Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Gezi Davası’nda Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verildi

Gezi davasında tutuklu iş adamı Osman Kavala savunma yaptı. Gezi protestolarının hükümeti yanlış kararlardan döndürmeye yönelik demokratik bir kampanya olduğunu söyledi.

BOLD Aralarında tutuklu iş adamı Osman Kavala’nın da bulunduğu 16 kişinin “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” iddiasıyla yargılandığı Gezi davasının ikinci duruşması İstanbul 30’ncu Ağır Ceza Mahkemesinin Silivri Cezaevindeki duruşma salonunda yapıldı.

Duruşmaya 625 gündür tutuklu bulunan Kavala ile ilk duruşmada tahliye edilen Yiğit Aksakoğlu, diğer sanıklar ve avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan Kavala, iddianamedeki kurgunun temel unsurları olan Soros, Açık Toplum Vakfı, Taksim Dayanışması, Otpor gibi sivil toplum kuruluşlarıyla ilgili kendisine hiçbir soru sorulmadığını kaydetti.

GEZİ PARKI’NDAKİ FOTOĞRAFI DELİL SAYILDI

Kavala, “Bana karşı delil olarak gösterilen fotoğraflar bir fotoğraf sergisi ve Gezi Parkı’nda çekilmiş fotoğrafım. Gözaltına alındıktan sonra savcı tarafından sorgulanmadım. İddianamenin tutuklanmamdan 16 ay sonra hazırlanmış olması da somut delil arama çabasının göstergesi” ifadelerini kullandı.

İddianamedeki delillerin seyahat programım ile Anadolu Kültür’ün mali raporları olduğunu kaydeden Kavala, şunları söyledi:

TAHLİYE TALEBİNE OLUMSUZ KARAR

“Bunların tutukluluğumla alakası olmadığı açık. Bu bilgiler ve mali raporlar suç işleme kastıyla fon kullanıldığına ya da kullandırıldığına dair bir somut delil içermiyor. Ben iki suçlamadan dolayı tutuklandım. Gezi olaylarının organizatörü ve finansçısı olmaktan ve 15 Temmuz darbesine destek vermekten. Bu şüpheleri beslemek üzere bazı basın organlarında yazılar çıktı. Beni suçlayan KOM dairesinin hazırladığı analiz raporunda hiçbir delil yok. 15 Temmuz darbe girişimine destek olduğum yönündeki suçlama iddianameye dönüşmedi, soruşturma dosyası olarak sürüyor ve gizlilik kararı var. Tutuklanmamdan sonra hakkımdaki her iki suçlamaya ilişkin somut delil bulunamamıştır. Tutuklandıktan sonra Henry Barkey ile 93,5 saat telefon kaydımın olduğuna dair asılsız haberler çıktı. Ama tek bir görüşmemiz yok. Bu nedenlerle tahliyemi talep ediyorum.”

Kavala’nın ve avukatlarının savunmasının ardından söz alan savcı, Kavala’nın tutukluluğunun devamını talep etti. Mahkeme Heyeti, oy çokluğuyla Kavala’nın tutukluluğunun devamına karar verdi. Duruşma 8 Ekim tarihine ertelendi.

HSK’nın Yetki Kararnamesi yayımlandı: Gezi Davası’nın hakimi değişti

Gündem

Bilinci kapanana kadar tahliye edilmemişti: Yargıtay Üyesi Mustafa Erdoğan’ın 2. ölüm yıl dönümü

Hasta tutuklu Yargıtay Üyesi Mustafa Erdoğan, tam iki yıl önce bugün yaşama veda etti. Yoğun bakımdayken bile ailesi ile görüştürülmeyen Erdoğan’a yapılan zulüm ise unutulmadı.

BOLD – Mustafa Erdoğan, 15 Temmuz’dan sonra başlatılan Tenkil sürecinde tutuklandı. 3 Şubat 2017’de cezaevine konulmadan kısa süre önce beyin ameliyatı geçirdi.

