Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

Yetimhanelerde büyüyen Meryem Haydaroğlu 30 günlük bebeğiyle tutuklandı

Bir lohusa anne ve bebeği daha tutuklandı. Yetimhanelerde büyüyen, 10 yıllık sınıf öğretmeni Meryem Haydaroğlu (37) doğum iznindeyken Şanlıurfa 2 Nolu T Tpi Cezaevine gönderildi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Tenkil Süreci’nin en büyük mağdurlarından tutuklu bebekli annelere bir yenisi daha eklendi. Şanlıurfa Viranşehir 15 Temmuz Şehitleri İlkokulunda sınıf öğretmenliği yapan Meryem Haydaroğlu ve 30 günlük bebeği Ahmet Mert, 7 Eylül 2019’da tutuklandı.

Haydaroğlu’nun tutuklandığını TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi ve HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu sosyal medya hesabından şöyle duyurdu:

CEZAEVLERİ BEBEKLERE GÖRE DEĞİLDİR

“BİR LOHUSA TUTUKLU DAHA! Meryem Haydaroğlu lohusayken Hilvan’daki Şanlıurfa 2 Nolu T Tipi Cezaevine kondu. Ameliyatlı halde ve 28 kişilik kadın koğuşunda, 2 çocuğu da dışarıda kaldı! Zulüm ve insafsızlık son haddinde! Cezaevleri bebeklere göre yer değildir!”

Gergerlioğlu’nun da 17 Eylül 2019’da kendisine cezaevinden gelen mektupla öğrendiği anne ve bebeğin durumu oldukça vahim. Meryem Haydaroğlu’nun bir koğuş arkadaşı tarafından kaleme alınan mektupta, “Beş gün önce vicdanları kanatan bir durumla karşılaştık ki, bu duruma duyarsız kalmak mümkün değildi. Hepimize kendi sıkıntısını, acısını unutturacak kadar içler acısı bir durum. Şöyle ki; henüz kırkı çıkmamış bir bebek ve lohusa bir anne, aranan başka birine yakınlığından, arkadaşlık ilişkisinden dolayı ve Bankasya’da bir miktar parasının bulunduğu gerekçesiyle tutuklanarak koğuşumuza getirildi. İsmi Meryem Haydaroğlu, Ahmet bebekle 28 kişilik koğuşta günlerdir zor şartlarda yaşamaya çalışıyor.” denildi.

Şırnak doğumlu Meryem Haydaroğlu 37 yaşında.

YETİMHANEDE BÜYÜDÜĞÜ İÇİN TRAVMA GEÇİRDİ

Mektupta, Meryem Haydaroğlu’nun yetimhanede büyüdüğü için cezaevi koridorlarını, demir parmaklıkları ve görevlileri görünce ağlama krizine girdiği ve yaşadığı travma anlatılarak şöyle devam edildi:

“İşin daha üzücü ve vahim olan tarafı da Meryem hocanın henüz beş yaşındayken anne babasını kaybettikten sonra akrabaları tarafından Bitlis Yetimhanesine yerleştirildikten sonra 18 yaşına kadar farklı farklı yetiştirme yurtlarında kalmış olması. Zaten hayatı boyuna acılar çekmiş, aile sıcaklığından mahrum kalmış bir insana bir de hapishane hayatı yaşatmak reva mıdır? Üstelik evde kendisini bekleyen biri 3 diğer 8 yaşında iki küçük çocuğu daha varken.”

BEBEKLE 2 GÜN GÖZALTINDA KALDI

Bold Medya’nın ulaştığı Meryem Haydaroğlu eşi Fatih Sultan Haydaroğlu, mektupta yazılanların doğrulayarak “Saat 6 civarında Şanlıurfa TEM’den geldiler. Savcılık yazısı varmış ellerinde. Arama yapacakları ve gözaltı yapacaklarına dair bir yazı. Aldılar Şanlıurfa’ya götürdüler, 2 gün gözaltı süresinden sonra akşam 17.00 civarında nöbetçi mahkemeye sevk edilip şüpheli kişilerle görüştüğü gerekçesiyle tutuklandı. Şu an Hilvan’daki cezaevinde. Bizim kimseyle bir ilgimiz yok. Lohusa bir anne serbest bırakılmalı.” dedi.

