Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Ankara Emniyeti’ndeki “eski diplomatlara işkence” dünya basınında

Gözaltında bulunan KHK’yla ihraç diplomatlara işkence yapıldığına ilişkin Ankara Barosu’nun raporuna uluslararası tepkiler geldi. Medya kuruluşları, insan hakları savunucuları ve politikacılar yaşananlara tepki gösterdi

BOLD-20 Mayıs’ta Dışişleri Bakanlığı’nın KHK’yla ihraç 249 diplomatı hakkında verilen gözaltı kararı verilmiş ve yaklaşık 100 diplomat gözaltına alınmıştı. Hizmet Hareketi’ne yönelik operasyonlar kapsamında gözaltına alınan diplomatlara yoğun biçimde işkence yapıldığı iddiaları üzerine Ankara Barosu bir avukat grubu görevlendirdi ve işkence iddialarını araştırdı. Baro’nun hazırladığı raporda doğrudan işkence görenler belirlendi ve darp, çırıl çıplak soyma, jopla makatı zorlama gibi farklı işkence metodlarının KHK’yla ihraç diplomatlar üzerinde kullanıldığı belirlendi.

Raporun dünya basınında ve uluslararası insan hakları savunucuları nezdinde yansımaları oldu.

Reuters Haber Ajansı ve İngiliz yayın kuruluşu BBC işkence iddialarına geniş yer ayırdı. Medya kuruluşları, Ankara Barosu’nun bu konudaki tespitlerinin “bağımsız ve inandırıcı”olduğuna vurgu yaptılar.

BBC TÜRKÇE, HABERE GENİŞ YER AYIRDI 

İngiliz Yayın Kuruluşu BBC’nin Türkçe Servisi işkence iddialarına geniş yer ayırdı.

BBC, gizlilik kararı bulunan dosya kapsamında kaç kişinin gözaltında olduğunun net olarak bilinmediğini ve bu ayının 20 Mayıs’tan bu yana yakalananlarla ve teslim olanlarla birlikte 100’den fazla olduğunun sanıldığını kaydetti.

HDP Kocaeli milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun bu konuda mecliste soru önergesi verdiğini hatırlatan BBC, Gergerlioğlu’nun “20 şüphelinin ağır işkenceye maruz kaldığı iddialarının olduğunu” yazdı.

BBC TÜRKÇE’YE KONUŞAN AVUKATLAR İSİMLERİNİ VERMEKTEN ÇEKİNDİ 

BBC Türkçe’ye konuşan avukatlar “Cuma’ya kadar gözaltında kalacak müvekkillerinin güvenliği için” haberde isimlerinin yer almasını istemedi.

BBC Türkçe, ardından avukatların işkence anlatımlarına yer verdi:

“Cumartesi gecesi akşam saatlerinde sorgu için almışlar, aşağıya götürmüşler, akabinde gözlerini bağlamışlar. Çırılçıplak soyup ellerini arkadan kelepçelemişler. Başı yere gelecek pozisyonda dizlerinin üstünde tutmuşlar. Makatını yağlayıp çevresinde cop gezdirmişler ve konuşmazsa cop sokacaklarını söylemişler.

“Gözaltı süresinin biteceği Cuma gününe kadar konuşmazsa bu muamelenin devam edeceğini, etkin pişmanlık ifadesi istediklerini söylemişler. Müvekkilim de orada fenalaşınca işkenceyi kesmişler. Gece tuvalete kalktığında yere yığılmış, sabah kahvaltıda yeniden bayılmış. Bunun üzerine apar topar hastaneye götürmüşler.”

AVUKATLAR: İŞKENCE UZMAN BİR EKİP TARAFINDAN YAPILMIŞ 

BBC Türkçe’ye konuşan avukat, müvekkilinin hastanede muayene edildiğini ancak yanında polisler olduğu için işkenceyi doktora anlatmaktan korktuğunu ifade etmiş:

“Müvekkilim işkence gördüğünü söylediğinde hiç böyle bir şey aklıma gelmedi, hemen ‘Kaldır tişörtünü göreyim’ dedim, dayak zannettim, belki fotoğrafını çekebilirim diye düşündüm. Fakat bunları anlattığında nutkum tutuldu. İşkence uzman bir ekip tarafından yapıldığı için vücudunda bir iz, emare yok.”

