Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Kaçırıp işkence yaptılar para teklif edip ajanlık dayattılar

Kaçırılıp aylarca işkence görenlerden sonra şimdi de ajanlaştırmak için kaçırılıp işkence yapılan, para teklif edilerek serbest bırakılanlar olduğu ortaya çıktı.

BOLD – HDP’li İkram Doğan, Kadıköy’de kendini MİT olarak tanıtan kişilerce kaçırıldı, işkence gördü ve ajanlık dayatmasına maruz kaldı. Doğan yaşadıklarını anlattı.

Siyah Transporter’la kaçırılıp aylarca işkence görenlerden sonra şimdi de günü birlik kaçırılıp işkence yapılan ya da para teklif edilerek ajanlaştırılmaya çalışanlar olduğu ortaya çıktı.

HDP Gençlik Meclisi Üyesi İkram Doğan bunlardan biri. 29 Haziran’da Kadıköy’de kaçırılan Doğan, ormanlık bir alana götürüldüğünü, kaçıranların kendilerini Milli İstihbarat Teşkilatı’na (MİT) bağlı olarak tanıttıklarını söyledi.

Doğan yaşadıklarını Mezopotamya Ajansı’na şöyle anlattı:

“29 Haziran Cumartesi sabahı evden çıktım, HDP Kadıköy İlçe binasına geçtim. Orada kahvaltı yaptım. Öğlen saatlerinde Kadıköy ilçe binasından çıktım. Ataşehir’e gidecektim. Yol kenarında 4 kişi apar topar kafamı eğip beni arabaya bindirdiler. Küfür ve hakaret ettiler. Yaklaşık bir saat boyunca kafam dizlerimin arasında, arabanın içinde gidiyorduk. Beni kaçırdılar. Bir saatlik bir yolculuktan sonra bir deniz kenarına götürdüler. Orada kişisel eşyalarımı aldılar. Bu sefer gri renkli transporter model bir araca bindirdiler. Devletin bu aracı benim için özel gönderdiğini söylediler. Bana, MİT elemanları olduklarını söylediler. Bana PKK ve KCK üyesi olduğumu söylediler. Eğitim aldığımı, örgüt üyesi ve örgüte eleman topladığımı söylediler. Neden alındığımı bilmiyorum dedim. ‘Her gün takiptesin, her şeyi biliyoruz’ dediler. Bende HDP’de çalışan bir yurttaşım dedim.

İŞKENCE BAŞLADI
“HDP stantlarında çalıştığıma dair fotoğraflar gösterdiler. Seçim çalışmalarımı sanki illegal bir şey yapmışım gibi fotoğraflamışlar. Küfür ve hakaret ettiler. Sürekli şunu, bunu tanıyor musun? deyip durdular. ‘Sana iş bulalım çalış’ dediler. İşim olduğunu ve şuan çalıştığımı belirtim. Beni alıp bir ormana götürdüler. Arabadan çıkarıp üstüme çullandılar. Beni dövüp işkence yaptılar. Ölümle tehdit ettiler. ‘Daha önce bu ormanda birçok kişiyi yok ettik’ dediler.”
İSTANBUL’DAN GİT SENİ DAĞA GÖNDERELİM
“HDP Gençlik Meclisleri tarafından düzenlenen futbol turnuvasını sordular. ‘Neden turnuva düzenliyorsunuz? Amacınız nedir? Bu gençleri örgütleyip dağa mı gönderiyorsunuz?’ dediler. Bana, ‘İstanbul’da ne işin var? Seni dağa gönderelim. Ne kadar para istiyorsan sana verelim’ diyorlardı. Ben böyle bir şeyi kabul etmediğimi ve bunu reddettiğimi söyleyince beni yerlerde sürüklediler. Arabanın altına attılar. Konuyla ilgili sorulan soruların cevaplarını bilmediğimi söyleyince ısrarla beni yumruklamaya başladılar. Sonra kemerimi çözmeye kalkıştılar. Yaptıkları şeyin ahlaksızlık olduğunu söyledim.”
“DARP RAPORU ALDIM”
“Uçak biletini keselim hemen şimdi İstanbul’dan git’ dediler. Israrla İstanbul’dan gitmemi istiyorlardı. Kabul etmedim. Burada çalıştığımı, hiçbir yere gitmeyeceğimi belirttim. Sonra beni bir iskeleye götürdüler. Üstüm başım toz çamur içindeydi. Arabadan inerken aracın plakasız olduğunu fark ettim. İskeleden gitmiyorlardı. Benim bilet alıp İstanbul’u terk etmemi istiyorlardı. Psikolojim bozulmuştu. Ne yapacağımı bilmiyordum. Yalova’ya bilet kestim. Bir saat içerisinde İstanbul’a geri döndüm. Hastaneye gidip darp raporu aldım. Sonra İHD İstanbul Şubesine giderek başvuruda bulundum.”

