Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Şirin Ünal evindeki ikinci Özbek kadına polis kod isim vermiş

Nadira’nın Şirin Ünal’ın silahıyla vurulduğu gece evdeki ikinci kaçak işçi Khılola’nın polis kayıtlarına sahte isimle ‘Hilal’ olarak geçirildiği ortaya çıktı.

BOLD – AKP Milletvekili Şirin Ünal’ın evinde, Ünal’ın tabancasından çıkan kurşunla ölen Özbekistan uyruklu bakıcı Nadira Kadirova’dan sonra, evin öteki Özbekistanlı bakıcısı hakkında yeni bir gelişme yaşandı.

Nadira’nın öldüğü gece ikinci bakıcı Khılola Onarboeva’nın GBT kontrolü kaydının yapılmadığı anlaşıldı. Onarboeva’nın kaçak olduğu Nadira’nın ölümünden bir gün sonra sokakta “tesadüfen” hareketlerinden şüphelenilmesi üzerine yapılan GBT kontrolünde ortaya çıktı.

Babıali Yokuşu programında Onarboeva için olaydan 4 gün sonra deport (sınır dışı edilme) işlemi yapıldığını anlatan gazeteci Suat Toktaş, kaçak işçi olarak çalıştırılan bakıcının cumartesi gününe kadar Türkiye’de olduğunu söyledi.

Toktaş’ın Babıali TV’de şunları anlattı:

“23 Eylül’de AKP milletvekili emekli general Şirin Ünal’ın evinde, Ünal’ın tabancasından çıkan kurşunla ölen ve Ünal’ın intihar ettiğini söylediği Nadira Kadirova’nın vize sorunu yoktu ama kaçak işçi statüsünde Türkiye’de bulunuyordu. Şirin Ünal, Meclis’teki konuşmasında ‘Nadira’nın birkaç aydır psikolojik sorunları olduğu için ikinci bir bakıcı almıştık’ dedi. İkinci bakıcı 1995 Özbekistan doğumlu Khılola Onarboeva. Polis kayıtlarında ‘Hilal’ diye geçen Onarboeva, Nadira’nın öldüğü gece ifade veren isimlerden biri.

‘TESADÜFEN’ GBT KONTROLÜ

Kayıtlara Hilal diye geçirilen Khılola da, Nadira gibi kaçak işçi olarak Şirin Ünal’ın evinde çalışıyordu. Polis o gece ifadesini aldı ama herhangi bir sınırdaşı işlemi yapmadı. Yaptıysa da bu polis kayıtlarına geçmedi. Polis, ertesi gün sokakta hareketlerinden şüphelenilmesi üzerine GBT kontrolü yaptı. Fakat usule aykırı olarak, kontrol pasaport üzerinden yapıldı. Pasaport üzerinden herhangi bir aksilik görmeyen polis ekipleri, pasaportu gözle kontrol edince Hilal’in vize süresinin geçtiğini tespit etti. Bunun üzerine Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nde işlem yapıldı. Hilal’e 27 Eylül’de ‘terke davet kararı’ tebliğ edildi. Türkiye’yi terketmesi için kendisine 16 gün mühlet tanındı. O süre 12 Ekim cumartesi günü doluyordu.”

Suat Toktaş, Nadira Kadirova’nın yakınlarının, ‘Hilal, 12 Ekim cumartesi günü de Türkiye’de, hatta Şirin Ünal’ın evindeydi’ dediğini aktardı ve Şirin Ünal’ın cevaplaması gereken soruları sıraladı:

ŞİRİN ÜNAL’A SORULAR

Nadira’nın öldüğü gece Hilal’in ifadesi alınırken GBT kontrolü yapıldı mı, yapıldıysa kaçak olduğu o gece neden anlaşılamadı?

Hilal, Nadira’nın ölümünden bir gün sonra sokakta ne gibi şüpheli hareketler yaptı da “tesadüfen” GBT kontrolüne takıldı?

Nadira’nın yakınları Hilal’in, hala Türkiye’de, hatta Şirin Ünal’ın evinde olduğunu iddia ediyor. Gerçekten öyle mi, yoksa ülkesine döndü mü?

