Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

8 aylık hamileyken eşi şehit düştü, kızını yalnız büyüttü, şimdi gözaltında

Şehit eşi Sezen Ataş’ın gözaltında tutulmasına tepkiler büyüyor. Eşi, Jandarma Üstteğmen Murat Ataş 2016’da Lice’de şehit düşmüştü.

BOLD ÖZEL – Cemaat soruşturmaları kapsamında dün sabah Bursa’da gözaltına alınan matematik öğretmeni Sezen Ataş (29), hala gözaltında tutuluyor.

Nevşehir’de verilen bir ifade adı geçtiği için bugün Nevşehir’e sevk edilmesi beklenen Ataş’ın eşi Murat Ataş 4 Ekim 2016’da Diyarbakır Lice askeri üs bölgesine gerçekleştirilen saldırıda şehit düşmüştü.

Evliliğinden iki hafta sonra Lice’ye zorunlu göreve gönderilen Murat Ataş şehit olduğunda eşi 8 aylık hamileydi.

Biri 2016’da, diğeri 2017’de olmak üzere hakkında verilen iki ifade nedeniyle gözaltına alınan Sezen Ataş’ın durumuna tepkiler çığ gibi artıyor.

“ŞEHİDİMİZE VEFA GEREĞİ, DESTEKLERİNİZİ BEKLİYORUM”

Ataş’ın kızkardeşi, 2016’dan beri ikinci kez gözaltına alınan, acı üstüne acı yaşayan ablasına yapılan bu zulme sosyal medya hesabından tepki gösterdi. Birçok sosyal medya kullanıcısa da kendisine destek verdi.

“Ablamı serbest bırakın. Şehit Jandarma Üstteğmen Murat Ataş’ın eşi Sezen Ataş ikinci kez gözaltına alındı bu sabah itibariyle. Kendim için istemiyorum ama bizlerin güvenliği için canını ortaya koyan şehidimize vefa gereği desteklerinizi bekliyorum. Lütfen lütfen desteklerinizi esirgemeyin” diyen kızkardeş, “2,5 yaşında bir kız çocuğu var geride kalan. Eşini şehit verirken daha doğum bile yapmamıştı. Babasız büyüyen bir kız çoçuğu, yetmedi annesiz mi büyüsün. Bu nasıl bir vicdandır” ifadelerini kullandı.

İKİ HAFTALIK EVLİYKEN LİCE’YE GÖNDERİLDİ

Hadımköy Komando Jandarma Taburunda 2013’te göreve başlayan Murat Ataş, 2015’e kadar burada görev yaptı. 26 Temmuz 2015’te evlendikten iki hafta sonra Diyarbakır’a gönderildi. 3-4 ayda bir İstanbul’a gelen jandarma üstteğmen 14 ay sonra şehit oldu.

Nevşehir Hacı Bektaş-ı Veli Üniversitesi Matematik öğretmenliği mezunu olan Sezen Ataş, eşinin cenazesine tekerlekli sandalye ile katılabilmişti.

BAŞAK ASLI BABASIZ BÜYÜDÜ, HAPİSTE BÜYÜMESİN

2,5 yaşındaki kızı Başak Aslı’yı yalnız başına büyüten anne Ataş tutuklanırsa bir çocuk daha cezaevine girmek zorunda kalacak.

Mayıs 2019’da açıklanan resmi rakamlara göre Türkiye cezaevlerinde 0-6 yaş arası 864 bebek ve çocuk annesiyle birlikte hapiste büyüyor ve bu sayı her geçen gün artıyor.

Bir anne ve bebek daha gözaltında: “Hiçbir sınırları yok. Bu nasıl ülke!”

 

 

BOLD ÖZEL

Ümit Horzum mahkemede konuştu: Kaçırıldım, işkence gördüm

Siyah Transporter’la kaçırılan Ümit Horzum, tanık olarak çıkartıldığı mahkemede yapılan işkenceleri anlattı, ‘100 kişinin ismini imzalattılar’ dedi ve ifadeleri reddetti.

CEVHERİ GÜVEN

BOLD ÖZEL- Ümit Horzum, Ankara’da siyah Transporter araçla Gülen Cemaati üyesi olduğu iddia edilerek 6 Aralık 2017’de kaçırıldı. Horzum’a benzer biçimde 30’dan fazla kişi Gülen Cemaati üyesi olduğu için kaçırılmıştı. Bu kişilerden aylarca haber alınamadı. Bazıları ise halen kayıp.

