Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

İmamoğlu’ndan Haydarpaşa çıkışı: Bu aymazlığı kendine vazife edinenler, 31 Mart’ta seçimleri iptal ettirdi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraki olan şirketlerin ‘Haydarpaşa ve Sirkeci Garı atıl depo alanlarını kiralama’ ihalesinden elenmesiyle ilgili konuşan Ekrem İmamoğlu, “Bu ihaleyi yapıp büyük bir motivasyonla belirli kişilere vermeyi, bu aymazlığı kendisine vazife edenler inanın 31 Mart’ta seçimi iptal ederek Türkiye’nin demokrasisine ihanet edenlerle aynı bir avuç kişi olduğunu buradan ifade etmek istiyorum” dedi.

BOLD-İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İl Başkanı Canan Kafatancıoğlu ile birlikte, Haliç Kongre Merkezi’nde CHP İlçe Başkanlı tarafından düzenlenen, İl Danışma Kurulu Toplantısı”na katıldı. ‘Seçimsiz Dönemde Siyaset ve İktidar Vizyonu’ adı altında yapılan oturuma, İmamoğlu ve Kaftancıoğlu’nun yanı sıra, genel başkan yardımcıları, parti meclis üyeleri, milletvekilleri ile ilçe başkanları da yer aldı.

‘NE OLURSA OLSUN, BURASI BENİM OLACAK’ DİYEN İNSANLARA KARŞI BİR DURUŞ

TCDD’nin yaptığı , ‘Haydarpaşa ve Sirkeci Garı atıl depo alanlarını kiralama’ ihalesinden İBB’nin elenmesi ve sonrasında da atılacak adımlar ile ilgili gazetecilere açıklamalarda bulunan Ekrem İmamoğlu, İBB hukukçularının yarın ihalenin iptali için gerekli hazırlıkları yapacağını söyledi. 10 bin lira sermayeli 3 yıl öncesine kadar İBB’den 3 bin lira maaş alan birisinin bu ihaleyi kazanmasının ardında farklı bir motivasyon olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Bu mesele, bir millete ait, çok manevi bir alanın kim olduğunu bilmediğimiz bir insana ya da bir kurumu, arkasında kim olduğunu bilmediğimiz, biraz da dilsiz şeytanlık yapan, süreci bilen ama konuşmayan insanların ülkeyi tehdit eden, manevi değerler üzerinden, ‘Ne olursa olsun, burası benim olacak’ diyen insanlara karşı bir duruş.” dedi.

İhale sürecinde oyalandıklarını anlatan İmamoğlu, mesai saatinin bitimine dakikalar kala ihaleden men edildiklerini öğrendiklerini belirterek  “Dersiniz ki şu saatte pazarlığa çağırıyoruz. Basına bilgi verirsiniz. Ama sizden gizlediler. Demek ki saklanacak bir şey var. Demek ki o insanlar tümüyle güdümlü. O ihale heyetinde olanları da kınıyorum.” şeklinde konuştu.

“MESAİ BİTİMİNDE BİR FAKSLA ÖĞRENİYORUZ”

“Onlar ihanet etmişlerdir makamlarına” sözleriyle ihaleyi yapan kişileri eleştiren İmamoğlu, “Bu milletin onlara teslim ettiği makamlarına ihanet etmişlerdir. Saat 17.00’de bir faksla sürece katılamayacağımız anlamında gerekçelerle bilgi veriliyor. Aynı dakikalarda orada pazarlıkla iş bitiriliyor. Kimin malını kimden kaçırıyorsunuz? Bu milleti aptal yerine koymak yakışıyor mu, devlet adamına? Bu işlere çok dikkatli, titiz bakan ve hassasiyetle sorgulayan ben, bu süreci ama siyasal anlamda ama başka kavramlarla 16 milyonun vicdanına, dahası AK Partili insanların vicdanına havale ediyorum” dedi.

İMAMOĞLU, YARIN ADLİYEYE GİDECEK

Bir gazetecinin, “Yarın sizi de adliyede görecek miyiz? Yarın hukuk süreci başlayacak ama eğer o da fayda etmezse siz de işin içinde olacak mısınız?” sorusuna cevap veren İmamoğlu, “Gayet tabi. Ben bu milletin kenti emanet ettiği kişiyim. Yani ben haksızlığa, hukuksuzluğa sesini çıkartmayacak karakterde biri değilim. Ben tümünde sesini çıkartan, bu ülkede yolunda gitmeyen bir şey varsa ona da ses çıkartan, 16 milyon insanın belediye başkanıyım.” ifadelerini kullandı.

