Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Deniz Bank Genel Müdürü: Merkez Bankası faizi 9 puan indirebilir

DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, "Risk primini hızla yükseltecek başka faktörler devreye girmezse Merkez Bankası'ndan yıl sonuna kadar 800-900 baz puan faiz indiriminin gelmesini muhtemel görüyoruz" dedi.

Deniz Bank Genel Müdürü Hakan Ateş, risk primini hızla yükseltecek başka faktörler devreye girmezse Merkez Bankasından 900 baz puan faiz indirimi gelebileceğini söyledi.

BOLD – Ekonomik gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ateş, enflasyonun gerileme eğiliminde olduğunu vurguladı. “Buna paralel bu yılın ikinci yarısında TL faizlerde gerileme olacağını tahmin ediyoruz. Bu da kredi genişlemesine imkan sağlarken, aynı zamanda takibe dönüşüm hızında bir yavaşlama ve takipteki kredilerden tahsilatlara bir ivme kazandırabilir” yorumunu yaptı.

Ateş, Türk bankacılık sektörünün yılın ilk yarısındaki kredi büyümesinin, geçmiş dönem performanslarının gerisinde kaldığını, karlılığın ise kısmen yavaşladığı bir dönem geçirdiklerini ifade etti.

“AKTİF KALİTESİ BOZULDU, TAKİPTEKİ KREDİ ORANI ARTTI”

Mevduat birikiminin yabancı para cinsinden mevduata kaymış olmasının TL cinsinden faiz oranlarının yüksek seyrine sebebiyet vererek TL likiditesinin daralmasına ve bunun bir sonucu olarak da kredi büyüme hızının yavaşlamasına neden olduğunu belirten Ateş, aktif kalitesinin ise geçen yılın aynı dönemi ile kıyaslandığında bozularak takipteki kredi oranının yüzde 4.4 seviyesine yükseldiğini kaydetti.

Erdoğan’dan Merkez Başkanı açıklaması: Faizi indir dedik, gerekeni yapmadı

Ateş, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kredi genişlemesinin yavaşladığı bu süreçte TL likiditenin yavaş döngüsü nedeniyle reel sektörün iş hacimlerinde daralma, alacak vadelerinin uzaması ve finansman giderlerindeki artışlar neticesinde bankalardaki takipteki krediler oranında artış ve banka karlılıklarında da gerileme gördük. 2019’un ikinci yarısında beklediğimiz faizlerdeki olası gerileme ile bu sürecin kısmen telafi edilebileceğini düşünüyoruz.

“İŞSİZLER BORCUNU ÖDEYEMEDİĞİ İÇİN TAKİBE DÜŞTÜ”

Yılın ikinci yarısında işsizlikteki artış kaynaklı bireysel kredilerde ve kredi kartı segmentlerinde kısmi takip artışları olsa da bu bankacılık sektörünün baş edemeyeceği bir noktada değildir.”

Dış finansmanın zorlaşması, içeride döviz talebinin hızla artması ve döviz kurlarının uzunca bir süre yükselmeye devam etmesinin, ithalatının yüzde 90’ı üretim faktörleri olan Türkiye’de maliyet enflasyonunun da hızla yükselmesine neden olduğunu aktaran Ateş, ekonominin durgun olmasına rağmen Merkez Bankasının bu sebepten dolayı TL faizlerini yükselterek özellikle bireylerin TL’den dövize geçişlerini yavaşlatmaya çalıştığını hatırlattı.

“ORTAM, FAİZ İNDİRİMİ İÇİN UYGUN”

Bugünlerde risk algısının ve döviz talebinin azaldığını öne süren Ateş, ekonomide de durgunluğun devam etmesi sebebiyle faizlerin düşürülebilmesi için uygun bir ortamın bulunduğunu savundu.

“800-900 BAZ PUANLIK FAİZ İNDİRİMİ MUHTEMEL”

Ateş, “Geçmişe bakıldığında 300 baz puanlık bir risk priminin makul olduğu ve enflasyon beklentisinin yüzde 12,5’e inebileceği bir süreçte, risk primini hızla yükseltecek başka faktörler devreye girmezse Merkez Bankasından yıl sonuna kadar 800-900 baz puan faiz indiriminin gelmesini muhtemel görüyoruz” dedi.

Banka işlemlerine yüzde 50 zam

Dünya

Türkiye, Libya ile imzaladığı deniz anlaşmasını tescil için BM’ye taşıdı

Türkiye, Libya’nın uluslararası alanda tanınan hükumetiyle 27 Kasım’da imzaladığı, Akdeniz’de deniz yetki alanlarının sınırlandırılması anlaşmasını onay için Birleşmiş Milletler’e gönderdi.

BOLD – Türkiye, uluslararası tepkilere rağmen Libya ile imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırasının tescil edilmesi için Birleşmiş Milletler’e (BM) başvuruda bulundu.