BBC Türkçe’ye konuşan 3 farklı avukatın söylediklerine göre, gözaltında tutulan en az 6 kişi “makata cop sokma eylemine ya da tehdidine”, en az 20 kişi ise koğuştan ayrı bir odada işkenceye maruz kaldı.

DİPLOMATLAR İTİRAFÇI OLMAYA ZORLANIYOR 

Avukatlar, müvekkilllerinin işkenceyle itirafçı olmalarının istendiğini belirtti.

Avukatlar, gözaltında tutulan kadınların serbest bırakılmasıyla işkencenin başladığını ve gözaltı sürelerinin uzatılması için mahkemeye çıkarılan bazı şüphelilerin maruz kaldıkları işkenceden ötürü “sekerek yürüdüğünü” anlattı.

“Bir kısmına cop sokulmuş, bir kısmına da copun ucu yağlanıp anüs bölgesinde gezdirilerek tehdit yinelenmiş. Bu işkencelerden sonra bir kişi etkin pişmanlıktan yararlanacağını, ne isterlerse imzalayacağını istediğini söylemiş. Etkin pişmanlıktan yararlanmayan kişilere ise, ‘Size Cuma’ya kadar süre, konuşmazsınız her türlü şeyi yapacağız’ demişler.”

AVUKATLAR: DOSYALAR BOŞ 

Avukatlar dosyanın “boş” olduğunu ve “itiraf almak için işkence yoluna başvurulduğunu” vurguladılar.

Bir avukata göre, “işkenceyle etkin pişmanlık ifadesi imzalayan” yaklaşık 10-15 kişi bulunuyor:

“İki kişiyi yan yana odalara almışlar. ‘Birbirimizin işkence sesini duyuyorduk’ diyorlar. Sonra içlerinden biri, hangi evrakı getirirseniz imzalayacağım demiş. Sonra 25 kişinin bulunduğu nezarethaneye döndüğünde ‘Arkadaşlar kusura bakmayın, hepinizin ismini işaretlettirdiler’ demiş. Serbest bırakılınca da bir hastaneye gidip hemen darp raporu almış, ileride dava aşamasında kullanacağını söylüyor.”

REUTERS HABER AJANSI, ANKARA BAROSU’NUN RAPORUNU KAYNAK GÖSTERDİ

Dünyaca ünlü Reuters haber ajansı da işkence iddialarına yer verdi.

Reuters, Ankara Barosu’nun açıklamasınca yapılan açıklamada en az 5 kişinin işkenceye maruz bırakıldığının belirtildiğini yazdı.

Reuters, Ankara Barosu’nun işkence iddiaları üzerine avukat görevlendirdiği ve gözaltındaki 6 kişiyle görüştüğünü belirtti.

Reuters, Ankara Barosu’nun raporuna  görüşülen 6 kişiden 5’inin nezaretten alınarak karanlık bir odaya götürüldüğünü, elbiseleri soyulan ve elleri kelepçelenen bu kişilere işkence yaptığını kaydetti.

HRW TÜRKİYE: ANKARA BAROSU “GÜVENİLİR DELİLLER” OLDUĞUNU TESPİT ETTİ 

İnsan Hakları İzleme Örgütü Türkiye Direktörü Emma Sinclair Webb, Ankara Barosu’nun eski diplomatlara işkence yapıldığına ilişkin “güvenilir deliller olduğu” tespitini paylaştı ve raporu retweet etti.

Kanadalı gazeteci Nick Ashdown da Gergerlioğlu’nun duyurduğu işkence iddialarını kendisinin de duyduğunu belirtti

Gazeteci David Lapeska da, Ankara Barosu’nun işkence iddialarını doğruladığını belirtti.

İnsan Hakları Aktivisti Linda Hemby de raporun içeriğini paylaşıp olaya tepki gösteren isimlerden biriydi.


