Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Tutuklu tıp öğrencisi Kübra’dan mektup: İnsanlık öldü mü?

Üç yıldır tutuklu olan tıp öğrencisi Münise Kübra Çakırçoban, cezaevinden vicdanlara seslenen bir mektup yazdı. “İnsanlık öldü mü” diye sordu.

BOLD ÖZEL – Tıp fakültesini bitirmesine 6 ay kala tutuklanıp Elazığ Kadın Kapalı Cezaevine gönderilen Münise Kübra Çakırçoban (24), TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi ve HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na bir mektup gönderdi.

“Ben doktor olmasına 6 ay kala hayalleri elinden alınarak neşter tutacağı ellerine kelepçe vurularak Elazığ Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna getirilen Münise Kübra Çakırçoban’ım” diyen doktor adayı şunları kaleme aldı:

BETONDAN BİR TABUT İÇİNDEYİM

“İnsanların dertlerine deva, hastalıklarına şifa olmak için yaşıyordum ama o insanlar sustuğu için ben şimdi cezaevindeyim. Demir parmaklıklar ardında, betondan bir tabut içinde nefes alan bir ölüyüm, ölüyüz. Size ve sizin aracılığınızla aziz milletime sormak istiyorum. İnsanlık öldü mü.”

Annesinin 6,5 ay, babasının 15 ay, şeker hastası ve kendisini gibi doktor adayı olan kardeşinin 2,5 ay cezaevinde kaldığını belirten Çakırçoban, mektubunda tüm aile olarak mağdur edildiklerini ve tam sorunlar bitti derken tutuklandığını ve 7 bayramdır ailesinden ayrı yaşamak zorunda kaldığını ifade etti.

ZULME KİMSE DUR DEMEYECEK Mİ?

Kendisinden iki ay önce annesiyle birlikte hapsedilen, koğuş arkadaşı Seniha bebek ile çekilmiş bir fotoğrafını da gönderen Münise Kübra Çakırçoban mektubunda cezaevindeki bebeklerin dramını da anlattı:

“Seniha bu dramın içindeki 600 bebekten sadece biri… 7’den 70’e bir drama mecbur bırakılmış haldeyiz. Ayağına toprak değmeden büyüyor. Yürümesini, konuşmasını cezaevinde öğrendi. 24 saatimizi beraber geçirince bütün gelişim evrelerini çok detaylı gözlemleme fırsatım oluyor. Artık olayları, mekanları, kişileri idrak kabiliyeti çok gelişti. Öyle ki o da anlıyor buranın özgür dünya olmadığını ve koğuş kapısı açılır açılmaz bir anda dışarı atlıyor. Kaç kere kaçmasın diye ağlaya ağlaya kucaklayıp içeri almak zorunda kaldım bilmiyorum. Her fırsatta dışarı çıkmak için öyle çaba gösteriyor ki. Keşke Seniha’nın gösterdiği çabayı insanlık da gösterebilse… Belki lâl kesilen şu vicdanların dillenmesidir bizim ilacımız. Veya bunca çocuğu, genci, yaşlıyı görmemek için kapanan gözlerin açılması… Yapılan bu zulme DUR demeyecek mi hiç kimse? ”

TEK ÖZLEMİM BEYAZ ÖNLÜK

6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılan ve dosyası şu an Yargıtay’da olan Çakırçoban, hayat kurtarmak isterken terörist denilerek içeri atıldığını, bir an önce hastaneye görevinin başına geçmek için hayaller kurduğunu, cezaevindeki en büyük özleminin ise ‘beyaz önlük’ olduğu belirtti.

NE OLUR ÇIĞLIKLARIMIZA KULAK KABARTIN!

