Connect with us

Politika

Özgür basına 47 ağırlaştırılmış müebbet, 3 bin yıl hapis

AKP’nin 20 Temmuz sivil darbesinin ardından, 174 medya kuruluşunun kapısına kilit vuruldu. 315 gazeteci için 47 ağırlaştırılmış müebbet, 1 müebbet, 3 bin 34 yıl hapis cezası ile 4 milyon 40 bin lira para cezası talep edildi.

BOLD – 15 Temmuz kumpas darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL darbesi ile yüz binlerce insanın hayatı karartıldı. En büyük darbe medyaya vuruldu. BİA Medya Gözlem raporuna göre, 2017 yılında Hizmet Hareketine yakın medya kuruluşlarında çalışan 31, Kürt medyasında çalışan 20, uluslararası medya kuruluşlarında çalışan 5 gazeteci olmak üzere toplam 85 gazeteci gözaltına alındı.

TUTUKLU GAZETECİ SAYISI 192

OHAL’ın uygulamaya girdiği 2016’da gözaltına alınan gazeteci sasıyı 201’di. Özgür Gazeteciler İnisiyatifinin (ÖGİ) Temmuz 2018’de yayınladığı rapora göre ise tutuklu gazeteci sayısı 192. İktidar gazetecileri hapsedip, muhalif medyayı susturarak, üç yıldır gerçeklerin ortaya çıkmasına engel olurken, halkın doğru bilgilenmesinin de önüne geçmeye çalışıyor.

ÖZGÜR BASININ MALLARI GANİMET KABUL EDİLDİ

Özgür Gazeteciler İnisiyatifi Sözcüsü ve OHAL ilanı ardından çıkarılan KHK’lerle kapatılan Özgür Gazeteciler Cemiyetinin Eş Başkanı Hakkı Boltan, OHAL ilanıyla birlikte ilk olarak basın kurumlarının hedef alındığını belirtti. Boltan, “Özgür basını bitirmeye dönük bir yönelim başladı. Özgür basının tüm örgütlü alanları ve yayınları tamamen durduruldu, kapatıldı. Varlıkları gasp edildi. Ganimet olarak kullanıldı. Mahkeme ve cezaevi görmeyen özgür gazeteci kalmadı. Özgür Gazeteciler Cemiyeti üyesi olan her iki kişiden biri tutuklandı” dedi.

7 KEZ UZATILDI, 2 YIL YÜRÜRLÜKTE KALDI

MA’nın haberine göre, 20 Temmuz 2016 tarihinde ilan edilen Olağanüstü Hal (OHAL) uygulaması 7 kez uzatılarak, 2 yıl boyunca devam etti. Çıkarılan KHK’larla toplumun bütün kesimleri hedef alındı. İnsan Hakları Ortak Platformunun (İHOP) verilerine göre, 16 Temmuz 2016 tarihinden 20 Mart 2018 tarihine kadar, OHAL döneminde en az 228 bin 137 kişi tutuklanarak, cezaevine konuldu. 150 bine yakın insan kamudan ihraç edildi.

CEZAEVLERİNDE SIKIYÖNETİM UYGULAMALARI

OHAL ilanıyla birlikte cezaevlerinde sıkıyönetim koşulları devreye konuldu. Cezaevlerinde çıplak arama dayatması, işkence, cezaevleri koğuşlarına kamera takılması, ayakta sayım, kelepçeli muayene, tekmil dayatması gibi birçok uygulamamanın yanı sıra yine 696 sayılı KHK ile tek tip dayatması yasalaştırıldı, ancak uygulamaya başlanmadı.

ZORLA KAÇIRILMA VE GÖZALTINDA KAYBETME

OHAL ile birlikte gazetecilerin, siyasetçilerin pasaportlarına el konulurken, ihraç edilen kamu görevlilerinin ve yakınlarının da pasaportları iptal edildi. Kamu görevlileri için yurt dışına çıkarken çalıştıkları kurumdan belge alma şartı getirilirken, çok sayıda pasaporta da tahdit koyuldu. İHD’ye yapılan başvuruların ve araştırmaların sonucunda 2017’de işkence gördüğünü söyleyen 5 bin 268 kişi tespit edilirken, verilere göre çoğu Ankara’da olmak üzere 11 zorla kaçırma ve kaybetme vakası yaşandı.

Devlet mağduriyetleri itiraf etti, peki mağduriyeti gidermek kimin görevi?

Politika

Kılıçdaroğlu: Ensar ve TÜRGEV’in bütün kayıtlarını mahkemeye isteyeceğiz

TÜRGEV ve Ensar vakıfları aracılığı ile 1 milyar liranın ABD’deki paralel bir vakfa transfer edildiğini açıklayan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Ensar ve TÜRGEV’in bütün kayıtlarını mahkemeye isteyeceklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, “O hakim kayıtları getirmezse hakim değildir.” dedi.