Ahmet Mert, Türkiye cezaevlerinde bilinen şu andaki en küçük bebek. 24 Mayıs 2019’da açıklanan resmi rakamlara göre cezaevlerinde 864 bebek bulunuyor. Ama Gergerlioğlu’na göre bu sayı 1000’e dayandı. 5275 sayılı CİK’e göre doğum yapan anneler gözaltına alınamaz, tutuklanamaz, cezalarının 6 ay ertelenmesi gerekiyor.

SEZARYENLE DÜNYAYA GELDİ

Eşinin özel bir okulda 10 yıl öğretmenlik yaptığını, 15 Temmuz’dan önce görevden ayrıldığını ve bir daha başlamadığını ifade eden Haydaroğlu, “Eşim 3 yıldır çalışmıyordu. Güvenlik soruşturmasından yeni geçmişti ve Nisan 2019’da tekrar ataması yapılmıştı. Üçüncü çocuğumuzu dünyaya getirdi. Doğum iznindeydi. Oğlumuz Ahmet Mert 31 Temmuz 2019’da doğdu. Hapse girdiğinde bebek 30 günlüktü. Eşim sezaryen olmuştu zaten.” ifadelerini kullandı.

BİTLİS, KİLİS, URFA’DAKİ ÇOCUK ESİRGEME KURUMLARINDA KALDI

Şırnak doğumlu olan Meryem Haydaroğlu, 5-6 yaşlarında anne-babasını vefat edince abisiyle birlikte Bitlis, Kilis ve Urfa’daki çocuk esirgeme kurumlarında, bizzat devletin elinde büyümüş bir öğretmen. Fırat Üniversitesi Eğitim Fakültesinde Sınıf Öğretmenliği okuduktan sonra göreve başlayan Haydaroğlu, 2009’da evlenmiş. Genç annenin Ahmet Mert dışında 3 ve 8 yaşlarında iki çocuğu daha bulunuyor.

Meryem Haydaroğlu’nun Ahmet Mert dışında Zeynep Özlem (3), Betül İdil (8) adında iki çocuğu daha bulunuyor.

MERYEM HAYDAROĞLU VE AHMET MERT’İN CEZAEVİNDEKİ DURUMUNU ANLATAN İŞTE O MEKTUP…

Sayın Ömer Faruk Gergerlioğlu,

Daha evvel size şahsımla ilgili mektup yazmıştım. Bunun ulaşıp ulaşmadığını bilmiyorum. Bana geri dönüş yapacağınızdan eminim. Hala Şanlıurfa Cezaevinde dört küçük çocuğumdan ayrı olarak ve en önemlisi hukuksuz bir şekilde tutuklu bulunuyorum. Hukuksuz diyorum çünkü eşimin yargılanıp hüküm aldığı bir hattan dolayı şimdi de bir taşla iki kuş vurma hesabıyla beni tutuklamış durumdalar. Bunların hepsini gönderdiğim diğer mektupta dile getirmiştim. Şimdi bu mektubu kaleme alışımın sebebi ise tamamen farklı.

VİCDANLARI KANATAN BİR DURUMLA KARŞILAŞTIK

Efendim, beş gün önce vicdanları kanatan bir durumla karşılaştık ki, bu duruma duyarsız kalmak mümkün değildi. Hepimize kendi sıkıntısını, acısını unutturacak kadar içler acısı bir durum. Şöyle ki; henüz kırkı çıkmamış bir bebek ve lohusa bir anne, aranan başka birine yakınlığından, arkadaşlık ilişkisinden dolayı ve Bankasya’da bir miktar parasının bulunduğu gerekçesiyle tutuklanarak koğuşumuza getirildi. İsmi Meryem Haydaroğlu, Ahmet bebekle 28 kişilik koğuşta günlerdir zor şartlarda yaşamaya çalışıyor.

AİLE SICAKLIĞINDAN MAHRUM KALMIŞ BİR İNSANA BU YAPILANLAR REVA MI?