18 aylık Seniha bebeğin annesinin 9 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldığı ifade eden Çakırçoban mektubunun sonunda tüm mağdurlar adına bir çağrıda bulundu:

“Belki Seniha benim hastam olarak karşıma çıkacakken avluda volta atıyoruz. Ben ve Seniha binlerce mağdur insandan sadece ikisiyiz. Şu duvarlara sinen sessiz çığlıklarımızın duyulacağı ümidiyle geçiriyoruz günlerimizi. İnsanlık gerçekten bu hale gelmiş olamaz değil mi? Hapishanelerdeki yaşanan şu dramlara kapatmasalar gözlerini. Özgür dünyada olup vicdanları tutsak olan insanlara sesleniyorum. Bir evlat, bir kadın ve hayalleri elinden alınmış bir genç olarak tüm masumlar, mağdurlar adına sesleniyorum. Ne olur bu çığlıklara kulak kabartın, kapatmayın kulaklarınızı. Sesiniz, sesimiz olun.”

MÜNİSE KÜBRA ÇAKIRÇOBAN’IN MEKTUBU

Mersin Tarsus Cezaevinde 90 bebek ve çocuk tutsak!

BOLD ÖZEL

Ümit Horzum mahkemede konuştu: Kaçırıldım, işkence gördüm

Siyah Transporter’la kaçırılan Ümit Horzum, tanık olarak çıkartıldığı mahkemede yapılan işkenceleri anlattı, ‘100 kişinin ismini imzalattılar’ dedi ve ifadeleri reddetti.

CEVHERİ GÜVEN

BOLD ÖZEL- Ümit Horzum, Ankara’da siyah Transporter araçla Gülen Cemaati üyesi olduğu iddia edilerek 6 Aralık 2017’de kaçırıldı. Horzum’a benzer biçimde 30’dan fazla kişi Gülen Cemaati üyesi olduğu için kaçırılmıştı. Bu kişilerden aylarca haber alınamadı. Bazıları ise halen kayıp.

Horzum kaçırıldıktan 132 gün sonra Ankara Emniyetinde ortaya çıktı. Horzum’un imzaladığı ifade tutanakları nedeniyle çok sayıda kişi Gülen Cemaati üyesi oldukları gerekçesiyle tutuklandı. Bunlar arasında kamu çalışanları da vardı.

Horzum geçtiğimiz günlerde Ankara’da bir duruşmaya çıktı. Duruşmada yargılanan kişi, Horzum’un verdiği ifadeler nedeniyle Gülen Cemaati üyesi olmakla suçlanıyordu. Bu Türkiye’de terör örgütü üyesi olmak anlamına geliyor.

Savcılık tarafından “tanık” sıfatıyla çağrılan Horzum, imzaladığı ifadeleri reddetti ve kaçırılıp işkence gördüğünü ilk kez anlattı.

Horzum’un kaçırıldığı 132 gün boyunca yaşadıkları özet biçiminde de olsa Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesinin duruşma tutanaklarına yansıdı.

Tutanaklara yansıyan o bölüm şöyle:

“Ben huzurda bulunan sanığı tanımam, 06/12/2017 tarihinde arabamla seyir halindeyken Etlik’te bir araç önümü kesti, araçtan inen birkaç kişi beni arabaya bindirip götürdüler, kafama çuval geçirip götürdüler, 16/04/2018 tarihinde bu şahıslar tarafından Ankara Emniyet Müdürlüğündeki personele teslim edildim, daha öncesinde işkence gördüm. Emniyette de psikolojik işkence bana yapıldığı için söylemediğim şeyler söylenmişim gibi yazıldı ve teşhis etmediğim halde teşhis tutanağı bana imzalatıldı, ayrıca Emniyete beni getirmeden önce kaçırıldığım kişiler tarafından ne ifade vermem hususunda bana tehdit ile yönlendirme yapıldı. Ayrıca şunu söylemek isterim, bu ifade benimle birlikte hazır bir şekilde emniyete teslim edildi.”

100 KİŞİLİK LİSTE

Horzum devamında, kendisine imzalatılan hazır ifade tutanağında kaç kişinin isminin bulunduğunu tam olarak bilmemekle birlikte 100 kişi olabileceğini de söyledi.