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ensar ve TÜRGEV’in bütün kayıtlarını mahkemeye isteyeceklerini belirtti. ‘Kaçış planı’ açıklamasına ilişkin konuşan CHP Lideri, “Kendi geleceklerini hazırlıyorlar. Mal varlıklarını oraya götürüyorlar. Sermayelerini götürüyorlar” dedi.

Kılıçdaroğlu, 24 Mayıs’ta ‘bir kaçış planının anotomisi’ni açıklamıştı. Kılıçdaroğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın vakıf süsü verilmiş paralel yapılarla yurt dışına devasa paralar aktardığını iddia etmişti. CHP Lideri, TÜRGEV ve Ensar vakıfları aracılığı ile 1 milyar liranın ABD’deki paralel bir vakfa transfer edildiğini söylemişti.

Düzce’de ziyaretlerde bulunan Kılıçdaroğlu, ‘kaçış planı’ açıklamasına ilişkin, “Amerikalı bilecek, biz bilmeyeceğiz. Ben burada ne yaptım? Amerikalıların bildiğini Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bilsin dedim” ifadelerini kullandı.

“ORTADA BELGELER VAR”

Halk TV’den İsmail Saymaz’a konuşan Kılıçdaroğlu, “Ortada iddia yok, ortada belge var. Ne iddiası? Bu para gitmiş mi? Gitmiş. TÜRGEV göndermiş. Evet. Ensar göndermiş. Evet. Yayınlandı mı? Evet. Belgeler sahte mi? Hayır, değil. Para hareketleri doğru mu? Evet, doğru. Neresi yanlış?” dedi.

“BÜTÜN KAYITLARI MAHKEMEYE İSTEYECEĞİZ”

Saymaz’ın kendisi hakkında dava açıldığını hatırlatması üzerine CHP Lideri, “Dava açtıkları için teşekkür ediyorum. Dava açmalarının şöyle bir yararı var: Ensar’ın ve TÜRGEV’in bütün kayıtlarını mahkemeye isteyeceğiz. O hakim kayıtları getirmezse hakim değildir. Buradan söyleyeyim şimdiden. Hakim, hakimlik yapamaz artık” dedi.

Louvre Müzesi’nin eski müdürü tarihi eser kaçakçılığı iddiasıyla gözaltına alındı

 

Okumaya Devam Et

Politika

Gergerlioğlu: İktidar iflas etmiş bir tüccar gibi, milletin malına çöktüler

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, TBMM’de hükumetin ekonomi politikasın eleştirdi. Gergerlioğlu, “İflas etmiş bir tüccar var karşımızda, ne yapacağını bilemez bir halde. İrtibat, iltisak diye milletin malına çöktüler. Senin gözlerinden nasıl bir zehirli ışık saçılıyor, şunu bir anlatsana Sayın Nebati.” dedi.

BOLD – HPD Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, AKP iktidarının “irtibat, iltisak” adı altında yüzlerce KHK’lının malına el koyduğunu, kayyım atanan Bank Asya’da parası olanların bazılarına paralarının bir kısmının verildiğini, bazılarına ise hiç verilmediğini söyledi.

“YAĞMA, TALAN MESLEKLERİ”

Türkiye’deki ekonomik sıkıntıları “Veresiye satan, peşin satan” fotoğrafıyla Meclis gündemine taşıyan Gergerlioğlu, “Şu anda dolar 16,5, euro 17,5. Ev, ara, et, ekmek fiyatlar çıldırmış gidiyor. Ne derseniz iflas etmiş bir tüccar var karşımızda. İflas etmiş bir tüccar var karşımızda ve bunun karşısında, ne yapacağını bilemez kapıyı, koltuğu, bacayı, her şeyi satmaya çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız. Yağma, talan meslekleri.” dedi.

Binlerce, yüz binlerce KHK’lının malına çöktüğünü belirten Gergerlioğlu, “2016’da Bank Asya’da adamın dolarla parası var, TL’ye çevirip yıllar sonra o parayı ya verdi ya vermedi ya üstüne çöktü.” ifadelerini kullandı.

Gergerlioğlu’nun açıklamaları şöyle:

“Bu teklif müflis bir iktidarın para arama teklifi, şirketlerden, onların dövizlerinden bir şeyler elde etme, para arama teklifi, TMSF’ye devredilen şirketlere çökme teklifi, belediye gelirlerine çökme teklifi, Varlık Fonu şirketlerinden üç beş kuruş tırtıklama teklifi; başka bir şey değil. İflas etmiş bir iktidar bir tüccar var karşımızda, ne yapacağını bilemez bir hâlde.

