Bizimle iletişime geçiniz

Kültür

Efsaneleşmiş on film müziği

Film müziklerinin seyirci üstündeki etkisi yadsınamaz hele de sinema salonunda film izlerken… Karanlık salon, beyaz perde ve müziğin evrensel dili… Sinema denilen modern büyüde müzik çok önemli bir yere sahip.

BOLD– Henüz insan sesleri filmlerde kullanılamazken bile film müzikleri vardı. Sinema sektörü büyürken müzik de film için önemli bir unsur haline geldi. Filmler için bestelediği müziklerle tanınan müzisyenler oldu, film müzikleri için ayrı ödüller verildi. Bazı müzikler o kadar sevildi ki filmini bile gölgede bırakabildi. Çarpıcı film müziklerinden on tanesini sizler için derledik. Bu tür listelerin her zaman eksik olacağını biliyoruz elbette, siz birçok farklı müziği de buraya ekleyebilirsiniz. İyi dinlemeler…

GLADYATÖR(2000)- HANS ZIMMER

Ridley Scott’ın yönettiği 2000 yapımı unutulmaz film Gladyatör, Russel Crowe’u 2001’de en iyi erkek oyuncu Oscar’ına taşırken şimdilerde Joker ile önümüzdeki yıl Oscar’ın en güçlü adayı olarak Joaquin Phoenix’e ilk adaylığını getirmişti. Hans Zimmer’in bestelediği film müziği “Now we are free” (şimdi biz özgürüz) ise film kadar etkili olmuştu.

TOP GUN(1986) -GIORGIO MORODER

1986 yılına damga vuran Top Gun’ın en iyi orijinal film şarkısı Oscar’ını alan müziği “Take My Breath Away”ı her dinlediğimizde kanımız damarlarımızda deli deli akmaya başlar. 33 yıl sonra yapılan devam filmi bakalım Giorgio Moroder imzalı bu şarkı kadar iyi bir müzik çıkarabilecek mi?

SON MOHİKAN(1992)-TREVOR JONES

Daniel Day Lewis gibi Hollywood’un hay huyuna karışmadan muhteşem işler yapan büyük bir aktörün sürüklediği Michale Mann imzalı The Last of The Mohicans modern bir destan… Trevor Jones tarafından bestelenen film müziği “Promentory” ise dünyanın en çok bilinen ve en çok cover yapılan müziklerinden biri olarak tarihteki yerini aldı bile…

KILL BILL (2003) GEORGE ZAMFIR

Çok az şey beyaz perdede Beatrice Kido kadar estetik durabilir… Siyah çizgili sarı bir eşofman ve elinde Hattori Hanzo yapımı bir katana… Quentin Tarantino imzalı kült film Kill Bill’de Uma Thurman nefes kesici bir performans sergiler. Filmin Georghe Zamfir imzalı unutulmaz müziği “The Lonely Shepherd” ise uzun süre dillere pelesenk olup ıslıkla çalındı…

Kill Bill demişken, Sonny Bono’nun nefis şarkısı “Bang Bang – My Baby Shot me Down”ı anmamak olmaz. Mezzo soprano Tuva Semmingsen ve Danimarka Ulusal Senfoni Orkestrası yorumuyla şöyle bırakalım onu da.

LEON (1994) STING- SHAPE OF MY HEART

Sinema dünyasının en uyumsuz ama aynı zamanda en sevdiğimiz ikilisi değil miydi Leon ve Mathilda? Bir kiralık katil ve çocuklukla genç kızlık arasında sıkışmış Mathilda… Natalie Portman daha o yaşında büyük usta Jean Reno’nun karşısında nasıl bir yıldız ışığına sahip olduğunu gösteriyordu. Luc Besson imzalı filmin yaşayan müzik efsanesi Sting tarafından yapılan şarkısı Shape of My Heart ise hâlâ her dinleyişimizde içimizi titretir.

KARA ŞÖVALYE YÜKSELİYOR(2012) HANS ZIMMER

Hayran olunası yönetmen Christopher Nolan imzalı Batman serisinin son filmi… Belki de Christian Bale’in harika performansı yüzünden Ben Afleck’in Batman’ine bir türlü ısınamadık. Filmin yine Hans Zimmer imzalı müziğinin de bunda payı büyük elbette.

