Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Ankara Gar katliamının yıl dönümünde ‘Savaşa hayır’ sloganına yasak

Türkiye’de yaşanan en büyük terör saldırısında hayatını kaybedenleri anmak için toplanan kalabalık, Fırat’ın doğusuna yapılan harekatı protesto etmek isteyince polis müdahale etti.

BOLD – 7 Haziran 2015 seçimleri sonrası Türkiye’yi kana bulayan olayları protesto etmek için, Emek-Barış ve Demokrasi talebiyle Ankara Garı önünde toplanan kalabalığa IŞİD’ın üstlendiği bir bombalı saldırı düzenlendi. 10 Ekim’deki saldırıda, barış için toplanan 102 kişi can verdi. anmak için, sivil toplum kuruluşları ve sendikalarında aralarında bulunduğu yüzlerce kişi Ankara Garına yürüdü.

YÜRÜYÜŞE İZİN VERDİ

KESK, DİSK, TMMOB ve TTB’nin de aralarında bulunduğu kalabalık, saldırının yıl dönümünde Fırat’ın Doğusuna başlatılan Barış Pınarı Harekatını protesto etmek istedi. Atılan sloganları uygun bulmayan güvenlik güçleri, kalabalığa önce müdahale etti. Toplanan kalabalığın anma alanına yürüyüşünü engelleyen polis, daha sonra sendika yetkilileriyle konuşarak yürüyüşe izin verdi.

CHP’YE DE TEPKİ VARDI

Polisin yolu açmasının ardından, 10 Ekim katliamının anmasında yılında yüzlerce kişi Ankara Garına doğru yürüyüşe geçti. Katliamı lanetleyen kalabalık “Savaşa hayır barış hemen şimdi” sloganı attı. Anmada, Suriye’nin kuzeyine yapılan operasyona sessiz kaldıkları öne sürülen CHP’li vekillere de tepki vardı.

Özbek gazeteciden yeni iddia: Nadira kaçmaya çalışırken dövülerek eve geri getirildi

Okumaya devam et
Reklamlar

Gündem

Cemal Kaşıkçı cinayeti davası başladı: 20 sanık firari

Orta Doğu’nun etkin gazetecilerinden, Washington Post yazarı Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın öldürülmesiyle ilgili davada firari 20 sanığın yargılanma süreci başladı. Sanıklar hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep ediliyor.

BOLD – Gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın evlilik işlemleri için 2 Ekim 2018’de girdiği Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğunda öldürülmesine ilişkin, haklarında ‘tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürmeye azmettirme’ ve ‘tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürme’ suçlarından dava açılan 20 sanığın yargılanmasına İstanbul 11’inci Ağır Ceza Mahkemesinde başlandı.

AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİS TALEP EDİLİYOR

Duruşmaya, haklarında yakalama kararı bulunan firari 20 sanık katılmadı. İddianamenin özetlenerek okunmasıyla başlayan duruşma, Hatice Cengiz’in müşteki sıfatıyla ifade verdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 117 sayfalık iddianamede, Kaşıkçı’nın öldürülmesi eylemini gerçekleştirmek üzere görevlendirme yapıp diğer sanıklara gerekli talimatları veren sanıklardan Ahmet bin Muhammed el-Asiri ve Suud el- Kahtani’nin ‘tasarlayarak ve canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürmeye azmettirme’ suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması isteniyor. Diğer 18 sanık hakkında da ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapis talep ediliyor.

Akdeniz’de “Yüksek Askeri Şura” oyunları

Okumaya devam et

Gündem

“Eşimi profesör olarak çalıştığı hastanede kelepçeyle dolaştırdılar”

Beş gün önce hayatını kaybeden KHK’lı akademisyen Prof. Dr. Haluk Savaş’ın eşi Esen Savaş, eşinin görev yaptığı hastaneden kelepçe ile dolaştırıldığını, kendisinin de gardiyanlar tarafından tehdit edildiğini söyledi.

BOLD – 30 Haziran 2020’de hayatını kaybeden KHK’lıların sembol ismi Prof. Dr. Haluk Savaş’ın eşi Doç. Dr. Esen Savaş, eşinin cezaevi ve hastalık sürecinden yaşadığı hak ihlallerini anlattı.

