Bizimle iletişime geçiniz

Politika

CHP’li Şeker, Soylu’ya sordu: IŞİD militanı İlhami Balı, Ankara’da kimlerle görüştü?

CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker,  184 kişinin hayatını kaybettiği kanlı eylemlerin planlayıcı olduğu ifade edilen IŞİD emiri İlhami Balı’nın MİT taraından Ankara’da bir otelde ağırlandığı yönündeki iddiaları İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu.

BOLD-Ankara Tren Garı katliamına ilişkin hazırlanan iddianamede IŞİD’in Türkiye sorumlusu olarak gösterilen İlhami Balı’nın kırmızı bültenle arandığı dönemde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından Ankara’da bir otelde konaklatıldığı iddiaları, TBMM gündemine taşındı.

Nordic Monitor’un gündeme getirdiği istihbarat belgesinde, 184 kişinin hayatını kaybettiği Cumhuriyet tarihinin en kanlı terör eylemi olan Ankara Gar katliamı başta olmak üzere, Suruç Katliamı, Diyabakır HDP mitingi saldırısı ve Atatürk Havaalanı saldırılarının planlayıcısı olan firari IŞİD militanı İlhami Balı’nın kırmızı bültenle arandığı dönemde MİT tarafından Ankara’da bir otelde misafir edildiğini iddia edilmişti.

İlhami Balı ile ilgili iddiaları İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya soran CHP’li Ali Şeker, “7 Haziran – 1 Kasım arası karanlık dönemin tüm kirli ilişkilerinin bir an evvel açığa çıkarılması ve tüm sorumluların yargı önünde hesap vermesi gerekiyor” dedi.

CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker, Soylu’ya cevaplaması için şu soruları yöneltti;

“İçişleri Bakanlığı’nın aranan teröristler listesinde en tehlikeli teröristler için belirlediği kırmızı listede yer alan İlhami Balı’nın 27-29 Mart 2016 tarihleri arasında Ankara’da lüks bir otelde konaklatıldığı iddiası doğru mudur?”

 “Kırmızı listede yer alan İlhami Balı’nın Ankara’da konaklatıldığı süreçte üst düzey MİT yetkilileri ile görüştüğü iddiaları doğru mudur?”

 “İlhami Balı 27-29 Mart 2019 tarihi öncesinde de istihbarat yetkilileri ile iletişim halinde miydi?”

“Saldırılara ilişkin tedbirler neden alınmadı?”

 “Suruç ve Ankara katliamları başta olmak üzere çok sayıda saldırının faillerinden olan İlhami Balı’nın telefonları teknik takibe alınmış mıdır? Alındı ise İlhami Balı’nın telefonları dinlendiği halde organize ettiği katliamlar ve saldırılara ilişkin gerekli tedbirler neden alınmamıştır?”

 “İlhami Balı’nın ve Adıyaman Dokumacılar grubunun organize ettiği katliam ve saldırılara ilişkin gerekli tedbirleri almayan yetkililer hakkında herhangi bir idari ya da adli işlem başlatılmış mıdır?”

 “İlhami Balı’nın Ankara’da istihbarat yetkilileri ile görüştüğüne ilişkin iddialar doğru ise dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu tarafından değinilen 7 Haziran- 1 Kasım arası karanlık dönemin kirli ilişkilerinin ortaya çıkarılması için bir adım atılması düşünülmekte midir?”

İLHAMİ BALI KİMDİR?

“Ebu Bekir” kod adlı İlhami Balı, Diyarbakır’da 5 Haziran 2015’te HDP mitingine yapılan bombalı saldırı, 22 Temmuz 2015’te Suruç’taki canlı bomba saldırısı ve Ankara Garı’ndaki 2 canlı bombalı saldırı talimatlarını veren kişi olarak biliniyor. Balı, İçişleri Bakanlığı tarafından 4 milyon TL ödül ile “kırmızı” listede aranıyor. Geçmişte El Kaide üyeliğinden 3 yıl hapis yatan Balı’nin hayatta olduğu ve  Mayadin bölgesinde olduğu iddia ediliyor. Bali, Hatay, Reyhanlı nüfusuna kayıtlı.

MİT, 184 kişinin katili IŞİD emiri İlhami Balı’yı Ankara’da bir otelde ağırlamış

Politika

Kılıçdaroğlu’ndan ‘Pekcan konsolos yapılsın’ önerisi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bakanlığına kendi şirketinden yüksek fiyattan dezenfektan satışı sonrası görevden alınan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın konsolos yapılmasını önerdi. 

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ticaret Bakanlığı’na yüksek fiyattan dezenfektan sattığı belirlenen Ruhsar Pekcan ile ilgili “Erdoğan onu kesin büyükelçi yapabilirdi. Ama rakam küçük olduğu için konsolos da yapabilir” değerlendirmesinde bulundu.

RAKAM KÜÇÜK, KONSOLOS YAPABİLİR

Yeniçağ gazetesini ziyaret eden CHP lideri Kılıçdaroğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından görevden alınan Ruhsar Pekcan’a ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı. Kendisine ait şirket üzerinden Ticaret Bakanlığı’na dezenfektan sattığı iddia edilen Ruhsar Pekcan’a ilişkin kendisine yöneltilen, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘ticaret yapan’ Ticaret Bakanı’nı görevden almasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Bu durum beni biraz şaşırttı ama rakam büyük olsaydı Erdoğan onu kesin büyükelçi yapabilirdi. Ama rakam küçük olduğu için konsolos da yapabilir” değerlendirmesinde bulundu.

BAĞIŞ’A GÖNDERME YAPTI

Kılıçdaroğlu’nun bu önerisi, 17 Aralık yolsuzluk operasyonunun kilit ismi Reza Zarrab’tan rüşvet alan ve sonrasında Prag’a büyükelçi olarak atanan Egemen Bağış’ı hatırlattı.