Gündem

Tahir Elçi’nin öldürülmesine ilişkin dava başladı: Mahkeme ailenin talebini reddetti

tahir elçi

Tahir Elçi’nin 2015’te Dört Ayaklı Minare önünde öldürülmesine ilişkin 5 yıl sonra açılan davada 3’ü polis memuru 4 sanığın yargılanmasına başlandı. Elçi ailesinin avukatları, sanıkların duruşmada hazır edilmesi talebinde bulundu. Mahkeme, talebi reddetti.

BOLD – Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 5 yıl önce Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin Dört Ayaklı Minare önünde yapılan basın açıklaması sırasında öldürülmesine ilişkin 3’ü polis memuru 4 şüphelinin yargılandığı dava başladı.

Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya tutuksuz yargılanan polis memurları S.T, F.T. ve M.S. Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katıldı. Türkan Elçi ve avukatlar salonda hazır bulundu. Başsavcılığın hazırladığı belirtilen listede yer alan İHA, Demirören Haber Ajansı, AA ve DW çalışanları dışında duruşma salonuna gazeteci alınmadı. Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşma öncesi yoğun güvenlik önlemleri alındı. Adliye girişi polis bariyerleriyle çevrilirken, çok sayıda TOMA, çevik kuvvet otobüsü ve zırhlı araç sevk edildi. Duruşmayı, farklı bölgelerden gelen baro başkanları ve avukatlar, CHP ve HDP’li bazı milletvekilleri, bazı sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile basın mensupları takip ediyor.

Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi de duruşmaya katıldı.

MAHKEME TALEPLERİ REDDETTİ

Duruşmada, Tahir Elçi ailesinin avukatları sanıkların duruşmada hazır edilmesi talebinde bulundu. Sanıklar ise SEGBİS aracılığıyla ifade vermek istediklerini belirtti. Mahkeme, verilen 10 dakika aranın ardından sanıkların duruşmada hazır edilmesine ilişkin talebin reddine karar verdi.

Bunun üzerine Tahir Elçi’nin avukatlarından Özkan Yücel, sanıkların kimlik tespitlerinin hakim huzurunda yapılmadığı, görüntüdeki kişilerin sanıklar olup olmadığının bilinmediği gerekçesiyle yargılama yapılamayacağını söyleyip taleplerinde ısrar etti. Mahkeme başkanı bir sonraki duruşmada talimat mahkemelerine müşteki avukatların katılabileceğini söyledi. Müşteki avukatları ise taleplerinde ısrar ederek bu koşullarda duruşmanın devam edemeyeceğini söylediler.

DURUŞMA REDDİ HAKİM TALEBİ NEDENİYLE ERTELENDİ

Duruşmada söz alan Türkan Elçi, 5 yıldır bu davayı beklediğini belirterek, duygu ve düşüncelerini söylemek istediğini belirtti. Elçi, “Ben bugün buraya gelirken adalete güvenim vardı. Adalete güvenim var. Bana 1 dakika ayırarak bu satırları okursanız, benim düşüncemi anlayacaksınız” dedi. Mahkeme Başkanı Türkan Elçi’nin talebini, sanıkların savunmasının alınması ardından dinleyeceğini söyledi. Türkan Elçi bunu kabul etmediğini belirtti. Türkan Elçi’yi uyaran mahkeme başkanı, aksi halde salondan çıkarılacağını söyledi. Avukat Mehmet Emin Aktar, her talebi reddettiğini, tarafsızlığını yitirdiğini belirterek, reddi hakim talebinde bulundu.  Elçi ailesinin avukatları tarafından sunulan reddi hakim talebi karşısında, Diyarbakır 11. Ağır Ceza Mahkemesi duruşmayı 3 Mart 2021 tarihine erteledi..

TAHİR ELÇİ DAVASI

Tahir Elçi, Sur’da yaşanan çatışmalar sırasında tarihi eserlerin zarar gördüğüne dikkat çekmek için, Diyarbakır Barosu üyesi avukatlarla Dört Ayaklı Minare önünde basın açıklaması yaptı. Aynı saatlerde Balıkçılarbaşı semtinde iki polisi öldürmekle suçlanan ve PKK’lı oldukları belirtilen Mahsum Gürkan ve Uğur Yakışır da açıklamanın yapıldığı sokağa girdi. Bu kişilerle polis arasında çıkan çatışmada, Elçi bir kurşunla ensesinden vurularak öldürüldü. Aynı gün olay yeri incelemesi yapmak için bölgeye giden ve aralarında dönemin Başsavcısı Ramazan Solmaz’ın da bulunduğu heyet saldırıya uğradı, üç polis yaralandı. Bu nedenle ilk gün delillerin toplanamadığı açıklandı. İki gün sonra olay yerine giden keşif heyetine yine ateş açıldı. Yarıda kesilen keşif çalışması ancak dört ay sonra yapılabildi. Bu sürede delillerin büyük kısmı kayboldu, Elçi’yi vuran merminin çekirdeği de bulunamadı. Toplanan 23 parça delilin incelenmesi ile hazırlanan bilirkişi raporunda “Elçi’nin nasıl vurulduğunun tıbben ve fizikin bilinemeyeceği” açıklandı.  Diyarbakır Barosu, olay yerinde çekilen video görüntülerini Londra Üniversitesi Adli Mimarlık Bölümü’ne gönderdi. Burada hazırlanan raporda, Elçi’yi öldüren kurşunun Yıkık Kaya Sokak’ta ateş eden üç polisten birinin silahından çıktığı ve bu polislerden birinin ‘kesin fail’ olduğu belirtildi. Rapor soruşturma savcısına sunuldu, ancak işlem yapılmadı. Diyarbakır’a atanan Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Yavuz’un göreve başlamasının ardından Elçi’nin öldürülmesiyle ilgili Londra’da hazırlanan raporda olası fail olarak tespit edilen üç polis hakkında dava açıldı.

