Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Dünya Mülteci Günü: Haklar sürekli olarak geriliyor

19 yıl önce bugün ilan edilen Dünya Mülteci Günü’nde tablo hiç iç açıcı değil. Hakları her yıl daha gerileyen mültecilere toplumsal nefret de durmadan artıyor.

BOLD – Birleşmiş Milletler yüzyıllardır var olan “mültecilerle” bir gün belirlenmesi kararını 1951’de imzalanan Mültecilerin Statüsüne ilişkin sözleşmenin 50’nci yılına atfetmiş böylece 2001 yılında ilk kez 20 Haziran, Dünya Mülteci Günü olarak programlara girmişti.

Ancak o tarihten sonra dünya mülteciler için daha iyi bir yer olmadı. Mültecilerin hakları iki binli yıllarda sürekli geriye gitti. Suriye savaşından sonra 4 milyon mültecinin sığındığı Türkiye ise, mülteci haklarının fiilen budanacağı uluslararası bir laboratuvar oldu.

TÜRKİYE’DE MÜLTECİLERİN DURUMU

Suriye savaşını ardından Türkiye’ye 4 milyona yakın sığınmacı girdi. Ne var ki 1951 BM Sözleşmesine konan “çekince” nedeniyle bu insanlara mülteci statüsü verilmedi. Geçici koruma statüsü verildi.

“Düzensiz göç ve insan kaçakçıları” ile mücadele adı altında devreye konan “Geri Kabul Anlaşması” 2013 yılında Türkiye ile AB arasında imzalandı. Böylece mültecilere karşı “Kale Avrupa”sı koruma altına alındı, Türkiye “transit” ülke olmaktan çıkarılıp “filtre” ülke haline getirildi. Pazarlığın esas mağduru ise mülteciler oldu. Türkiye’de sıkışıp kalan 4 milyon mülteci istediği ülkeye geçme ve sığınma hakkından mahrum kaldı. Ege ve Akdeniz geçişlerine konan bariyerler mültecileri daha ölümcül rotalara itti. Avrupa’ya geçişler azalsa da ölümler durmadı.

EMEKLERİ SÖMÜRÜLÜYOR

Küresel Kalkınma Ajansı mülteci emeğini sömürme konusunda stratejiler geliştirirken Avrupa başkentlerinde “mülteci işçi fuarları” açıldı. Uzak Asya’da mülteci çocuklar vahşice sömürüldü. Nüfusu yaşlanan AB ise, vasıflı mültecileri fabrikalara, üretim kadrosuna kattı.

Türkiye, “mülteci emeğinin kayıt dışı sömürüldüğü ülkeler” sıralamasında zirveye yerleşti. Tekstil patronları açıkça “Krizden bizi Suriyeli işçiler kurtardı” dedi. İçişleri Bakanlığı verilerine göre 2017 yılında “52 emek istismarı” tespit edilmişti. Oysa aynı dönemde Türkiye’de çalışan mülteci işçi sayısı (çoğu çocuk) 1,2 ile 1,4 milyon arasındaydı. İş cinayetleri tablosunda da mülteci işçi ölümleri hızla artmaya başladı. Mülteci çocukların çalışmaya başlamasıyla birlikte Türkiye’deki çocuk işçi profili değişti: Çalışma yaşı 6’ya çalışma saati 14’e çıktı. Ekonomik göç nedeniyle gelen göçmenler de emek taciri şebekelerin esiri haline geldi.

MÜLTECİLERE TOPLUMSAL NEFRET

Türkiye, Suriyeli sığınmacılara başlarda “açık kapı” politikası uyguladı. Fakat mülteci statü hakkının gaspı ve AB’ye geçiş kapılarının kapatılması durumu değiştirdi. Ekonomik, sosyal alt yapı sağlanmadığı için şehirlere dağılan mülteciler ciddi sorunlarla karşılaştı. Aynı şeklide sorumluluktan kaçınan siyasal iktidar, “bir arada yaşam” üzerine yerleşik topluluklara uyum programları hazırlamadı. Kültürel çatışmalar yaşanmaya başladı.

Ekonomik kriz ve yoksullaşmaya duyulan tepki yanlış yönlendirilerek mülteci düşmanlığı öne çıkarıldı. Irkçı söylem ve eylemler toplumda zaman zaman etkili olsa da Türkiye halkları genel olarak mültecilere kucak açtı. Bu dönemde yapılan üniversite araştırmaları ve saha anketleri, “mültecilerin bedava yaşadığı”, “suç oranlarına daha fazla karıştıkları”, “hastalıkların mülteciler tarafından Türkiye’ye taşındığı” gibi şehir efsanelerinin doğru olmadığını kanıtladı.