Horzum kaçırıldıktan 132 gün sonra Ankara Emniyetinde ortaya çıktı. Horzum’un imzaladığı ifade tutanakları nedeniyle çok sayıda kişi Gülen Cemaati üyesi oldukları gerekçesiyle tutuklandı. Bunlar arasında kamu çalışanları da vardı.

Horzum geçtiğimiz günlerde Ankara’da bir duruşmaya çıktı. Duruşmada yargılanan kişi, Horzum’un verdiği ifadeler nedeniyle Gülen Cemaati üyesi olmakla suçlanıyordu. Bu Türkiye’de terör örgütü üyesi olmak anlamına geliyor.

Savcılık tarafından “tanık” sıfatıyla çağrılan Horzum, imzaladığı ifadeleri reddetti ve kaçırılıp işkence gördüğünü ilk kez anlattı.

Horzum’un kaçırıldığı 132 gün boyunca yaşadıkları özet biçiminde de olsa Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinin duruşma tutanaklarına yansıdı.

Tutanaklara yansıyan o bölüm şöyle:

“Ben huzurda bulunan sanığı tanımam, 06/12/2017 tarihinde arabamla seyir halindeyken Etlik’te bir araç önümü kesti, araçtan inen birkaç kişi beni arabaya bindirip götürdüler, kafama çuval geçirip götürdüler, 16/04/2018 tarihinde bu şahıslar tarafından Ankara Emniyet Müdürlüğündeki personele teslim edildim, daha öncesinde işkence gördüm. Emniyette de psikolojik işkence bana yapıldığı için söylemediğim şeyler söylenmişim gibi yazıldı ve teşhis etmediğim halde teşhis tutanağı bana imzalatıldı, ayrıca Emniyete beni getirmeden önce kaçırıldığım kişiler tarafından ne ifade vermem hususunda bana tehdit ile yönlendirme yapıldı. Ayrıca şunu söylemek isterim, bu ifade benimle birlikte hazır bir şekilde emniyete teslim edildi.”

100 KİŞİLİK LİSTE

Horzum devamında, kendisine imzalatılan hazır ifade tutanağında kaç kişinin isminin bulunduğunu tam olarak bilmemekle birlikte 100 kişi olabileceğini de söyledi.

KAÇIRILANLARDAN ÇOK AZI KONUŞABİLDİ

Siyah Transporter’la kaçırılanlardan çok azı konuşma fırsatı bulabildi. Kaçırılanlardan uzun süre haber alınamıyor, ardından aylar sonra Emniyet’e teslim ediliyorlar. Sonrasında ise çoğu tutuklanıyor.

Tutuklananlar hücrelerde tek başlarına tutuluyor ve aileleri ya da avukatlarıyla yalnız görüşmelerine izin verilmiyor. Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi, 2019 yılı Şubat ayında kaçırılan 6 kişiyle ilgili bir rapor yayınladı.

13 Şubat 2020’de yayınlanan ve Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusuyla iletilen raporda; avukat ve aile görüşmelerinde sürekli olarak polis ya da gardiyan bulundurulduğu, bu durumun kurbanların yaşadıklarını anlatmalarına engel olduğu belirtildi.

Raporda ayrıca,  kaçırılan kişilerin özgürce kendi avukatlarını tutamadıkları, kendilerine belli avukatları seçmeleri yönünde baskı yapıldığı belirtildi.

KONUŞABİLENLERİN ANLATTIKLARI AYNI

Ayten Öztürk, Zabit Kişi ve Gökhan Türkmen yaşadıklarını anlatabilen kurbanlardan üçü.

13 Mart 2018’de kaçırılıp işkence merkezine getirilen Ayten Öztürk bunlardan biri. Öztürk’ün, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 6 aylık işkence süresiyle ilgili anlattıklarının bir kısmı şöyle:

“İşkence odasına gözlerim bağlı götürülüyordum. Önce üstümü soyuyor, sonra da askıya alır pozisyonda ellerimi duvardaki demir halkalara kelepçeliyorlardı. Çıplak bedenimin hemen her yerine elektrik cihazı ile bastırıp bir süre tutuyorlardı. Bunu yaptıklarında tüm bedenim titreyerek sarsılıyor, son sesimle çığlıklar atıyordum. Bayıltıncaya kadar bunu tekrar tekrar yapıyorlardı. Elektrik cihazıyla bedenime bastırdıkları her yerde iki tane yarık gibi noktalar oluşuyordu. Aralarında 2 cm. olan izler. Tutuklanıp hapishaneye geldiğimde arkadaşlarım vücudumdaki yara bere izini saydı. 898 yara-bere vardı. Bayılacak hale geldiğimde beni banyo-tuvaletin olduğu yere götürülüp tazyikli suyla işkenceye devam ediyorlardı. Saatlerce suyla boğma işkencesi yaptıkları oluyordu. Günün geri kalan vakitlerinde de hücreye ya da tabut biçimindeki bir bölmede saatlerce ayakta tutuyorlardı. Tabut denilen yerde hareket etmek imkansızdı. Hücrede ise her fırsatta kapıyı açıp kaba dayak, tehdit ve küfürler oluyordu.”

