Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Birleşmiş Milletler: İsmet Özçelik ve Turgay Karaman’ı derhal serbest bırakın

Malezya Hükümeti’nin göz yummasıyla kaçırılıp Türkiye’ye getirilen İsmet Özçelik ve Turgay Karaman’ın derhal serbest bırakılması için Birleşmiş Milletler, Türkiye’ye 180 gün süre tanıdı.

2017 yılında Malezya’da gözaltına alınarak Türkiye’ye getirilen eğitimciler İsmet Özçelik ve Turgay Karaman’ın derhal serbest bırakılması için Birleşmiş Milletler karar aldı. Hizmet Hareketi’yle ilişkileri nedeniyle kaçırılan Özçelik ve Karaman’ın özgürlüklerinin ihlal edildiğini belirten Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu, iki kişinin derhal serbest bırakılması çağrısını yaptı ve karara uyması için Türk makamlarına 180 gün süre tanıdı. Ayrıca BM Komisyonu, keyfi tutukluluk için şahıslara tazminat ödenmesine hükmetti.

Turgay Karaman, Malezya’dan kaçırılırken böyle görüntülenmişti. Gözlerine büyük bir gözlük takılmıştı.

BM: TÜRKİYE BU ŞAHISLARIN NASIL TEHDİT OLUŞTURDUĞUNU AÇIKLAYAMADI

Türkiye’nin İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’ne imza atan ülkelerden biri olduğunun hatırlatıldığı davayla ilgili, “Devlet, şahısların serbest bırakılması ve uğradıkları hak ihlalleri nedeniyle onlara yeterli tazminat ödenmesi yükümlülüğü altındadır.” denilerek devletin harekete geçmesi ve etkili çözüm sunma mecburiyeti olduğu hatırlatıldı.

Olağanüstü hal uygulaması ve iddia edilen suçların “ciddi ve karmaşık” doğası nedeniyle Türkiye’nin muafiyet istediği ancak komitenin, Türkiye’nin “şahısların nasıl bir tehdit oluşturduklarını açıklayamadığını” belirterek muafiyet talebini reddettiği de kaydedildi.

BM İnsan Hakları Komisyonu, Özçelik ve Karaman’ın sınır dışı edilmeden 13 yıl Malezya’da yaşadığını, Turgay Karaman’ın Gülen grubuna yakın Time International School’da yöneticilik yaptığını bildirdi.

İsmet Özçelik, UNRCR tarafından koruma kartına sahip olmasına rağmen Türkiye’ye iade edilmişti.

MALEZYA GÖZ YUMMUŞ MİT KAÇIRMIŞTI

İki eğitimci, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) mensuplarının Malezya polisi ile birlikte yaptıkları çalışma sonrası kaçırılmış ve Türkiye’ye getirilmişti.

Reuters’ın haberinde Erdoğan hükümeti, 2016 darbe girişiminden bu yana en az 77 bin kişiyi cezaevine attığı yer alırken, yaygın tutuklamaların halen rutin şekilde devam ettiği aktarıldı.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun verdiği bilgilere göre Türkiye’de Hizmet Hareketi’yle ilişkisi bulunan 550 bin kişiye soruşturma açıldı. Bunlardan 190 bin kişi gözaltına alındı ya da tutuklandı. Halen Türkiye cezaevlerinde yaklaşık 37 bin kişi Hizmet Hareketi’yle ilişkili olduğu gerekçesiyle tutuklu bulunuyor. 773 bebek de anneleriyle birlikte cezaevinde.

Türk makamları, bazı ülkelerden Gülen grubu bağlantılı kişilerin iadesini istedi. Ancak ikna edici deliller sunmaması nedeniyle Almanya, İngiltere ve ABD gibi batı ülkeleri bu talepleri geri çevirdi.

Aralarında Malezya, Kosova ve Pakistan’ın da olduğu kimi ülkeler Türk hükümetinin bu talebini yerine getirdi ya da MİT’in bu ülkelerden Hizmet Hareketi’yle bağlantılı kişileri kaçırmasına göz yumdu.

Geçen yıl Kosova’da Hizmet Hareketi’yle bağlantılı okulda görevli Türk vatandaşı 6 öğretmen kaçırılarak Türkiye’ye götürüldü. Kosova’da Hükümet krizine neden olan olayın ardından Kosova Başbakanı, içişleri bakanını görevden aldı. Pakistan da Gülen grubuyla bağlantılı olduğu iddia edilen bir Türk aileyi Türkiye’ye iade etti.

Erdoğan Rejimi 2012 yılından beri Fethullah Gülen’le bağlantılı kişilerin kamu görevlerine son verme ve tutuklamaya varan uygulamalar sürdürüyor.  1999’dan bu yana ABD’nin Pennyslvania eyaletinde yaşayan Fethullah Gülen’e yakın kişilerin kurduğu vakıflar dünya genelinde 2 bin okulda eğitim veriyor.

