Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Hak savunucuları ayakta: Kayıp iki ismin daha bulunması için ortak açıklama!

İnsan Hakları Derneği (İHD), Ankara Tabip Odası, Hak İnisiyatifi ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı, zorla kaçırma ve gözaltında kaybetme olaylarıyla ilgili ortak bir açıklama yaptı: “Kayıp iki ismin de bulunmasının takipçisi olacağız.”

BOLD – “Zorla Kaçırmalara Son Verilsin, Etkili Soruşturma Açılsın” başlıklı ortak açıklamayı İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan okudu. 2019 yılı Şubat ayında farklı günlerde Salim Zeybek, Gökhan Türkmen, Erkan Irmak, Yasin Ugan, Özgür Kaya ve Mustafa Yılmaz’ın zorla kaçırılmış olduklarını hatırlatTI.

Türkdoğan, bu kişilerden Salim Zeybek, Erkan Irmak, Yasin Ugan ve Özgür Kaya’nın rutin GBT kontrollerinde gözaltına alındığının ve Emniyet binasında olduklarının aylar sonra yakınlarına iletildiğini belirtti.

ETKİLİ BİR SORUŞTURMA YAPILMALI

“Kaçırılmanın nasıl gerçekleştiği, kimlerin sorumlu olduğu, bugüne kadar nerede oldukları ve ne tür uygulamalara maruz kaldıkları etkili bir soruşturma yürütülerek ortaya çıkartılmalı ve sorumlu olan kişiler hakkında yasal işlemler başlatılmalıdır” diye konuştu.

Türkdoğan, işkence ve insan hakları ihlali iddiası olduğunda devletlerin temel görevinin etkili bir soruşturma yapmak, iddiaları araştırmak, kanıtların belgelenmesini ve yargıya ulaşmasını sağlamak, suçluları ortaya çıkartmak ve adaletin yerine getirilmesini sağlamak olduğunu kaydetti. Ciddi insan hakları ihlali ve işkence iddiasının varlığı nedeniyle 28 Temmuz’dan itibaren resmi gözaltı süreci başlatılan kişiler hakkında yürütülecek işlemlerin İstanbul Protokolü’nde tanımlanan yasal etik ve mesleki standartlara uygun olarak yürütülmesinin gereğine işaret etti.

Şubat ayından bu yana kayıp altı kişiden Mustafa Yılmaz ve Gökhan Türkmen ile ilgili olarak ailelere herhangi bir bilgi verilmediğini söyleyen Türkdoğan, “Bu kişilerin ruh ve bedensel bütünlükleri korunmalı, nerede oldukları konusunda ailelerine bilgi verilmelidir. Belirsizlik hali ile aileler ayrıca acı çekmeye itilmektedir” dedi.

KİMSE BU KURALDAN MUAF DEĞİL

Türkdoğan, kişiyi özgürlüğü ve güvenliğinden yoksun bırakacak bir şekilde tehdit, baskı ve zorla kaçırma eyleminin, işkence ve kötü muamele yasağının ihlal edildiği ciddi bir suç olduğu uyarısını yaptı. Güvenlik ve istihbarat birimlerin de bu kurallardan muaf olmadığını kaydetti.

“Kamuoyuna yansıyan iddialar nedeniyle TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu, işkence ve insan hakları ihlaline yol açan bütün eylemleri ortaya çıkartmak amacıyla alt komisyon kurarak istihbarat örgütlerinin faaliyetleri konusunda araştırma yapmalıdır” diyerek sözlerini sürdürdü.

Türkdoğan, “Biz insan hakları ve sağlık kurumları olarak hakikatin ortaya çıkartılmasını, gözaltında olan kişilerle ilgili usuli güvencelerin yerine getirilmesini, kötü muamele ve işkence iddiaları nedeniyle İstanbul Protokolü’nde tanımlanan yasal, etik ve mesleki standartlara uyulmasını ve hala kendilerinden haber alınamayan Mustafa Yılmaz ile Gökhan Türkmen’in de bulunmalarını ve konunun takipçisi olacağımızı buradan duyuruyoru” dedi.

