Bizimle iletişime geçiniz

Kültür

Netflix “Avlu”yu 18 Ekim’de açıyor

Star TV’de yayınlanan ilk iki sezonuyla beğeni toplayan “Avlu” dizisi yoluna Netflix’te devam edecek. Dizi hakkında RTÜK’e çok sayıda şikayet yapılmıştı.

BOLD – Dünya genelinde TV’den platforma birçok diziyi devşiren Netflix’in bu uygulamasının Türkiye’deki ilk örneği Avlu dizisi oldu. Netflix dizinin 3. sezonunun 18 Ekim’de başlayacağını duyurdu.

Avlu’nun baş rollerinde son yılların dikkat çeken iki oyuncusu Demet Evgar ve Ceren Moray yer alıyor

RTÜK AYARI OLACAK MI?

Avlu’nun başrol oyuncusu Demet Evgar, yapımın Netflix’e geçtiğini dört ay önce duyurmuştu. O dönemde yapılan yorumlarda diziyle ilgili olarak RTÜK’e çok fazla şikayet gitmesinin bu transferde etkili olduğu dile getirilmişti. Dijital platformlara da RTÜK denetimi getirilmesiyle dizide daha önce şikayete konu olan türden sahnelerin olup olmayacağı merak ediliyor.

NETFLİX İÇİN BİR İLK: THE YARD

Netflix daha önce Black Mirror, La Casa de Papel ve konusu Avlu’yla büyük benzerlik gösteren The Orange is the New Black gibi birçok yapımı başka TV’lerden transfer ederek bünyesine katmıştı. Ancak, bu yapımlar için “Netflix Original” ifadesi kullanılmamıştı. Demet Evgar, Ceren Moray, Selen Seyven, Sinan Albayrak gibi önemli oyunculara yurt dışında tanınma fırsatı verecek olan Avlu ise “Netflix Original” etiketiyle The Yard ismiyle yayınlanacak.

Böylece Netflix ilk defa kendi bünyesinde başlamayan bir dizi için bu tanımı kullanmış oldu. 18 Ekim’de başlayacak olan 3. sezon hem alt yazılı hem de İngilizce, İspanyolca, Arapça ve Portekizce dillerinde dublajlanarak dünya pazarına sunulacak.

Ünlü baklavacı Seyitoğlu’na tüm suçlamalardan beraat

Kültür

Gazetecilik temalı on çarpıcı film

Türkiye’de gazetecilik artık en zor şartlar altında yapılan mesleklerden biri haline geldi. ABD Başkanı Donald Trump’ın “dostane gazeteciler” dediği aslında “yandaş” diye çevrilmesi gereken dışındaki gazetecilik(!) ülkemizde artık imkansız gibi.

İşini iyi yapan gazeteciler sadece haber takibi yaparken bile göz altına alınabiliyor. Devletin İttihatçı refleksleri böyle devam ederse durumdan vazife çıkaran Yakup Cemil’lerin türemesi yakındır.

BOLD– Aslında gazetecilik dünyanın hiçbir yerinde fazla kolay değil. Gerçeğin gizli kalmasını isteyenler her zaman vardır ve olmaya devam edecektir. Asıl gazetecilik, buna rağmen gerçeği kovalayabilmektir. Beyaz perdede yer alan çarpıcı gazetecilik öykülerinden sizler için küçük bir derleme yaptık. Hafta sonu için iyi bir izleme listesi olabilir…

ALL THE PRESIDENT’S MEN/ BAŞKANIN BÜTÜN ADAMLARI(1976)

Alan J. Pakula’nın 8 dalda Oscar adayı olup dört ödül alan başyapıtı. Dustin Hoffman ve Robert Redford’un ünlü Watergate olayını inceleyen Bob Woodward ve Carl Bernstein isimli gazetecileri canlandırdıkları film, türün en iyisi sayılıyor.