Uluslararası yayın kuruluşlarının görüş almak istediği Dışişleri Bakanlığı topu İçişleri Bakanlığı’na, İçişleri Bakanlığı Ankara Valiliği’ne, Ankara Valiliği de Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne attı.

Ankara Emniyet Müdürlüğü ise iddiları araştırma gereği duymadan tamamen yalanladı ve bu kadar ciddi iddiaları “algı operasyonu” olarak yaftaladı.

Ankara Barosu Başkanı: Sulh ceza hâkimi, gözaltındaki işkence ifadelerini tutanağa geçirmedi

Dünya

İdlib Zirvesi öncesi kritik hamle: Şam, SDG’yi ‘bölücü terörist milisler’ olarak niteledi

Rusya, Türkiye ve İran liderlerinin gerçekleştireceği Suriye Zirvesi öncesi Şam yönetiminden kritik bir hamle geldi. Suriye hükümeti ilk kez Kürtlerin önderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) ‘bölücü terörist milisler’ olarak niteledi.

BOLD – Suriye hükümeti, ülkenin kuzeyinde geniş bir bölgeyi kontrol altında bulunduran ve ABD’nin de desteğine sahip olan Suriye Demokratik Güçleri’ni (SDG) ilk kez “bölücü terörist milisler” olarak niteledi.

HALKA MEZALİMDE BULUNDU

Şam’ın bu politika değişikliğinin Ankara’da Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gerçekleştireceği Suriye Zirvesi öncesi oldukça manidar olarak değerlendirildi.

Suriye Dışişleri Bakanlığı’nın Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği ve Güvenlik Konseyi’ne yazdığı ve resmi haber ajansı SANA’da yayınlanan mektupta, Suriye Demokratik Güçleri “kriminal ve baskıcı uygulamalar” ile suçlandı.

Mektupta, ABD önderliğindeki koalisyonun yanı sıra SDG’nin de Haseke, Rakka, Deyrezzor ve Halep illerinde Suriyelilere karşı terör ve suç eylemlerinde bulunduğu kaydedildi.

Ayrıca SDG’nin bu eylemlerinin ABD ve İsrail’in bölgede hayata geçirmek istediği planlara hizmet ettiği ve “bir başka evreye geçerek adam kaçırma, işkence, öldürme ve sivilleri yerlerinden etme gibi” faaliyetler içinde olduğu ifade edildi.

SDG’NİN KONTROLÜNDEKİ BÖLGELER DE ÖZGÜRLEŞTİRİLECEK 

Mektupta, Suriye hükümetinin, “dost ve müttefik ülkelerin yardımıyla Suriye topraklarının her bir karışını geri alma, buraları terörden kurtarma ve teröristlerin ve destekçilerinin yıktığını yeniden inşa etme kararlılığı” yinelenerek, “SDG olarak bilinen bölücü terörist milislerin kontrolü altındaki topraklar” için de aynı şeyin geçerli olduğu ifade ediliyor.

Suriye’de bölücülük suçlamaları daha önce de devlet medyasında yer almış olsa da hükümet ilk kez açıktan ve resmi ağızlardan SDG’yi “terörist milisler” olarak tanımlıyor. Hükümet bugüne dek bu tanımı, ülkedeki isyancı güçleri hedef almak için kullandı.

Suriye Dışişleri Bakanlığı’nın mektubunda hükümetin “sözde SDG’nin bölücü terörist milislerinin kontrolündeki bölgeleri özgürleştirmek için azimli olduğu” da ifade edildi.

Suriye rejiminin bu diplomatik hamlesi, Ankara’da Türkiye, İran ve Rusya arasında devlet başkanları düzeyindeki Suriye zirvesinin hemen öncesinde gerçekleşti.

Putin, Ruhani ve Erdoğan Ankara’da İdlib’i konuşacak

Okumaya devam et

Dünya

Johnson ve Juncker’in Brexit görüşmesinden sonuç çıkmadı

İngiltere Başbakanı Boris Johnson ile Avrupa Komisyonu Başkanı Jean Claude Junker, Brexit Süreci’ndeki son durumu Lüksemburg’da masaya yatırdı. Görüşmeden bir sonuç çıkmadı.

