Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Mustafa Yılmaz ve Gökhan Türkmen nerede?

Şubat’ta kaçırılan 6 kişiden 4’ü Ankara Emniyetinde ortaya çıktı. Gece boyu ailelerle görüştürülmediler. Mustafa Yılmaz ve Gökhan Türkmen hala kayıp.

BOLD – Şubat ayında Siyah Transporter’la 6 kişi kaçırılmıştı. Ailelerinin verdiği yoğun mücadele sonucunda kaçırılanlardan 4’ü ortaya çıktı.

Yasin Ugan, Erkan Irmak, Özgür Kaya ve Salim Zeybek’in aileleri gece geç saatlerde Ankara Emniyetinden aranarak eşlerinin Terörle Mücadele Şubesinde (TEM) olduğu bildirildi.

Ancak kaçırılan 6 kişiden ikisi hala kayıp. Mustafa Yılmaz ve Gökhan Türkmen’in ailelerine gelen herhangi bir telefon olmadı.

DOSYADA KISITLILIK KARARI VAR

Öte yandan TEM’de bulunduğu açıklanan 4 kişi henüz aileleriyle görüştürülmedi. Dosyada kısıtlılık kararı bulunduğu belirtilirken, tutukluların aileleriyle görüşmesine izin verilmiyor.

Gökhan Türkmen ve Mustafa Yılmaz halen kayıp.

Mustafa Yılmaz 

Gündem

Erdoğan kadına yönelik şiddetin önünü açacak

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılacağını açıkladı. Erdoğan’la yaptığı görüşmeden detaylar paylaşan Saadet Partisi YİK Başkanı Oğuzhan Asiltürk, AKP’li Cumhurbaşkanının İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılacağını kesin olarak ifade ettiğini söyledi. Sözleşme kadına yönelik şiddetin önlenmesini amaçlıyor.

BOLD – İstanbul Sözleşmesi’nin kaldırılması Erdoğan’ın açıklamalarıyla bir kez daha gündeme geldi. Erdoğan’la geçtiğimiz günlerde özel bir görüşme yapan Saadet Partili Oğuzhan Asiltürk Bu sözleşmeyle ilgili olarak bana AK Parti’nin yetkili kişileri geldiler ve  ‘Bu sözleşmeyi biz de Cumhurbaşkanı da kesinlikle kaldırmak istiyor. Ama bizim içimizde de bazı sıkıntılar olduğu için lütfen bizi destekleyin’ dediler. Ben de biliyorum Sayın Cumhurbaşkanı’nın ifade ettiğini, kesinlikle kalkacak. Kaldıracaklarını kendisi de kesin olarak ifade etti” dedi.

ERDOĞAN NEDEN TAVIR DEĞİŞTİRDİ?

Oysa ki, 1 Ağustos 2014 tarihinde yürürlüğe giren İstanbul Sözleşmesi’ni AKP iktidarındaki Türkiye 11 Mayıs 2011’de imzalayan ilk ülke oldu. Aynı şekilde TBMM 24 Kasım 2011’de sözleşmeyi imzalayan ilk parlamento idi.

ERDOĞAN: SÖZLEŞME TÜRKİYE’NİN ÖNCÜLÜĞÜNDE HAZIRLANDI

Erdoğan, bu günlerde kesin bir şekilde kaldırılacağını söylediği İstanbul Sözleşmesi’ni 2011 yılında destekliyordu. Hatta Erdoğan 2011 yılında Twitter hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye’nin sözleşmede öncü rolüne dikkat çekerek “Kadına Şiddet Artık ‘İnsan Hakkı İhlali.’ Sözleşme, Türkiye’nin öncülüğünde hazırlandı” ifadelerini kullanmıştı.

SÖZLEŞME HEDEFTE

Zaman içinde kadın cinayetlerinin ve gayri ahlaki ilişkilerin İstanbul Sözleşmesi’nden kaynaklandığı, Türk aile yapısının bozulduğu ve eşcinselliğe yasal zemin hazırlandığı tezi dile getirilmeye başlandı. Saadet Partisi Kadın Kolları Başkanı Ebru Asiltürk İstanbul Sözleşmesi’ni “aile yapısına atılan bomba” ve “elma şekerine bulanmış zehir” olarak niteleyerek hükumete sözleşmenin feshi için çağrı yaptı. Yeni Akit Yazarı Abdurrahman Dilipak ”İstanbul Fethi için “Zulüm 1453’de başladı” diyenlerin rövanşıdır. Bu utanca son verilene kadar bu konu sabit gündem” ifadelerini kullandı. AKP’li eski milletvekili Mehmet Metiner ise Sözleşme’nin kabulü için “evet oyu” verdiğinden dolayı çok pişman olduğunu söyleyerek milletvekillerinin neye oy verdiğini bilmeden el kaldırdığını savunmuştu.