Sayın Gergerlioğlu işin daha üzücü ve vahim olan tarafı da Meryem hocanın henüz beş yaşındayken anne babasını kaybettikten sonra akrabaları tarafından Bitlis Yetimhanesine yerleştirildikten sonra 18 yaşına kadar farklı farklı yetiştirme yurtlarında kalmış olması. Zaten hayatı boyuna acılar çekmiş, aile sıcaklığından mahrum kalmış bir insana bir de hapishane hayatı yaşatmak reva mıdır? Üstelik evde kendisini bekleyen biri 3 diğer 8 yaşında iki küçük çocuğu daha varken.

GÖNÜLLÜ AVUKATLIK YAPMAYAN İSTEYEN KİMSE YOK MU?

Efendim, ameliyatlı bir kadın, sabaha kadar uyumayan ağlayan bir bebek…. Yürek dağlayan bu durumdan mutlaka yardımınız olacağı düşüncesiyle paylaşmak istedim. Emin olun şu an dahi ağlayan bebeğini susturmaya çalıştığı için size mektubu kendisi yazamadı. İşin açıkçası benim yazdığımdan da haberi yok ki, benim gayem onun belki ifade etmeyeceği başka bir durumu da sizinle paylaşmak: Eşi zaten işsiz olan Meryem hanımın maddi anlamda çok ciddi sıkıntıları olduğundan dolayı kendilerine avukat dahi tutamamışlar. Efendim kendisine sürekli “avukat tutun” ısrarıma karşılık dayanamayıp söylediği bu durumu size anlatmamın sebebi belki bu hususta (gönüllü avukat gibi) yardımınız olacağını düşünüyorum.

BÜYÜDÜĞÜ YETİMHANELERİ HATIRLAYARAK AĞLAMA KRİZİNE GİRDİ

Sayın Gergerlioğlu son olarak sizinle beni en çok etkileyen Meryem hanımın içeri girdiğindeki ifadesini sizinle paylaşmak istiyorum. Kucağında minicik bebeğiyle koğuşa getirildikten sonra ağlama krizine girdi, kendine geldikten sonra söylediği ilk söz: “Siz ne güzel yüzlü insanlarsınız, hepinizin suçu ne ki? Biliyor musunuz ağlamamın tek sebebi beni ilk içeri aldıklarındaki o uzun koridorlar, demir kapılar, görevliler eskiden kaldığım yurtları hatırlattı, çok korktum.” Bu travmayı yaşatmaya hakları var mı?

DOĞUM İZNİNDE HASTA YATAĞINDAN KALDIRILAN BİR ANNE

Efendim bunca mağduriyetin içinde bir de bizim derdimizi sırtınıza yük yapıyoruz ama emin olun durum duyarsız kalınacak gibi değil. Son bir haftada aynı savcı ve hakim tarafından tutuklanan beşinci kişi ve bunların çoğu ev hanımı.

Meryem hanım aktif olarak hala çalışan bir sınıf öğretmeniymiş. Doğum izninde hasta yatağından kaldırılıp getirilen kadıncağızın yardımcısı olacağınızdan, elinizden geleni yapacağınızdan eminim efendim. Allah yardımcınız olsun. Şimdiden çok teşekkür ederim.

Diyanet’ten cuma hutbesinde vatandaşa ‘sade yaşam’ tavsiyesi

BOLD ÖZEL

Bir aylık hamile akademisyen Emel Top Bayraktar tutuklandı

Hamile bir kadın daha tutuklandı. Bingöl Üniversitesinde çalışan ve hamile olduğunu yeni öğrenen Emel Top Bayraktar tutuklanıp cezaevine gönderildi.

BOLD ÖZEL – Üç yıldır Bingöl Üniversitesinde araştırma görevlisi olarak çalışan Emel Top Bayraktar (29) 8 Nisan’da tutuklanıp Bingöl M Tipi Cezaevine gönderildi. 7 Nisan’da gözaltına alınan Bayraktar bir gece nezarethanede kaldıktan sonra ertesi gün tutuklandığı öğrenildi.