KAÇIRILANLARDAN ÇOK AZI KONUŞABİLDİ

Siyah Transporter’la kaçırılanlardan çok azı konuşma fırsatı bulabildi. Kaçırılanlardan uzun süre haber alınamıyor, ardından aylar sonra Emniyet’e teslim ediliyorlar. Sonrasında ise çoğu tutuklanıyor.

Tutuklananlar hücrelerde tek başlarına tutuluyor ve aileleri ya da avukatlarıyla yalnız görüşmelerine izin verilmiyor. Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi, 2019 yılı Şubat ayında kaçırılan 6 kişiyle ilgili bir rapor yayınladı.

13 Şubat 2020’de yayınlanan ve Ankara Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusuyla iletilen raporda; avukat ve aile görüşmelerinde sürekli olarak polis ya da gardiyan bulundurulduğu, bu durumun kurbanların yaşadıklarını anlatmalarına engel olduğu belirtildi.

Raporda ayrıca,  kaçırılan kişilerin özgürce kendi avukatlarını tutamadıkları, kendilerine belli avukatları seçmeleri yönünde baskı yapıldığı belirtildi.

KONUŞABİLENLERİN ANLATTIKLARI AYNI

Ayten Öztürk, Zabit Kişi ve Gökhan Türkmen yaşadıklarını anlatabilen kurbanlardan üçü.

13 Mart 2018’de kaçırılıp işkence merkezine getirilen Ayten Öztürk bunlardan biri. Öztürk’ün, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 6 aylık işkence süresiyle ilgili anlattıklarının bir kısmı şöyle:

“İşkence odasına gözlerim bağlı götürülüyordum. Önce üstümü soyuyor, sonra da askıya alır pozisyonda ellerimi duvardaki demir halkalara kelepçeliyorlardı. Çıplak bedenimin hemen her yerine elektrik cihazı ile bastırıp bir süre tutuyorlardı. Bunu yaptıklarında tüm bedenim titreyerek sarsılıyor, son sesimle çığlıklar atıyordum. Bayıltıncaya kadar bunu tekrar tekrar yapıyorlardı. Elektrik cihazıyla bedenime bastırdıkları her yerde iki tane yarık gibi noktalar oluşuyordu. Aralarında 2 cm. olan izler. Tutuklanıp hapishaneye geldiğimde arkadaşlarım vücudumdaki yara bere izini saydı. 898 yara-bere vardı. Bayılacak hale geldiğimde beni banyo-tuvaletin olduğu yere götürülüp tazyikli suyla işkenceye devam ediyorlardı. Saatlerce suyla boğma işkencesi yaptıkları oluyordu. Günün geri kalan vakitlerinde de hücreye ya da tabut biçimindeki bir bölmede saatlerce ayakta tutuyorlardı. Tabut denilen yerde hareket etmek imkansızdı. Hücrede ise her fırsatta kapıyı açıp kaba dayak, tehdit ve küfürler oluyordu.”

Kurbanlardan bir diğeri ise Zabit Kişi’ydi. 30 Ekim 2017’de kaçırılan Zabit Kişi’nin duruşmada anlattıkları da benzer biçimde ürkütücüydü:

“Ölmek için can atıyordum. Canına kıyan insanları artık yadırgamıyordum, 3 metrekarelik güneş ışığının girmediği mezar gibi yerde, 108 gün sistematik bir şekilde fiziki ve psikolojik işkence gördüm. İşkenceyle yetinmeyip yurt dışında yaşayan eşim ve çocuklarımla ilgili, birilerine para vererek zarar verdirme, ortalık malı yapma ve kaçırarak bana yaşattıklarını onlara da yaşatma tehdidinde bulundular. İşkence yapmadıkları zamanlarda konteynerın diğer hücrelerinde işkence gören, sakat olan insanların sesini duyuyordum. Bu süre zarfında 105 kilodan 75 kiloya düştüm.”