Gündem

Boykot çağrısına cevap: Emine hanım çantasını yaksın

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Fransız mallarını boykot çağrısına Emine Erdoğan’ın 50 bin dolarlık çantası üzerinden cevap verdi. Kılıçdaroğlu “Emine Hanım çantasını Saray’ın bahçesinde yaksın” dedi.

BOLD – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron arasında yaşanan gerilim, boykot tartışmalarıyla devam ediyor. Erdoğan’ın Fransız mallarını boykot çağrısına muhalefetten eleştiri gelirken, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da Emine Erdoğan’ın çantası üzerinden polemiğe dahil oldu.

KILIÇDAROĞLU EMİNE ERDOĞAN’I BOYKOTA DAVET ETTİ

Emine Erdoğan’ın kullandığı 50 bin dolarlık Fransız malı Hermes çanta daha önce de farklı sebeplerle gündem olmuştu. Meclis toplantısında Emine Erdoğan’ın çantasını hatırlatan CHP lideri “Emine hanımın bir çantası var. Onu da Saray’ın bahçesinde yaksın. Protesto ediyorum desin. Ahkam kesiyorsun, arkasında durmuyorsun” dedi.

Vatandaşın ekmek alamaz hale geldiğini belirten Kılıçdaroğlu, “Fransız mallarını alacak vatandaşta hal mi kaldı! Vatandaşa askıda ekmek demişsin. Çıkıyorsun Fransa mallarına boykot uygulayacağız diyorsun. Sen uygulayacaksın kardeşim. Sanki servisçi akşam eve gidince bir Fransız parfümü aldım sana diyecek. Adam ekmek bulamıyor” ifadelerini kullandı.

Fransa boykotu isteyen Erdoğan’ı uçak ve çanta ile vurdu

Okumaya devam et

Gündem

“Ölüm listesi” hazırlayan Noyan yargılandığı davaya gelmedi

15 Temmuz’la ilgili “Kursağımızda kaldı. Bizim aile 50 kişiyi götürür” sözlerine dava açılan ve 3 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası istenen Sevda Noyan’ın yargılanmasına başlandı. Noyan, hasta olduğu gerekçesiyle ilk duruşmaya gelmedi.

BOLD – Bir televizyon programındaki sözleri nedeniyle “Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit” suçundan dava açılan Sevda Noyan’ın yargılanmasına başlandı.

İstanbul 45. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşmaya mazeret bildirerek katılmayan sanık Sevda Noyan’ı avukatı temsil etti. Duruşmada, sanık Sevda Noyan’ın avukatının mahkemeye 24 Ekim’de mazeret dilekçesi gönderdiği ve dilekçeye Sevda Noyan’ın hasta olduğuna ilişkin doktor raporu da eklediği kaydedildi.

Duruşmada müştekilerin avukatı Enes Kabadayı, Noyan’ın konuştuğu videoyu çözümleyen bilirkişi Z.A’nın siyasi görüşünü belirten Facebook paylaşımları olduğunu, siyasi görüşünden bağımsız olamayacağı gerekçeleriyle reddini talep etti. Avukat Kabadayı ile avukat Tülay Bekar, katılma talebinin kabulünü talep etti.  Sanık Sevda Noyan’ın avukatı ise, müştekilerin maddi veya manevi zarar görme durumlarının olmadığı gerekçesiyle katılma talepleri ile bilirkişi reddi talebinin reddini istedi.

MAHKEME MÜŞTEKİLERİN TALEBİNİ REDDETTİ

Mahkeme, sanık Sevda Noyan’ın mazeretini kabul ederek duruşma günü bildirilerek dinlenilmesine karar verdi. Müşteki Enes Kabadayı ve Tülay Bekar’ın suçtan doğrudan zarar görme durumlarının olmadığı gerekçesiyle müdahillik taleplerini reddeden mahkeme, müşteki Kabadayı’nın bir dahaki celse dinlenmesine hükmetti. Mahkeme, bilirkişinin sadece video çözümü yaptığı ve siyasi görüşünün istenmediği gerekçesiyle bilirkişinin reddi talebini reddetti. Duruşma 14 Ocak’a ertelendi.

15 TEMMUZ KURSAĞIMIZDA KALDI

Ülke TV’de Esra Elönü’ün sunduğu “Arafta Sorular” isimli programa katılan Sevda Noyan, “15 Temmuz kursağımızda kaldı. Vallahi yapamadık istediklerimizi. Boş bulunduk. Yanlış anlaşılmasın, doğru anlaşılsın. Bizim aile şöyle bir 50 kişiyi götürür, onu söyleyeyim yani. Biz çok donanımlıyız bu konuda, maddi manevi olarak. Ayaklarını denk alsınlar. Bizim hala sitede var 3-5. Benim listem hazır açıkçası” ifadelerini kullanmıştı.