HAMİLE OLDUĞUNU YENİ ÖĞRENDİ

Cemaat soruşturmaları kapsamında tutuklanan Emel Top Bayraktar’ın, kendileriyle ilgilendiğini söyleyen üniversite öğrencilerinin ifadeleri ve Bylock kullandığı iddiasıyla tutuklandığı belirtildi. Hamile olduğunu kendisi de yeni öğrenen Bayraktar’ın, elinde resmi bir rapor olmadığı için SEGBİS ile bağlandığı Manisa 2. Sulh Ceza Mahkemesi’nde hamileliğini söylemedi.

İfadesinde, üniversiteyi çok zorluklarla okuduğunu vurgulayan Bayraktar, “Bu suçlamalar beni ziyadesiyle üzmektedir. Vatanımı, milletimi çok seviyorum. İhanet etmeyi kendime ve kimseye yakıştıramıyorum.” dedi.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

AKP’nin aldığı devlet yardımı çok ödediği vergi az 

Anayasa Mahkemesi, partilerin 2017 yılı kesin hesap defterlerini inceledi. İnceleme sonucunda ilginç detaylar ortaya çıktı. Vatandaşın vergilerinden en çok Hazine yardımı alan AKP’nin, MHP’den az vergi ödediği ortaya çıktı.

BOLD ÖZEL – Vatandaşın ve şirketlerin ödediği vergilere sürekli zam yapan AKP Hükumeti’nin ödediği vergi ‘devede kulak kaldı.’ Resmi Gazetede yayımlanan Siyasi Parti Mali Denetim Kararları AKP’nin gelir gider rakamlarını ortaya koydu.

Anayasa Mahkemesinin incelediği AKP’nin 2017 yılı kesin hesap çizelgesine göre iktidar partisine 119 milyon 170 bin 658 lira devlet yardımı yapıldı. Bunun karşılığında AKP, devlete ödenen kesin vergi rakamı açıklanmadı. Vergi, sigorta, noter ve mahkeme gideri kalemlerinin toplamında 256 bin 409 lira gider yazıldı.

HAZİNE’DEN ALIP AKP’LİLERE AKTARIYOR

186 milyon 338 bin 126 liraya ulaşan AKP gelirlerinin 119 milyon 170 bin 658 lirası halkın vergilerinden aktarılan Hazine yardımından oluştu. Başka bir deyişle AKP gelirlerinin yüzde 64’ü devlet yardımlarından sağlandı. Partinin 196 milyon 459 bin 669 lira giderlerinin 256 bin 409 lirası vergi, sigorta, noter ve mahkeme giderlerinden oluştu. Bu giderlerin sadece 0,1’inin vergiye gittiğini gösterdi. Aslan payı ise lüks arabada kokain çekerken görüntülenen Kürşat Ayvatoğlu gibi büro elamanlarına gitti. AKP personele 22 milyon 861 bin 206 lira ödedi.

HAZİNE YARDIMI ALMAYAN DEMOKRAT PARTİ

Yine 2017 yılında MHP ise 28 milyon 653 bin 663 lira Hazine yardımı aldı. Bunun karşılığında 442 bin 229 lira vergi, sigorta, noter ve mahkeme gideri ödedi. Baraj altında kaldığı için Hazine yardımı alamayan Demokrat Parti ise 2017 yılında 13 bin 269 lira vergi ödedi. 25 Ekim 2017 tarihinde kurulan İyi Parti ise 59 lira vergi ödedi.

İRFAN FİDAN İMZASI DA VAR

AKP’nin 2017 gelir giderlerinin denk olduğu kararına varan Anayasa Mahkemesi kararında Başkan Zühtü Arslan ve üyelerin imzası yer aldı. Kararda, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın önce Yargıtay’a ardından AYM’ye atadığı İrfan Fidan’ın da imzası bulunuyor. CHP ve HDP’nin incelemeleri tamamlanmadığı için Resmi Gazetede yayımlandı.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

AİHM’den AKP Hükumeti’ne kalabalık cezaevi sorgusu: 7 ay tuvalet önünde tutuklu yattı mı?

AİHM, Türkiye’de aşırı kalabalık ve kötü şartlardaki cezaevlerinde hak ihlaline yol açıldığı gerekçesiyle açılan 87 davada AKP hükumetinden savunma istedi. Hükumetin, tutukluların yerde yatırılması, hijyen sorunu, havalandırma eksikliği, sınırlı sıcak su ve aileden uzak cezaevlerine nakil gibi soruları cevaplamasını istedi.