Gökhan Türkmen ise yaşadıklarını anlatabilen son kurbandı. 7 Şubat 2019’da kaçırılan Gökhan Türkmen, işkence merkezinde 9 ay geçirdikten sonra Emniyet’e teslim edilmişti. Türkmen, Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde ilk kez hakim karşısına çıktığında, kaçırıldığını ve yaşadığı işkenceleri anlatıp salonda bulunan Ayşegül Yılmaz isimli avukata dönerek, “Bu avukatı azlediyorum, bu avukatı ben bulmadım.” demişti.

Böylece ilk kez kaçırılan kişilere devlet yetkililerinin zorla ve belirli avukatlar ayarladıkları kesinleşmiş oldu. Ayarlanan avukatların Ankara’daki Milliyetçi Avukatlar Grubu üyesi olmaları da dikkat çekici bir nokta.

Ankara’daki işkence merkezinde 6 ay işkence gören Ayten Öztürk her şeyi anlattı

Zabit Kişi işkencede geçen 108 günü anlattı: İntihar edenleri artık yadırgamıyorum

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Hamile tutuklu Elif Tuğral bu sabah doğum yaptı: Oğlumu kucağıma aldım…

Hamileliğinin son dört ayını cezaevinde geçiren Elif Tuğral, bu sabah oğlu Vehbi Enes’i dünyaya getirdi. Tuğral doğuma başında 8-10 asker ve gardiyanla girdi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL- 5 aylık hamileyken tutuklanıp İzmir Şakran Cezaevine gönderilen Elif Tuğral bu sabah 10.30’da İzmir Yeşilyurt Devlet Hastanesinde doğum yaptı. Bir erkek çocuk dünyaya getiren Tuğral’ın ve bebeğinin sağlık durumu henüz bilinmiyor. Başında yaklaşık 8-10 askerle asker ve gardiyan ile doğuma giren Tuğral’a annesinin refakat edebilmesi için savcılığa izin başvurusu yapıldı.

Oğlunu kucağına alan baba Nuri Tuğral, “Oğlumu kucağıma aldım. Sağlıklı görünüyordu. Eşimi henüz göremedim. Tahliyesi konusunda yetkililerin gerekli hassasiyeti göstereceğine inanıyorum” dedi.

Ev hanımı Tuğral’ın Hilmi adından bir erkek çocuğu daha bulunuyor. Cemaat soruşturmaları kapsamında 10 Ekim 2019’da tutuklanan Elif Tuğral, İzmir 15. Ağır Ceza Mahkemesince 6 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Halen Şakran Cezaevinde tutuklu bulunan Tuğral’ın dosyası İstinaf’ta bulunuyor.

Elif-Nuri Tuğral’ın çocukları Vehbi Enes Tuğral. 21 Şubat 2020

 

9 aylık hamile tutuklu Elif Tuğral’ın eşi: Mağduriyetimizi duyun!

Düşük tehlikesine rağmen 5 aylık hamile kadın tutuklandı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

“Yakışıklı” kod Komiser Turgay Atılır: Fason bir kahramanın hikayesi

“Yakışıklı” lakaplı komiser Turgay Atılır; “kaçakçılık”tan ihraç edildi, kumpas mağduru olarak döndü, 15 Temmuz’da kahraman madalyası verildi, çete üyeliğinden tutuklandı.

CEVHERİ GÜVEN

BOLD ÖZEL – Turgay Atılır 2005 yılında Polis Akademisinden mezun oldu ve Emniyet bünyesine katıldı. Van’da görev yaptığı sırada kaçakçılık operasyonunda tutuklandı ve ihraç oldu.