SPOTLIGHT(2015)

En iyi film ve en iyi senaryo Oscar’ı dahil olmak üzere toplamda 122 ödüle ulaşan bir gazetecilik öyküsü. Amerika’nın köklü gazetelerinden The Boston Globe’un özel haber ekibi olan Spotlight’ın gerçek öyküsü. Beyaz perdede Michael Keaton, Mark Ruffalo, Rachel McAdams ve Liv Schreiber gibi oyuncuların canlandırdığı ekip Boston gibi muhafazakar sayılabilecek bir kentte yüzlerce rahibi kapsayan bir çocuk tacizi dosyasının peşinde koşturuyor. Filmin gösterimi Türkiye’de tam da Ensar Vakfı skandalının konuşulduğu günlere denk gelmişti. Sadece konuşulduğu…

ZODIAC(2007)

Yönetmen, Seven gibi bir işe imza atmış olan David Fincher. Başrollerde Jake Gylenhall, Mark Ruffalo, Robert Downey Jr… Amerika’nın en gizemli seri katili “Zodiac” peşine düşen gazetecilerin heyecan dolu gerçek öyküsü…

THE KILLING FIELDS/ ÖLÜM TARLALARI(1084)

Kamboçya, Kızıl Kmerler ve Pol Pot’un ünlü “Ölüm Tarlaları”… Entelektüellerin, kitap okuyanların hatta gözlük kullananların bile öldürüldüğü diktatörlük günleri ve pirinç tarlalarının altında yatan yüz binlerce ceset… Başrollerinde Sam Waterston, Haing S. Ngor, John Malkovich, Julian Sands ve Craig T.Nelson’ın yer aldığı film Kızıl Kmerler’in yönetimi ele geçirdiği sırada ülkede sıkışıp kalan gazetecilerin öyküsü…

THE PARALLAK VIEW(1974)

Alan J. Pakula’nın devlet olgusunun kirli yüzüne dair üçlemesinin ilk filmi… Devlet yetkililerinin gerçekleri örtbas ettiği, kamuoyuna yanlış ve gerçeklerle uzak-yakın ilgisi bulunmayan enformasyonların aktarıldığı, fail ve kurbanın birbirine karıştığı, faili meçhul cinayetlerin asla ortaya çıkarılamadığı güvensiz ve paranoyak bir atmosferde işini yapmaya çalışan gazeteciler… Tanıdık geldi mi?

FROST/NIXON(2008)

Ron Howard imzalı filmin başrollerinde Michael Sheen, Kevin Bacon, Sam Rockwell ve Frank Langela yer alıyor. Gazeteci David Frost’un istifa eden tek ABD başkanı Nixon ile yaptığı röportajı konu alan film politika ile basının yollarının kesiştiği en iyi yapımlardan sayılıyor.

SHATTERED GLASS/ ASILSIZ HABER(2003)

Stephen Glass, The New Republic’te çalışan ve her geçen gün yıldızı biraz daha yükselen başarılı bir gazetecidir. Fakat onun asıl başarısı yalanlarıyla herkesi ikna etmesidir. Her durumla baş edebilen yalanlar uyduran Stephan, yalanı ortaya çıktığında bile insanları sadece basit bir hata yaptığına inandırır. İşinde başarılı biri olarak tanına Stephan, yaptığı bir haberle tüm dikkatleri üzerine çeker. Bu yalan haber onun düşüşe geçmesine neden olur.

Hayden Christiensen, Rosaria Dawson, Peter Sarsgard ve Chloe Sevigny başrolde…

DEADLINE U.S.A/ GAZETECİLER SAVAŞI (1952)

Kimilerine göre Humprey Bogart’ın en iyi filmi… Bir yandan gazetesinin batmaya çalışmasını önlemeye çalışırken bir yandan da büyük bir gangsterin suçlarını gün yüzüne çıkarmaya çalışan bir gazetecinin bıçak sırtında yürüyen hikayesi…

NIGHTCRAWLER/ GECE VURGUNU(2014)

Yine Jake Gylenhall ve yine harika bir film. Lou Bloom kariyer peşinde, genç ve hırslı bir adamdır. Hayatta “amaca giden her yol mübahtır” düsturunu benimseyen bu hırslı adam, geceleri şehirde yaşanan suç olaylarını tüm açıklığı ile kamerasına kaydetmeye başlar. Şehrin önde gelen televizyon kanallarından birinde gece muhabiri olarak işe girmesi de uzun sürmez. Fakat bu, kaygan bir yoldur. Lou için bir süre doğru ve yanlış arasındaki çizgi bulanıklaşmaya başlar…

NETWORK/ŞEBEKE(1976)

Bir haberci gündemde kalmak ne kadar önemlidir? Bunun uğruna ne kadar ileri gidilebilir? Sidney Lumet’nin artık kült sayılan filmi bu sorunun peşinde koşarken yalnızca basına değil insana da ışık tutuyor.

