Bizimle iletişime geçiniz

Politika

CHP’den ‘mektup’ tepkisi: Müsvedde sahibine iade edilmeli

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, ABD Başkanı Trump’ın AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gönderdiği mektuba, “Bu müsvedde sahibine derhal iade edilmelidir” tepkisi verdi. Mektubun harekattan sonra gönderildiğini belirterek, “Barış Pınarı’yla cevap verdik demek milletimizi kandırmaktır” dedi.

BOLD – CHP Sözcüsü Faik Öztrak, ABD Başkanı Donald Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a gönderdiği mektuba ilişkin CHP Genel Merkezi’nde açıklama yaptı. Trump’ın kaleme aldığı mektubu “müsvedde” ve “kağıt parçası” olarak niteleyen Öztrak, “Trump imzalı bu kağıt parçasında diplomatik teamüllerin dışında, hiçbir devlet başkanına yakışmayacak küstahça ifadeler ve hakaretler var. Bu kağıt parçasının muhatabı Adalet ve Kalkınma Partisi’nin Genel Başkanı Erdoğan değildir. Bu hakaretlerin muhatabı Türkiye Cumhuriyeti devletidir” dedi.

BORÇ VERENLER ŞİMDİ EMİR VERMEYE KALKMAKTADIR

“Trump bu küstah üslubu kullanma cesaretini ve cüretini nereden almaktadır?” diye soran Öztrak, “Bu kağıt parçasında üç husus dikkati çekmektedir. Birincisi Trump’ın ver demesi üzerine sarayın adaleti ve siyaseti karıştırarak Papaz Brunson’u göndermesidir. İkincisi saray iktidarının ekonomiyi borca batırarak dolarkolik hale getirmesi ve döviz rezervlerinin tüketilmesi neticesinde ülkemizin dışarıdan gelecek tehditlere karşı savunmasız kalmasıdır. Önce borç verenler şimdi bize emir vermeye kalkmaktadırlar. Trump’ın ekonominizi yıkarım tehditlerinin arkasındaki neden budur. Üçüncüsü Erdoğan’ın Büyük Orta Doğu Projesi’nin eş başkanlığına soyunmuş olmasıdır. Bu görevi veren dış güçler şimdi Erdoğan’a, PKK’nin Suriye’deki başıyla pazarlık masasına otur demektedirler” diye konuştu.

HAREKAT BAŞLADIKTAN SONRA YAZILMIŞ

Hükümet kanadının mektuba ilişkin, “Bu rezalete Barış Pınarı Harekatı’yla cevap verdik” yanıtını hatırlatan Öztrak, “Bu milletimizi kandırmaktır. Barış Pınarı Harekâtı 9 Ekim 2019 tarihinde saat 16.00’da başlamıştır. Bu sırada Amerika Birleşik Devletleri’nde saat henüz 09.00’dur. Yani mesai yeni başlamıştır. Demek ki bu kağıt parçası harekat başladıktan sonra yazılmış ve gönderilmiştir. Dolayısıyla da bu kağıt parçası ortada durmaktadır ve gerekli cevap henüz verilmemiştir. Aslında yapılacaklar bellidir. Bu müsvedde sahibine derhal iade edilmelidir” dedi.

ERDOĞAN PENCE İLE GÖRÜŞMESİN ÖNERİSİ

ABD Başkan Yardımcısı Mike Pence ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın görüşmemesi gerektiğini, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın bu görüşmeyi yapması gerektiğini ifade eden Öztrak sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu görüşmede Türkiye’ye gönderilen mektup müsveddesi geldiği adrese ABD Başkan Yardımcısı eliyle geri götürülmelidir. Bu kağıt parçası ortadayken ve AK Parti Genel Başkanı’nın dünkü grup toplantısında ifade ettiği üzere kendisine ve ailesine ABD tarafından vize yasağı getirilmişken Türkiye Cumhuriyeti’ni temsilen ABD’ye adım atmaması gerekir. Erdoğan bu tedbirleri almaktan çekinmemelidir korkmamalıdır.”