Felç olmasına rağmen “Kaçma şüphesi var” denilerek bilinci kapanana kadar tahliye edilmeyen Erdoğan’ın vefatının üzerinden tam iki yıl geçti. Erdoğan, 18 Ağustos 2018’de serbest bırakıldıktan dört gün sonra hayatını kaybetti.

BEYİN TÜMÖRÜ TEŞHİSİ

Yargıtay 15’inci ve 23’üncü Dairesi üyesi hâkim Mustafa Erdoğan, Aralık 2016’da memleketi Antalya’da beyin tümörü teşhisi ile hastaneye yatırılmıştı. Beyin ameliyatı olan Erdoğan hakkında aynı dönemde yakalama kararı çıkartılmıştı. Antalya 3. Sulh Ceza Mahkemesi tarafından tutuklanan hakim Erdoğan’ın mal varlığına, maaşına ve banka hesaplarına da tedbir konulmuştu.

Hastane odasındaki son anları böyle görüntülenmişti.

HASTANENİN TUTUKLU KOĞUŞUNDA 6 AY

Tutuklandığı günden itibaren sağlık durumunu gerekçe göstererek avukatları aracılığı ile tahliye talebinde bulunan Erdoğan’ın bu başvuruları sonuçsuz kalmış ve hastanenin tutuklu koğuşunda vücudunun yarısı felçli halde altı ay tutulmuştu.

Erdoğan’ın ailesi ile görüşmek için yaptığı başvurulara da cevap verilmemişti. Sağlık sorunları gerekçesiyle serbest bırakılması için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuran Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aygün’e de mahkeme, “Tutuklunun herhangi bir tehlikede olmadığı” cevabını vermişti. Mustafa Erdoğan’ın kızı Buket Erdoğan, “Ziyaretçiye bile izin verilmedi, babamı göremedim” demişti.

Yoğun bakımdayken bile ailesi ile görüştürülmeyen Mustafa Erdoğan’a yapılan zulüm unutulmadı. Birçok sosyal medya kullanıcı Erdoğan’a yapılanların unutulmaması için paylaşımlarda bulundu.

Moğolistan’daki Türk öğretmenler BM korumasıyla Kanada’da

Okumaya devam et

Dünya

Suriye’de ‘güvenli bölge’nin birinci aşaması için Türkiye ve ABD anlaştı

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, ABD Savunma Bakanı Mark Esper ile telefonda görüştü. Suriye’de “güvenli bölge” oluşturulmasına ilişkin planın birinci aşamasının başlatılması konusunda anlaşmaya varıldı.

BOLD – Milli Savunma Bakanlığı ve ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, yaptıkları açıklamada iki ülke bakanlarının telefon görüşmesinde Suriye’nin kuzeydoğusunda kurulacak güvenlik bölgeyi ele aldıklarını bildirdi.

PENTAGON: HALA ÜZERİNDE ÇALIŞILMASI GEREKEN DETAYLAR VAR

Pentagon’dan yapılan açıklamada, iki bakanın Amerikan ve Türk askeri heyetlerini şu ana kadarki başarıları nedeniyle övdüğü belirtilerek, “Bakan Esper ve Bakan Akar, Suriye’nin kuzeydoğusuyla ilgili güvenlik mekanizmasının uygulamaya konmasını memnuniyetle karşılamıştır. ABD ve Türkiye, planı, aşamalı olarak ve her zaman koordineli şekilde uygulayacaktır.”

Pentagon, hala üzerinde çalışılması gereken teknik detaylar olduğunu da belirtti.

“ZAMAN KAYBETMEKSİZİN OLUŞTURULMASI GEREKTİĞİ VURGULANDI”

Milli Savunma Bakanlığı da yaptığı açıklamada, Bakan Hulusi Akar’ın görüşmede Türkiye’nin Suriye’de “güvenli bölge” oluşturulmasına yönelik görüş ve beklentilerini aktardığı ifade edildi.

Bakanlık, görüşmede Türk tarafının güvenli bölgenin takvimde belirlenen esaslar çerçevesinde zaman kaybetmeksizin oluşturulmasının gerekliliğini vurguladığı kaydedildi.