BODYGUARD(1992) DOLY PARTON- I WILL ALWAYS LOVE YOU

Tamam, kabul ediyoruz bir sinema klasiği sayılmaz hatta birçok eleştirmene göre iyi bir film bile değil… Ama Kevin Costner ve müteveffa Whitney Huston arasındaki uyum da yadsınamaz yani… Bir dönemin en sevilen aşk şarkısı “I will always love you” gibi bir güzelliği barındırması da cabası… Doly Parton’ın 1970’lerin başında yazdığı şarkıyı Whitney Houston’dan dinlerken 2012 yılında kaybettiğimiz sanatçıyı da saygıyla anıyoruz.

THE GODFATHER (1972) NINO ROTA

“Patronum Don Corleone’nin size reddedemeyeceğiniz bir teklifi var.” Bu cümleyi duymak pek hayra alamet olmasa da film seyredenler için tam bir şölendir. Coppola’nın başyapıtı Marlon Brando gibi bir devin omuzlarında yükseliyor. Kariyerinin sıçrama noktasındaki Al Pacino’yu da unutmamak lazım elbette… Robert Duwall, Talıa Shire… Kimler yok ki… Ve filmin Nino Rota imzalı ikonik müziği… Dünyanın neredeyse her yerinde araç kornalarına kadar giren kaç beste vardır ki…

İYİ KÖTÜ ÇİRKİN (1966) ENRICO MORRICONE

Daha adını ezberleyemediğimiz zamanlarda o bizim için “Sarı” idi… “Akşam televizyonda ‘Sarı’nın filmi var.” dendi mi akan sular dururdu. Evet, Clint Eastwood’dan söz ediyoruz. Sergio Leone’nin yönettiği spagetti western İyi Kötü Çirkin’de Lee Van Cleef ve Eli Wallach gibi ustlarla muhteşem bir filme imza atmışlardı… Filmin Enrico Morricone imzalı müziğini ise hangimiz ıslıkla ya da ortaokul müzik derslerinde flütle çalmaya çalışmadı ki…

ROCKY 3(1982) SURVIVOR-EYE OF THE TIGER

“Acı yok Rocky, acı yok.” repliğinin üstünden 6 yıl geçmiş ve Rocky serisi üçüncü filmine ulaşmıştır. Balboa’nın karşısında bu sefer çok dişli bir rakip vardır. En büyük yardımcısı ise eski rakibi Apollo Creed’dir. Sonu gelmez antrenmanları sırasında birçok güzel müzik yer alır ama Survivor tarafından yapılan “Eye of Tiger”ın yeri farklıdır. Dinler dinlemez kalkıp koşasınız geliyor.

BONUS 1: MATRIX(1999) PROPELLERHEADS- SPYBREAK

Takvimler 1999’u gösterirken Washowski kardeşler sinema dünyasında bir devrim yaptılar. Matrix, çekim tekniklerinin yanı sıra alt metin kullanımı ve felsefesi ile çığır açıcı bir yapım oldu. İlk filmin meşhur loby sahnesinin Propellerheads imzalı müziği Spybreak ise çoktan elektronik müzik klasikleri arasındaki yerini aldı.

BONUS 2: GAME OF THRONES- RAMIN DJAVADI

Bir sinema filmi değil ama küresel bir fenomene dönüşen Game of Thrones’un dillere pelesenk olan jenerik müziği de listede yer almayı hak ediyor. Almanya doğumlu İranlı müzisyen Ramin Cavadi’nin bestelediği eser o kadar sevildi ki kısa sürede birçok ülkede yerel coverları bile yapıldı. Biz sizin için müzik dünyasının hınzır çocukları “2 Cellos”un yorumunu tercih ettik.

Okumaya devam et
Reklamlar

Sinema

Sinema endüstrisinin dayattığı zinciri kıran kadın: Scarlett Johansson

Hollywood yıldızı Scarlett Johansson, sinema endüstrisini sert şekilde eleştirdi. Gençlik yıllarında kendisine hep aynı roller verildiğini belirtti. “Zor da olsa zinciri kırmayı başardım” dedi.

BOLD – Dünyaca ünlü aktris Scarlett Johansson, gençlik yıllarında film sektöründe yaşadıklarını Hollywood Reporter’a anlattı. Çocukluğundan beri oyunculuk yapan Johansson, kendisine sürekli “baştan çıkarıcı”, “şuh”, “ayartıcı” kadın rolleri verildiğini belirtti. Aşırı derecede “cinselleştirildiğini” söyleyen oyuncu, bunun herkes tarafından normal görüldüğünü de sözlerine ekledi.

