Bizimle iletişime geçiniz

BOLD ÖZEL

MİT gözetiminde korsan duruşma

Kaçıralan Özgür Kaya ve Salim Zeybek’in bugün ilk duruşma günleriydi. 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nin salonu boştu. Duruşma bilinmeyen bir yerde bilinmeyen şekilde yapıldı.

CEVHERİ GÜVEN

BOLD – Ankara Adliyesi’nde hukuk tarihinde eşine rastlanmayan bir yargılama yapıldı. Sadece MİT davalarına bakmak için jet hızıyla kurulan Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nde kayıp bir duruşma gerçekleşti.

Şubat ayında siyah transporterla kaçırıldıktan 6 ay sonra Ankara Emniyeti’ne işkence edilmiş şekilde teslim edilen Özgür Kaya ve Salim Zeybek’in yargılanacakları davada ilk duruşma bugün yapıldı.

Sabah 10:00’da Özgür Kaya’nın ardından da Salim Zeybek’in duruşması gerçekleşecekti. Tek tek yapılacak duruşmalarda, aynı suçtan yargılanmalarına rağmen ikilinin birbirini görmemesi için yasaya aykırı olarak böyle bir karar alındığı öğrenildi.

Zeybek ve Kaya’nın aileleriyle CHP İstanbul Milletvekili ve TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanvekili Sezgin Tanrıkulu, duruşma saatinde Ankara Adliyesi 5. kat 34. Ağır Ceza Mahkemesi salonunun önüne gittiler. Ancak duruşma saatinde mahkeme salonu boştu.

34. Ağır Ceza Mahkemesi’nin yazı işlerine giden Sezgin Tanrıkulu, duruşmanın hangi salonda yapıldığı bilgisini alamadı. Tanrıkulu yaklaşık iki saat ailelerle beraber Ankara Adliyesi’nde Yasin Ugan ve Özgür Kaya’yı aradı ancak bulamadı.

AVUKAT DA KORSAN

Kaçırılan 6 kişi dahil, sadece MİT’le ilgili yargılamaların yapılması için Eylül ayında kurulan Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nin heyetinin kimlerden oluştuğu bilinmiyor. Ancak heyet dışında avukatlar da “devlet” tarafından ayarlandı. Zeybek ve Kaya’yı ailelerinin avukatlarının savunması engellendi. Ankara Barosu’nun avukat atamasına da izin verilmedi.

Bugün mahkemeye Safa Sönmez isimli bir avukatın girdiği öğrenildi. Baro ve ailelerin parasını ödemediği avukatın kim tarafından finanse edildiği soru işareti. İkiliye daha önce başka bir avukat yine benzer biçimde ayarlanmıştı ancak dosyadan çekildiği öğrenildi.

Avukatlar da tüm ısrarlara rağmen duruşmanın nerede yapıldığı bilgisini yakınlarıyla dahi paylaşmadılar.

Korsan duruşmaya katılan korsan avukat Safa Sönmez

TANRIKULU TEPKİLİ

Sezgin Tanrıkulu, kendi kendilerini atayan avukatlar hakkında Ankara Barosu’na bizzat giderek şikayetçi olacağını belirerek, hukukun tükendiğini, kaçırılan duruşmanın ilk kez görüldüğünü söyledi.

MİT tarafından Siyah Transopter’la kaçırılanlardan biri de Ayten Öztürk’tü. Öztürk 6 ay boyunca gördüğü ağır işkenceleri mahkemede anlatmıştı. Ardından tüm yargılamaları kapatacak biçimde 34. Ağır Ceza Mahkemesi kuruldu.

YARIN IRMAK VE UGAN’IN DURUŞMASI VAR

Şubat ayında kaçırıldıktan 6 ay sonra Emniyet’e teslim edilen Yasin Ugan ve Erkan Irmak’ın duruşması ise yarın yine MİT için özel kurulan Ankara 34. Ağır Ceza Mahkemesi’nde olacak. İnsan Hakları Savunucuları’nın takip edeceği duruşmanın yine korsan biçimde yapılıp yapılmayacağı bilinmiyor.