Libya’nın komşusu Mısır ile Güney Kıbrıs, söz konusu anlaşmayı “yasalara aykırı” olarak nitelerken, Yunanistan da Girit adasını yok saydığı gerekçesiyle muhtıranın coğrafi açıdan mantığa uygun olmadığını savunuyor.

AB’NİN KARŞI ÇIKMASI BEKLENİYOR

Yunanistan, anlaşmaya tepki olarak Libya Büyükelçisi’ni ülkeden gönderme kararı almıştı.

Yunanistan konuyu BM, NATO ve Avrupa Birliği’ne taşıdı. Konunun Brüksel’deki AB liderler zirvesinin sonuç bildirgesine de yansıması bekleniyor. Reuters Haber Ajansı, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin Türkiye ve Libya’nın deniz sınırları üzerine vardığı anlaşmanın uluslararası hukuku ihlal ettiğini açıklamaya hazırlandığını duyurdu.

8 ARALIK İTİBARİYLE YÜRÜRLÜĞE GİRDİ

Türkiye, Yunanistan’ın karşı çıktığı anlaşmaların uluslararası hukukla uyumlu ve Türkiye’nin haklarını savunmaya yönelik olduğunu öne sürüyor. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlaşmalarla birlikte Libya ve Türkiye’nin bölgede ortak doğal kaynak arama faaliyetlerine girişeceğini söylemişti.

Anlaşma, Türkiye ile Libya’nın zengin hidrokarbon kaynaklarına sahip bölgede ortak arama çalışmaları yapmasına imkan tanıyor.

İstanbul’da 27 Kasım’da imzalanan anlaşma geçtiğimiz günlerde TBMM tarafından onaylandı ve bugün Resmi Gazete’de yayınlanarak 8 Aralık tarihi itibariyle yürürlüğe girdi.

Reuters: AB, Türkiye-Libya deniz sınırı anlaşmasına karşı çıkacak

Okumaya devam et

Ekonomi

Üretimi durduran Temsa’ya bankalardan haciz

Ekonomik kriz Türkiye’nin en köklü otobüs üreticilerinden Temsa’yı vurdu. Üretimini 2 hafta durduran Temsa’ya bankalar haciz başlattı. Şirketin vadesi dolan kredi ve teminatlarını ödeyemediği belirtiliyor.

BOLD – Yılda 10 binin üzerinde otobüs, midibüs ve hafif kamyon üreten, ABD ve Avrupa Birliği dahil yaklaşık 70 ülkede faaliyet gösteren otomotiv devi Temsa’nın önce True Value Capital Partner’s fonuna satılması, ardından da üretime ara vermesi tartışmalara neden oldu. Temsa operasyonu TBMM gündemine kadar gelirken, şirkete kredi veren bankaların kredi ve teminat mektuplarında yaşanan ödeme ve tazmin zorlukları nedeniyle haciz işlemlerine başladıkları ifade edildi.

MİLYARI AŞKIN YÜKÜMLÜLÜK

Sözcü’nün haberine göre Sabancı Holding, 1968 yılından beri üretimini sürdüren Temsa’yı geçen mayıs ayında İsviçre’de kurulan True Value Capital Partner’s’a satmıştı. Temsa’yı alan şirketin Rıfkı Enver Ünver ve eşi Rukiye Devres Ünver tarafından İsviçre’nin Lozan kentinde satıştan yaklaşık 2 ay önce mart ayında 100 bin İsviçre Frangı sermayeyle kurulduğuna işaret edilirken, şirketin 23 Aralık 2019 tarihine kadar Temsa’da üretimi durdurması tartışmaları alevlendirdi. Temsa’nın üretime ara vermesinin, şirketin finansal yönden sıkıntıda olmasından kaynaklandığı ifade ediliyor.

MİLYAR LİRALIK YÜKÜMLÜLÜĞÜ VAR

Temsa’nın kamu bankaları da dahil çok sayıda bankaya nakdi kredilerle teminat mektuplarından oluşan milyar lirayı aşan yükümlülüklerinin bulunduğu konuşuluyor. Temsa’nın vadesi dolan yükümlülükleriyle ilgili ödeme ve tazmin zorlukları yaşadığını belirten kaynaklar, alacaklı bankaların gününde ödenmeyen borçları tahsil etmek için haciz işlemi başlattığını ifade ettiler.

FİNANSAL SORUN SATIŞTAN ÖNCE BAŞLADI

Temsa’nın kredi borçlusu olduğu halde İsviçreli fona yapılan satış öncesinde bankalara bilgi verilmemesine de tepki gösteren bankacılar, “Satış öncesine kadar Temsa’nın finansal durumu ile ilgili olarak herhangi bir olumsuz haber yoktu. Uzun yıllardır üretim yapan bir firmanın birden finansal darboğaza girmesi mümkün olamaz. Finansal sorunların satıştan önce başladığını düşünüyoruz” diye konuştular.