BOLD ÖZEL – Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Türkiye’deki cezaevlerinde kötü şartlar nedeniyle insanlık dışı ve aşağılayıcı muameleye maruz kalan 87 tutuklu ve hükümlünün açtığı davada AKP hükumetinden savunma istedi.

Osman Kacır ve diğer 56 kişinin hak ihlali iddiasıyla açtığı davaları 16 Mart 2021’de AKP hükumetine tebliğ eden AİHM, cezaevlerinin durumuyla ilgili soruların yanıtlanmasını istedi. AİHM’in araştırdığı konuların başında, aşırı kalabalık cezaevleri geliyor. Hükumetin savunmasının ardından başvurular Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 3. maddesinde yer alan işkence ve insanlık dışı muamele ile özel hayat ve aile hayatına saygı maddelerinin ihlali kapsamında yargılama konusu edilecek.

TUVALET ÖNÜNDE YERDE YATAK

AİHM, 15 Temmuz’un ardından tutuklanan ve İzmir Menemen Cezaevinde yedi ay boyunca dönüşümlü olarak yerde şilte üzerinde yattığını beyan eden bir başvurucunun yaşadıklarını hükumete sordu. Ayrıca Kocaeli T Tipi Cezaevinde kalan bir başvurucunun ise tuvaletlerin önünde dönüşümlü şekilde yerde şilte üzerinde yattıkları, tuvaletler için 45 dakika kuyrukta kaldıkları iddialarını hükumetin cevaplamasını istedi.

SINIRLI SICAK SU

AİHM bu kapsamda çok kişilik koğuşlara yerleştirilen mahpusların sayısını, hijyen ve havalandırma eksikliği iddiasını, yerde yatak, başvuranların tutukluluk koşullarının, özellikle kişisel alanlarının olup olmadığı, sıcak su, sınırlı sayıda tuvalet, haftada üç defaya mahsus sınırlı çöp toplama gibi iddiaları hükumetin yanıtlamasını istedi.

CEZAEVLERİNİN KAPASİTESİ VE TUTUKLU SAYILARI

AİHM’nin cezaevlerinin durumuyla ilgili hükumete sorduğu sorulardan bazıları şöyle:

  • Başvuranların tutulduğu cezaevlerinin süresi, yüzeyi ve kapasitesi ve buralardaki tutukluların sayısı
  • Koğuşlardaki pencerelerin tanımı, boyutları ve sayısı ve tutukluların bunları açma imkanı
  • Erişime izin verilen açık alan yüzeyi ve günlük zaman çerçevesi
  • Birimlerdeki tuvalet ve duş sayısı
  • Tuvalet ve duşlara erişim ve sıcak su mevcudiyeti ile ilgili sınırlamalar
  • Tesislerin temizliği, çöplerin haftalık toplama sıklığı ve temizlik malzemelerinin / ürünlerinin tutukluların kullanımına sunulmasına ilişkin yönetmelik;
  • Başvuranların gözaltına alınması sırasında izin verilen sosyal / kültürel / sportif faaliyetlerin kategorisi ve sayısı.
AİLEDEN UZAK CEZAEVİNE NAKİL

Türkiye’de aileleri ya da ikametlerinden çok uzak cezaevlerine gönderilen tutuklu ve hükümlülerin açtığı 30 davada da AİHM Türk hükumetinden savunma istedi. Mehmet Subaşı ve 30 tutuklu-hükümlünün açtığı davada Türk hükumetinden savunma isteyen AİHM, cezaevi yönetiminin kararları ile okula giden çocuklarıyla ziyaret gününde ya da telefonla görüşememeleriyle ilgili başvuruları özel hayat ve aile hayatına saygı haklarının ihlali kapsamında değerlendiriyor.

AİHM bu başvurularda da AKP hükumetine şu soruları yöneltti:

  • Başvuranların aile hayatına saygı hakkına bir müdahale oldu mu?
  • Ailelerinin ikamet yerlerinden uzaktaki cezaevlerinde tutuldular mı?

Af Örgütü’ne göre Türkiye’de en acil ihtiyaç yargı bağımsızlığı

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0