Kurbanlardan bir diğeri ise Zabit Kişi’ydi. 30 Ekim 2017’de kaçırılan Zabit Kişi’nin duruşmada anlattıkları da benzer biçimde ürkütücüydü:

“Ölmek için can atıyordum. Canına kıyan insanları artık yadırgamıyordum, 3 metrekarelik güneş ışığının girmediği mezar gibi yerde, 108 gün sistematik bir şekilde fiziki ve psikolojik işkence gördüm. İşkenceyle yetinmeyip yurt dışında yaşayan eşim ve çocuklarımla ilgili, birilerine para vererek zarar verdirme, ortalık malı yapma ve kaçırarak bana yaşattıklarını onlara da yaşatma tehdidinde bulundular. İşkence yapmadıkları zamanlarda konteynerın diğer hücrelerinde işkence gören, sakat olan insanların sesini duyuyordum. Bu süre zarfında 105 kilodan 75 kiloya düştüm.”

Gökhan Türkmen ise yaşadıklarını anlatabilen son kurbandı. 7 Şubat 2019’da kaçırılan Gökhan Türkmen, işkence merkezinde 9 ay geçirdikten sonra Emniyet’e teslim edilmişti. Türkmen, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktığında, kaçırıldığını ve yaşadığı işkenceleri anlatıp salonda bulunan Ayşegül Yılmaz isimli avukata dönerek, “Bu avukatı azlediyorum, bu avukatı ben bulmadım.” demişti.

Böylece ilk kez kaçırılan kişilere devlet yetkililerinin zorla ve belirli avukatlar ayarladıkları kesinleşmiş oldu. Ayarlanan avukatların Ankara’daki Milliyetçi Avukatlar Grubu üyesi olmaları da dikkat çekici bir nokta.

Ankara’daki işkence merkezinde 6 ay işkence gören Ayten Öztürk her şeyi anlattı

Zabit Kişi işkencede geçen 108 günü anlattı: İntihar edenleri artık yadırgamıyorum

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Hamile tutuklu Elif Tuğral bu sabah doğum yaptı: Oğlumu kucağıma aldım…

Hamileliğinin son dört ayını cezaevinde geçiren Elif Tuğral, bu sabah oğlu Vehbi Enes’i dünyaya getirdi. Tuğral doğuma başında 8-10 asker ve gardiyanla girdi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL- 5 aylık hamileyken tutuklanıp İzmir Şakran Cezaevine gönderilen Elif Tuğral bu sabah 10.30’da İzmir Yeşilyurt Devlet Hastanesinde doğum yaptı. Bir erkek çocuk dünyaya getiren Tuğral’ın ve bebeğinin sağlık durumu henüz bilinmiyor. Başında yaklaşık 8-10 askerle asker ve gardiyan ile doğuma giren Tuğral’a annesinin refakat edebilmesi için savcılığa izin başvurusu yapıldı.

Oğlunu kucağına alan baba Nuri Tuğral, “Oğlumu kucağıma aldım. Sağlıklı görünüyordu. Eşimi henüz göremedim. Tahliyesi konusunda yetkililerin gerekli hassasiyeti göstereceğine inanıyorum” dedi.

Ev hanımı Tuğral’ın Hilmi adından bir erkek çocuğu daha bulunuyor. Cemaat soruşturmaları kapsamında 10 Ekim 2019’da tutuklanan Elif Tuğral, İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesince 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Halen Şakran Cezaevinde tutuklu bulunan Tuğral’ın dosyası İstinaf’ta bulunuyor.

Elif-Nuri Tuğral’ın çocukları Vehbi Enes Tuğral. 21 Şubat 2020

 

9 aylık hamile tutuklu Elif Tuğral’ın eşi: Mağduriyetimizi duyun!

Düşük tehlikesine rağmen 5 aylık hamile kadın tutuklandı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

“Yakışıklı” kod Komiser Turgay Atılır: Fason bir kahramanın hikayesi

“Yakışıklı” lakaplı komiser Turgay Atılır; “kaçakçılık”tan ihraç edildi, kumpas mağduru olarak döndü, 15 Temmuz’da kahraman madalyası verildi, çete üyeliğinden tutuklandı.