Haydarpaşa Garı ve Sirkesi Garı ihalelerinde yaşanan usulsüzlüğü yapanların 31 Mart’ta seçimleri iptal ettirenlerin aynı kişiler olduğunu vurgulayan İmamoğlu, “Bu ihaleyi yapıp büyük bir motivasyonla belirli kişilere vermeyi, bu aymazlığı kendisine vazife edenler inanın 31 Mart’ta seçimi iptal ederek Türkiye’nin demokrasisine ihanet edenlerle aynı bir avuç kişi olduğunu buradan ifade etmek istiyorum.” dedi.

“EĞER BUNA SESSİZ KALIRSANIZ DAHA BÜYÜKLERİNİ YAŞARSINIZ”

“Buna çıkardığımız ses İstanbul’da iki noktaya sahip çıkma sesi değil sadece” diyen İmamoğlu,  “Sadece İstanbul’a ihanet ettirmeme sesi de değil. Bu bir yozlaşmaya karşı duruştur. Eğer siz buna sessiz kalırsanız daha büyüklerini yaşarsınız. Ülkemize, milletimize ait bir noktanın bu şekilde, kişilere, kurumlara, kim olduğu belli olmayan insanlara devredilmesi ülkede güvensizlik ortamı oluşturur.” şeklinde konuştu.

“SUÇ DUYURUSUNDA BAKANA KADAR ULAŞACAĞIZ”

Sürecin takipçi olacaklarını vurgulayan İmamoğlu, “Bugün baktığınızda tüm bu olaylar olurken suç duyurumuzu yarın öbür gün sadece oradaki sürece imza atanlar, ihale kurulunda olanlara değil. O kurumun gelen müdürüne hatta sayın bakana kadar ulaşacağımızı ve bu süreci böyle takip edeceğimizi buradan belirtmek istiyorum. Henüz ülkemizin en tepesindeki yönetime bunu aktarmış, anlatmış değiliz ama günü geldiğinde oradan da beklentimiz olacağını ifade edelim. Bu süreci sıradan bir şekilde takip edeceğimizi düşünenler gözlerimizdeki inanca baksınlar ve 23 Haziran’ı hatırlasınlar.” dedi.

Gündem

Türkiye günlük korona tablosu: Can kaybı 19, 1148 yeni vaka!

Korona salgını nedeniyle Türkiye’de son 24 saat içerisinde 19 kişi hayatını kaybetti. Yapılan test sonuçlarında 1148 kişide vaka tespit edildi.  

 BOLD – Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın sosyal medya hesabından açıkladığı Türkiye’nin günlük korona salgını tablosunda 19 cay kaybıyla birlikte vefat eden kişi sayısının 5 bin 225 çıktığı belirtildi. 46 bin 414 kişi uygulanan test sonuçlarında 1148 yeni vaka tespit edildi. Böyle vaka sayısı 205 758’e yükseldi.  

Bakan Koca, yaptığı açıklamada “Son 3 günde, ortalama vaka sayısının en çok arttığı iller: İstanbul, Ankara, Gaziantep, Mardin, Konya, Bursa, Diyarbakır. Yoğun bakım hasta sayımız, yeni vakaları takiben, artış eğiliminde. TEDBİR VARKEN, ‘Bugün vefat eden sayısı’ kanıksanacak tablo değil.” dedi.  

115 MASAK çalışanı ‘Erdoğan’ın T.C’siyle sorgulama yapmak’ suçlamasıyla gözaltında!

Okumaya devam et

Gündem

Barolar, Adalet Komisyonuna düğme ve cübbe gönderdi

Avukatlar, baroları bölme planı olarak da bilinen Avukatlık Kanunundaki değişiklik teklifinin görüşüldüğü Meclis Adalet Komisyonu üyelerine düğme ve cübbe hediye etti.

BOLD- Günlerdir Avukatlık Kanunundaki değişiklik teklifine karşı yaptıkları protestolarla gündemde olan baro başkanları, teklifinin görüşüldüğü Meclis Adalet Komisyonu üyelerine ilginç hediyeler gönderdi.