Hilal hala Türkiye’de ise Şirin Ünal, deport kararı verilmiş birini elinde tutarak hangi hesapları yapıyor?

Şirin Ünal, Hilal’i Türkiye’de tutma veya yurtdışına göndertme seçeceğini elinde bir koz olarak mı tutuyor?

Şirin Ünal, Hilal’in konuşmasını engellemek ya da istediği zaman konuşturtma hesapları mı yapıyor?

Kaçak işçi statüsünden dolayı Hilal’e veya Şirin Ünal’a para cezası kesildi mi?

Nadira Kadirova’nın abisi: Kardeşimi önce dövmüş sonra vahşiler gibi vurmuşlar

Gündem

Kuzey Irak’tan şehit haberi geldi

Savunma Bakanlığı, Kuzey Irak’ta yürütülen Pençe-Kaplan Operasyonu’nda bir askerin şehit olduğunu duyurdu. 3 teröristin ise etkisiz hale getirildiği açıklandı.

BOLD – Bakanlıktan yapılan açıklamada, “Pençe-Kaplan Operasyonu bölgesinde, 12 Temmuz 2020 tarihinde teröristlerle çıkan çatışmada bir kahraman silah arkadaşımız yaralanmış ve derhal hastaneye kaldırılmış yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit olmuştur. Bahse konu çatışmada bölücü terör örgütü mensubu 3 terörist etkisiz hale getirilmiştir. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır dileriz” denildi.

Pençe- Kaplan operasyonu kapsamında Kuzey Irak’ta, terör örgütü mensupları girilen çatışmada şehit olan 27 yaşındaki Astsubay Çavuş Ethem Demirci’nin ailesine haber ulaştırıldı. Şehit Ethem Demirci’nin Esenyurt Osman Gazi Mahallesi Gülbahar Sokak’ta yaşayan ailesine sağlık görevlilerinin de eşlik ettiği askeri heyet tarafından şehit haberi verildi. Şehit olduğu haberini alan aile büyük üzüntü yaşarken, şehidin evi ve sokağı Türk Bayraklarıyla donatıldı. Şehidin, memleketi Samsun’un Havza ilçesinde yarın defnedileceği öğrenilirken, ailesi cenazeye katılmak üzere Samsun’a gitti. Şehit Ethem Demirci’nin 6 ay önce evlendiği öğrenildi.

Okumaya devam et

Gündem

Türkiye’de koronavirüs nedeniyle 19 kişi daha hayatını kaybetti

Türkiye’de koronavirüs salgını nedeniyle son 24 saatte 19 kişi can verdi. Bin 12 yeni vaka daha tespit edildi. Böylece toplam ölü sayısı 5 bin 363’e, vaka sayısı 212 bin 993’e ulaştı.

BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) Türkiye’deki güncel durumuna ilişkin verileri paylaştı. Bakan Koca, Twitter hesabından şu paylaşımı yaptı:

“Son 3 günde ortalama entübe hasta sayısı en yüksek 5 il: İstanbul, Ankara, Konya, Diyarbakır, Bursa. Ortalama yoğun bakım hasta sayısı en yüksek 5 il: İstanbul, Şanlıurfa, Ankara, Gaziantep ve Konya. Beklediğimiz sonuçlar için tedbirlere daha fazla uyalım.”

Okumaya devam et

Gündem

Barolar Birliğinde Feyzioğlu depremi sürüyor: 6 üye istifa etti

‘Avukatlık mesleğinin onuruna yakışmayan’ hukuksuzluklar karşısında Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu’nun pasif duruşuna tepki gösteren TBB Emek Komisyonunun 6 üyesi istifa etti.