Trump sosyal medyayı gaflarıyla yine salladı: İtalyan Başbakan Mattarella’ya mozarella dedi, tarih bilgisi pes dedirtti

Politika

Babacan: Sorunları üç ayda çözecek ekibimiz var

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, AKP hükumeti ve ekonomi politikasını eleştirdi. “Kimse suçluyu başka yerde aramasın, Türkiye şu an kötü yönetiliyor. Hükumet değişikliği olmadan Türkiye’nin sorunlarının çözülmesi mümkün değil” dedi.

BOLD – Babacan, Tayyip Erdoğan’ın ‘ekonomi uçuşta’ ifadesine, “Halkımız en önemli sorun ‘ekonomi’ diyor, hükumet ekonomimiz uçuyor diyor. Böyle bir şey olamaz; bu ancak güvensizliği çoğaltır” sözleriyle tepki gösterdi.

Resim

Fox TV’de Çalar Saat programında konuşan Babacan, Erdoğan’ın yönetim kurulu başkanı olduğu Varlık Fonunun gelecek nesillere 60 milyar dolar borç bıraktığını söyledi.  Babacan, “Varlık fonu uygulamasına zamanında da şiddetle karşı çıktık. Yazık günah değil mi?” ifadesini kullandı. Babacan, “Hükûmet işten çıkarmayı yasaklayarak, TÜİK’in istatistikleri olduğundan daha güzel göstermesini sağladı. Memleketin bu kadar yakıcı sorunu varken siyasi gündem, içi boş tartışmalarla dolu. Şöyle bir haberlere baktığınızda, bu ülkenin problemleri için hangi çözüm üretiliyor göremiyorum” dedi.

Babacan’ın açıklamalarından önemli başlıklar şöyle:

TÜRKİYE’NİN BİR NUMARALI PROBLEMİ EKONOMİ

“Türkiye’nin bir numaralı problemi ekonomi. Tüm anketlerde, vatandaşımız “Bir numaralı sorunum ekonomi” diyor. Fakat tüm açıklamalar ekonominin iyiye gittiği yönünde. Hükümet hastalığı kabul etmiyor. Öncelikle teşhisi koymak lazım.

Son bir yılda toplam istihdam 2 milyon 600 bin kişi düşmüş. Gençlerde işsizlik %25 civarında. Artık iş aramaktan vazgeçmiş insanlar var. Ülkeye yatırım lazım. Türkiye’nin kalkınmasının tek yolu yatırım, üretim ve ihracat.

MERKEZ’İN REZERVLERİ PANDEMİDEN ÖNCE TÜKETİLMİŞTİ

Pandemiden önce Türkiye, kendi eliyle çıkardığı bir ekonomik krizin içine zaten düşmüştü. Merkez Bankası rezervleri zaten pandemiden önce tüketilmişti.

Niye insanlarımız fakirleşiyor, niye gençlerimiz iş bulamıyor? Kadınlarımız neden iş aramaktan vazgeçiyor? Kadınların işgücüne katılma oranı hızla düşüyor. Sorunlar büyük ama çözümler de bir o kadar kolay. Biz sadece eleştirmiyoruz. Çözüm için, tedavi için ne gerekiyorsa onu da öneriyoruz.

Tecrübeli ve işi bilen bir ekip olarak reçete hazırlıyoruz, paylaşıyoruz.  Türkiye çaresiz değil. Dürüst ve ehil kadrolar, akıl, bilim, istişare Türkiye’yi yeniden ayağa kaldırır.

KRİZİ 3 AYDA ÇÖZERİZ

Başta kamu bankaları olmak üzere tüm bankaları, fayda ve risk analizlerine dayanmadan, piyasa gerçeklerinden uzak parametrelerle kredi vermeye zorlamaktan derhal vazgeçilmeli.

Uluslararası tecrübesi olan bir ekonomi ekibi yalnızca DEVA Partisi’nde var. Bu ekonomik reçeteyi hazırlayan ekip, dünyanın herhangi bir yerindeki krizi çözmeye gitse 3 ayda tüm sorunları çözer.”

