Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

İnsan Kaçırma Eylemleri 2019 Raporu yayınladı

Siyah Transporter olayları olarak bilinen zorla kaybedilen kişilerin durumuyla ilgili 2019 yılı raporu yayınlandı. Halen haber alınamayanlar ve tüm detaylar..

BOLD- magduriyetler.com’un hazırladığı “İnsan Kaçırma Eylemleri Raporu”nun üçüncüsü yayınladı. Raporda, kamuoyuna yansıyan ilk kaçırılma olayının gerçekleştiği 27 Ocak 2016’dan, raporun güncellendiği Ekim 2019’a kadar yurt içinde gerçekleştirilen 24 kaçırılma ve kaçırılmaya teşebbüs olayına yer veriliyor.

Kişilerin kaçırılma yeri, tarihi, mesleği, olayın nasıl gerçekleştiğine dair ayrıntılı bilgi ve son durumları hakkında ayrıntılı bilginin yer aldığı 13 sayfalık rapora göre kaybedilen kişilerden biri dışında tamamı 15 Temmuz 2016 ‘dan sonra kaçırılmış.

İlk olarak 27 Ocak 2016’da kaçırılan Sunay Elmas’ın akıbeti hala bilinmiyor. Kaçırma eylemlerinin tamamına yakını Ankara’da meydana gelmiş. Rapora göre “Bu durum, Ankara’da merkezi bir kamu kurumunda bünyesinde oluşturulan illegal yapılanma tarafından bu kaçırma eylemlerinin yapılarak, kaçırılan kişilerin yine Ankara veya yakın bir yerde tutulduğunu akla getiriyor.”

Kaçırma ve kaçırmaya teşebbüs aşamasında kalan eylemler, en fazla 2017 yılında gerçekleştirilmiş. 27 Ocak 2016-Ekim 2019 tarihleri arasında kaybedilen 24’den kişinden 3’ü 2016 yılında, 10’u 2017’de, 3’ü 2018’de, 8’i ise 2019’da kaçırılmış.

Uluslararası kaçırılma olaylarına da yer verilen raporda Malezya, Pakistan, Kazakistan,  Kosova, Moğolistan, Moldova, Ukrayna, Azerbaycan’dan kaçırılıp Türkiye’ye getirilen Hizmet Hareketi mensuplarının yaşadıkları anlatılıyor. Ayrıca Kaçırma Olaylarında MİT’i İşaret Eden Olgular, MİT’in Adli Soruşturma Yetkisi Var mı, Suç Örgütü Hüviyetine Büründürülen MİT, Kaçırma Eylemlerinin AİHS ve BM Sözleşmeleri Yönüyle Değerlendirilmesi gibi konulara da açıklık getiriliyor.

TÜRKİYE’DE KAYBEDİLEN 24 KİŞİYE AİT SON BİLGİLER İSE ŞÖYLE:

1- Sunay Elmas (Öğretmen): 27 OCAK 2016’da Ankara CEPA AVM önünde kaçırıldı. Halen haber alınamıyor.

2- Ayhan Oran (eski MİT çalışanı): 1 KASIM 2016’da kaçırıldı. Nereden kaçırıldığı bilinmiyor. Halen haber alınamıyor.

3- Mustafa Özgür Gültekin (Rekabet Kurumu Çalışanı): 21 Aralık 2016’da Ankara Beytepe’de kaçırıldı. Halen haber alınamıyor.

4- Hüseyin Kötüce (Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu çalışanı): 28 ŞUBAT 2017’de Ankara Batıkent metro istasyonu otoparkında kaçırıldı.  Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden davadan tutuklu.

5- Mesut Geçer (eski MİT çalışanı): 26 Mart 2017’de Ankara Yenimahalle ilçesi Çakırlar’da aracı durdurularak kaçırıldı. Yaklaşık 1 yıl önce Sincan Cezaevinde ortaya çıktı. Halen orada tutuklu.

6-Turgut Çapan (Turgut Özal Üniversitesi çalışanı): 31 Mart 2017’de Ankara Şentepe’de kaçırıldı. Halen haber alınamıyor.

7- Önder Asan (Öğretmen): 1 Nisan 2017’de Ankara Yenimahalle Yahyalar semtinde kaçırıldı. 12 Mayıs 2017’de Ankara Emniyet Müdürlüğünde ortaya çıktı ve gözaltına alındı.

8- Cengiz Usta (Öğretmen): 4 Nisan 2017’de İzmir Torbalı’da kaçırıldı. 10 Temmuz 2017’de Afyon’da bulundu.