Kaçırılan Yasin Ugan ve Özgür Kaya’nın gizemli avukatına BOLD ulaştı

BOLD ÖZEL

“Çocuklarımının gözyaşlarının vebalini kim ödeyecek?”

15 gün önce tutuklanıp Afyonkarahisar Cezaevine gönderilen 3 çocuk sahibi Saniye Biçer, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na mektup göndererek haklarından neden mahrum edildiğini sordu.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD  ÖZEL

Eşi cezaevinde olan Saniye Biçer, 4 yıldır babaya hasret olan çocuklarının annesiz de bırakılmasına isyan etti. Tutuksuz yargılanma talebinin neden dikkate alınmadığını belirten Biçer, 7. ve 8. sınıfa giden iki çocuğunun ve 6 yaşındaki kızının gözyaşlarının vebalini kim ödeyecek diye sordu.

Mayıs 2017’de gözaltına alınan ve denetimli serbestlikle bırakılan Biçer, üç yıldır karakola gidip imza atıyor, cemaat soruşturmaları kapsamında tutuksuz yargılanıyordu. Biçer, 13 Ekim 2020’de görülen ikinci mahkemesinde tutuklanıp Afyonkarahisar Cezaevine gönderildi. Aynı dosyada bulunan ve 13 yıl 6 hapis cezasına çarptırılan eşi ise 4 yıldır Afyon Dinar Cezaevinde tutuklu.

“AİLE BÜTÜNLÜĞÜMÜZ KALMADI, PARAMPARÇA OLDUK”

Hepsi eğitim çağındaki çocuklarına Kocaeli Derince’de yaşayan dede ve babaannelerinin baktığını ifade eden Saniye Biçer, “Aile bütünlüğümüz kalmadı. Paramparça olduk. Ailem çocukları hem anneye hem babaya getiremezler. Yol uzunluğu, maddi manevi külfet. Pandemiden dolayı iki kişi alıyorlar görüş için. Hangi birini kime götürecekler. Babaya hasret 4 yıldan sonra anneye de hasret bırakıldılar. Çocuklarımın bu gözyaşlarını vebalini kim ödeyecek?” dedi.

“NEDEN HAKLARIMIZDAN MAHRUM BIRAKILIYORUZ”

Pandemi nedeniyle online eğitimlere katılmak zorunda kalan çocuklarının bu sürecinin de çok zorlu geçtiğini belirten Biçer, evlerinde bilgisayar ve internet bağlantısı imkanı olmadığını söyledi. Anne ve babasının çocukların hem bakımıyla hem de eğitimiyle ilgilenmediklerini aktardı.

Hak etmedikleri ve işlemedikleri suçlar nedeniyle cezaevine konulduklarını söyleyen Saniye Biçer, bir de ‘ev hapsi ve tutuksuz yargılanma gibi haklarından’ mahrum bırakıldıklarını da ifade etti. Biçer, “Eşi tutuklu ve 3 çocuklu bir anneyi tutuksuz yargılarken ne oldu da tutuklu yargılama kararı verildi. Bu karar sadece anneyi değil, ardındaki 5-6 kişiyi de cezalandırmaktır. Telafisi zor ve imkansız yaralara sebebiyet vermektedir.” diye yazdı.

“SİZ VEKİLLERİMİZ BİZE YARDIMCI OLUNUZ”

5 Kasım 2020’de üçüncü mahkemesinin görüleceğini altını çizen Saniye Biçer, tutuksuz yargılanma talebinin dikkate alınmasını umduğunu söyledi. Biçer mektubunu şöyle tamamladı:

“Umarım sesimi duyurabilirim. Lütfen sesimi duyun ve bana yardımcı olun. Bu çocuklar bu vatanın evladı değil mi? Psikolojisi alt üst olmuş, eğitim hayatı baltalanmış birey olmasınlar. Aksi takdirde toplum olarak acısını çekeriz. Sağlıklı ruh yapısına sahip, meslek sahibi ve eğitimli bireyler olmaları için siz vekillerimiz bize yardımcı olunuz.”