Size bir resim göstereceğim, şöyle, herkes bir baksın. Böyle, klasik olarak tüm bakkallarda bu resmi görürüz arkadaşlar: Peşin satan ve veresiye satan resmi. Şurada, sol tarafta gördüğünüz resim var ya, işte, o, AK PARTİ iktidarının resmi. Hani böyle, altından fareler kaçışıyor, hazine boşalmış, derbeder bir hâlde perişan bir tüccar görüntüsü; işte, AK PARTİ iktidarının görüntüsü burada.

Neden? Ya, bakın, şu anda dolar 16,5; euro 17,5. Ev, araba, et, ekmek, ne derseniz fiyatlar çıldırmış gidiyor. İflas etmiş bir tüccar var karşımızda ve bunun karşısında, ne yapacağını bilemez kapıyı, koltuğu, bacayı, her şeyi satmaya çalışan bir iktidarla karşı karşıyayız; yağma, talan meslekleri. “İrtibat ve iltisak” denerek maalesef ki binlerce, yüz binlerce KHK’lının malına çöktüler. 2016’da Bank Asya’da adamın dolarla parası var, TL’ye çevirip yıllar sonra o parayı ya verdi ya vermedi ya üstüne çöktü. Şimdi de şirketlerin, bankaların üstüne çöküp onu cebe indirme telaşındalar.

MERHUM GAZETECİ GÜNGÖR ARSLAN’IN MALINA EL KOYDULAR

Bakın, burada AK Parti’nin Kocaeli vekilleri de var, onlar iyi bilirler. Güngör Arslan Kocaeli’nde bir gazeteci; Ya, “cemaatten” denilerek darbe sonrası adamcağızı 29 gün cezaevinde yatırdılar. Sol gelenekten gelen Marksist bir gazeteciydi Güngör Bey; bütün malına, mülküne çöktüler. Ardından, muhalif bir gazeteci olduğu için öldürüldü. Şu anda merhumun tüm malına, varlığına el koymuş, çökmüş durumdalar; satmışlar, talan etmişler, yapmadıklarını bırakmamış durumdalar. Hiçbiri itiraz edemez, çok iyi biliyorlar Güngör Arslan’ı. Yahu, bu haydutluktur, başka bir şey değildir.

Bu Meclis’te oldu iki buçuk yıl önce, burada tüm arkadaşlar hatırlar. İbrahim Kaboğlu Hoca Anayasa Mahkemesine gitti -sağ olsun- Anayasa Mahkemesi o yasayı iptal etti. KHK’lıların SGK’da hakları çiğneniyordu ve o SGK yetkililerine yasal zırh getiren bir yasa buradan geçti. Hiç unutmam, ben burada çırpındım “Etmeyin, eylemeyin; bu, yağma, talan ve hırsızlığın üstünü örtme yasasıdır.” dedim, geçti yasa buradan, AYM iptal etti.

HAYDUTLUKTUR BU BAŞKA BİR ŞEY DEĞİL

Yahu, bu haydutluktur, başka bir şey değildir. Bakın, şu anda aynısı devam ediyor. Anayasa madde 35’e de aykırı. Yahu, kişiyi cezalandırabilirsin, Bank Asya’da parası var diye bir şekilde terörist ilan etmişsin, malına mülküne el koymak nedir ya! Allah aşkına, Anayasa madde 35 apaçık ortada, nedir bu! Her şeyi ayaklar altına almış durumdasınız, başka bir şey değil.

Merkez Bankasında eksi 63 milyar dolar var; eksi ya, ekside yani. Eylülde faizi artırıp 100 bin liraya 25 bin lira faiz ödemekten kaçtınız, şimdi 60 bin lira oldu, aradaki 35 bin lirayı da vatandaşın üstüne vergi olarak yıktınız.

Bakın, şu anda tablo son derece kötü, 183 milyar dolar kısa vadeli, bir yıl içinde ödenmesi gereken borç var. Peki, bu borcu nasıl ödeyeceksiniz? Merkez Bankası’nda eksi 63 milyar dolar var; eksi ya, ekside yani. Eylülde faizi artırıp 100 bin liraya 25 bin lira faiz ödemekten kaçtınız, şimdi 60 bin lira oldu, aradaki 35 bin lirayı da vatandaşın üstüne vergi olarak yıktınız. Bakın, sadece kur artışı 441 milyar dolarlık dış borçta ne kadar zarara yol açtı biliyor musunuz? 3,5 trilyon liralık maliyet artışına yol açtı kur artışı.