9- Mustafa Özben (Avukat): 9 Mayıs 2017’de Ankara Yenimahalle Şentepe Güventepe Caddesinde kaçırıldı. Halen haber alınamıyor.

10-Fatih Kılıç (Öğretmen): 14 Mayıs 2017’de Ankara AŞTİ’de kaçırıldı. Halen haber alınamıyor.

11- Cemil Koçak (Memur): 15 Haziran 2017’de Ankara Altındağ’da kaçırıldı. 100 gün bilmediği bir yerde, daha çok tabutlukta elleri ayakları bağlı vaziyette günlerce kaldı. Sonra Gölbaşında dağ başına bir yere bırakıldı ve Sincan Cezaevinde ortaya çıktı. Hapiste bir yıl kaldıktan sonra sonra tahliye edildi.

12- Murat Okumuş (İzmir Şifa Üniversitesi Hastanesinde yönetici): 16 Haziran 2017’de İzmir Bornova’da kaçırıldı. Halen haber alınamıyor.

13-Ümit Horzum (Türkiye Akreditasyon Kurumunda Uzman Yardımcısı): 6 Aralık 2017’de Ankara Yenimahalle A City AVM’de kaçırıldı. 17 Nisan 2018’de Ankara Emniyet Müdürlüğünde gözaltında olduğu ortaya çıktı.

14- Orçun Şenyücel (Rekabet Kurumunda Uzman): 20 Nisan 2018’de Ankara Türkkonut’ta kaçırıldı. Halen haber alınamıyor.

15- Hasan Kala (Öğretim Görevlisi): 20 Temmuz 2018’de Ankara Batıkent’te kaçırıldı. Halen haber alınamıyor.

16- Ahmet Ertürk (Öğretmen): 16 Kasım 2018’de Ankara’da kaçırıldı. 8 Ocak 2019’da Ankara Emniyet Müdürlüğünde gözaltında ortaya çıktı.

17- Salim Zeybek (BTK uzmanı): 21 Şubat 2019’da Edirne Havsa gişelerinde eşi ve çocuklarının gözü önünde kaçırıldı. 28 Temmuz 2019’da Ankara Emniyetinde gözaltında ortaya çıktı. 10 Ağustos 2019’da tutuklanıp Sincan Cezaevine gönderildi.

18- Gökhan Türkmen (Türkiye Zirai Donatım Kurumunda Kimyager): 7 Şubat 2019’da Antalya Kepez ilçesinde kaçırıldı. 5 Kasım 2019’da Antalya TEM’de ortaya çıktı, Ankara TEM’e götürüldü.

19- Özgür Kaya: 13 Şubat 2019’da Ankara Altındağ Çamlık Mahallesinde kaçırıldı. 28 Temmuz 2019’da Ankara Emniyetinde gözaltında ortaya çıktı. 10 Ağustos 2019’da tutuklanıp Sincan Cezaevine gönderildi.

20- Yasin Ugan: 13 Şubat 2019’da Ankara Altındağ Çamlık Mahallesinde kaçırıldı. 28 Temmuz 2019’da Ankara Emniyetinde gözaltında ortaya çıktı. 10 Ağustos 2019’da tutuklanıp Sincan Cezaevine gönderildi.

21- Erkan Irmak (Öğretmen): 17 Şubat 2019’da İstanbul Ümraniye İstiklal Mahallesinde kaçırıldı. 28 Temmuz 2019’da Ankara Emniyetinde gözaltında ortaya çıktı. 10 Ağustos 2019’da tutuklanıp Sincan Cezaevine gönderildi.

22- Mustafa Yılmaz (Fizyoterapist): 19 Şubat 2019’da Ankara’da kaçırıldı. Halen haber alınamıyor.

23- Yusuf Bilge Tunç (Ticaret Bakanlığı eski çalışanı): 6 Ağustos 2019’da Ankara’da kaçırıldı. Halen haber alınamıyor.

24- Hayrullah Narin (Öğretmen): 11 Eylül 2019’da Ankara’da kaçırılmaya teşebbüs edildi.

İlk siyah Transporter kurbanı Sunay Elmas’ın kaçırılışının 3’üncü yılı

 

Gündem

İstanbul için risk oranları katlanıyor!

Anadolu’da, Ankara, Gaziantep ve Diyarbakır korona salgınının hızını artırdığı iller olarak alarm verirken İstanbul’dan da endişeleri tetikleyen bilgiler geldi. İstanbul Tabip Odası Başkanı Pınar Saip, hastanelere ulaşımda güçlük yaşandığını, yeni açılan hastanelerin tam kapasite çalışamadığını ve vaka sayılarının hızla yükseldiğini vurguladı.