MANDIRA MI SATIYORSUNUZ?

CHP Adana Milletvekili Dr. Müzeyyen Şevkin, 50 yıllık otobüs markasının bir yabancı fona oldu bittiye getirilerek satılıp ardından da üretimin durdurulduğunu belirterek, konuyu TBMM’ye taşıdı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren Şevkin, Türkiye’nin yerli otomobil için babayiğit arayıp bulamadığı bir dönemde yerli otobüs firmasının yabancı fona satılmasının vahim olduğunu söyledi. “Satılan Türkiye’nin otomotiv markası mı, mandıra mı?” diye soran Şevkin, 1.500 çalışan ve teşviklere ne olacağını da sordu.

Yerli ve milli otomobil İtalyan tasarımı çıktı

Okumaya devam et

Dünya

“Türkiye’de 460 bin kredi kartı bilgisi çalınarak karaborsada satışa sunuldu”

Singapur merkezli siber güvenlik şirketi Group-IB, Türk bankalarına ait 460 binden fazla kart bilgisinin çalınarak sanal karaborsada satışa sunulduğunu belirtti.

BOLD – Singapur merkezli siber güvenlik şirketi Group-IB, çoğu Türkiye bankalarına kayıtlı 460 binden fazla karta ait bilginin çalındığını ve bir veri tabanında satışa çıkarıldığını iddia etti.

Türkiye’de bilgileri çalınan kart sayısının 463 bin 378 olduğu belirtiliyor. Group-IB, bu konuda Türk yetkililerin uyarıldığını duyurdu.

Kart bilgilerinin bir ila üç dolar arasından satışa çıkarıldığı ve bunun “son yıllardaki en büyük Türkiye kaynaklı kart bilgileri hırsızlığı” olduğu kaydediliyor.

Şirketten yapılan açıklamaya göre kart bilgileri 28 Ekim ve 27 Kasım tarihlerinde dünyanın en popüler sanal karaborsalarından biri olan Joker’s Stash üzerinden satışa sunuldu. Group-IB, bu bilgilerin karaborsadaki toplam fiyatının 500 bin doların üzerinde olduğunu tahmin ediyor.

TÜRK YETKİLİLER BİLGİLENDİRİLDİ

Kartların ağırlıklı olarak Türkiye’de 10 büyük bankaya ait olduğu bildirildi.

Group-IB Siber Suçlar Araştırma Başkanı Dmitry Shestakov, veriler incelendiğinde hırsızlığın yemleme, zararlı yazılım ya da Java-Script yazılımı üzerinden sızma ile yapılmış olabileceğini ifade etti.

Sheshtakov kart bilgilerinde e-posta ve telefon bilgilerinin de yer alması nedeniyle hırsızlığın POS cihazları üzerinden yapılmış olma ihtimalini düşürdüğünü belirtti.

Shestakov, kredi kartlarının CVV/CVC numaralarının yanı sıra, kart sahiplerinin isimlerinin, kullanım sürelerinin ve iletişim bilgilerinin de veri tabanında bulunduğunu kaydetti.

Kartların birden fazla bankaya ait olması da hırsızlığın bir banka üzerinden değil de elektronik alışveriş siteleri üzerinden yapılmış olma ihtimalini arttırıyor.

Şirket bu bilgilere ulaşılır ulaşılmaz önlem almaları için ilgili Türk otoritelerle paylaşıldığını belirtti. Dmitry Shestakov, 3 ve 6 Aralık tarihlerinde Türk yetkililere uyarı yapıldığını söyledi.

Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) ise kişisel verilerin korunmasıyla ilgili herhangi bir güvenlik ihlali tespit edilmediğini ve kredi kartı bilgilerinin uluslararası standartlara göre saklandığını duyurdu.

İRAN’DA 15 MİLYON KİŞİNİN BANKA BİLGİLERİ ÇALINDI

Bu arada İran’da petrol fiyatlarına getirilen zamlardan sonra başlayan eylemler sırasında milyonlarca kişinin banka bilgilerinin hacklendiği iddia edildi.

İran İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanı Muhammed Cevad Azeri Cehromi, ülkedeki elektronik devlet sistemi altyapısının da yabancı bir devlet tarafından organize ve büyük çapta bir siber saldırıyla hedef alındığını duyurdu.

Amerikan medyası, 3 farklı bankada hesabı bulunan 15 milyon kişiye ait bilgilerin sosyal medya üzerinden paylaşıldığını duyurdu.

Tahran yönetimi “hackleme” iddialarını reddederken milyonlarca kişinin bilgilerinin paylaşıldığını yalanlamadı.

ABD, İran’ın gemi nakliye ve havacılık şirketlerine yaptırım kararı aldı

Okumaya devam et

Popular