Açıklamada, “Görüşmede iki Bakan tarafından Güvenli Bölgenin oluşturulmasına ilişkin planın birinci aşamasının bu günden itibaren başlatılması ile planlamanın sonraki aşamalarını ele almak amacıyla Askeri heyetlerin en kısa zamanda Ankara’da tekrar bir araya gelmeleri hususlarında mutabık kalındı” denildi.

İBRAHİM KALIN: ERDOĞAN VE TRUMP GÜVENLİ BÖLGEYİ KONUŞACAK

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısı sırasında yaptığı açıklamada, ABD ile “güvenli bölgenin” tesisi noktasında bir adım atılarak ana çerçeve üzerinde anlaşıldığını belirtmiş, “Bunun süreci ve kapsamıyla ilgili görüşmeler devam etmektedir” demişti.

İbrahim Kalın, “Daha önce Sayın Dışişleri Bakanımızın da ifade ettiği gibi Münbiç yol haritasında yaşanan gecikmeleri, oyalama taktiklerini kabul etmemiz mümkün değil” dedi.

Sözcü Kalın, Türk ve ABD askerlerinin Fırat’ın doğusunda yakın bir zamanda ortak devriyelere başlayacağını belirtti.

Kalın, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ABD Başkanı Donald Trump’la bir telefon görüşmesi hazırlığı yaptığını ve Suriye’deki “güvenli bölge” ile ilgili iki liderin istişare edeceklerini söyledi.

Türkiye’nin İdlib’deki gözlem noktasına Suriye kuşatması

Okumaya devam et

Gündem

“Kendimi parayla satan insan değilim, oyuma sahip çıkıyorum”

HDP’li Diyarbakır, Van ve Mardin belediyelerine kayyım atanması ile ilgili eylemler giderek büyüyor. Vatandaş isyan ediyor: “Kendimi parayla satan insan değilim. İrademe sahip çıkıyorum, oyuma sahip çıkıyorum.”

BOLD – HDP’li 3 büyükşehir belediye başkanının görevden uzaklaştırılması ve yerlerine kayyım atanması sonrası başlayan protestolar hız kesmiyor. Polis gösterilerin yapıldığı Sanat Sokağını zırhlı araçlar ve 500 personelle ablukaya aldı. Saat 13.00’te yapılan basın açıklamasını TİP Milletvekili Barış Atay yaptı.

Atay, “Bundan sonraki süreçte HDP’yi kriminalize ederek, her türlü kaba kuvveti kendilerine meşru görerek, ama batıya sözüm ona hiçbir saldırıda bulunmayarak, ormanların yakılmasına göz yumarak, alt yapı çalışmalarını yeni seçilen belediye başkanlarının üzerine yıkarak, bir şekilde yok saymaya çalışan iktidara hep beraber direnmek, saldırıyı püskürtmek zorundayız. Tarih direnenleri yazacak” diye konuştu. Atay’ın ardından kalabalık oturma eylemine devam etti.

KENDİNİ SATANLAR UYANSIN

Diyarbakır’daki eylemlere katılan yaşlı bir kadın “Kendimi parayla satan insan değilim. İrademe sahip çıkıyorum, oyuma sahip çıkıyorum. Kendini parayla satanlar utansın” diyerek İçişlerinin seçmen iradesini hiçe sayan kayyım kararını protesto etti.

SADECE KÜRTLER DEĞİL TÜRKLER DE ZARAR GÖRÜYOR

Mardin’de de eylem vardı. Görevden alınan Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk yaptığı konuşmada ”Bugün antidemokratik uygulamaların olduğu bir ülkede yalnızca Kürt halkı değil, Türk halkı da zarar görüyor” diye konuştu.

POLİS İZİN VERMEDİ

Adana’daki oturma eylemi ve basın açıklamasına polis izin vermedi. Güvenlik güçleri basın açıklaması için toplanan kalabalığa dağılmaları yönünde çağrılar yaptı.

Türk-İş Başkanı Atalay’a yaşlı teyzeden tepki: Sen sus, sen hiç konuşma!

Okumaya devam et

Popular