BOLD – Türkiye geneli koronavirüs vaka sayıları hızla artarken bilhassa Ankara, Diyarbakır ve Gaziantep’teki hastanelerde hareketlilik yaşanıyor. Üstelik alarm veren iller arasına İstanbul da katıldı. Hasta sayısının yükseldiğine dikkat çeken İstanbul Tabip Odası Başkanı Pınar Saip, “Hastaların, hastanelere ulaşımında güçlük yaşadıklarını görüyoruz. Yeni açılan hastaneler personel ve altyapı eksikliğinden tam kapasite çalışmıyor” dedi.

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ MOTİVASYONU DÜŞÜYOR

Duvar’dan Hacı Bişkin’in haberine göre uzmanlar, İstanbul’daki vaka sayılarının önümüzdeki günlerde artış göstereceğini belirtti. Bir sağlık görevlisi çalıştığı hastanedeki tabloyu şöyle aktardı: “Ne yazık ki hasta sayıları yine artış gösterdi. Özellikle acilde yoğunluk başladı. Bayram tatilinin sonuçlarını önümüzdeki haftalarda göreceğiz. Şu an bizlere düzenli test yapılıyor. Bu konuda şu ana kadar herhangi bir sorun yaşamadık. Ama konuştuğum bütün arkadaşlarım yine tedirgin. Bizim de motivasyonumuz düşmeye başladı. Aynı hastanede çalıştığımız bir arkadaşımızın test sonuçları birkaç gün önce pozitif çıktı. Bunu öğrendikten sonra tedirginliğimiz ne yazık ki artmaya başladı.”

TAM KAPASİTE ÇALIŞMADIKLARI İÇİN PROBLEM VAR

İstanbul Tabip Odası Başkanı Pınar Saip ise pandemi sonrası özel hastanelerin Kovid-19 hastalarını kabul etmediği bilgisini verdi: “Özel hastaneler, SGK’nın Kovid-19 geri ödeme paketini iptal etmesi nedeniyle koronalı hastaları kabul etmek istemiyor. Bu nedenle hastalar, yeni yapılan hastanelere yönlendiriliyor. Yeni hastaneler de tam kapasite çalışamadıkları için sıkıntılar yaşanıyor.”

HÜKUMETİN KONUNUN CİDDİ OLDUĞUNU HİSSETTİRMESİ LAZIM

Şehirdeki durumu ‘sıkıntılı’ diye tanımlayan Saip, “İnsanların normalleşme yanılgısına kapılmamaları lazım. Kontrollü yeniden açılma dönemi olması gerekirdi. Ne yazık ki böyle olmadı. Denetimsiz bir normalleşme havası verildi. Kontrolsüz turizm, alışveriş merkezlerinin erkenden açılması, Ayasofya Camii açılışına on binlerce kişinin katılımının teşvik edilmesi gibi durumlar yaşandı. Ne yazık ki toplum bu örneklere bakınca durumun ciddiyetini algılayamıyor. Herkesin gidişatın ciddi olduğunu bilerek davranması, hükumetin de konunun ciddi olduğunu hissettirmesi gerekiyor” değerlendirmesini yaptı.

TBMM Başkanı Şentop: 9 vekil ve 35 personelde Kovid-19 tespit edildi

Okumaya devam et

Gündem

KHK’lı öğretmenler tutuklandı, üç kardeş annesiz ve babasız kaldı

KHK’lı öğretmenler Murat Özonur 4 yıl, eşi Dilek Özonur ise 2 ay önce tutuklanınca 3 küçük çocukları anneanneye kaldı.

BOLD – Manisa Turgutlu’da yaşayan KHK’lı öğretmen Murat Özonur, 15 Temmuz’dan sonra tutuklanıp Manisa T Tipi Cezaevine gönderildi. 4 yıldır eşinden ve çocuklarından ayrı olan Özonur, 8 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Matematik öğretmeni eşi Dilek Özonur 2 ay önce tutuklanıp Manisa E Tipi Cezaevine gönderildi. Ona da 6 yıl 3 ay ceza verildi. Cemaat soruşturmaları kapsamında yargılanan çiftin dosyaları da Yargıtay tarafından onaylandı.

Dört yıldır babalarından, iki aydır da annelerinden ayrı olan Enes (5), Mesut (7) ve Tarık’a (10) artık 70 yaşındaki anneanneleri bakıyor.

“BU ZULME SESSİZ KALMAMAK GEREKİYOR”

Türkiye’de Özonur ailesinin çocukları gibi öksüz ve yetim kalmış binlerce çocuk olduğunu söyleyen HDP milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, “Bu üç masuma 70 yaşındaki anneanne bakıyor. Artık anneleri gelmeli bu zulme sessiz kalmamak gerekiyor.” dedi.

