Bizimle iletişime geçiniz

Manşet

Dolmabahçe’de Premier Lig rüzgarı esecek

UEFA Süper Kupa organizasyonunun 44. finalinde İngiltere Premier Lig takımlarından Liverpool ile Chelsea yarın saat 22.00’de Beşiktaş Vodafone Park’ta karşılaşacak.

BOLD – Futbolda 44. UEFA Süper Kupa, İngiltere’nin Liverpool ve Chelsea takımları arasında yarın İstanbul’da yapılacak maçla sahibini bulacak. Kupa tarihinde ilk kez iki İngiliz ekibi mücadele edecek. Bugüne kadar Liverpool 3, Chelsea de 1 kez bu kupayı kazanma başarısı gösterdi.
Geçen sezon Avrupa’nın kulüpler bazında iki büyük kupasını kazanan takımlarını karşı karşıya getiren UEFA Süper Kupa maçında İngiliz taraftarlar şimdiden Dolmabahçe’de Premier Lig rüzgarını estirmeye başladı.

KADIN HAKEM FRAPPART YÖNETECEK

UEFA Şampiyonlar Ligi şampiyonu Liverpool ile UEFA Avrupa Ligi kupasını müzesine götüren Chelsea, UEFA Süper Kupa’yı kazanmak için mücadele edecek. Saat 22.00’de başlayacak karşılaşmayı, Fransız kadın hakem Stephanie Frappart yönetecek. Müsabaka beIN SPORTS Haber kanalından naklen yayınlanacak. Bir kadın hakemin UEFA’nın üst düzey bir erkek finalini yönetmesi ile mücadele tarihe geçecek. Karşılaşmanın 4. hakemi ise Cüneyt Çakır.

EN ÇOK MİLAN VE BARCELONA KAZANDI

UEFA Süper Kupa’yı en çok müzesine götüren ekipler İtalya’nın Milan ve İspanya’nın Barcelona takımları oldu. Barcelona ve Milan, bu büyük organizasyonda 5’er kez mutlu sona ulaştı. Barcelona 4, Milan ise 2 kez Süper Kupa’da maçlarını kaybetti.
Milan, 1989’da Barcelona’yı, 1990’da Sampdoria’yı, 1994’de Arsenal’ı, 2003’te Porto’yu, 2007’de de Sevilla’yı geçerek kupaya uzandı. İtalyan ekibi, 1973’te Ajax, 1993’te de Parma’ya karşı kupayı kaybetti.

BARCELONA 9 FİNAL OYNADI

Barcelona ise 1992’de Werder Bremen, 1997’de Borussia Dortmund, 2009’da Shakhtar Donetsk, 2011’de Porto, 2015’te Sevilla karşısında galip gelerek kupayı kazandı. Katalan ekibi, 1979’da Nottingham Forest, 1982’de Aston Villa, 1989’da Milan, 2006’da da Sevilla karşısında mağlup olarak kupaya uzanamadı. 9 final oynayan Barcelona bunların beşini kazanmış oldu.

GALATASARAY 2000’DE KUPAYI MÜZESİNE GÖTÜRDÜ

UEFA Süper Kupa’yı 2000 yılında Galatasaray kazanma başarısı gösterdi. Galatasaray, Monaco’da 25 Ağustos 2000’de yapılan maçta UEFA Kupası şampiyonu olarak, Şampiyonlar Ligi şampiyonu İspanyol ekibi Real Madrid’in karşısına çıktı. Normal süresi 1-1 biten müsabakayı Mario Jardel’in “altın golü” ile 2-1 kazanan sarı-kırmızılı ekip, kupayı Türkiye’ye getirerek önemli bir başarıya imza attı. Mircea Lucescu’nun yönettiği Galatasaray bu şampiyonlukla Avrupa’nın kulüpler bazında zirvesine çıktı.