SANİYE BİÇER’İN GERGERLİOĞLU’NA GÖNDERDİĞİ 15 EKİM 2020 TARİHLİ MEKTUBU

“22 gün hücrede tutuldum, eşim cezaevinde kovid oldu, yavrum benimle konuşmuyor”

 

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

“22 gün hücrede tutuldum, eşim cezaevinde kovid oldu, yavrum benimle konuşmuyor”

290 gündür kızını göremediğini söyleyen tutuklu Hülya Bayden ailece yaşadıkları mağduriyetlerinin giderilmesi için milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’ndan yardım istedi.

BOLD ÖZEL – Eşiyle birlikte tutuklanan ve Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevine gönderilen Hülya Bayden, HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na mektup göndererek cezaevinde koronavirüs kapan eşini ve psikolojisi bozulan kızını anlattı.

“PSİKOLOJİM ALT ÜST”

Bir kız evladı sahibi Bayden çifti 10 ay önce tutuklandı. Mehmet Yasin Bayden Bitlis, Hülya Bayden Bakırköy Cezaevine gönderildi. Kovid-19 tedbirleri kapsamında 22 gün karantina hücresinde kalmak zorunda kalan Hülya Bayden, karantinadan çıkınca eşinin cezaevinde koronavirüse yakalandığını öğrendiğini söyledi.

Bir taraftan evlat hasreti çeken bir yandan da eşinin sağlığından endişe eden Bayden, kendisinin de ilaç kullanmaya başladığını belirtti ve “Bu sıkıntılar psikolojimi alt üst etti. Vücut direncimin düşmesine yol açtı.” dedi.

“KIZIM ONU ALMAK İSTEMEDİĞİMİ SANIYOR”

10 aydır kızına sarılamadığını vurgulayan Bayden, “10 aydır 3 yaşındaki kızına sarılamamış, sadece geçen hafta kapalı görüşte camın arkasından görmüş bir anne olarak yazıyorum. Kızım onu almak istemediğimi sanıyor, konuşmadı bana küsmüş, çocuğa salgını nasıl anlatsam ki? Eşim de tutuklu.” diye yazdı. 

Mağduriyetinin giderilmesini ve bu zorlu korona günlerinde kızının yanında olmak istediğini belirten Bayden, 290 gündür çocuğuna hasret acılı bir anne olarak yardım istedi.

Hülya Bayden’in kızı.

Astım hastası Antalya Cezaevinde koronavirüs kaptı

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Astım hastası Antalya Cezaevinde koronavirüs kaptı

İki yıldır tutuklu astım hastası Ender İleriye’ye koronavirüs teşhisi konuldu. Bir aydır sıcak suyun verilmediği Antalya L Tipi Cezaevinde birçok insanın hasta olduğu belirtiliyor.

SEVİNÇ ÖZARSLAN – BOLD ÖZEL 

İki yıldır Antalya L Tipi Kapalı Cezaevinde kalan astım, şeker ve kalp hastası Ender İleriye, cezaevinde koronavirüs kaptı. 35 kişilik C10 koğuşunda kalan İleriye, üç gün önce bayılınca Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine kaldırıldı. İlk yapılan testi negatif çıkan İleriye’nin ciğer filminden şüphelenen doktorlar, dün ikinci test yaptı. Pozitif çıkan Ender İleriye şu anda hastanede tedavi görüyor.

“İKİ KİŞİ KOĞUŞA BAYILDI, BİR AYDIR SOĞUK DUŞ ALIYORLAR”

Antalya L Tipi Cezaevinde bir aydır sıcak suyun akmadığını belirten Ender İleriye’nin kardeşi Ahmet İleriye, “C10 koğuşundaki herkes şu anda hasta ve bu hastalıklarını soğuk duş almaya bağlamışlar. Bir hafta önce koğuşta iki kişi bayılmış. Abim de bunlardan biri. Abim 35 kişilik koğuşta kalıyordu. Çoğunda hastalık belirtisi var. Telefon ahizesi yoluyla diğer mahkumlara da virüs geçebilir” dedi. Cezaevi yönetiminin vakaları gizlediği de iddia ediliyor.

Antalya’da bir vakıfta çalışan Ender İleriye Cemaat soruşturmaları kapsamında Ekim 2018’de tutuklandı. 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan İleriye’nin dosyası Yargıtay tarafından onaylandı.

Okumaya devam et

Popular