CHP’de yeni MYK belli oldu: Genel Sekreter Selin Sayek Böke oldu

Okumaya devam et

Politika

ABD bölgeden çekilirken Türkiye’yi jandarma yapıyor ama bir koyup üç alma hayal

Amerika Türkiye’yi bölgenin jandarması göreviyle oyalıyor. Türkiye’yi bölgede bırakarak Rusya’nın güçlenmesinin önüne geçmeyi planlıyor, aksi halde bölgede sadece Türkiye, İran ve Rusya olsaydı, kimse Türkiye’yi oyunun köşesine oturtmazdı.

BOLD – ABD’deki seçimle Ortadoğu’daki gelişmelerin değişeceğini belirten HDP Dış İlişkiler Komisyonu Eş Sözcüsü Hişyar Özsoy, “Türkiye’nin Suriye’de ve Irak’ta üsler kurması tamamen ittihatçı maceradır. Bu politikaların hem AKP’ye hem de Türkiye’ye ağır faturaları olacaktır” dedi.

Mezopotamya Ajansı’na konuşan Özsoy, Amerika’da yapılacak olan genel seçimlerle başta Suriye ve Libya olmak üzere Ortadoğu’da birçok şeyin değişeceğini söyledi. Özsoy, “Belki çok köklü alt üst değişikler olmayacak. Ama kesinlikle Erdoğan’ın lehine değişikler olmayacak” dedi.

ABD’deki seçimlerle beraber birçok seçeneğin gelişeceğine işaret eden Özsoy, seçimi ABD eski Başkan Yardımcısı Joe Biden’in kazanması durumunda Kürtler lehine birçok olumlu sonuçların doğacağını kaydetti. Özsoy, “ABD Başkanı Donald John Trump’ın gidişi durumda hem Türkiye’ye hem de Erdoğan’a yaptırımlar gündeme gelebilir. Belki de Suriye’de asker varlıklarını güçlendirebilirler. Bir sürü seçenek gündeme gelecek. Tabi Erdoğan ‘dostum Trump’ dediği bir arkadaşını kaybedebilir. Kürtlerin de üzerinde yapmış olduğu siyaset zemini önemli oranda değişecektir. Çünkü Biden’in Güney Kürdistan ile şahsi ilişkileri vardı. Trump’tan sonra bölgedeki asıl var olan kurumlar, daha inisiyatifli davranacaklardır. Çünkü Trump bölgeden anlamayan tüccar düşünceli bir kişi. Yani bölgede çok şey değişebilir” ifadelerini kullandı.

BİR KOYUP ÜÇ ALMA HAYAL

Ortadoğu’da politikalarını “fetih” olarak nitelendirdiği Türkiye’nin bunu Suriye’de hayata geçirdiğini ifade eden Özsoy, “Türkiye her ne kadar Suriye’de bazı noktaları işgal etmişse de aslında tam bir iflası yaşıyor. Suriye’de rejim değişikliğinin olmayacağını herkes biliyor. Ona rağmen Türkiye Suriye’deki savaş için birçok yatırım yaptı ama karşılığında hiçbir şey alamadı. Aslında Türkiye Serêkaniyê ve Efrîn’de sadece Kürtlerin kazanımlarını geriletmek istiyor. Türkiye Suriye’de birtakım tavizler verip Libya’da bir takım pozisyon tutmaya gidebilir. NATO dahil birçok güç Suriye ve Libya’ya girip büyük silahlarla yatırımlar yaptılar ama iflas edip çıkmak zorunda kalmışlardır. Türkiye buralara girip ‘Ben bir koyup üç alabilirim’ diyorsa yanılıyor ve bugüne kadar kimse bir koyup üç almamıştır. Amerika’nın 1991 yılındaki Körfez Savaşı’nı biliyoruz. Amerika Irak’ta 20-30 yıl kaldı, hatta 2003 yılında da tekrar girip yüz binlerce asker yığdı ve 4 trilyon dolar harcadı ama iflas etti. Türkiye’nin Suriye’de ve Irak’ta üsler kurması tamamen ittihatçı maceradır. Bu politikaların hem AKP’ye hem de Türkiye’ye ağır faturaları olacaktır” diye konuştu.