Gönderdikleri düğme ve cübbelerle teklifi Meclis’e sunan AKP ve MHP’Li milletvekillerini protesto eden avukatlardan, Ankara Barosu Başkanı Erinç Sağkan, ”Adalet Komisyonu üyelerine düğme ve avukatlık cübbesi hediye ettik. Cübbeye düğme dikmeye çok arzulu iseler buyursunlar. Biz düğmesiz, iliksiz ve cepsiz cübbelerimizle bu mesleği icra etmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

CÜBBELİ DÜĞME TEKLİFİ

Avukatların gönderdiği cübbe ve düğmeleri hükumet ortağı milletvekillerini masasına bırakan CHP’li Gamze Taşçıer de yaptığı paylaşımında, ”Adalet Komisyonu’nda AKP ve MHP sıralarına avukat cübbeleri, düğme ve iplik bıraktık. Çünkü çoklu baro teklifi, düğmeli cübbe teklifidir!” dedi.

Yargıtay ‘Babacan tavır’ dedi, cinsel saldırı kararını bozdu

Okumaya devam et

Gündem

Kaşıkçı cinayetinde kan donduran detay: Tandırı yakmam istendi

Suudi gazeteci Cemal Kaşıkçı cinayetiyle ilgili ‘tandır’ detayı mahkemede dinlenen tanık ifadesinde tekrar gündeme geldi.  

BOLD – 2 yıl önce Suudi Arabistan İstanbul Başkonsolosluğu’nda öldürülen Suudi Gazeteci Cemal Kaşıkçı davasının görüldüğü İstanbul 11’nci Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada ‘tandır’ iddiası yine gündeme geldi. Geçen yıl İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nce hazırlanan almanakta “Tandırı yaktılar” başlığıyla Kaşıkçı’nın cesedinin yakılmış olabileceği belirtilmişti.  

Konsolosluk çalışanı Zeki Demir’in dün mahkemede verdiği ifade bu iddiaları kuvvetlendirdi. Demir, “Tandırı yakmamı istediler. Bir panik havası vardı. Daha sonra hemen gitmem istendi” dedi. 

MERMER PARÇALARI RENK DEĞİŞTİRDİ 

İfadesinin devamında tandır kapağının altındaki mermerin kırıldığını belirten Demir’in, “Etraftaki mermer parçalarının renginin değiştiğini gördüm. Kimyasal maddeyle yıkanmış olabileceğini düşündüm” demesi, Cemal Kaşıkçı’nın cesedinin yakılmış olabileceği ihtimalini kuvvetlendirdi. 

EMNİYET’İN ALMANAĞINDA YER ALMIŞTI 

Cemal Kaşıkçı’nın cesedinin yakıldığı iddiası ilk kez İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nün Almanak 2019’unda yer almıştı. Kaşıkçı cinayetiyle ilgili “Tandırı yaktılar” ifadelerinin yer aldığı almanakta, DNA kalıntılarının bulunmamasının aslında bir delil olduğu ima edilmişti. 

DNA’DA TEK BİR ZERRE BIRAKMAYACAK KADAR GÜÇLÜ 

Tandırın çok yüksek ısıda yakıldığı için tüm DNA delilerinin yok edilmiş olabileceği ifade edilmişti. Editörlüğünü gazeteci Şenol Gezer’in yaptığı almanakta şu ifadeler yer almıştı: 

Konutta üç kuyu bulunuyor, ikisi su kuyusu, diğeri ise doğalgaz ve odunla ateşlenen bir tandır. Çifte ateşle ısı değerini bine yükselten bir tandır. O ısıda DNA’dan tek bir zerre bırakmayacak bir tandır. 

“DNA VAR VEYA YOK” DİYEBİLECEK BİR UZMAN 

Üstelik ekipte yüksek lisans tezini “Kemikten elde edilen DNA analizi” üzerine yapmış bir uzman da (Salah Mohammed A Tubaigy) bulunuyor. Çürüyen, yakılan kemikler üzerinde “DNA var veya yok” diyebilecek bir uzman. 

32 PORSİYON PİŞMEMİŞ ET SİPARİŞ ETMİŞLER 

Yine bölgede yapılan araştırmalar, infaz timinin Cemal Kaşıkçı’yı öldürdükten sonra konuta ünlü bir restorandan 32 porsiyon pişmemiş et sipariş ettiğini gösteriyor. İster istemez akıllara birçok soru daha takılıyor. Tandırda et pişirmek önceden yapılan planların bir parçası mıydı? 

115 MASAK çalışanı ‘Erdoğan’ın T.C’siyle sorgulama yapmak’ suçlamasıyla gözaltında!

Okumaya devam et

Popular