Atılır’ın da içinde bulunduğu polisler Van Başkale’de 107 koli kaçak sigara paketine el koymuş ancak bunu tutanaklara 41 olarak geçirmişlerdi. Kalan 66 koliyi satmak isterken yakalanmışlardı.
Savcılık olayı derinleştirdiğinde bunun bir şebeke şeklinde ve sürekli olarak yapıldığını, bazı polislerin işi suç örgütü haline çevirdiklerini tespit etti. Komiser yardımcısı Turgay A., polis memuru Numan K. ile Mehmet Ali Ş. bu suç nedeniyle sigara kaçakçısı Mehmet S. ile beraber suçüstü yapılarak tutuklandılar.

YILLAR SONRA MAĞDUR OLDU

17/25 Aralık yolsuzluk operasyonlarından sonra Emniyet kadroları altüst edildi, binlerce polis sürgüne gönderildi, yüzlerce polis açığa alındı. Bu süreçte “kumpas” sözcüğü Türkiye’nin gündemine hemen her alanda sokuldu.

(Milliyet gazetesinde 2013 yılında konuyla ilgili yayınlanan haber. Turgay Atılır sağ başta görünüyor)

TSK’dan sonra Emniyet’te de kumpasa uğrayanlar olduğu iddia edildi ve “kumpas mağduru emniyetçiler” denilerek, daha önce Emniyet’ten çeşitli suçlamalarla ihraç edilmiş kişiler geri alındı.
Kaçakçılıktan ceza almış ve ihraç olmuş Turgay Atılır da bunlardan biriydi.  2013’te kaçakçılıktan ihraç olduğu emniyete 2015’te kumpas mağduru olarak döndü.

Turgay Atılır, en büyük atılımını ise 15 Temmuz’la yaptı.

15 Temmuz’da Marmaris’te Erdoğan’ı kaçırmaya çalıştığı iddia edilen askerlerle çatıştığı hikayesiyle kamuoyunun önüne çıktı.

Ardından madalya ile ödüllendirildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından verilen “Devlet Övünç Madalyası” Ödülü, 2018 Yılında Muğla Valisi Esengül Civelek tarafından Turgay Atılır’a törenle takıldı.

KAHRAMANLIK HİKAYESİYLE PARA BASMAYA BAŞLADI VE YİNE TUTUKLANDI

Turgay Atılır, Marmaris Davası’nda birbirinden şaibeli ifadeleri ve tutarsızlıklarıyla tartışılan sözde kahramanlık hikayesiyle, tutuklu askerler aleyhine de şahitlik yaptı. Askerler polislerle çatışmadıklarını söylediler ve balistik inceleme talep ettiler. Ancak o inceleme reddedildi.

Turgay Atılır artık bir kahramandı. Ve hayatı özellikle ekonomik anlamda büyük değişim yaşamaya başladı. Sözde kahramanlığının sağladığı krediyi sonuna kadar kullanmaya kararlı olan Atılır’ın eski alışkanlıklarına geri dönmesi uzun sürmedi.

18 Şubat 2020’de “Kurt Kapanı” adı verilen ve 4 ilde düzenlenen operasyonda, internet üzerinden yasa dışı bahis oynattıkları iddiasıyla 14 şüpheli gözaltına alındı.

Gözaltına alınanlardan biri Marmaris Emniyetinde görevli komiser yardımcısı “yakışıklı” lakabıyla bilinen Turgay Atılır’dı. Çete üyelerinin banka hesaplarında 60 milyon liralık hareket tespit edildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından “Devlet Övünç Madalyası” ile ödüllendirilen 15 Temmuz’un kahramanı üst düzey çete üyeliği suçlamasıyla tutuklandı.

Çete üyeliğinden tutuklanan komiser yardımcısı Turgay Atılır’ın Erdoğan tarafından verilen Devlet Övünç Madalyası henüz geri alınmış değil.

Ancak “yakışıklı”nın hikayesi polis-kaçakçı-komiser-çete lideri şeklinde hem “mesleki” dünyada hem “yeraltı dünyasında” ilerlemeyi sürdürüyor…

Okumaya devam et

Popular