GÖZLERİNDEN ZEHİRLİ IŞIK SAÇILIYOR SAYIN NEBATİ

Hani bir Maliye Bakanınız var ya “Gözlerimdeki ışığa bak.” diyor, onun, o saçtığı ışıklar sonrası nasıl bir felaketi yaşadığımızı gördük. Ya, 22 Mart’ta demiş ki: “TL dibe vurdu.” 14,5’tu 22 Mart’ta, şu an 25 Mayıs’ta 16,5 olmuş dolar. Ya, senin gözlerinden nasıl bir zehirli ışık saçılıyor Allah aşkına, şunu bir anlatsana Sayın Nebati dolar 16,5 TL olmuş? “150 milyar lira tasarruf edeceğiz.” diye yola çıktınız, 500 milyar lira faiz farkı ödemek zorunda kalabilirsiniz.

Bakın, öylesine bir yağma talan düzeni oluşturmuşsunuz ki daha bugün Ali Osman Akat, o suç işleri bakanınızla fotoğrafı çıkan bir insan. Kendisine kokain gönderilmiş “Ya, adresime yanlışlıkla gönderilmiştir efendim herhâlde.” demiş, adamı tahliye ettiler. Yani ülkenin hâli bu, buraya getirdiniz yağma ve talan düzenini.”

Gezi davasında tutuklu yönetmen Çiğdem Mater: 9 metrekarelik koğuşta yaşıyoruz, haklılığın verdiği huzur var içimde

Okumaya Devam Et

Politika

Muharrem İnce, Kılıçdaroğlu sorusuna sinirlendi: Destek mestek vermiyorum

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce’ye kendisi aday olmazsa Kılıçdaroğlu’nu destekleyip desteklemeyeceği soruldu. İnce, “Niye destek vereyim? Kendime destek vereceğim. Destek mestek vermiyorum, kendimi destekliyorum” dedi.

BOLD – Kocaeli’de ziyaretlerde bulunan Memleket Partisi lideri İnce, basın mensuplarıyla kahvaltıda bir araya geldi. Basın mensuplarının sorularını cevaplayan İnce, net dille Kılıçdaroğlu’nu desteklemeyeceğini açıkladı.

“KILIÇDAROĞLU’NA NİYE DESTEK VEREYİM?”

Kendisinin aday olmaması durumunda Kemal Kılıçdaroğlu’na destek verip vermeyeceği sorulan İnce, “Niye destek vereyim? Kendime destek vereceğim. Destek mestek vermiyorum, kendimi destekliyorum. Cumhurbaşkanlığına tabii adayım. Sandığı koyacağız, üyeler kimi seçerse partinin cumhurbaşkanı adayı o olacak. Bu seçimde büyük ihtimal ben kazanacağım. Bizde demokrasi var, yarın da bir başkası kazanabilir. ‘Ben genel başkanım seni aday yaptım’ diye bir şey yok.” diye konuştu.

“ÇÖZÜME BAŞLANGIÇ YERİ ESAD’LA BARIŞMAK”

Mülteciler konusuna da değinen İnce, “Mültecilerle ilgili çok netiz. Çözüme başlangıç yeri Esad’la barışmaktır. Erdoğan, BAE ile barıştıysa, Sisi ile barıştıysa, Fransa ile barıştıysa, Rusya ile barıştıysa, terör örgütü dediği İsrail ile barıştıysa mutlaka Esad’la da barışmalıdır. Şam’a büyükelçi atamalıdır. Uluslararası kuruluşların desteği de güvence vermelidir. Esad’ın afları bir işe yaramıyor. Çünkü Suriyeliler Esad’a güvenmiyor. BM’yi devreye sokarak, güvence alınarak, gönüllü ve gururlarını incitmeden göndermeliyiz. Elektrik fiyatlarını artırarak değil diplomasiyle göndereceğiz” ifadelerini kullandı.

“ALTILI MASADA UZLAŞMA GÖRMÜYORUM”

Altılı masaya dair düşüncelerini aktaran İnce, “Altılı masada bir uzlaşma görmüyorum. Ali Babacan, ‘Ergenekon ve Balyozu yeniden yargılayacağız’ dedi. Bir gün sonra Kılıçdaroğlu, rahmetli Ali Tatar’ın eşine gitti. Birisi kamulaştıracağız diyor, ötekisi yapamazsınız diyor. Eğitimi cemaatlere, tarikatlara bırakacaklar mı bırakmayacaklar mı? Tarikatlara bırakmayacağız derseler Temel Karamollaoğlu kızar. Şunu dersek Ali Babacan kızar, bunu dersek Kılıçdaroğlu kızar. Böyle uzlaşma olur mu? Seçimi de kazandın diyelim, ülkeyi nasıl yöneteceksin? Sorunlar orada duruyor” dedi.

Ümit Özdağ, SADAT’ın kurucusu Tanrıverdi’nin itiraflarını anlattı: “Aslında askeri birlikleri ele geçirmek istiyorduk”

Okumaya Devam Et

Öne Çıkanlar