Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

THY, İstanbul Havalimanı’nda zarar ediyor: Operasyonel giderler arttı

Türk Hava Yolları’nın (THY) 2019 yılının ikinci çeyreğinde net karı geçen yıla oranla yüzde 70 düştü. Operasyonel maliyetlerin arttığı İstanbul Havalimanı, THY’ye zarar ettiriyor.

BOLD-THY’nin karındaki yüksek düşüşün sebeplerinin arasında İstanbul Havalimanı’na taşınmanın etkisinin olduğu belirtiliyor. İstanbul Havalimanı’nda THY’nin karı, yaşanan zayıf operasyonel hareketlilik ve artan maliyetlerin etkisiyle geçen yıl aynı döneme göre yüzde 70 düşüşle 133 milyon lira oldu.

GİDERLER ARTTI

THY, ikinci çeyrekte elde ettiği vergi gelirleri ile net kârını yükseltebildi. Finansal sonuçlarına göre, toplam hasılat yüzde 35 artışla 18,7 milyar lira olarak gerçekleşti. Oyak Yatırım’dan yapılan değerlendirmede, İstanbul Havalimanı’na taşınmanın gerçekleştiği söz konusu çeyrekte yaşanan zayıf talep ve artan maliyet baskısına dikkat çekilirken; Ziraat Yatırım’ın notunda da, şirketin brüt kârının maliyetlerdeki yüksek artışın etkisiyle gerilediği, operasyonel giderlerin de arttığı belirtildi.

Faiz giderleri ve kur etkisiyle finansman tarafında da 460 milyon TL gider kaydedildiği belirtilen Ziraat Yatırım’ın değerlendirmesinde, “Tüm bunlara bağlı olarak vergi öncesi zarar 209 milyon TL olurken, 342 milyon TL’lik vergi geliri sonrası 133 milyon lira TL net dönem karı açıklanmıştır” denildi. İkinci çeyrekte dolar bazında operasyonel giderler yüzde 9 artarken; gelirler ise yüzde 0,1 artış kaydetti. Şirketin net operasyonel kârı ise yüzde 96,3 düşüşle 10 milyon dolara geriledi.

Airporthaber sitesi Yazarı Ali Kıdık, “THY’nin zararları” başlıklı yazısında devletin en önemli iştirakin nasıl zarar ettiğini belirtti. “Kırmızı halılı THY yine zarar açıkladı” diyen Kıdık, “Açıldıkça açılan THY’de zararın önünü hangi formül kesecek bilemiyorum ama İlker Aycı’nın tek başına üstlendiği sorumluluğun altından kalkabileceğini hiç mi hiç sanmıyorum.” dedi.

“Her ne kadar THY’de resmi olarak bir genel müdür olsa da bana göre fiiliyatta genel müdür falan yok.” eleştirisinde bulunan Kıdık, “O yüzden tek tabanca İlker Aycı hem günaha hem sevaba karşı sorumlu. THY, ikinci çeyrekte de zarar açıkladı. Zararlar hemen Boeing 737-Max’lara ve taşınma işlerine bağladı. Bunu neye bağlayacak hep birlikte göreceğiz görmesine de adamın savunma mekanizması güçlü. Tüm basını elde etmiş durumda.” ifadesini kullandı.

THY’deki olumsuzları bazı gazetecilerin “Ye kürküm ye” mantığı ile hareket ettiğini vurgulayan Ali Kıdık, “Hesabı mamaya kavuşan ‘duymadım, görmedim, bilmiyorum’ şeklinde davranıyor. Hal böyle olunca sorumlu gazetecilik anlayışımızla sorgulamaya devam ediyoruz. Adam öyle güçlü ki, Google bile nemalanıyor kendisinden.” dedi.

Google iddiasına örnekle vererek sürdüren Kıdık, “Bir araştırma yapın bakalım onlarca kırmızı halı haberi, lüks yaşam haberleri nereye uçuvermiş anlayın. İnanamayacaksınız ama Sözcü gibi bir gazete bile internetten kaldırmak zorunda kaldı haberi. ‘Sözün bittiği yer’ diyoruz biz buna.” şeklinde eleştirdi.

“Gelelim zararın sebeplerine…” diyen Kıdık şu sözleriyle sıtaladı;

“Evet, İstanbul Havalimanı başrolde diyebiliriz. Açıklayayım…

Eğer siz, karşılama bankolarına bile 70-80 milyon dolar harcıyorsanız zarar edersiniz.

Eğer siz, taşıma maliyetlerini revize etmezseniz, alternatif bulmazsanız zarar edersiniz.

Eğer siz pist başına gitmek için yarım saat, iniş yaptıktan sonra körüğe gelmek için yarım saat yol kat ediyorsanız zarar edersiniz.