UEFA SÜPER KUPA’DA 24 AYRI TAKIM SEVİNDİ

Kupayı, geçmişte 12 ülkeden, 24 farklı takım kazandı. Kupada İtalya’nın Milan ve İspanya’nın Barcelona takımları 5’er, İspanyol ekibi Real Madrid 4, İngiltere’den Liverpool ile İspanya’dan Atletico Madrid ise 3’er kez mutlu sona ulaştı.
UEFA Süper Kupa’ya ayrıca Ajax, Anderlecht, Juventus ve Valencia 2’şer, Aberdeen, Aston Villa, Chelsea, Dinamo Kiev, Galatasaray, Lazio, Manchester United, Mechelen, Nottingham Forest, Parma, Porto, Steaua Bükreş, Sevilla, Zenit ve Bayern Münih de birer kez sahip oldu.

1972’DEKİ SÜPER KUPA RESMİYET KAZANMADI

Hollanda’nın Ajax takımıyla, İskoçya’nın Glasgow Rangers ekibi arasında 1972’de oynanan Süper Kupa, UEFA tarafından resmi değerlendirmeye alınmadı. O yıl Kupa Galipleri Kupası’nı kazanan Glasgow Rangers’ın, taraftarlarının olumsuz hareketleri sonucu Avrupa kupalarından bir yıl men edilmesi nedeniyle, UEFA iki takım arasında Süper Kupa oynanmasını desteklemedi. Bir gazetenin desteğiyle oynanan 2 maç sonunda Ajax rakibine üstünlük sağladı. Süper Kupa, 1973’ten itibaren UEFA’nın resmi programına dahil edildi.

SON 10 YILA İSPANYA DAMGASI

İspanyol ekipleri son 10 Süper Kupa’nın 9’unda şampiyonluğa ulaştı. Barcelona ile 2009’da başlayan seri, 2010, 2012 ve 2018’de Atletico Madrid, 2011 ve 2015’te Barcelona, 2014, 2016 ve 2017’de de Real Madrid ile devam etti. Bu süreçte sadece Almanya’nın Bayern Münih ekibi, 2013’te İngiltere temsilcisi Chelsea’yi penaltılarla 5-4 yenerek Süper Kupa’yı kazandı.

EN ÇOK KAZANAN FUTBOLCULAR MALDİNİ ALVES

UEFA Süper Kupa’yı en çok kazanan futbolcular, İtalyan Paolo Maldini ile Brezilyalı Dani Alves oldu. Maldini, tamamı Milan’da, Alves ise Sevilla ve Barcelona’da olmak üzere dörder kez şampiyonluk sevinci yaşadı. İspanyollar bu yıla kadar 27 takımla yer aldıkları finalden 15 şampiyonluk çıkardı. İtalyanlar ise 13 finalde 9 kez şampiyonluğa ulaştı.

ANCELOTTI VE GUARDIOLA ZİRVEDE

Organizasyonu en çok kazanan teknik adamlar listesinde İtalyan Carlo Ancelotti ile İspanyol Pep Guardiola zirvede yer alıyor. Ancelotti, Milan ile 2003 ve 2007, Real Madrid ile 2014 yılında şampiyonluk yaşadı. Guardiola ise Barcelona’nın başında 2009 ve 2011, Bayern Münih ile de 2013 yıllarında mutlu sona ulaştı. Kupanın tarihinde Carlo Ancelotti, Josep Guardiola, Diego Simeone, Luis Enrique ve Zinedine Zidane, hem futbolcu hem teknik direktör olarak kazanan tarafta yer aldı.

EN ERKEN GOL COSTA’DAN

UEFA Süper Kupa’da geçen yıl Real Madrid ağlarını 50. saniyede havalandıran Atletico Madridli Diego Costa, en erken golü atan futbolcu oldu. Kupada 2012 yılında Radamel Falcao, 1977 yılında da Terry McDermott “hat-trick” yapma başarısını gösterdi. Barcelona ile Sevilla arasında 2015 yılında oynanan ve 5-4 Kalatan ekibinin galibiyetiyle sona eren maç, organizasyonun en gollü mücadelesi olurken, en farklı galibiyetleri ise 2006 yılında Barcelona’yı 3-0 yenen Sevilla ile 2012 yılında Chelsea’yi 4-1 mağlup eden Atletico Madrid elde etti.

Manşet

Avrupa’da projektörler Okan Buruk’a çevrildi

Almanya’da Gladbach’ı 2-1 yenerek Avrupa Ligi’nde son 32’ye kalan Başakşehir’de teknik direktör Okan Buruk’un yıldızı parlıyor. Yeni jenerasyonun dikkat çeken ismi, Gladbach maçı ile Avrupa’nın da gündemine girdi.