CEVHERİ GÜVEN

BOLD ÖZEL – Turgay Atılır 2005 yılında Polis Akademisinden mezun oldu ve Emniyet bünyesine katıldı. Van’da görev yaptığı sırada kaçakçılık operasyonunda tutuklandı ve ihraç oldu.

Atılır’ın da içinde bulunduğu polisler Van Başkale’de 107 koli kaçak sigara paketine el koymuş ancak bunu tutanaklara 41 olarak geçirmişlerdi. Kalan 66 koliyi satmak isterken yakalanmışlardı.
Savcılık olayı derinleştirdiğinde bunun bir şebeke şeklinde ve sürekli olarak yapıldığını, bazı polislerin işi suç örgütü haline çevirdiklerini tespit etti. Komiser yardımcısı Turgay A., polis memuru Numan K. ile Mehmet Ali Ş. bu suç nedeniyle sigara kaçakçısı Mehmet S. ile beraber suçüstü yapılarak tutuklandılar.

YILLAR SONRA MAĞDUR OLDU

17/25 Aralık yolsuzluk operasyonlarından sonra Emniyet kadroları altüst edildi, binlerce polis sürgüne gönderildi, yüzlerce polis açığa alındı. Bu süreçte “kumpas” sözcüğü Türkiye’nin gündemine hemen her alanda sokuldu.

(Milliyet gazetesinde 2013 yılında konuyla ilgili yayınlanan haber. Turgay Atılır sağ başta görünüyor)

TSK’dan sonra Emniyet’te de kumpasa uğrayanlar olduğu iddia edildi ve “kumpas mağduru emniyetçiler” denilerek, daha önce Emniyet’ten çeşitli suçlamalarla ihraç edilmiş kişiler geri alındı.
Kaçakçılıktan ceza almış ve ihraç olmuş Turgay Atılır da bunlardan biriydi.  2013’te kaçakçılıktan ihraç olduğu emniyete 2015’te kumpas mağduru olarak döndü.

Turgay Atılır, en büyük atılımını ise 15 Temmuz’la yaptı.

15 Temmuz’da Marmaris’te Erdoğan’ı kaçırmaya çalıştığı iddia edilen askerlerle çatıştığı hikayesiyle kamuoyunun önüne çıktı.

Ardından madalya ile ödüllendirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verilen “Devlet Övünç Madalyası” Ödülü, 2018 Yılında Muğla Valisi Esengül Civelek tarafından Turgay Atılır’a törenle takıldı.

KAHRAMANLIK HİKAYESİYLE PARA BASMAYA BAŞLADI VE YİNE TUTUKLANDI

Turgay Atılır, Marmaris Davası’nda birbirinden şaibeli ifadeleri ve tutarsızlıklarıyla tartışılan sözde kahramanlık hikayesiyle, tutuklu askerler aleyhine de şahitlik yaptı. Askerler polislerle çatışmadıklarını söylediler ve balistik inceleme talep ettiler. Ancak o inceleme reddedildi.

Turgay Atılır artık bir kahramandı. Ve hayatı özellikle ekonomik anlamda büyük değişim yaşamaya başladı. Sözde kahramanlığının sağladığı krediyi sonuna kadar kullanmaya kararlı olan Atılır’ın eski alışkanlıklarına geri dönmesi uzun sürmedi.

18 Şubat 2020’de “Kurt Kapanı” adı verilen ve 4 ilde düzenlenen operasyonda, internet üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları iddiasıyla 14 şüpheli gözaltına alındı.

Gözaltına alınanlardan biri Marmaris Emniyetinde görevli komiser yardımcısı “yakışıklı” lakabıyla bilinen Turgay Atılır’dı. Çete üyelerinin banka hesaplarında 60 milyon liralık hareket tespit edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından “Devlet Övünç Madalyası” ile ödüllendirilen 15 Temmuz’un kahramanı üst düzey çete üyeliği suçlamasıyla tutuklandı.

Çete üyeliğinden tutuklanan komiser yardımcısı Turgay Atılır’ın Erdoğan tarafından verilen Devlet Övünç Madalyası henüz geri alınmış değil.

Ancak “yakışıklı”nın hikayesi polis-kaçakçı-komiser-çete lideri şeklinde hem “mesleki” dünyada hem “yeraltı dünyasında” ilerlemeyi sürdürüyor…

Okumaya devam et

Popular