KURTULMUŞ: USULÜNE UYULARAK SÖZLEŞMEDEN ÇIKILIR

Ayrıca Erdoğan’dan ve AKP’den de İstanbul Sözleşmesi karşıtı açıklamalar geldi. Temmuz 2020’de AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş “Nasıl usulünü yerine getirerek imzalanmışsa, usulünü yerine getirerek sözleşmeden çıkılır” sözleriyle dikkat çekti.

KADEM SÖZLEŞMEYE DESTEK VERDİ

Sözleşmenin kaldırılması tartışılırken Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan Bayraktar’ın başkan yardımcılığını yaptığını yaptığı KADEM 1 Ağustos 2020’de 16 maddelik bir açıklama yaparak sözleşmeye destek verdi. Açıklamada, “İstanbul Sözleşmesi ve kadın cinayetlerinin artması arasında doğrusal hiçbir bağlantı yok iken, kadın cinayetlerini önlemek üzere getirilmiş bir düzenlemenin günah keçisi ilan edilmesini anlamak pek mümkün gözükmemektedir. Cinayetler gerçekten arttıysa burada bakılması gereken pek çok değişkenli sosyolojik ve psikolojik toplumsal süreçlerdir. Burada Sözleşmenin bu kadar hedefe konması asıl sebeplerin görmezden gelinmesi anlamına da geliyor” denildi.

Özellikle kadın örgütlerinden yükselen itirazlara AKP içinden de destek geldi. Sözleşmeden çekilmenin görüşüleceği ve 5 Ağustos 2020’de yapılması planlanan AKP Merkez Yönetim Kurulu toplantısı ertelendi.

ERDOĞAR VAÇGEÇMEDİ

Son olarak Erdoğan, 3 Aralık 2020’de İstanbul Sözleşmesi’ni işaret ederek “İnancımız ve kültürümüzle ilgisi olmayan birtakım yanlış uygulamaları ve adetleri, aile kurumunu yıkmak için kullanmaya kalkanların sinsi oyunlarına gelmeyeceğiz… Kimi yanlışları düzeltirken kimi yanlışlara yol açacak savrulmalara meydan vermeyeceğiz” ifadelerini kullandı. Oğuzhan Asiltürk’ün açıklaması ile Erdoğan’ın İstanbul Sözleşmesini kaldırmadaki kararlılığını sürdürdüğü ortaya çıktı.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ NEDİR?

İstanbul Sözleşmesi kadına yönelik şiddetle mücadele kapsamında kabul edilen ilk uluslararası sözleşmedir. 11 Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açıldığı için ‘İstanbul Sözleşmesi’ ismiyle anılıyor.  Kadına yönelik şiddet ve ev içi şiddetten arınmış bir Avrupa oluşturmak için yapılan İstanbul Sözleşmesi, kadınlarla erkekler arasında önemli ölçüde eşitliği yaygınlaştırma amacı taşıyor.

Tam adı “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi”dir. Özel olarak kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddet ve ev içi şiddeti hedef alır. Bugüne kadar Türkiye dâhil 34 ülke tarafından onaylanmıştır. Türkiye, Sözleşme’yi imzaya açıldığı 11 Mayıs 2011 tarihinde ilk imzalayan ülke olmuştur.

İstanbul Sözleşmesi’nde, sözleşmeyi parlamentolarından geçirmiş hükumetlerin kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddetin her türüyle mücadele etmek için bir dizi kapsamlı tedbir alması istenmektedir. Sözleşmenin her bir maddesinde şiddet eylemlerinin meydana gelmesinin önlenmesi, mağdurlara yardım edilmesi ve faillerin adalet önüne çıkartılması amaçlanmaktadır. Sözleşme, örneğin aile içi şiddet, ısrarlı takip, cinsel taciz ve psikolojik şiddet gibi, kadına yönelik farklı şiddet türlerinin suç olarak kabul edilmesini ve bunlara karşı yasal yaptırımlar getirilmesini gerekli kılmaktadır.