DEVLETİN UĞRADIĞI ZARAR TELAFİ EDİLMELİ

Eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, eşinin yönetim kurulu başkanı olduğu şirketten Ticaret Bakanlığı’na dezenfektan alındığını kabul etmesinin ardından görevden alınmıştı. Kılıçdaroğlu konuyla ilgili dün de değerlendirmelerde bulunmuş, “Güzel, ama yeterli değil. Devletin uğradığı zararın da mutlaka telafi edilmesi lazım. Bu ülkede tüyü bitmemiş yetimin hakkını kimseye yedirmeyiz” demişti.

 

Yeni bir çiftlikbank vakası: Thodex’in kurucusu, 2 milyar dolarla kayıplara karıştı

Okumaya devam et

Politika

Bahçeli’ye ‘çapsız’ diyen yeni Aile Bakanı Derya Yanık’a MHP’den alkış yok

Kabineye yeni atanan bakanlar Meclis Genel Kurulu’nda yemin ederek görevlerine resmen başladı. Devlet Bahçeli hakkında ‘çapsızdır’ ifadesini kullanan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık’ın, MHP’li milletvekilleri tarafından alkışlanmaması dikkat çekti.

BOLD – Meclis’ten Ticaret Bakanlığına atanan Mehmet Muş 4 parti tarafından alkışlanırken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’e AKP ve MHP sıralarından alkış geldi. Bahçeli hakkındaki mesajları gündem olan Derya Yanık’ı ise sadece AKP alkışladı.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kabineye yeni atadığı 3 bakan Meclis’te yemin ederek görevine başladı. Genel Kurul tutanaklarına göre Meclis’te ilk yemin eden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, sadece AKP’li milletvekilleri tarafından alkışlandı. Yanık’ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkında attığı “Bahçeli çapsızdır ama hain değildir” paylaşımları dikkat çekmişti.

Bakan Yanık’ın ardından yemin eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin AKP ve MHP sıralarından alkış alırken, uzun yıllardır Meclis’te AKP Grup Başkanvekilliği yapan Ticaret Bakanı Mehmet Muş ise yemin sonrası AKP ve MHP’lilerin yanı sıra CHP ve İyi Parti sıralarından da alkış aldı.

Pekcan, piyasaya 100 liradan verdiği dezenfektanı bakanlığa 175 liradan satmış

Okumaya devam et

Politika

CHP, görevden alınan Pekcan’ın yargılamasını da istedi

CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, bakanlığa kendi şirketinden yüksek fiyata dezenfektan sattığı ortaya çıkan ve görevden alınan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın aynı zamanda yargılanması gerektiğini de kaydetti. Budak, ödenen paranın da Pekcan’ın şirketinden tahsil edilmesini istedi.

BOLD – TBMM Sanayi ve Ticaret Komisyonu Üyesi ve CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, görevini kötüye kullandığı açıkça ortaya çıkan Ruhsar Pekcan’ın görevden alınmasının yetmeyeceğini belirterek, “Hem yargılanmalı hem de devletin kasasından kazandığı o paraları geri ödemesi gerekmektedir. Çünkü o parada tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır. Kimse öyle kolayca ellerini yıkayıp gidemez” dedi.

İKTİDAR YİNE SUÇÜSTÜ YAKALANDI

Pekcan’ın başında bulunduğu Ticaret Bakanlığına, kendisinin ve eşinin ortak olduğu şirket üzerinden 9 milyon TL’lik dezenfektan alımı yapan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın bir gece yarısı kararnamesiyle görevinden alındığını hatırlatan Budak, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin kararlı şekilde sormaya devam ettiği ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını aradığı ‘128 milyar nerede?’ sorusuna doğru düzgün yanıt verememenin paniğini yaşayan iktidar, bir de Ticaret Bakanı’nın yüzü bile kızarmadan ‘Piyasa fiyatlarından oldukça aşağıda, usulüne uygun bir biçimde gerçekleştirildi’ diye savunduğu dezenfektan olayı ile adeta suçüstü yakalandı. Belediye meclis üyeleri bile görevleri süresince ilgili belediyeye herhangi bir ürün, bir kalem dahi satamazken, Ruhsar Pekcan’ın bu yaptığı tam bir pervasızlıktır” dedi.

PEKCAN YARGILANMALI VE PARA GERİ ALINMALI

Türkiye devlet yönetiminde böyle bir çürümeyi daha önce hiç yaşamadığını vurgulayan Budak, “Bir Bakan, en tepe noktasında oturduğu kurumun gücünü kendi şahsi çıkarları için daha önce hiç bu kadar hoyratça kullanmamıştır. Ancak bulunduğu makamı açıkça kötüye kullanan Ruhsar Pekcan görevden alınınca bu iş aklandı mı? Kamuoyu vicdanı rahatlatıldı mı? Bakanlık görevini çıkarı için kullanmanın sorumluluğu ne olacak? Bu en hafif tanımla siyasi ahlaka uymaz ama aynı zamanda görevi kötüye kullanma suçudur. Ruhsar Pekcan’ın görevden alınması yetmez, aynı zamanda görevi kötüye kullanmak suçundan yargılanması ve devletin kasasından çıkan paraları derhal geri ödemesi gerekmektedir. Çünkü devletin kasasından çıkan bu parada cebindeki 12 TL’yi bırakıp intihar eden babanın, mutfağında tencere kaynamayan annelerin ahı bulunmaktadır. Bu parada tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır. Kimse öyle kolayca ellerini yıkayıp gidemez” dedi.

Bir AKP klasiği: Boğaz’daki yalısından ‘şükredin’ diyene var yoksula yok!

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0