BOLD – İki lider İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkış süreciyle ilgili olarak son durumu Lüksemburg’da değerlendirdi.

İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Theresa May döneminde varılan anlaşmayı tekrar müzakere etmek girişimde bulundu.

İNGİLTERE ALTERNATİF ÖNERİ GETİRMEDİ

Avrupa Komisyon tarafından görüşme sonrası yayınlanan basın açıklamasında Johnson’ın varolan Brexit anlaşmasına alternatif öneriler getirmediği belirtildi.

Komisyon, Brexit Anlaşması konusunda yeni öneriler sunma sorumluluğunun İngiltere’de olduğunu ve Avrupa Komisyonu ile 27 üye ülkenin işbirliği yapmaya hazır olduğu vurgulandı.

İngiltere tarafından görüşmeye ilişkin bir açıklama yapılmadı.

AB-İNGİLTERE BREXİT ANLAŞMASI

Dönemin İngiltere Başbakanı Theresa May ile Avrupa Birliği arasında yapılan Brexit Anlaşması 25 Kasım 2018’de AB liderleri tarafından onayladı. Ancak Başbakan Theresa May, Brexit Anlaşması’nı halkına ve parlamenterlere kabul ettiremedi.

İrlanda ile İngiltere’ye bağlı Kuzey İrlanda arasındaki sınır konusunu düzenleyen anlaşma maddesi İngiliz kamuoyu ve siyasetçilerinde büyük rahatsızlık oluşturdu. Ayrıca Brexit’in maliyeti, göçmenler ve AB ile ticareti düzenleyen anlaşma maddeleri de İngiliz halkı ve siyasetçileri tarafından kabul görmedi.

İngiliz Parlamentosu, Theresa May döneminde Brexit Anlaşması’nı 3 kez reddetti. Yeni Başbakan Boris Johnson, Temmuz ayında göreve geldiğinde Avrupa Birliği’nden daha iyi şartlarda ayrılık için müzakereler yürüteceğini ancak anlaşmasız da olsa 31 Ekim tarihi itibariyle birlikten ayrılacağını ifade etmişti.

Brexit sürecinin dünü, bugünü, yarını: İngiliz halkı ne istiyor?

Okumaya devam et

Dünya

NBA şampiyonu Toronto Raptors’dan taraftarlarına logolu başörtüsü

Amerikan Ulusal Basketbol Ligi NBA’de mücadele eden Toronto Raptors, taraftarları için başlattığı “Kapsayıcılık Girişimi” çerçevesinde logolu başörtüsü çıkarttı.

BOLD – Amerikan Ulusal Basketbol Ligi NBA’de mücadele eden tek Kanada ekibi Toronto Raptors, 2018 – 2019 sezonunda takım tarihinin ilk Doğu Konferansı birinciliğini ve NBA şampiyonluğunu kazandı.

Toronto’da “Hijabi Ballers” (Başörtülü Topçular) adlı bir grup başörtülü kadının, Müslüman kadınların spora katılımını özendirmek için iki yıldır yaptığı karşılaşmalarla ilgili bir haber takım yöneticilerine ilham kaynağı olmuş.

Hijabi Ballers’ın kurucusu Amreen Kadwa, kararı memnunlukla karşıladıklarını belirterek 400 binden fazla  Müslümanın yaşadığı Toronto’nun çok kültürlü ve böyle bir girişim için ideal bir yer olduğunu belirtti.

ABD’deki en büyük Müslüman örgütü Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi de karardan memnuniyet duyduğunu açıkladı.

OYUNU DEĞİŞTİREN CESUR KADINLAR

Kulübün Twitter’dan “Oyunu değiştirecek kadar cesur olanlardan ilham aldık” diyerek açıkladığı Toronto Raptors’ın başörtülerini Nike firması üretecek.

Nike, kendi markasını taşıyan başörtülerini 2017’de satmaya başlamıştı.

Binlerce Hong Konglu yasağa rağmen yürüdü, şehir savaş alanına döndü

Okumaya devam et

Popular