16 yıl çalıştığı Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi’ndeki görevinden 1 Eylül 2016’da ihraç edilen Haluk Savaş, ilk önce 20 Temmuz 2016’da bir tweet nedeniyle gözaltına alındı, sonra serbest bırakıldı. 28 Eylül 2016’da tekrar alınıp bu kez tutuklandı ve Gaziantep Cezaevine gönderildi. Hapiste kaldığı dönemde safra kesesi yolu kanserine yakalanan Savaş’ın hapisten çıktıktan sonra pasaport engeli ile karşılaştı. Almanya’ya tedaviye gidebilmek için verdiği mücadele ile herkese örnek oldu.

TAHLİLLERİNİ KAYBETTİLER

RS FM’den Atilla Güner’e konuşan Esen Savaş, pasaport meselesine gelen kadar birçok şeye engel olunduğunu söyledi ve “Kendisini cezaevine ziyarete gittiğimde sarılık olduğunu fark ettim. Ben de dahiliye hekimiyim. Kendisine söyledim. Hepatit taşıyıcılığı vardı. Bir iki bulgu sordum. Ama bulgular hepatit nedeniyle olmadığını öğrendik. Yapılan tahliller kayboldu. 15 gün orada vakit kaybettik.” dedi.

“GARDİYANLAR EŞİNİZİ ERZURUM’A SÜRERİZ DİYE TEHDİT ETTİ”

Eşinin acilen hastaneye sevk edilmesi için uğraştıklarını belirten Savaş, “Avukatı aradım, derhal hastaneye sevk edilmesi lazım, bu çok önemli bir şey dedim. O an ön tanıyı koydum açıkçası. Sevk ettirmeye uğraştık. Hastanedeyken de profesör olarak çalıştığı üniversitenin hastanede kelepçe ile dolaştırdılar. Hatta MR, BT gibi tetkikleri biraz hızlandırdım diye gardiyanlar beni tehdit ettiler. Eşinizi Erzurum’a süreriz, tedavisini de yaptırmazsınız dediler.” ifadelerini kullandı.

“ÇOK BÜYÜK SIKINTILAR ÇEKTİK”

Esen Savaş: “Eşimi hastaneye yatırdığımız süreçte değerleri çok yüksek düzeydeyken refakatçi iznim olduğu halde onu o halde gördüm diye ertesi gün apar topar tekrar cezaevine gönderildi. Orada 15 gün daha kaybettik. Oysaki değerleri düşürmek için sıvı tedavisi vermeleri gerekiyordu. Bunu yapmadılar. Artık başsavcılık mı rektörlük mü bilemiyorum. O şekilde bir eziyet çektik. Ameliyat olurken cerrahi bölümünün en çömezine verdiler. Son anda bir hocamız vicdanı rahat etmemiş girmiş. O ameliyatta usta olan bir hocaydı. Çok büyük sıkıntılar çektik.”

“35 YILDIR TANIYORUM ONU, YILANI, AKREBİ DAHİ ÖLDÜRMEZDİ”

Esen Savaş, eşiyle nasıl tanıştıklarını, evliliklerini ve Haluk Savaş’ın insan yönleri hakkında da bilgi verdi: “26 yıl önce evlendik. Lise arkadaşımdı Haluk. 35 senedir tanıyorum onu. Karıncayı incittiğini bilmiyorum. Yaylada evimiz var. Yılanlar dolaşır bazen. Yılanı bile öldürmez. Akrebi öldürmez. Tutar ucundan kağıtla bir şeyle dışarı atar. Kimseye zararı olduğunu görmedim. Kimseyi kıskandığını da görmedim. Her yere dişiyle tırnağıyla hak ederek geldi. Türkiye’deki en iyi psikiyatristlerden biriydi. En çok yayını olanlardandı.”