Enes (5), Mesut (7) ve Tarık (10).

Okumaya devam et

Gündem

Yusuf Bilge Tunç’un kaçırılışının üzerinden 1 yıl geçti

KHK’lı Yusuf Bilge Tunç’un kaçırılışının üzerinden 1 yıl geçti. Ailesi ve çocukları ayakta durmaya çalışırken savcılık etkin soruşturma yapmamak için direniyor.

BOLD – KHK’lı Yusuf Bilge Tunç, 6 Ağustos 2019 günü Siyah Transporter’la zorla kaybedildi. Tunç’un kaçırılışının üzerinden 1 yıl geçti.

KHK ile ihraç edildikten sonra karton bardak ve ambalaj malzemesi satarak geçimini sağlayan Tunç’un ailesi kaçırıldıktan sonra yaptıkları başvurlarda diğer kaçırılma vakalarındaki durumlarla karşılaştı. Savcılık, kamera kayıtlarını toplatmadı, cep telefonu sinyal bilgilerini inceletmedi. Ailenin kendi çabalarıyla topladıkları deliller ise emniyet ve savcılık arasında gidip geldi. Tunç’un 45 gün sonra terkedilmiş halde bulunan aracında, ailenin defalarca başvuru yapmasına rağmen delil incelemesi yapılmadı. Aile, parmak izi ve olası delillerin korunabilmesi için araca aylarca dokunmadı. Savcılığın inceleme yaptırmayacağı anlaşıldıktan sonra aile aracı temizletip satışa çıkarınca, savcılık aniden delil incelemesi kararı aldı.

Baba Mustafa Tunç, savcılıkla verdiği mücadeleyi anlatıyor:

“Arabasını kaçırıldıktan 45 gün sonra GİMAT’ın ıssız bir yerinde bulundu. Polis çağırdık, tutanak tutuldu ama olay yeri incelmesi yapılmadı. Savcılığa başvurduk. Arabayı 35 gün orada tuttuk. Savcı olay yeri incelemesi yaptırmayacağını bizzat avukata söyledi. İtiraz ettik, yine yaptırmadı. 35 gün sonra çektik arabayı. Savcı değişti. İkinci savcı olay yeri incelemesi talep etti. 6 ay sonra inceleme yapıldı. Biz arabayı o zaman satışa çıkartmak için temizledik ve tamirini yaptırmıştık ve arabayı şu anda sattık.”

MOBESE KAMERALARININ NUMARALARI VERİLMESİNE RAĞMEN GÖRÜNTÜLER TOPLANMADI

Oğlunun bulunması için hiçbir insani hassasiyet gösterilmediğini ifade eden Tunç, “Ailesine kızıp evden kaçan bir insan gibi aradılar oğlumu. HTS kayıtlarının incelenmesini istedik. 11. ay bitiyor, HTS kaydı incelemesi daha sonuçlanmadı. Olaydan hemen sonra gelinimle birlikte güzergahtaki MOBESE kayıtlarının numaralarını aldık, savcılığa bildirdik, incelenmesini istedik, bu konuda da hiçbir inceleme yapılmadı.  Olay yeri inceleme 6 ay sonra, HTS kayıtları 10 ay sonra istendi, hala sonuçlanmadı, MOBESE kaydı ile ilgili herhangi bir araştırma yok. Dosyada bol bol yazışma var. O ona bu buna yazmış. Arayıp bulma konusunda ciddi bir araştırma yapılmadığını görüyoruz.” dedi.

ULUSLARARASI HUKUKA BAŞVURU

Yerel hukuktan sonuç alınamayınca Tunç ailesi uluslararası kurumlara başvurdu. Birleşmiş Milletler’e ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine de başvuru yapıldı. Yusuf Bilge Tunç’un akıbetini Türkiye’ye soran BM’ye ulusal makamlar “O kişiyi biz de arıyoruz.” cevabını verdi. AİHM ise Yusuf Bilge Tunç’un bulunması için Ekim 2020’ye kadar süre tanıdı. AİHM’si 2019 yılında kaçırılan 6 kişi için de Eylül 2019’a kadar süre vermişti. Süre dolmak üzereyken 6 isim, Ankara Emniyet Müdürlüğünde ortaya çıkmıştı.

