunu söyledi. Serdaroğlu, “Bizim derdimiz polis arkadaşlarla değil. Biz haklıyız şu anda. Biz işten atılan arkadaşlarımıza sahip çıkmaya çalışıyoruz. İşverenlere karşı bir farkındalık oluşturmaya çalışıyoruz. Biz haklı olarak yürüyüşümüzü yapmak istiyoruz” diye konuştu.

İŞÇİLER SERBEST BIRAKILDI

Birleşik Metal İş’in, Twitter hesabından yapılan açıklamada, “Sendika, tazminat haktır; ücretsiz izin zulümdür. Hakları gasp edilen metal ,işçilerinin Ankara yürüyüşüne yapılan polis saldırısında gözaltına alınan 109 kişi serbest bırakıldı. Yarın aynı saatte ve aynı yerde buluşuyoruz… Direne direne kazanacağız” denildi.

İstanbul’da deniz ve orman dışında her yer korona kırmızısı

Okumaya devam et

Popular