BOLD – Başakşehir’in Avrupa Ligi’nde son dakika golüyle gruplardan çıkması bir mucize gibi görünüyor. Almanya’da Bundesliga’nın lideri Gladbach’ı 50 bin seyircinin önünde 2-1 mağlup etmek inanması zor bir durum. 1-0 geriden gelen, Okan Buruk ve talebeleri lider olarak bir üst tura çıkmayı başardı. Bu başarı öncelikle sahada oynayan oyuncuların… Ancak takımı bu noktaya getiren ise kuşkusuz teknik direktör Okan Buruk. Abdullah Avcı’dan sonra bir sistem üzerine kurulu takımı çalıştırmak ve onu geliştirmek kolay bir iş değil.  Genç teknik adam bu nedenle başarının ana sahiplerinden birisi…

AYAĞI KIRILDI ASLA YILMADI

Gelelim Okan Buruk’un gelişimine… Galatasaray’la özdeşleşmiş bir isim olmasına rağmen futbol kariyerinde 4 farklı kulüpte oynadı. Galatasaray, İnter, Beşiktaş ve Başakşehir. En önemli başarılarını Sarı-Kırmızılı takımla birlikte yaşadı. Geleceği parlak bir yıldız olarak görülmeye başladığı dönemde Trabzonsporlu Soner Tolungüç’ün müdahalesi ile ayağı kırıldı. “Futbol hayatı bitti” yorumları yapılırken dönüşü muhteşem oldu. Galatasaray’ın bücürü 2000’de kazınılan UEFA kupasının taşlarını döşeyen yıldızların başındaydı.

İnter’in ardından geri dönüşü Beşiktaş’a transferi ile gerçekleşti. Siyah-Beyazlı takımda geçirdiği iki dönemde camia kendisini çok sevdi. Hatta bu sezon başı Abdullah Avcı yerine Okan Buruk’un gelmesini isteyenler bile vardı. Futbol hayatının son bölümünü Başakşehir’de tamamladı. Şimdi Turuncu-Lacivertlilerle yeni bir hikaye yazmaya başladı.

TEKNİK DİREKTÖR OLARAK KENDİNİ GÖSTERDİ

Okan Buruk teknik direktör olarak kendisini kabul ettirmeyi başardı. Elazığ, Gaziantep, Sivas, Göztepe’nin ardından Akhisarsporu çalıştırdı. Akhisar ile Türkiye Kupasını kazanarak öne çıktı. Ardından Rizespor’u düşme hattından alıp neredeyse Avrupa potasına kadar getirdi. Hedeflerini büyüten Buruk, Başakşehir’e imza atarak yeni bir başlangıç yaptı. Sezona iki mağlubiyetle start veren Turuncu-Lacivertliler sonrası da oynadığı 12 maçta hiç mağlubiyet yüzü görmedi. Avrupa’da ise 3 galibiyet 1 beraberlik ve 10 puanla grubu lider bitirdi. Seri başı olarak son 32 takım arasına kaldı. Gladbach maçının son dakikasında gelen gol ile Avrupa Ligi macerasını şubat ayına taşıdı.

HEDEFİ YİNE AVRUPA’DA KUPA KALDIRMAK

Galatasaray ile UEFA kupasını kazandıkları dönemde de Milan’ı son dakika golüyle saf dışı bırakarak bu yolculuğa çıkmış olan Buruk’a bu sorulduğunda “UEFA’yı kazandığımızda da son dakikalarda Milan’a attığımız golle içeride kalmıştık. Futbolcu olarak bu başarıları kazandım, inşallah teknik adam olarak da olurum. Tabii ki hemen hedef UEFA Kupası’nı kazanmak demek zor ama tur geçmek için elimizden geleni yapacağız.” diyordu. Buruk’un hedeflerinden birisi bu. Başakşehirle ya da başka bir takımla bunu gerçekleştirebilir. Oyunu okuyuşu, duruşu, vizyonu ve düşünce ufku bunun için yeterli.