Eğer siz, kiralamaları astronomik rakamlara yapıyorsanız zarar edersiniz.

Eğer siz, şaşalı yaşamınız için THY’yi kullanırsanız zarar edersiniz.

Eğer siz, ultra lüks makam araçlarına binerseniz zarar edersiniz.

Eğer siz, yüzde 50 ortaklıktan yüzde 25 ortaklığa razı gelip yakıt alırsanız zarar edersiniz.

Eğer siz, THY’yi arpalık gibi görüp kafanıza göre yönetirseniz zarar edersiniz.

Bu sebepleri say say bitmez. Asıl yılsonunu merak ediyorum ben. Hangi bahanelerle Sayın Cumhurbaşkanına mazeret bildireceksiniz. Genel kurulu türlü taklalarla atlattınız ama daha bahane kalmadı. Umarım biz yanılırız da THY zararını en aza indirir hatta sıfırlar.”

Çaykur bir yılda üç genel müdür değiştirdi kar beklerken zarar rekoru geldi

Ekonomi

Doğa Koleji’nde kriz; 8 bin öğretmene 2 aydır maaşlar ödenmiyor

Doğa Koleji’nde yaşanan ekonomik kriz öğretmenlere yansıdı. Kolejin farklı okullarındaki sekiz bin öğretmene iki aydır maaş ödenmediği öğrenildi. Öğretmeneler okul yöneticileri tarafından tehdit de edildiklerini söylüyor.

BOLD – Ekonomik kriz Doğa Koleji’ni de vurdu. Özel okullardaki fiyatlardaki yüksek artışlara rağmen, öğretmenlerin maaşlarının ödenmediği ortaya çıktı. Doğa Koleji’nde görev yapan öğretmenler, maaşlarını alamamasıyla kamuoyunda gündeme geldi.

Doğa Koleji’nde çalışan sekiz bin öğretmenin 2018 yılının Mart ayından itibaren maaşlarının gecikmeli olarak yatırıldığı ve son iki aydır da maaşlarının ödenmediği ortaya çıktı. Geç yatırılan maaşlarda kesinti yapılırken Bireysel Emeklilik (BES) için sigorta şirketine de ödeme yapılmadı. Geç yatırılan maaşların ardından Mart ayında itibaren maaşlar kesinti yapılarak eksik yatırılmaya başlandı. Mart ayında maaşların yalnızca yüzde ellisi yatırılırken Nisan ayında ise yüzde 30’luk kesinti yapıldı.

Yapılan kesintiler sonucu eksik yatırılan maaşlar bir sonraki aylarda tamamlandı ve mayısta öğretmenlerin büyük bir kısmıyla yeni sözleşme yapıldı. Fakat yapılan sözleşmenin ardından maaşlar yine ödenmedi. Özel okulların öğretmen alımını Mayıs ve Haziran ayında tamamladığı belirten öğretmenler yaz döneminde başka bir özel okulda iş bulmalarının çok zor olduğu söyledi.

İŞ BULMAMIZ ÇOK ZOR

Doğa Koleji’nde çalışan ve ismini vermek istemeyen öğretmen yaşadıklarını şöyle anlattı:

“İki aydır maaşlarımız ödenmediği gibi bizlere hiçbir açıklama yapılmamaktadır. Şu saatten sonra yeni bir okulda iş bulmamız da çok zor, çünkü özel okullar öğretmen alımlarını Mayıs ve Haziran aylarında tamamlıyor. Sesimizi duyan kimse yok. Bölüm başkanları ve bazı okul müdürleri istifa etti.”

YATIRILMAYAN MAAŞA YÜZDE İKİ ZAM!

11 Mart’ta maaşının yarısının, 19 Mart’ta ise diğer yarısının yatırıldığını aktaran bir başka öğretmen ise “Yeni sözleşmelerde yüzde ikilik bir zam oranıyla ‘işinize geliyorsa imzalayın denildi.’ Ekonomik olarak zorluk yaşıyoruz. Haziran ayı maaşımız Temmuz ayında yatırıldı ve öğretmenlerin büyük çoğunluğunun hesabına yalnızca bin TL yatırıldı. İki aydır maaşlarımız yatırılmıyor. Kirası, kredisi ve taksit ödemesi olanlar bu durum nedeniyle zorluk yaşıyor. Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) için ise Ocak ayından bu yana maaş bordrosunda kesinti görünmesine rağmen sigorta şirketine para transferi yapılmıyor” diye konuştu.