DİKKAT ÇEKEN BAŞLIK

İstanbul Sözleşmesi’nin en önemli özelliği, biyolojik veya hukuki, ailevi bağ olup olmadığına bakılmaksızın ev içi şiddetin, örneğin eski veya mevcut eşler, evlilik dışı partnerler, birlikte ikamet edilen aile fertleri, akrabalar veya birlikte ikamet edilen başkaları tarafından yöneltilen şiddetin, ve kadınlara yönelik her türlü şiddetin önlenmesi ve bunlarla mücadeleye ilişkin standartlar öngören ve Avrupa ülkelerini hukuki olarak bağlayan ilk belge olmasıdır. Sözleşme, kadınlara yönelik ayrımcılığı da yasaklamaktadır.

Sözleşme, yalnızca barış dönemlerindeki değil, silahlı çatışma dönemlerindeki ve silahlı çatışma sonrasında devam eden şiddeti de yasaklamaktadır. Sözleşme’de, ekonomik zarar veya ekonomik ızdırap da kadına yönelik şid­det biçimlerinden biri (ekonomik şiddet) olarak tanımlanmıştır.

Sözleşme, Taraf devletlerden, belli koşullar nedeniyle şiddete açık hale gelmiş olan güç durumdaki kadınların özel ihtiyaçlarının göz önünde bulundurulmasını talep etmektedir. Ayrıca sözleşme, yalnızca Sözleşme’ye taraf devletlerin vatandaşı olan kadınlar için değil, sığınmacı ve hukuki durumu ne olursa olsun göçmen kadınlar için de koruma sağlamaktadır.

Sözleşme, Sözleşme kapsamındaki her türlü şiddetle mücadelede uluslararası işbirliğini öngörmektedir. Uluslararası işbirliği yalnızca kriminal ve medeni konulardaki işbirliğiyle sınırlı olmayıp, Sözleşme kapsamındaki suçların işlenmesinin önlenmesi için bilgi paylaşımı ve yakın tehlikeden korunmayı da içermektedir.

Uluslararası bir sözleşme niteliğinde olan İstanbul Sözleşmesi’nin bağlayıcılığı vardır.

Okumaya devam et

Gündem

Skandallarıyla ünlü ‘Sosyete Etçisi’ AKP’nin kültür elçisi oldu

Kültür ve Turizm Bakanlığının Türkiye’yi yurt dışında tanıtması için “sosyete etçisi” olarak tanınan Nusret Gökçe’yi seçmesi tepki çekti. Kimilerinin, hayat hikayesi dolayısıyla takdir edilmesi gerektiğini söylediği Nusret, birçok skandalla anıldı. Son olarak bir videosunda cinsel organı gözüktüğü gerekçesiyle Nusret’e soruşturma başlatıldı.

BOLD – Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye’yi tanıtması için Nusret Gökçe’yi seçti. Sosyal medyada “sosyete etçisi” ve “görgüsüzlüğün sembolü” gibi benzetmeler yapılan ve skandalları ile gündemden düşmeyen Nusret Gökçe’nin tanıtım elçisi seçilmesine ise tepkiler dinmiyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, yurt dışında Türkiye’yi tanıtmaları için 19 şef seçti. Skandallarıyla gündemden düşmeyen Nusret Gökçe de bu isimler arasında. 9 Ağustos 1983’te Erzurum’da doğan Gökçe, madenci bir baba ile ev hanımı bir annenin 4 çocuğundan biri. İki yaşındayken ailesiyle birlikte Kocaeli Darıca’ya taşındı ve okula orada başladı. 6. sınıfta okulunu ailevi nedenlerden dolayı bırakmak zorunda kaldı ve bir kasabın yanında çırak olarak işe başladı. 2010’da Nusr-et Steakhouse adını verdiği kendi markasını oluşturdu.

OSMANLI BİFTEĞİ VE SALT BAE İLE ÜNLENDİ

Nusret Gökçe, Ocak 2017’de sosyal medyada 10 milyon kez görüntülenen “Osmanlı Bifteği” videosuyla popüler oldu. Ardından kendine özgü tuz serpme yönteminden dolayı “Salt Bae” sayesinde tüm dünyada tanındı.

Gökçe, aşçı ve lokantacı olarak deneyim kazanmak için 2007-2010 yılları arasında Arjantin ve ABD dahil olmak üzere birçok ülkeyi ziyaret etti ve yerel restoranlarda ücretsiz olarak çalıştı. İlk restoranını 2010’da İstanbul’da açtı. Yurt dışına Dubai şubesi ile açılan Nusret Gökçe’nin farklı ülkelerde birçok restoranı var.