GİZLİLİK KARARI VERİLEMEZ

Ortak açıklamanın ardından söz alan Dr. Kerem Altıparmak ise şöyle konuştu:

“Aileler kayıplardan çok kısa bir süre sonra savcılığa başvurarak talepte bulundular. Bu talepler içerisinde aslında bu kayıpların nasıl gerçekleştiğini, ortaya çıkarılacağını, ortaya koyabilecek delil toplanmasını talep ettiler. Bildiğimiz kadar bununla ilgili savcılıkta hiçbir çalışma yapılmadı. Bir diğer konu kayıp vakası olan durumlarda çok istisnai durumlar dışında gizlilik kararı verilemez. Ailelerin ve kamuoyunun bu kayıplar ile ilgili soruşturmanın nasıl yürütüldüğüne dair bilgiye ulaşma hakları vardır. Aileler bizim tespit ettiğimiz kadarı ile bu haklarından tamamen mahrum bırakılmıştır. Şimdi bakın bu hikayede insanlar altı aydır kayıp. Altı ay sonra ortaya çıkıyorlar ve iddiaya göre diyorlar ki biz müdafi istemiyoruz. Şimdi altı aydır kayıp olan bir insan neden avukat istemesin. Bunun mantıklı hiçbir açıklaması yok. Siz altı ay kayıp olacaksınız, durumunuz akıbetiniz belli olmayacak, ortaya çıkacaksınız ve ardından diyeceksiniz ki, ‘ben hiçbir hakkımın gözetmek istemiyorum.’ Hekime çıktılar mı bu hala bir muamma. Hangi hekime çıktıkları muamma. Bu süreç tam da işkence delillerinin varsa kaybedilmesi için en kritik süreçtir.”

İHD’de düzenlenen basın toplantısına İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, İHD MYK üyesi akademisyen Kerem Altıparmak, Ankara Tabip Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Vedat Bulut, kayıplardan Mustafa Yılmaz ile Gökhan Türkmen’nin aileleri ve avukatları katıldı.

Gündem

Ünlü sanatçılardan TBMM’ye çağrı

Aralarında Zuhal Olcay, Demet Evgar, Ercan Kesal gibi sanatçıların yer aldığı ünlüler, kadın cinayetlerinin durdurulması için TBMM’yi göreve çağırdı.

BOLD – Eşitlik İçin Kadın Platformu’nun (EŞİK), “Günde en az 3 kadın öldürülüyor, bu artık bir cinskırım” başlığıyla başlattığı kampanyaya ünlülerden de destek geldi. Zuhal Olcay, Ercan Kesal, Ahmet Ümit, Hande Doğandemir, Ülkü Duru, Biket İlhan, Burhan Şeşen, Hatice Aslan, Serap Aksoy, Devin Çınar, Meltem Cumbul, Hazer Ergüçlü, Dilan Çiçek Deniz, Veda Yurtsever, Damla Sönmez “İstanbul Sözleşmesi uygulansın, Meclis kadın cinayetlerini önlemek için özel gündemle toplansın.” dedi.

EŞİK, kadın cinayetlerini, “cinskırım” ifadesiyle tanımlarken, kadına karşı şiddeti önlemek için Meclis’i göreve çağırdıkları bir kampanya başlattıklarını duyurdu. EŞİK platformu “bu konuda sözü olan herkesi de bu kampanyayı desteklemesini” isteyerek şu mesajı paylaştı:

“Günde en az üç kadının öldürüldüğü, bir o kadar şüpheli ölüm ve yeterince soruşturulmayan intiharla kadınların yaşamdan koparıldığı bu şiddetin adı artık cinskırımdır. Gelin, cinskırımı birlikte durduralım. Kadınlara ve çocuklara yönelik şiddetin önlenmesi için yetkilileri göreve çağıralım. Sesimize ses olun, hep birlikte sesimizi Meclis’e duyuralım ve cinskırımı durdurmak için harekete geçelim.”

EŞİK, kampanyaya destek veren ünlülerin yer aldığı videoyu sosyal medya hesaplarından paylaştı. EŞİK, internet sitesinde kampanyaya katılmak isteyenlerin yapması gerekenleri şöyle listeledi:

– Günde en az üç kadın öldürülüyor, bu artık bir cinskırım.
– Meclis kadın cinayetlerini önlemek için özel gündemle toplansın, Meclis göreve.
– İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun etkin uygulansın.
– TBMM özel gündemle toplanarak cinskırım boyutuna varan kadın cinayetlerini önlesin.

Okumaya devam et

Gündem

Gazeteci Uğuroğlu: Hakaret eden tutuklu, öldürmeye teşebbüs eden tutuksuz

Ankara’daki evinin önünde, geçtiğimiz günlerde üç kişinin saldırısına uğrayan Yeniçağ Gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu, saldırganların tutuksuz yargılanmasına tepki gösterdi.