AB’DE IRKÇI PARTİLERİ YÜKSELTTİ

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın mültecileri bir silah gibi kullanıp Avrupa’ya doğru kara ve deniz sınırlarını açmasıyla birlikte bir anda Avrupa’ya yaklaşık 1 milyon mülteci girdi. Avrupa ani akın nedeniyle sorunla başa çıkamadı. Bu durum milliyetçilik ve aşırı sağın yükselmesine neden oldu.

Genel

ABD Büyükelçiliği alarm verdi: Terör saldırısı olabilir vize işlemleri iptal

ABD’nin Ankara Büyükelçiliği “Güvenlik Uyarısı” yayınlayarak İstanbul’da Amerikalılara ve yabancı ülke vatandaşlarına yönelik terörist saldılar ve kaçırma girişimleri olabileceğini duyurdu.

BOLD – Vize işlemleri ve hizmetlerin askıya alındığını açıklayan ABD’nin Ankara Büyükelçiliği, bugün bir “Güvenlik Uyarısı” yayınladı. Elçilik, İstanbul’da ABD vatandaşlarına ve yabancı ülke vatandaşlarına karşı potansiyel terörist saldılar ve kaçırma girişimleri konusunda güvenilir bilgiler aldıklarını duyurdu. Bu saldırıların potansiyel olarak ABD’nin Türkiye başkonsolosluğunda veya ülkedeki başka noktalarda da meydana gelebileceği ifade edildi.

Büyükelçilik, Türkiye’deki ABD vatandaşlarının yabancı vatandaşların bir araya geldiği ofis ve AVM gibi alanlardan, kaçınmaları gerektiğini aktardı. Elçiliklerin vize işlemlerinin yanı sıra ABD vatandaşlarına verilen hizmetlerin de geçici süreyle durdurulacağı duyuruldu. Kişisel randevusu olanlara konuyla ile ilgili bir bilgilendirme e-postası atılacağı belirtildi.

Açıklamada, ABD vatandaşlarına şu tavsiyelerde bulunuldu:

  • Dikkatli ve tetikte olun.
  • Kalabalıklardan kaçının.
  • Düşük profilinizi koruyun.
  • Çevrenizden haberdar olun.
  • Yabancıların uğrak yerlerinde dikkatli olun.
  • Haberler için yerel medyayı takip edin.

Okumaya devam et

Genel

Gelecek Partisi sözde yerli otomobili eleştirdiği paylaşımını kaldırdı

gelecek partisi yerli otomobil

Gelecek Partisi, sosyal medya hesabından TOGG’un üreteceği yerli otomobilin çoğu parçasının yurt dışından alınmasını eleştiren bir paylaşım yaptı. AKP’lilerin tepki göstermesi üzerine yerli otomobille ilgili paylaşım bir süre sonra partini hesabından kaldırıldı.

BOLD – Gelecek Partisi, yerli otomobil projesinin ‘yerliliğini’ sorgulayan bir paylaşım yaptı. Partinin sosyal medya hesabı üzerinden paylaşılan görselde “Yerli otomobilimiz ne kadar yerli?” sorusu soruldu.

Paylaşımda TOGG’un üreteceği yerli otomobilin tasarımının İtalyan Pininfarina, elektirikli motorunun Alman Bosch, şasi sistemlerinin İngiliz Mira, bataryanın Çinli Farasis, araç entegrasyonunun Alman Edag şirketleri tarafından yapıldığı belirtildi.

AKP’lilerin yoğun tepkisinin ardından paylaşım bir bir süre sonra kaldırıldı.

Gelecek Partisi’nin hedefinde yerli otomobil var #2

 

‘Yerli’ otomobilin motorunu Bosch bataryasını Çinli şirket üretecek

Okumaya devam et

Genel

Kozmik Oda’da casusluk yoksa kozmik sırlara ne oldu?

Gazeteci Adem Yavuz Arslan, Saray yargısının bile casusluk yapılmadığına hükmettiği Kozmik Oda olayının perde arkasını anlatıyor.

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Hizmet Hareketi’ne yönelik en büyük suçlamalarından olan ‘Kozmik Oda’daki kozmik bilgilerin ABD’ye servis edildiği iddiası içeren yargılama sona erdi. Yargılama sonunda casusluk yapılmadığı anlaşıldı. Saray yargısı, Kozmik Oda’dan çalınan belge olmadığına ve sanıklara yönelik casusluk suçlamalarının delillendirilemediğine hükmetti.

Kozmik Oda olayı ve perde arkasında neler oldu?

Gerçekten Kozmik Oda’ya girildi mi?

Kozmik Oda’dan oradan belge çıkarıldı mı?

İşte gazeteci Adem Yavuz Arslan’ın anlatımıyla Kozmik Oda gerçeği…

Okumaya devam et

Popular