AVRUPA’YA EN YAKIN TEKNİK ADAM

Yeni jenerasyon içinde Avrupa’da iyi işler yapabilecek potansiyele sahip bir isim Okan Buruk. İnter geçmişi, UEFA Kupasını kazanmış, Dünya Kupası’nda 3. olmuş bir takımın parçası olması Avrupa’nın büyük takımları için bir gerçekliğe sahip. Kendini her geçen gün geliştirmesi, modern futbolu kavraması, hırsı, İtalyanca ve İngilizce bilmesi, iletişimi, futbolcularla ilişkileri ileriye dönük hedefleri artıları olarak öne çıkıyor. Gladbach galibiyeti ve tur Avrupa’nın projektörlerini Okan Buruk’a çevirmesi için bir fırsat oldu. Yeni tabirle bu yürüyüşünü  “Loading Okan Buruk…” şeklinde özetleyelim.

Enes Kanter’in harika oyunu Celtics’e galibiyet için yetmedi

Okumaya devam et

Manşet

Türkiye, Andorra’da finali Enes Ünal’la yaptı 

Andorra’yı deplasmanda 2-0 yenen Türkiye 23 puanla 2020 Avrupa Şampiyonası’na gidiyor. Ay-Yıldızlılar tarihin en başarılı grup aşamasını gerçekleştirdi. 18 gol attık, kalemizde sadece 3 gol gördük.

BOLD – Türkiye, EURO 2020 Elemeleri H Grubu’nda son maçını deplasmanda Andorra ile oynadı. Finallere gitmeyi İzlanda maçında garantileyen Ay-Yıldızlı takım, Enes Ünal’ın attığı golle rakibini 2-0 mağlup etmeyi başardı. Puanını 23’e çıkartan Türkiye, Fransa’nın ardından ikinci olarak 12 ülkede düzenlenecek Avrupa Şampiyonası biletini aldı.

Ay-Yıldızlı takım, 10 maçlık eleme grubunu 7 galibiyet 2 beraberlik ve 1 mağlubiyetle bitirdi. Tek yenilgiyi İzlanda karşısında aldık. Rakip filelere 18 gol gönderirken kalemizde ise sadece 3 gol gördük. Bizi finallere taşıyan da kalemizde gördüğümüz gol sayısı oldu. Andorra karşısında da Milliler kalesini gole kapattı.

ŞENOL GÜNEŞ’TEN FARKLI 11

Avrupa Şampiyonasına katılmayı garantileyen son maçını Andorra karşısına çıktı. İzlanda ile 0-0 berabere kalarak EURO 2020 biletini alan Ay Yıldızlılar için Andorra maçı grup birinciliği açısından önemliydi. Şayet Fransa, Arnavutluk deplasmanında puan kaybederse Milliler için liderlik şansı doğacaktı. Onun dışında formalite bir 90 dakikaydı. Şenol Güneş, İzlanda maçının 11’ine bakıldığında ciddi bir revizyona giderek yeni oyunculara şans vermeyi tercih etti. Kaleci Uğurcan, Enes Ünal, Nazım, Ozan, Ahmet Kutucu, Ömer Bayram gibi isimler şans buldu.

İLK GOL ENES ÜNAL’DAN GELDİ

Türkiye maça hızlı başladı ve 17. dakikada Enes Ünal’ın golüyle 1-0 öne geçti. Organize gelişen atakta Ozan tufan topu Ömer Bayram ile buluşturdu. Ömer Bayram sert bir şekilde topu içeri çevirdi. Kaleciden seken topu geriden gelerek takip eden Enes Ünal topu boş kaleye göndererek skoru 1-0 yaptı.

PENALTI VE İKİNCİ GOL MİLLİLERİ RAHATLATTI

Ay-Yıldızlı takım orta alanda gerçekleştirdiği seri paslaşma ile Andorra ceza sahası önüne kadar geldi. Hakan Çalhanoğlu koşu yapan Enes Ünal’ın önüne topu bıraktı. Kaleciden sıyrılan genç golcü yerde kalınca hakem penaltı noktasını gösterdi. Atışı kullanan Enes Ünal hem kendisinin hem de Milli Takım’ın ikinci golünü atarak deplasmanda skoru 2-0 yaptı. İlk yarı da bu şekilde tamamlandı.

OYUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ KORUDUK

Maçın ikinci yarısında da topu daha çok kullanan ve oyunu yönlendiren taraf Ay-Yıldızlı takım oldu. Andorra kendi yarı alanından neredeyse çıkmadı. Oyun adeta tenis maçına döndü. Milliler geliştirdiği her atak sonra top geri dönüyor ve yeni bir atak olarak Andorra’ya geri dönüyordu. 68’de Nazım’ın sağ kanattan ortasında Yusuf Yazıcı’dan seken topu savunmanın arasında kontrol eden Berkay Özcan ağlara gönderdi. Ancak yardımcı hakem ofsayt bayrağını kaldırınca ağlara giden top gol değeri kazanmadı. 90 dakikada Ay-Yıldızlı takımın 2-0 üstünlüğü ile sona erdi.

PUAN DURUMU

MAÇ KADROSU

Andorra: Gomes (Dk. 87 Pol), Cristian Martinez, Vales, Rebes, Ildefons Lima, Clemente (Dk. 85 Rubio), Alaez (Dk. 71 Rodriguez), San Nicolas, Alex Martinez, Cervos, Llovera

Türkiye: Uğurcan Çakır, Nazım Sangare, Merih Demiral (Dk. 80 Mert Çetin), Ozan Kabak, Ömer Bayram, Kaan Ayhan, Ozan Tufan, Hakan Çalhanoğlu (Dk. 60 Berkay Özcan), Yusuf Yazıcı, Ahmed Kutucu (Dk. 85 Emre Kılınç), Enes Ünal

Goller: Dk. 17, Dk. 21 (Penaltıdan) Enes Ünal (Türkiye) /Sarı kartlar: Dk. 43 Ildefons Lima, Dk. 51 Llovera, Dk. 77 Vales (Andorra), Dk. 53 Kaan Ayhan (Türkiye)

Stat: Ulusal Stadyum/Hakemler: Ivan Kruzliak, Tomas Somolani, Branislav Hancko (Slovakya)

Okumaya devam et

Manşet

Türkiye 2020 Avrupa Şampiyonası biletini aldı

Türkiye 2020 Avrupa Şampiyonasına katılma biletini İzlanda ile 0-0 berabere kalarak almayı başardı. Türk Telekom’da taraftarlar Ay-Yıldızlı futbolcularla birlikte bu başarıyı kutladı.

BOLD – Türkiye A Milli Futbol Takımı 12 ülkede düzenlenecek ve Londra’da finali oynanacak 2020 Avrupa Şampiyonası Finallerini katılma hakkını elde etti. Şenol Güneş yönetiminde İzlanda karşısında alınacak bir puanla bu kapıdan geçecek olan Ay-Yıldızlı takım 0-0 biten maçın sonunda bileti aldı. Puanını 20’ye çıkartan Ay-Yıldızlı takım 2016’dan sonra yeniden bu heyecanı yaşama fırsatı yakaladı. Maç sonunda futbolcular, tribünlerle birlikte 2020’ye katılmanın sevincini  yaşadı. Şenol Güneş’te tribünlere giderek üçlü çektirip bu önemli başarıyı Ay-Yıldızlılarla birlikte kutladı.

TELEKOM’DA BÜYÜK HEYECAN VARDI

EURO 2020 yolunda uzun bir maratonu geride bırakıp, İzlanda’dan alacağımız bir puan ile finallerin kapısını açmak istiyorduk. Galibiyet halinde ise grupları lider bitirme şansımızı sürdürecektik. Uzun zamandır böyle bir heyecanı yaşamamıştık. Türk Telekom’u dolduran taraftarlarda bu tarihi gecenin farkındaydı ki erkenden tribünleri doldurdu.

Anlamsız bir şekilde İzlanda milli marşını ıslıklamak dışında her şey olumlu gözüyordu. Maç başladığında Teknik direktör Şenol Güneş, futbolcular ve taraftarlarda az da olsa bir gerginlik vardı. Aslında bu İzlanda içinde geçerliydi. Onlarda maçın başında kalelerinde erken bir gol görüp umutlarını tamamen bitirmek istemiyordu.