KOLEJİN SAHİBİ TANIDIK ÇIKTI

Türkiye genelindeki 123 kampüsüyle en büyük özel eğitim kurumlarının başında gelen Doğa Koleji’nin sahibi ise Ömer Saçaklıoğlu. Saçaklıoğlu’nun sahibi olduğu Metal Yapı, Fatih’te bulunan deprem toplanma alanı yanındaki arsası için Fatih Belediyesi’nin inşaat izni vermesiyle gündeme gelmişti. Saçaklıoğlu, Vatan Caddesi’nde bulunan ve inşaat izni aldığı 6 bin 400 metrekarelik arsaya AVM yapmaktan vazgeçerek Kadir Topbaş döneminde KDV hariç 370 milyon TL’ye İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne satıldığı iddia edildi.

‘TEHDİT EDİLİYORUZ’

İzmir Doğa Koleji’nde de durum farklı değil. Burada da öğretmenlerin maaşları son iki aydır hiç ödemezken, velilerden alınan paraların inşaat şirketine aktarıldığı öne sürüldü. Öğretmenlerin zaman zaman pazarlamacı gibi çalıştırıldığı iddia edilen kolejde yaşananlara tepki gösteren öğretmenlerin ise okul yönetimi tarafından tehdit edildikleri öne sürüldü. Bu okulda çalışan ve ismini vermek istemeyen öğretmen, “Geçim sıkıntısındayız. Bu süreçte bari akşam etütlerini biraz hafifletelim dedik. Müdürlerimiz tarafından ise ‘Bize bu lafları edenler sene sonun da görür bakalım kimlerle anlaşacağız’ diye tehdit edildik” dedi. Kolejde 4 yıldır çalışan bir başka öğretmen de, velilerden alınan tüm paranın inşaat şirketine aktarıldığını söyledi. Bu yaşadıklarının ilk olmadığını vurgulayan öğretmen, “Tepkiler ve yazışmalar sonucunda maaşımızı ancak 2019 Ocak ayında alabilmiştik. Ancak sonrasında bu mali rezalet devam etti.

ÖĞRETMENLER AVM’DE PAZARLAMA YAPIYOR

Bazı öğretmenlerin okulun tanıtımı için AVM’lerde bile çalıştırıldığını belirten öğretmen, “Kurumdan ayrılan öğretmenlerin tamamı hukuki yollarla tazminatlarını almanın peşinde. Noterden çekilen binlerce ihtarname ve tebligatlar var ama kurumun tavrı ‘hakkınızda hayırlısı olsun hocam’ söyleminden öteye geçmiyor. Yıl içinde bize yaşanan bu süreçlerin velilere yansıtılmaması gerektiği ve kayıt iptali olmaması için öğrenciye belli edilmemesi gerektiği söylendi” ifadelerini kullandı.

Kolejde çalışan bir başka öğretmen ise, sözleşmelerinin yenilenmeyeceği söylenerek tehdit edildiklerini söyledi. Öğretmen, “Ayrıca genel merkezi arayıp, mail atıp maaşı soranlarla anlaşılamayacağını söylediler. Haziran ayında her şey düzeldi sandım yeni sözleşme imzaladım ama böyle olacağını bilsem iş arar bulurdum. Maaşsız, parasız bir yaz geçirdik. Kimsenin umurunda değiliz” dedi.

Tank palet fabrikası Katarlı BMC’ye gidiyor

Okumaya devam et

Ekonomi

Tank palet fabrikası Katarlı BMC’ye gidiyor

Gelen tepkiler üzerine özelleştirilmesinden vazgeçilen Tank Palet Fabrikası, ASFAT formülüyle özel sektöre devrediliyor. 21 Ağustos’ta TSK’nın elinden çıkacak fabrikanın Katar ortaklı BMC’ye kiralanacağı belirtiliyor.

BOLD – Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) elindeki en kritik askeri fabrikalardan biri olan Sakarya’daki Tank Palet Fabrikası’nın dolaylı yoldan özel sektöre kiralanmasına yönelik işlemler sessiz sedasız yürütülüyor. Halen Milli Savunma Bakanlığı’nın (MSB) bünyesinde TSK’ye hizmet veren askeri fabrikanın 21 Ağustos’ta ASFAT AŞ’ye (Askeri Fabrika ve Tersane İşletme A.Ş.) resmen devredileceği öğrenildi. Devri üstlenen ASFAT’ın fabrikayı Katar ortaklı BMC’ye kiralayacağı ya da doğrudan işletmesini BMC’ye yaptıracağı ifade ediliyor.

TEPKİ OLUNCA VAZGEÇİLDİ

Askeri birlik statüsünde olan ve TSK’nin elindeki tanklar başta olmak üzere tüm paletli silah araç ve gereçlerinin onarımının yapıldığı, Fırtına Obüsleri’nin üretildiği Tank Palet Fabrikası, Cumhurbaşkanlığı tarafından alınan ani bir kararla özelleştirme kapsamına alınmıştı. Ancak kamuoyundan gelen tepkiler ve fabrikada örgütlü işçilerin tayin baskısıyla özelleştirme yoluyla şirketlere devir kararından vazgeçildi. Bunun yerine fabrikanın, MSB bünyesinde kurulan bir kamu şirketi olan ASFAT AŞ’ye devrine karar verildi.