İDDİANAMEDEN

İddianamede yakalama kararı bulunan Uğur Yakışır hakkında “devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak”, 2 polis memurunu “kasten öldürmek” suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet ile Elçi’yi “olası kastla öldürmek” suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar, polis memuru S.T’yi “öldürmeye teşebbüs” suçundan 20 yıla kadar, “mala zarar vermek” ve “ruhsatsız silah bulundurma, taşıma veya satın alma” suçundan da 1 yıl 4 aydan 5 yıla kadar hapis, polis memurları M.S, F.T. ve S.T. hakkında da “bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme” suçundan her biri hakkında 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Oğlu ile karantina hücresinde kalan anneden mektup var

Okumaya devam et

Gündem

Türkiye’de hafta sonu sokağa çıkma yasağı geri gelebilir

Türkiye’de koronavirüs salgınına yönelik sert kısıtlamalar getirilebilir. Hafta sonu sokağa çıkma yasağı, restoranların belirli saatlerde kapatılması, gençlere ve 65 yaş üstüne karantina uygulaması gündemde.

BOLD – Reuters’ın Türkiyeli yetkililere dayandırdığı habere göre, yükselen koronavirüs vakalarını durdurmak adına bazı kısıtlamaları yeniden uygulamaya konulabilir.

Bu önlemler arasında genç ve yaşlılar için evde kalma kısıtlamaları da dahil olmak üzere, geçmiş dönemde hafta sonları uygulanan sokağa çıkma yasakları yer alıyor.

Adının gizli tutulması kaydıyla Reuters’a konuşan üst düzey bir yetkili, Türkiye’deki toplam Kovid-19 vaka sayısının, hükumetin günlük çetelesinde bildirilenin yaklaşık 5 katı olduğunu belirtti.

Türkiye’nin günlük yeni semptomatik koronavirüs vakalarının pazartesi günü 2 bin 26’ya yükselmesinin ardından Reuters’a konuşan yetkili, kabinenin bu konu üzerine çalıştığını aktardı. “Süreç birkaç hafta boyunca izlendikten sonra yeni tedbirler uygulanabilir” dedi.

Aynı kaynak, bu ayın başında okulların kısmen yeniden açılmasının etkisi değerlendirildikten sonra resmin daha net hale geleceğini sözlerine ekledi.

Bir başka yetkili ise Ankara’da son zamanlarda yaşanan hızlı artışın bir miktar yavaşladığını, ancak salgının İstanbul’da hız kazandığını, “tam kilitlenme” gibi sert tedbirlerin gündemde olmadığını belirtti.

Reuters’a açıklama yapan yetkililere göre gündemdeki önlemler şunlar:

  • Restoranların ve tesislerin belirli saatlerde kapatılması.
  • Gençlerin ve 65 yaş üstünün dışarı çıkabileceği sabit saatlerin belirlenmesi
  • Hafta sonu karantinası

Okumaya devam et

Gündem

Akşam 22.00’den sonra içki satışına 320 bin lira ceza

AKP, Saat 22.00’den sonra alkollü içki satışına yasak getiren yasa değişikliğini TBMM’de kabul etti. Düzenlemeye göre 22.00’den sonra içki satanlara 320 bin liraya kadar para cezası verilecek.

BOLD – Alkollü içki satışını düzenleyen ve belirli bir saatten sonra yasaklayan kanun teklifi Meclis’te kabul edildi. Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Teklifinin kabul edilen maddelerine göre, alkollü içkileri otomatik satış makineleriyle satan, oyun makineleri veya farklı yöntemlerle oyun ve bahse konu edenler ile basın, yayın yoluyla tüketicilere satan, postayla satışını yapanlara 20 binden 100 bin liraya kadar idari para cezası verilecek.

Saat 22.00 ila 06.00 arasında alkollü içki satışı yasağına aykırı hareket edenlere 65 binden 320 bin liraya kadar idari para cezası uygulanacak. Alkollü içkileri 18 yaşını doldurmamış bireylere satan veya sunanlar ile 22.00-06.00 saatlerinde perakende olarak satanların, bu fiilin işlenmesinden sonraki 5 yıl içinde üçüncü defa söz konusu yasağı ihlal etmeleri halinde, Tarım ve Orman Bakanlığı’nca tüm perakende alkollü içki ve açık alkollü içki satış belgeleri iptal edilecek. Bu kişilere 2 yıl süreyle söz konusu belgenin yenisi verilemeyecek.

TÜİK’in enflasyonu 4 kat düşürdüğü ortaya çıktı

Okumaya devam et

Popular