“DEVLETTE OLDUĞUNA EMİNİZ”

Aile, Tunç’un devlet tarafından kaçırıldığına emin. Kaçırılma olayından sonra devlet görevlilerinin delilleri toplamamaktaki direnişi bunun en önemli göstergesi. Kamera görüntülerinin belli bir noktanın ötesinde bulunamayışı, Tunç’un aracının daha önce ailenin aradığı bölgeye içi boşaltılmış olarak sonradan getirilip bırakılması, savcının tüm ısrarlara rağmen araçta delil arama talimatını vermeyişi bunun en önemli göstergeleri.

ÜÇ ÇOCUĞU VAR

Zorla kaybedilen Yusuf Bilge Tunç, “Mülkiye” olarak bilinen Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun olduktan sonra kamuda Mali Hizmetler Uzmanı olarak görev yapmaya başlamıştı. OHAL döneminde “iltisak ve irtibat” gerekçesiyle önce açığa alınan Tunç, ardından KHK’yla ihraç edildi. 10, 7 ve 3 yaşlarında üç çocuğu bulunan Tunç, ailesinin geçindirmek için ambalaj malzemeleri alım satımıyla uğraşıyordu.

İŞKENCE ÇİFTLİĞİ

Bugüne kadar kaçırılanların verdiği bilgilere göre, siyah Transporter’la kaçırılanlar MİT’in Çiftlik olarak tabir edilen Ankara’daki Anadolu Bulvarı ile Marşandiz’in kesiştiği noktadaki merkezine götürülüyorlar. 2016 ve 2017’de kaçırılanlardan bir kısmı, “Çiftlik”e götürülmeden önce birkaç ay Ankara Yenimahalle’deki MİT’in merkez karargahında tutuldular ve ardından Çiftlik’e götürüldüler. Burası MİT’in Özel Operasyonlar Merkezi olarak biliniyor. Bu merkez 80’li yıllarda solcuların götürüldüğü işkence merkeziydi. 15 Temmuz’dan önce yenilenen merkezde Gülen Hareketi üyelerinin yanı sıra Suriye’den getirilen bazı Kürtlerin de işkence gördüğü belirtiliyor.

Ayten Öztürk ve Zabit Kişi ise yurt dışından kaçırıldıkları için MİT’in Yurt Dışı Operasyonlar Birimi tarafından farklı bir yere götürüldüler. Ankara Esenboğa Havalimanı yolunda Saray Tesisleri olarak bilinen yerdeki MİT’in yerleşkesinde bulunan merkezde Zabit Kişi ve Ayten Öztürk ağır işkence gördü.

Kaçırılanlardan, Zabit Kişi, Ayten Öztürk, Gökhan Türkmen, Yasin Ugan, Mesut Geçer, Önder Asan ve Ümit Horzum yaşadıklarını aylarca süren sistematik işkenceyi mahkeme huzurunda anlattılar. Anlatımlar resmi mahkeme tutanaklarına geçti.

KAÇIRILANLAR

Kaçırılan kişilerin çoğundan aylarca haber alınamazken, bazıları aylar sonra Emniyet’e yasa dışı biçimde teslim edildi. Tamamı aylarca ağır işkence gördüklerini beyan ettiler. Kaçırılan kişilerden bazılarından ise bir daha haber alınamadı. Sunay Elmas, Ayhan Oran ve Yusuf Bilge Tunç halen kayıp.

Sunay Elmas(27 Ocak 2016), Ayhan Oran (1 Kasım 2016). Mustafa Özgür Gültekin (21 Aralık 2016), Durmuş Ali Çetin(17 Mayıs 2017), Hüseyin Kötüce (28 Şubat 2017), Mesut Geçer (26 Mart 2017), Turgut Çapan (31 Mart 2017), Önder Asan(1 Nisan 2017) Cengiz Usta(4 Nisan 2017), Mustafa Özben(9 Mayıs 2017), Fatih Kılıç(14 Mayıs 2017), Cemil Koçak (5 Haziran 2017), Murat Okumuş(16 Haziran 2017), Enver Kılıç (30 Eylül 2017),  Zabit Kişi (30 Eylül 2017), Hıdır Çelik (6 Aralık 2017), Ümit Horzum (6 Aralık 2017), Ayten Öztürk (13 Mart 2018), Orcun Şenyücel (21 Nisan 2018), Hasan Kala(20 Temmuz 2018), Fahri Mert(12 Ağustos 2018), Ahmet Ertürk(16 Kasım 2018), Gökhan Türkmen (7 Şubat 2019), Yasin Ugan(12 Şubat 2019), Özgür Kaya(12 Şubat 2019), Erkan Irmak(16 Şubat 2019), Mustafa Yılmaz(18 Şubat 2019), Salim Zeybek(20 Şubat 2019), Yusuf Bilge Tunç (6 Ağustos 2019)

Okumaya devam et

Popular