UZUN ZAMAN ALDI

Johansson, üzerine yapışan bu etiketten kurtulmasının uzun zaman aldığını vurguladı. “20’li yaşlarımın başında, hatta daha da gençken aşırı derecede cinselleştirildim, cinsel obje olarak görüldüm ve sadece bu tip roller aldım. Bu durum herkes tarafından normal karşılandı, olması gereken buymuş gibi” diye konuştu.

Sektörde kalıcı olamayacağından endişe ettiğini söyleyen Scarlett Johansson, zor da olsa bu zinciri kırmayı başardığını ve bunun için mutlu olduğunu kaydetti.

Ak Saray kara deliğe dönüştü

Okumaya devam et

Kültür

Ben Affleck’in yeni filmi “The Way Back”in ilk fragmanı yayınlandı

Akademi ödüllü Ben Affleck’in yeni filmi The Way Back’in ilk fragmanı sonunda yayınlandı.

BOLD Daha önce “The Accountant” filminde birlikte çalışan yönetmen Gavin O’Connor ve Affleck’i tekrar bir araya getiren film tipik bir “ayağa kalkma mücadelesi” öyküsü.

Ben Affleck ve Gavin O’Connor “Accounant” filminin çekimleri esnasında

THE WAY BACK’İN KONUSU
Gavin O’Connor’ın aynı zamanda senaryosunu da Brad Ingelsby ile birlite yazdığı film, gelecek vaad eden bir basketbolcu iken yetişkinlik yıllarında trajik bir kayıp ve alkol bağımlılığı nedeniyle hayatı alt üst olan Jack Cunningham’ın hikâyesini anlatıyor. Mezun olduğu lisenin basketbol koçunun ölmesinin ardından takımın başına geçen Jack, bu beklenmedik iş sayesinde hayatını düzene koymak için bir fırsat yakalar.

VİZYON BİLMECESİ

Filmde Ben Affleck’in yanı sıra Al Madrigal, Michaela Watkins, Janina Gavankar, Glynn Turman, Hayes MacArthur, Lukas Gage ve Rachael Carpani gibi oyuncular rol alıyor. Daha önce duyurulan Ekim 2019’daki gösterimi ertelenen filmin vizyon tarihi şimdilik belirsizliğini koruyor.

Okumaya devam et

Kültür

Hasan Ali Toptaş: Hep birlikte acıyı seyrediyoruz, müdahil olmuyoruz

Yazar Hasan Ali Toptaş, Türkiye’de yaşanan acılara dikkat çekerek toplumu ve kendini eleştirdi. “Hep birlikte acıyı seyrediyoruz, müdahil olmuyoruz” dedi.

BOLD – Günümüz Türk edebiyatının önemli yazarlarından Hasan Ali Toptaş, Everest Yayınlarından çıkan son romanı ‘Beni Kör Kuyularda’ hakkında gazeteduvar’dan Anıl Merrt Özsoy’un sorularını cevapladı.

“Hep birlikte acıyı seyrediyoruz” diyen Toptaş, “Roman insandaki seyir merakı, bu merakın yol açtığı acımasızlık ve tahribat üzerinden yan hikayelerle yürüyen bir hikaye. Çağımızda seyir merakı, teknolojinin gelişimi ve onun el vermesiyle birlikte büsbütün köpürmüş, coşmuş halde. Hep birlikte acıyı seyrediyoruz, müdahil olmuyoruz. Hatta o seyir anını da teknolojinin imkanlarıyla kayıtlara geçiriyoruz” dedi.

HER ŞEYDEN RAHATSIZ OLDUĞUMUZ İÇİN YAZIYORUZ

Toplumsal hafıza oluşturma ya da çağının sorumluluğunu alma noktasında edebiyatın durduğu yeri de anlatan Toptaş, “Ben romanı birçok amacın bir araya gelmesiyle romanı yazdım, tek bir amaçla değil. Hiçbir şeyden rahatsız değilsek yazmanın da anlamı yok. Yazma eylemi bir şeylerden rahatsız oluşumuzun neticesi” ifadelerini kullandı.

Orhan Pamuk: tahammül edemedikleri Altan’ın sözleri değil, cesur tutumu ve kararlılığı

Cezaevinde tedavisi yapılmadığı için kötürüm oldu

 

Okumaya devam et

Popular