İŞÇİLER ASFAT KADROSUNA GEÇECEK

Sözcü’nün haberine göre, Tank Palet Fabrikası’nın ASFAT AŞ’ye devrine yönelik resmi işlemler 21 Aralık Çarşamba günü tamamlanacak. Böylece fabrikada çalışan işçilerin tamamı MSB kadrosundan çıkıp ASFAT kadrosuna geçecek. İşçilerin maaşları da artık 14 Eylül’den itibaren ASFAT tarafından ödenmeye başlayacak.

180 İŞÇİ TAYİN İSTEDİ

Tank Palet Fabrikası’nın özelleştirilmesi yönündeki kararın Resmi Gazete’de yayımlanması üzerine fabrikada çalışan 605 işçi MSB’ye bağlı diğer fabrikalarda çalışma talebiyle tayin başvurusunda bulunmuştu. Ancak özelleştirmeden vazgeçilip ASFAT formülünün devreye alınmasıyla tayin konusunda ısrar eden işçi sayısı 180’e düştü. Tayin isteyen bu 180 işçiden 160’ının tayin talepleri kabul edilip istenilen illere gönderildi. Tank motoru ustası oldukları belirtilen 20 işçinin tayin talebi ise kabul edilmedi. Tankların güç grubunun onarımını yapan bu işçilerin yerine şimdilik usta bulunamayacağı gerekçesiyle tayin taleplerinin geri çevrildiği öğrenildi.

İŞLETMESİ BMC’YE VERİLECEK İDDİASI

Askeri fabrikalar genel müdürlüğü komutanlarının fabrikada işçilere açıklama yapıp devir ve yeni işletme yöntemini açıkladıkları öğrenildi. Türk Harb-İş Sendikası Sakarya Şube Başkanı Yaşar Yavuz, komutanların yaptığı açıklamalardan Tank Palet’in ASFAT’a devredilmekle birlikte işletmesinin BMC’ye verileceğini, dolayısıyla Fırtına Obüsü ve Altay tankının BMC tarafından yapılıp ASFAT’a, oradan da MSB’ye satılacağını anladıklarını söyledi. Uygulama başlamadan sistemin nasıl işleyeceğini anlamanın mümkün olmadığını ifade eden Yavuz, yeni sistemde işçilerin haklarının büyük ölçüde korunduğunu, ancak milli güvenliği yakından ilgilendiren fabrikanın geleceği konusunda ciddi kuşkularının oluştuğunu söyledi.

AKP’li yandaşlar zenginleşirken vatandaş fakirleşti

Okumaya devam et

Ekonomi

AKP’li yandaşlar zenginleşirken vatandaş fakirleşti

Türkiye kişi başına düşen milli gelir sıralamasında dünya listesinde hızla geriliyor. AKP iktidara geldiğinde 58. sırada yer alan Türkiye, geçen yılı 78. sırada tamamladı.

BOLD – AKP, iktidara geldiği günden beri “büyük projeler”, “çılgın projeler” adı altında yaptığı çalışmalarla birkaç yandaş iş adamını zengin ederken vatandaşın gelirinde ise gerileme olduğu rakamlara yansıdı. Kişi başına düşen milli gelir sıralamasında Türkiye hızla irtifa kaybediyor.

KİŞİ BAŞINA DÜŞEN GELİR SIRALAMASI HIZLA GERİLİYOR

Türkiye 1990 yılında kişi başına düşen milli gelir sıralamasında dünyada 49. sırada yer alıyordu. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında ise bu sıra 58’di. 2002 yılından itibaren kişi başına milli gelir sıralamasında Türkiye gerilemeyi sürdürdü. Son yıllarda ise fark iyice açıldı. AKP iktidarında 60-65 arasında gidip gelen Türkiye, geçen yılı 78. sırada bitirdi. Bu yıl verilerinin ise daha da gerilerde olması bekleniyor.

EKONOMİK OLARAK DA GERİLEDİ

Türkiye ekonomik büyüklük olarak da geriledi. AKP döneminde genellikle dünyadaki 17. büyük ekonomi olan Türkiye, 2018 yılında 18. sıraya geriledi. Türkiye ekonomik büyüklük olarak şu an bu yıl 20. sırada yer alıyor.

Kaçırılan Yasin Ugan ve Özgür Kaya’nın gizemli avukatına BOLD ulaştı

Okumaya devam et

Popular