BOLD – Yakın zamanda evinin önünde saldırıya uğrayan Yeniçağ yazarı gazeteci Orhan Uğuroğlu, son günlerde artan saldırılar hakkına bir yazı kaleme aldı. Uğurluoğlu, ‘Hakaret ve küfür eden tutuklu öldürmeye teşebbüs tutuksuz’ başlıklı yazısında, AKP iktidarını kendi yargısını oluşturmakla suçladı. Hukuk reformu söylemlerini ‘şaka’ diye niteleyen Uğurluoğlu, kendisine ve Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ’a saldıranların tutuksuz yargılanmasına da tepki gösterdi.

Uğuroğlu’nun yazısında: “Erdoğan’a hakaret ettiği iddia edilen 63 bin 41 kişiye dava açıldı. Bunlardan kaçı tutuklu yargılanıyor açıklansa da öğrensek. Görüldü ki; hakaret ve küfür eden: ‘Tutuklu…’ Selçuk Özdağ ve beni öldürmeye teşebbüs edenler: ‘Tutuksuz…” ifadelerini kullandı.

KÜFÜR EDEN TUTUKLANDI

AKP’yi yandaş yargı oluşturmakla suçlayan Uğurluoğlu: ” Erdoğan’ın Anayasa Mahkemesi’ne atadığı İrfan Fidan ‘AKP yargısı’ oluşturulma hedefinin son örneği oldu. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül yargının siyasallaşmaması için çaba gösteriyor ama gerek Erdoğan, gerekse son olayda yaşandığı gibi İçişleri Bakanı ve MHP elini kolunu bağlıyor. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya ve annesine hakaret ettiği gerekçesiyle gözaltına alınan şüpheli Erdal Erbaş serbest bırakıldı. Soylu’nun baskısı sonucunda yapılan araştırma sonucunda Cumhurbaşkanına hakaret de etmiş. Hemen tutuklandı” dedi.

TEK BİR SAVCI HALA İFADEMİ ALMADI

Orhan Uğuroğlu, saldırıya uğramasının üzerinden 9 gün geçmesine rağmen kendisinin hala ifadeye çağrılmadığını belirterek:  “Ortada dosyama bakacak savcı yok… Ama olmayan savcıya tehdit çok… Bana saldıran 4 kişi ise adli kontrol şartıyla serbest” diye yazdı.

‘Korku İmparatorluğu’ KKTC’ye taşındı: Dışişlerinin şikayeti üzerine Kıbrıslı gazeteciye soruşturma

Okumaya devam et

Gündem

“İrfan Fidan’ın AYM üyesi yapılmasında Anayasa’ya karşı çok açık bir hile yapılmıştır”

Eski İstanbul Barosu Başkanı Turgut Kazan, İrfan Fidan’ın Anayasa Mahkemesi (AYM) üyeliğine seçilmesinde “Anayasa’ya karşı çok açık bir hile” yapıldığını söyledi.

BOLD – 27 Kasım’da Yargıtay’a atanan eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı İrfan Fidan, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçildi. Fidan’ın Yargıtay üyeliğinin sadece 58 gün sürmesine rağmen en yüksek oyu alarak AYM’ye seçilmesi tartışmalara neden oldu.

Eski İstanbul Barosu Başkanı Turgut Kazan, “Yargıtay’dan seçilecek olanların seçilme nedenleri Yargıtay’daki edindiği birikimlerden AYM de yararlanmaktır. Çünkü AYM bir mahkemedir. Sonuçta Yüce Divan sıfatıyla yargılama yapabilen bir mahkemedir. Orada Yargıtay deneyimi olanların bulunması düşünülmüş ve öyle bir kontenjan ayrılmıştır. Bu doğru bir Anayasa düzenlemesidir. Ama bu olayda Anayasa’ya karşı çok açık bir şekilde hile yapılmıştır” dedi.

Prof. Dr. Kemal Gözler’in bugüne kadar AYM üyeliğine seçilenlerin sicilini kontrol ettiğinde Yargıtay’dan AYM’ye gelenlerin bugüne kadar ortalama 9.5 yıl Yargıtay’da görev yatığını Fidan’ın ise Yargıtay üyeliğine getirildikten sadece 20 gün sonra Yargıtay üyelerinden en yüksek oyu aldığını belirten Turgut Kazan, “AYM’mizin nasıl bir oluşuma sürüklendiği, buraya kadar nasıl atamalar yapıldığı düşünülürse dolayısıyla yine Kemal Gözler’in diliyle söyleyeyim; Anayasa Mahkemesine veda harekâtıdır.” dedi.

Malumun ilanı: İrfan Fidan Anayasa Mahkemesi Üyeliğine seçildi

Okumaya devam et

Popular