Namlunun ucundaki KHK’lının polisten isteği: Çocuk uyanmasın lütfen!

Okumaya devam et

Gündem

Kritik davaları etkileyecek gelişme: Emniyet’te sahte raporlar skandalı

Dijital materyalleri inceleyen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde sahte rapor düzenlendiği ortaya çıktı. Müdür, polis okuluna atanırken siber suçlardaki 3 polis memuru ise açığa alındı.

BOLD -İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliğinin yürüttüğü soruşturma kapsamında İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürünün sahte rapor düzenlemek iddiasıyla görevden alındığı belirtildi.

İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünün raporuna göre, cemaat davaları başta olmak üzere pek çok davada dijital delillere dayanılarak karar veriliyor.

Emniyetin kritik biriminde sahte rapor düzenleme iddiası İçişleri Bakanlığı müfettişlerince ortaya çıkarıldı. Müfettişlerin ön incelemesinde “bazı raporların sahte olarak düzenlendiği, birçok iş ve işlemde usulsüzlük olduğu, aldırılan malzemeler konusunda ise yanlı hareket edildiği” tespiti yapıldı. Ayrıca iddiaya göre, şubenin ihtiyaçlarının giderilmesi için daha önce kayyımların yönettiği şirketler tarafından bağışlanan milyonlarca lira anlaşmalı şirketler üzerinden faturalandırılıp harcandı.

ŞUBE MÜDÜRÜ GÖREVDEN ALINDI

İçişleri Bakanlığının 6 Ağustos 2020 tarihli yazısı ile Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne yönelik bir inceleme başlattı. İnceleme devam ederken Mülkiye Müfettişleri, “bazı belgelerin sahte olarak düzenlendiği, birçok iş ve işlemde usulsüzlük yapıldığı ve aldırılan malzemeler konusunda yanlı hareket edildiği” hususlarını tespit etti. Müfettişlerin raporu doğrultusunda 3 polis memuru görevden uzaklaştırılırken, şube müdürü görevden alınarak polis okulunda görevlendirdi.

BİLİRKİŞİ RAPORUYLA 2 MİLYON LİRA

Cumhuriyet’in ulaştığı bilgilere göre ise mahkemelerin ve savcılıkların inceleme yapılması için İstanbul Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne gönderilen materyaller bazen aylarca, bazen yıllarca bekletildi. Bu incelemenin şubedeki memurlara adli bilirkişi sıfatıyla para karşılığında yaptırıldığında ise dijital materyaller derhal hazırlanıyordu. Adli bilirkişilik ile hızlıca incelemeyi tamamlayan polis memurlarının ise 750 bin TL ile 2 milyon TL arasında para kazandıkları ve bu parayı kendi aralarında bölüştükleri belirtildi.

POLİS, PARAVAN ŞİRKETLE EMNİYETE MAL SATTI

Ayrıca şube ihtiyaçlarının karşılanması için kayyım atanan cemaate ait şirketlerden İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne milyonlarca lira bağış yapıldığı, bu paraların ise anlaşmalı şirketler üzerinden faturalandırılarak harcandığı iddia edildi. ABD’den getirilen cihazların ise açığa alınan polislerden İ.K’nin ortak olduğu şirket üzerinden faturalandırıldığı öne sürüldü. Görevden uzaklaştırılan polis memuru İ.K’nin, cihaz alım ve faturalandırma işlerini yürüttüğü belirtildi.

KRİTİK DAVALARDA SAHTE EVRAK ŞÜPHESİ

15 Temmuz darbe girişiminin ardından İstanbul’daki soruşturmalarında şüphelilerin dijital materyallerinin incelenmesi konusunda büyük bir görev üstlenen İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’ne yönelik böyle bir soruşturma yürütülmesi dikkat çekti. Müfettişlerin ön incelemeye göre, “Birçok belgenin sahte düzenlendiği” tespiti ‘cemaat ve diğer terör örgütü dosyalarında sahte ya da usulsüz evrak düzenlendi mi’ sorusunu akıllara getirdi.

SAHTE EVRAK HÜKME ALINAMAZ

Avukat Murat Akkoç, Siber Suçlar Şube Müdürlüğündeki sahte evrak iddiasını sosyal medya hesabından gündeme getirdi. Akkoç, “Sahte veya usulsüz evrak hükme alınamaz. Bu nedenle dosyanızda İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce düzenlenmiş bir rapor olup olmadığını mutlaka kontrol edin” dedi.

Sokak röportajında AKP’yi eleştiren vatandaşa ikinci gözaltı

Okumaya devam et

Popular