“AHLAK” ŞİKAYETİYLE SORUŞTURMA

Gökçe’nin elçi seçilmesinin hemen ardından, hakkında soruşturma başlatıldı. Soruşturmanın gerekçesi ise Gökçe’nin İstanbul’da satın altığı oteli tanıtırken paylaştığı videoda cinsel organının gözükmesiydi. Bir vatandaş, paylaşılan görüntünün halkın ahlakını bozacak şekilde olduğunu dile getirdi ve söz konusu video ile birlikte şikâyetçi oldu. Savcılık, şikayetin ardından Gökçe hakkında soruşturma başlattı.

SKANDALLARLA GÜNDEMDE

Gökçe, sosyal medyada yaptığı tuzlama hareketi ile fenomen haline gelmişti. Bunun yanı sıra Gökçe daha önce ABD’deki restoranında çalışanların bahşişlerine el koyması ve bu konuda şikayetçi olanları kovmasıyla da gündeme gelmişti.

Ayrıca dünyada birçok ülkede restoran açan Nusret Gökçe’nin ABD’deki restoranlarının koronavirüs salgını nedeniyle işletme sahiplerine ödenen “Maaş Koruma Programı”ndan da yararlanarak 2 milyon dolar yardım aldığı da iddia edilmişti. Gökçe’nin işletmesi bu konudaki iddialara yönelik bir açıklama yapmamıştı.

Nusret Gökçe daha önce İstanbul’da 500 yıllık Kapalıçarşı’nın kapısına “Nusr-et” afişi astı. Kesilmek üzere sıkıştırılmış olarak bekleyen hayvanlarla poz verip “çok önemli bir toplantı” yazıp paylaştı.

Et ile verdiği birçok görüntü tepki çeken Gökçe, Haziran 2020’de koronavirüsü umursamadan maskesiz bir şekilde sahile çıkmış, insanlarla fotoğraf çektirmişti. Doktor Mehmet Öz’le yaptığı yayında “asemptomatik” kelimesini ise “esem tematik”, “esem matematik”, “esentematik” gibi şekillerde telaffuz etmişti.  Dominik Cumhuriyeti’nde, iş yapan bir kadının baldırına vurup “sen baldır da seversin” notuyla paylaşmıştı.

Gökçe’nin Türkiye’nin kültür elçisi yapılmasına sosyal medyadan da adeta tepki yağıyor.

 

Okumaya devam et

Gündem

İstediğiniz üniversiteden noter onaylı sahte üniversite diploması 500 lira

Sahtekârlar 500 TL’ye lise ve üniversite diploması basıyor. Sahte diplomalar, noter sureti ve e-Devlet çıktısı ile birlikte adrese teslim ediliyor.

BOLD – Sahte diploma basan şebeke, internetten ilan veriyor. Ücretsiz kargoyla sahte diplomaları adrese teslim ediyor. Birgün’den Mustafa Kömüş’ün haberine göre sitenin tanıtım yazısında şu ifadeler yer alıyor:

“Sahte Diplomalar özel kuşe kâğıdına dijital baskı olarak hazırlanmaktadır. Noterli suret beraberinde gönderilmektedir. Tüm üniversitelerin diplomaları mevcuttur. Lise ve dengi okullarında diploma tasarımları bulunmaktadır. Belgeleriniz maksimum 1 hafta içinde sizlere ulaştırılmaktadır. Ücretsiz kargo ile gönderim yapılmaktadır.”

HER YERDE KULLANABİLİRSİNİZ!

Bölüm fark etmeden 500 TL’ye diploma yaptıklarını aktaran site yetkilisi, “Noterli sureti beraberinde gönderiliyor. 4 gün içinde kargo ile teslim ediyoruz. Önce taslak hazırlıyoruz. Size WhatsApp’tan resmini atıyoruz, sonra ödeme yapıyorsunuz, biz de baskıya verdikten sonra kargoya veriyoruz. Özel sektörde sorun yaşamazsınız. Her yerde kullanırsınız. Siteden form doldurmanız gerekiyor. Diploma yanında e-Devlet çıktısı veriyoruz. Onun için ekstra bir ücret almıyoruz. Form doldurduktan bir saat sonra diplomanız hazır.”

Öte yandan başka bir site de ise 75 dolara diploma yanında transkript gibi belgeler de satılıyor. Bu sitede e-posta yoluyla hizmet veriliyor.

Daha önce de başkaları adına yüksek lisans ve doktora tezi yazıldığı ortaya çıkmış ve son olarak YÖK bu kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıklamıştı.

Yüksel Direnişçileri şarkı notalarında

Okumaya devam et

Popular