ABD TÜRKİYE’Yİ JANDARMA YAPIYOR

Amerika’nın bölgedeki politikalarının çok değişken olduğunu ve ona rağmen denge politikası yürüttüğünü dile getiren Özsoy, Batılı güçlerin ve Amerika’nın özellikle Türkiye’yi “bölgenin jandarması” göreviyle oyaladığını söyledi. Özsoy, NATO ülkesi olmasından kaynaklı Amerika’nın Türkiye’yi bölgede bırakarak Rusya’nın güçlenmesinin önüne geçmeyi planladığına dikkat çekerek, “Aksi halde bölgede sadece Türkiye, İran ve Rusya olsaydı, kimse Türkiye’yi oyunun köşesine oturtmazdı. NATO ve batılı güçler bölgeden çekilirken, Türkiye’ye jandarma görevi veriyor” diye belirtti.

PARTİLER TEK TEK BÖLÜNÜYOR

Türkiye’nin darbe girişimi sonrası ilan ettiği OHAL ile güç toparladığını ve Kürtlere savaş açarak kazanımlarını hedeflediğini dile getiren Özsoy, “Son 5 yıldır tüm politikası Rojava’yı boğmak ve Kürtleri boğmak oldu. MHP, Mehmet Ağar ve Perinçek ile kurulan bu faşist ittifakın amacı da buydu zaten. Ama başaramadılar. Çünkü Kürtlerin direniş geleneği buna izin vermedi. Kürtleri boğacağız diye kendileri paramparça oldu. Görüyorsunuz; MHP ikiye, AKP iktidardayken üçe bölündü derken, şimdi CHP ikiye bölünecek. Neden bölündüler, çünkü sorunları çözmediklerinden dolayı. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu ideolojisi, Kürtlerin bütün kazanımlarına dönük düşmanlık olmuştur. Bunu sosyolojik bir tespit olarak ortaya koyuyorum. Bugün bu faşist zihniyette aynen böyle düşünüyor” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya devam et

Politika

CHP’de yeni MYK belli oldu: Genel Sekreter Selin Sayek Böke oldu

selin sayek böke

CHP’de 37. Olağan Genel Kurul sonrası Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, Merkez Yönetim Kurulu listesini belirledi. Selin Sayek Böke Genel Sekreterlik görevine getirildi.

BOLD – Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı olurken, Parti Sözcüsü Faik Öztrak’ın görevi değişmedi. 18 olan MYK üye sayısı 16’ya düşürüldü.

Parti Meclisine giremeyen Tuncay Özkan ve Ünal Çeviköz’ün koltukları boş kaldı. Selin Sayek Böke, Ali Öztunç, Yüksel Taşkın ve Ahmet Akın MYK’ya giren 4 yeni isim oldu.

CHP’nin yeni MYK üyeleri şu isimlerden oluştu:

1. Fethi Açıkel (Bilim, Yönetim ve Kültür Platformu)

2. Onursal Adıgüzel (Bilgi ve İletişim Teknolojileri)

3. Veli Ağbaba (İşçi Sendikaları, Esnaf-Sanatkâr ve Sivil Toplum Kuruluşları)

4. Ahmet Akın Ahmet (Enerji, Alt Yapı Projeleri)

5. Muharrem Erkek (Hukuk ve Seçim İşleri)

6. Gökçe Gökçen (Gençlik Politikaları)

7. Gamze Akkuş İlgezdi (Tanıtım ve Halkla İlişkiler)

8. Lale Karabıyık (Eğitim Politikaları)

9. Gülizar Biçer Karaca (İnsan Hakları)

10. Bülent Kuşoğlu (İdari ve Mali İşler)

11. Faik Öztrak (Ekonomi Politikaları ve İşveren Örgütleri) – Parti Sözcüsü

12. Ali Öztunç (Doğa Hakları – Çevre)

13. Oğuz Kaan Salıcı (Parti Örgütü, Örgüt Yönetimleri ve Yurtdışı Örgütlenme)

14. Yüksel Taşkın ( Sosyal Politikalar)

15. Seyit Torun (Yerel Yönetimler)

16. Selin Sayek Böke (Genel Sekreter)

Burhan Kuzu: Sağ ve Sol iki partide birleşelim

Okumaya devam et

Popular