Howard Beale ratingleri günden güne düşen bir haber spikeridir. Nihayetinde bir çalışma arkadaşından, iki hafta içerisinde işinden kovulacağını öğrenir. Bunu öğrendiğinde büyük bir depresyona giren adam, ertesi akşam canlı yayında, gelecek Salı günü canlı yayında intihar edeceğini anons eder. Ancak, bunu söylerken işlerin ne kadar karışabileceğini aklından bile geçirmemiştir.

Okumaya devam et

Kültür

M. Night Shyamalan’ın merakla beklenen dizisinden fragman yayınlandı

Zaman zaman kötü işlere imza atsa da Altıncı His, Unbreakable ve Glass gibi yapımlarla iyi bir seyirci kitlesi edinen M.Night Shymalan imzalı Apple+ dizisi The Servant’ın ilk uzun soluklu fragmanı yayınlandı.

BOLD– 28 Kasım’da Apple+ ekranlarında olacak dizinin başrollerinde Lauren Ambrose, Toby Kebbell, Rupert Grint ve Nell Tiger Free yer alıyor.

GİZEMLİ BİR KADIN VE BİR AİLE DRAMI

Yeni doğan bebeklerini kaybeden Philadelphialı bir çift sıra dışı bir terapi yöntemi uygulayarak gerçek bir bebeğe oldukça benzeyen oyuncak bir bebek edinir. Bu bebekle ilgilenmesi için gizemli bir kadını dadı olarak işe alan çift, kendilerini başa çıkması zor karanlık bir güç karşısında bulacaktır.

SHYMALAN HEM YAPIMCI HEM YÖNETMEN

Gizemli öykülere düşkünlüğü ile bilinen M. Night Shymalan’ın kariyeri inişli çıkışlı bir çizgiye sahip. “Altıncı His” ve “İşaretler” gibi yapımlarla başarılı işlere imza atan yönetmenin filmografisinde “Sudaki Kız” ve Mistik Olay” gibi ikinci sınıf işler de var ne yazık ki… Kült animasyon The Last Airbender’ın sinema uyarlaması ise tam bir felaketti.

2015’te Waynward Pines ile TV dünyasına adım atan Shymalan’ın yapımcılığını ve ilk iki bölümün yönetmenliğini üstlendiği “Servant”ın seyirciden nasıl bir reaksiyon alacağı şimdiden merak konusu.

Okumaya devam et

Kültür

Tom Hanks’in yeni filminden fragman yayınlandı

Tom Hanks’in, çocuk programı sunucusu Fred Rogers’a hayat verdiği “A Beautiful Day in the Neighborhood”dan fragman yayınlandı.

BOLD Her filmiyle çıtayı biraz daha yukarı taşıyan 63 yaşındaki başarılı aktör Tom Hanks bu sefer biyografik bir yapımla seyirci karşısına çıkacak.

Tom Hanks ve beyaz perdede canlandıracağı Fred Rogers

ÇOCUKLARIN ÇOK SEVDİĞİ PROGRAMCI

Amerika’da 1968 ve 2001 yılları arasında kesintisiz olarak “Neighborhood” isimli programı sunarak çocuklara rehberlik eden yazar, müzisyen ve kuklacı Fred Rogers’ın hayatını anlatan filmde Tom Hanks’e; Matthew Rhys, Chris Cooper, Susan Kelechi Watson ve Noah Harpster gibi isimler eşlik edecek.

TOM HANKS ÜÇÜNCÜ OSCAR’INI ALABİLİR

Micah Fitzerman-Blue ve Noah Harpster ikilisinin yazdığı filmi Marielle Heller yönetiyor. Heller’in filmograsinde The Diary of a Teenage Girl ve Can You Ever Frogive Me? gibi başarılı işler var.

Dünya prömiyerini eylül ayında Toronto Film Festivali’nde yapan filmde Tom Hanks’in performansı büyük övgü toplamıştı. Oscar için adı şimdiden konuşulan Hanks, 28 Şubat 2020’de gösterime girecek yeni filmiyle heykelciğe uzanabilirse bunu Philadelphia(1993) ve Forrest Gump(1994) filmlerinin ardından üçüncü kez başarmış olacak.

Okumaya devam et

Popular