130 KİLODAN 65’E  DÜŞTÜ

Haluk Savaş, Türkiye genelinde KHK’lıların hak mücadelesini örgütlemek ve yaygınlaştırmak için şehirlere gidip KHK platformalarının kurulmasına öncülük etti. Yayın yönetmenliğini yaptığı KHK TV, KHK Akademi, düşüncü ve haber sitesi Özgür Platformu’nu kurdu. 130 kilodan 65’e kadar düşse de son 2 yılı dolu dolu geçti. Ağır hasta olduğu halde uzmanlık alanıyla ilgili online yaptığı yayınlarla bilimsel çalışmalarına devam etti.

“EDEBİYAT PROGRAMI YAPMIŞ”

Esen Savaş eşinin ne ile ‘suçlandığını’ ise şöyle açıkladı:

“Suçlandığı şey ne? Bank Asya’da hesabının olması, çocuklarımızın şimdi fetö dedikleri o zaman göklere sığdıramadıkları okullara gitmiş olması. Başka da hiçbir suçlama yok. 20 sene önce de bir edebiyat programı yapmış STV’de, parası karşılığında yapmış, bunlar…

Beraat da etmişti. Bunlar su olacak şeyler değil zaten. Yasal olmayan bir bankaya yatırmamış, yasal olmayan bir okula göndermemiş, Milli Eğitim onaylı bir okula göndermiş, BBDK tarafından açık olan bir bankaya para yatırmış, yani bir çeteyi mi bir örgüte mi yardım etmiş? Böyle bir şeyin belgesi mi var. Kim yapar bunu? Suçlandığı şeyler bunlar yani. Başka bir şey değil.

“BU ÜLKEYE ADALETİN GELDİĞİNİ GÖREBİLECEK MİYİM?”

Gidene kadar hep vatan, millet diyerek gitti. Benim eşim milli maçta ağlayan vatanseverdi bir insandı. Sol literatüre de hakim, Müslüman, inançlı bir insandı. Çok entelektüeldi. Böyle insan Türkiye’de parmakla sayılır. İyiliğini saymakla bitiremem. Bu ülkeye huzurun ve adaletin geldiğini görebilecek miyim derdi.”

KHK’lı Haluk Savaş’ın cenazesini KHK’lı imam kıldırdı

“Umudun Adı: Haluk Savaş” belgeseli yayınlandı

Okumaya devam et

Gündem

Muhafız Alayı Komutanı Barış’ın 1512 yıl hapsi istendi

Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı davasında sanıklar hakkında istenen cezalar belli oldu. Alay Komutanı Albay Muhsin Kutsi Barış ile TRT bildirisini okutan Yarbay Gençer’in bin 512’şer yıl hapsi istendi.

BOLD – 15 Temmuz 2016’da Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı’nın eylemlerine ilişkin davada 90 sanığın ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’ten birer, iki sanığın ise bu suçla birlikte ‘cumhurbaşkanına suikast’ suçundan ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet hapsi istendi.

Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Sincan Ceza ve İnfaz Kurumları Kampüsündeki salonlarda görülen duruşmada Cumhuriyet Savcısı Mehmet Fatih Özdemir esasa ilişkin görüşünü açıkladı. Buna göre 90 sanığın ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçundan birer kez, eski Albay Muhammet Tanju Poshor ile eski Yarbay Emin Güven’in bu suçla birlikte ‘cumhurbaşkanına suikast’ suçlarından ikişer kez ağırlaştırılmış müebbet hapisleri talep edildi.

Sanıklardan 134’ü hakkında ise ‘anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna yardım’dan 15’er yıldan 20’şer yıla kadar hapis isteminde bulunuldu. Savcı, eski Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanı Albay Muhsin Kutsi Barış’ın çeşitli suçlardan bin 512 yıl hapisle cezalandırılmasını talep etti.

Darbe bildirisini TRT’de okutan eski Yarbay Ümit Gençer’in ağırlaştırılmış müebbet ve bin 512 yıl hapisle cezalandırılması istendi. Savcı, TRT binasını işgal eden eski albay Muhammet Tanju Poshor hakkında 2 kez ağırlaştırılmış müebbet ve 1512 yıl hapis cezası istedi. Savcı mütalaasında, 9 sanığın ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçundan 15 yıla kadar hapsini isterken çoğu er 264 sanığın ise beraatını talep etti.

Okumaya devam et

Popular