CENGİZ İLE ETKİLİ OLDUK, İZLANDA DURAN TOP KOVALADI

Maçın başında İzlanda alışılagelmiş bir biçimde kendi yarı alanında mevzilendi. İki oyuncusunu ileri atarak savunmaya baskı uygulayıp Ay-Yıldızlıları hataya zorladı. Şenol Güneş’in Merih Demiral, çağlar Söyünce arasına Okay’ı sarkıtması savunma anlamında hata yapmamızın önüne geçti. Ancak bu sefer ileride çoğalamadık. Orta alandan geçişi sağlayamayınca pozisyon üretemedik. Oyun akışkanlığımız ise top Cengiz Ünder’in ayağına geldiğinde gerçekleşti. Cengiz’in de bir kaç şut denemesi sonuç vermedi.

BURAK YILMAZ GOLÜ KAÇIRDI

Maçın en önemli pozisyonunun Burak Yılmaz ile 30. dakikada yakaladık. Ozan Tufan’ın adam eksilterek oluşturduğu pozisyonda topu Zeki Çelik’e bıraktı. Zeki’nin ortasına kale sahası önünde yükselen Burak Yılmaz boş durumda kötü bir kafa vuruşu yaptı. Top üstten auta çıktı. Bu yakaladığımız en önemli fırsattı. İlk yarı iki takımda kontrolü hiç bırakmadı. Hakem Anthony Taylor ilk yarının 0-0 bittiğini ilan etti.

TOP ÜST DİREKTEN DÖNDÜ

Maçın ikinci yarısına Ay-Yıldızlı takım daha baskılı başladı. Özellikle orta alanda kaptığımız toplar İzlanda kalesinde tehlikeli olmaya başladı. Hakan-Burak-Cengiz üçlüsünün hareketliliği pozisyonda getirdi. 54’te Burak Yılmaz’ın sert şutu üst direğe çarparak taca çıktı. Milliler göbekten gelerek İzlanda savunmasını açmaya çalıştı. Cengiz, Burak, Ozan ve Hakan’ın şutları ya kaleyi bulmadı ya da zayıf kaldı.

YÜREĞİMİZ AĞZIMIZA GELDİ, MERİH KURTARDI

Karşılaşmanın 80. dakikasından sonra İzlanda topu Türkiye yarı alanına yıktı. Bir türlü uzaklaştıramadığınız top kornere çıktı. 83’te İzlanda köşe vuruşundan neredeyse golü buluyordu. Önce Sigthorsson kafayı vurdu kaleci Mert’i geçen top filelere giderken çizgi üstünden Merih Demiral kafayla golü çizgide önledi. Sigthorsson seken topa bir kez daha vurdu fakat bu kez Mert ayaklarıyla gole izin vermedi. İzlanda’nın maç başından beri yakaladığı en önemli pozisyondu. Uzatma bölümlerinde Yusuf  Yazıcı’nın da topu üst direkten döndü. İzlanda tüm hatlarıyla yüklense de karşılaşma 0-0 sona erdi. Bu sonuçla Türkiye EURO 2020 biletini aldı.

MAÇ KADROSU

Türkiye: Mert Günok, Mehmet Zeki Çelik (Dk. 90+4 Ömer Bayram), Merih Demiral, Çağlar Söyüncü, Umut Meraş, Mahmut Tekdemir, Okay Yokuşlu, Ozan Tufan, Cengiz Ünder (Dk. 81 Yusuf Yazıcı), Hakan Çalhanoğlu (Dk. 87 Kaan Ayhan), Burak Yılmaz
İzlanda: Halldorsson, Palsson, Arnason, Ragnar Sigurdsson, Skulason (Dk. 85 Anderson), Bödvarsson, Gylfi Sigurdsson, Bjarnason, Traustason (Dk. 63 Magnusson), Sigthorsson, Finnbogason (Dk. 24 Arnor Sigurdsson)

Sarı kartlar: Dk. 8 Ozan Tufan, Dk. 56 Şenol Güneş (Teknik direktör), Dk. 82 Okay Yokuşlu, Dk. 90+4 Mehmet Zeki Çelik (Türkiye), Dk. 35 Traustason, Dk. 84 Sigthorsson (İzlanda)

Stat: Türk Telekom
Hakemler: Anthony Taylor, Gary Beswick, Adam Nunn (İngiltere)

Okumaya devam et

Popular