BOLD – TBB Emek Komisyonu Başkanı Av. Ali Çetin Aygün ve komisyon üyeleri, TBB Başkanı Metin Feyzioğlu’nun tutumuna tepki olarak görevlerinden istifa ettiklerini bildirdi. İstifa metninde, “Gerek avukatlara ve gerekse baro başkanlarına karşı güvenlik güçlerinin ‘avukatlık mesleğinin onuruna yakışmayan’ tutum ve hukuksuzlukları karşısında TBB Başkanı Metin Feyzioğlu’nun gösterdiği pasif ve hatta mesleğin ve meslektaşlarının karşı safında yer alan davranışlarını, en üst meslek kuruluşumuz olan TBB kurumsal kimliğine yakıştıramadığımızdan, mevcut görevimize, şu andaki TBB Başkanı ile devam etmemizin mümkün olmayacağı açıkça ortadadır” denildi.

İstifa metninde şu ifadeler yer aldı:

TBB Emek Komisyonu Yürütme Kurulu olarak, büyük bir özveri ile bugüne kadarki başarılı etkinlikleri TBB Genel Kurulu faaliyet raporlarında ve Web sayfalarında, basında yer almış olan Komisyonumuz, Başkan ve üyeleri ile tüm avukatlarımızın örgütlü birliği olarak gördüğümüz kurumumuzu yüceltme, öne çıkarma amacı ile gereken tüm gayretleri göstermiştir.

Ancak; son yaşanan gelişmeler ve Avukatlık Kanunu değişikliğinin gündeme geldiği süreçte, gerek avukatlara ve gerekse Baro Başkanlarına karşı güvenlik güçlerinin ‘Avukatlık Mesleğinin Onuruna Yakışmayan’ tutum ve hukuksuzlukları karşısında TBB Başkanı Sn. Metin Feyzioğlu’nun gösterdiği, pasif ve hatta mesleğin ve meslektaşlarının karşı safında yer alan davranışlarını, en üst meslek kuruluşumuz olan TBB. Kurumsal kimliğine yakıştıramadığımızdan, mevcut görevimize, şu andaki TBB Başkanı ile devam etmemizin mümkün olmayacağı açıkça ortadadır.

Atalet içerisinde adalet aranmaz. Savunma mesleğinin temsilinde, liyakat, dirayet, basiret gerekir.

80 baro başkanımızın hukuka uygun ve anayasal hak kullanımı ile gerçekleşen dirençli mücadelesinin, antidemokratik ve hukuk dışı yollar ve bahaneler ile engellenmesini, başkanların, insanlık dışı abluka alında eziyetlere maruz bırakılmasını, ‘meslek düzenini, ahlâkını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşları’ olan Baroların işlevsiz hale getirilişini, ‘Yargı Erki’ içerisindeki bağımsız yerinden koparılıp, ‘Yürütme Erki’ talimatlarına boyun eğdirilişini, ‘Paralel Baro’, ‘Antidemokratik Temsil’ uygulamasının yasalaşma sürecini suskunluk içerisinde ve adeta tribünlerden izleyen, Türkiye Barolar Birliğinin, bütün baroların katılımı ile oluşan bir kuruluş ve tüm avukatların örgütlü çatısı olduğunu unutan ve umursamayan bir tavır içerisindeki anlayış ile birlikte yol yürümemiz, artık imkânsız bulunmaktadır.

Ve unutulmamalıdır ki; Sn. Metin Feyzioğlu ile birlikte bu suskunluğa ortak olanlar ve bireysel geleceklerini, savunma mesleğimizin temsilinin üzerinde tutanlar, tarihsel sorumluluklarından kurtulamayacaklardır. Kutsal savunma hakkını ve temsilini; eşitlik, adalet ve özgürlük içerisinde savunmaya devam etmek üzere, hukuksuzluğa karşı suskun ve seyirci kalan değil, direnen savunma saflarında yerimizi koruyarak, aşağıda isimleri bulunan TBB Emek Komisyonu Başkan ve Yürütme Kurulu üyeleri olarak, görevimizden ayrıldığımızı, TBB Başkanlığı ‘Sayın Makamına’ arz ediyoruz.

Av. Ali Çetin AYGÜN

Av. Selçuk ERTAN

Av. Sadık Onur GELBAL

Av. Necati ERDEM

Av. Hasan ERDEM

Av. Ayça ULAŞ

Okumaya devam et

Popular