Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Bülent Arınç, pişmanlığını böyle dile getirdi: “KHK faciadır dememeliydim”

“KHK bir faciadır” sözüyle başlayan tartışmalara ardından açıklama yapan Cumhurbaşkanlığı YİK Üyesi Bülent Arınç, “KHK faciadır dememeliydim” dedi.

BOLD-AKP iktidarında Başbakan Yardımcılığı ve TBMM Başkanlığı görevlerinde bulunan Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi Bülent Arınç, daha önce yaptığı ‘KHK faciadır’ ifadesi için “Keşke KHK faciadır demeseydim” açıklamasını yaptı.

“FIRTINALAR KOPARDILAR”

“KHK faciadır” sözünün Habertürk TV’de tartışılması üzerine canlı yayına telefonla bağlanan Bülent Arınç, “Bugünkü açıklamanın ardından bu konunun bitmiş olduğunu düşünüyordum. Zannediyorum ki güncelliğini koruyor. KHK ile söylediğimiz tırnak içindeki bir ifade üzerinden fırtınalar kopartıldı.” dedi.

BÜLENT TURAN’IN AÇIKLAMASINI ELEŞTİRDİ

Gazeteci Kemal Öztürk ile yaptığı üç bölümden oluşan röportajın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Arınç, “KHK bir faciadır” sözünün cımbızlanarak gündem yapılmak istendiğini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “esefle karşıladım” sözü üzerinden istifa ettiği yönündeki iddiaların yazılıp çizilmeye başlandığını vurgulayan Arınç, AKP Grup Başkanvekili Bülent Turan’ın “gereğini yapacaktır” sözlerine sert karşılık verdi.

“Zamanında çok gereğini yaptığım işler oldu” diyen Arınç, “Bu konu üzerinden bana hiç kimse bir teklifte bulunmadı. Bende böylesine yüce bir görevden bu vesile ile ayrılmak gibi bir düşüncenin içinde değilim. Hatta Sayın Cumhurbaşkanımız, Yüksek İstişare Kurulu’nun bundan sonra çok daha önemli hale geldiğini, hem iç hem de dış meselelerde çok daha fazla çalışacağımızı söyledi.” dedi.

“BİR TAKIM GAZETECİ KILIKLI ADAMLAR…”

“Bizim arkadaşlarımızın şöyle bir yanlışları var” ifadesiyle Bülent Turan’a göndermede bulunan Bülent Arınç, “Bu yanlışın sebebi de sanırım ikinci videodadır. Ben 2014’ten sonra Sayın Cumhurbaşkanımızla bazı konularda ihtilafa düştüm. Birbirimizi suçlama noktasına geldik. Bunun müsebbibi de bir takım insanların çabalarıdır. Beni onun yanından uzaklaştırmak, onu izole etmek, onu etkisiz hale getirmek için trollerle bir takım gazeteci kılıklı adamlarla parti içerisinden bazı kişilerle beni uzaklaştırma gayreti içerisinde oldular.” ifadesini kullandı.

“KHK’LAR BİR İHTİYAÇTI”

“Yargıyı kutsallaştırmak gibi bir iddiam hiç olmadı” diyen Arınç, KHK’lılar için facia yakıştırmasını yaptıktan sonra gelen eleştirilere de “KHK faciadır dememeliydim” yanıtını verdi. Arınç, “Evet şunu belki söylememeliydim, ‘KHK bir faciadır’. Çünkü şuna inanıyorum, ya olağanüstü hal ya da sıkıyönetim ilan edilecekti. Başka türlüsü imkânsızdı. KHK’lar bir ihtiyaçtı, gereklilikti. Yargı ile komisyon kararları arasında çelişki var” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın ‘esefle karşılaması’ sonrası Arınç’tan ‘U’ dönüşü: “KHK çok doğru”

Politika

Kılıçdaroğlu, deprem vergilerinden toplanan 34 milyar doları sordu: Nereye gitti bu paralar?

Kemal Kılıçdaroğlu, AKP iktidarına deprem vergilerinden toplanan 34 milyar doların akıbetini sordu: “Erdoğan, depremi durdurma şansımız var mı, diyor? Soru bu değil. Soru, nereye harcadınız siz bu deprem vergilerini? Nereye gitti bu paralar?”

BOLD CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Elazığ depreminde yaşamını yitiren 41 vatandaş için baş sağlığı dileyen Kılıçdaroğlu, CHP’li belediyelere depremzedelere yaptıkları yardımlarından dolayı teşekkür etti.

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

Bugün Gezi davası görülüyor. Vicdanı olan herkes Osman Kavala’ya haksızlık yapıldığını biliyor. En son Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi bu kadar da olmaz dedi. Osman Kavala’nın tahliye edilmesi gerektiğini söyledi. Hala tahliye edilmedi. Böyle bir adalet olur mu? İnşallah bugün görülen davada Osman Kavala tahliye edilir ve adalet sağlanmış olur.

İKTİDAR HER KURUŞUNU HESABINI MİLLETE VERMEK ZORUNDA

Siyasi iktidar her kuruşun hesabını millete vermek zorundadır. Demokrasinin çıkış kaynağı da budur. Buna biz devlette şeffaflık diyoruz. Eğer bugün Türkiye Cumhuriyeti Uluslararası Yolsuzluk Endeksi’nde 13 basamak geriye gidiyorsa, bizden toplanan vergilerin hesabı verilmediği içindir. Bu soruyu sorarsam başım tehlikeye girer denilen yerde hiç kimsenin can ve mal güvenliği yoktur.

KIRILAN FAY HATTI DEĞİL, SARAY İKTİDARI

1999 depreminin ardından Rahmetli Ecevit deprem vergileri yasasını çıkardı. Ak Parti iktidarı bunu kalıcı hale getirdi. 34 milyar dolar para bizim ödediğimiz vergi. Deprem varsa, kentleri depreme dayanıklı hale getireceksek, bu fedakarlığa katlanırız. Malatya ve Elazığ’da çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybetti. Değerli arkadaşlar, vatandaş haklı olarak 17 yıldır iktidarsınız ve deprem vergisi alıyorsunuz. Elazığ ve Malatya’da deprem tahribatını önlemek için ne yaptınız? Vatandaş bunu sorabilir. Şimdi bu soru sorulur mu… Ne zaman soracak? Vatandaş üzerine düşen görevi yaptı mı? Yaptı. Önlem almak kime düşüyor? Siyasi iktidara. Önlem al arkadaş. Kırılan fay hattı değil, kırılan saray iktidarının fay hattı. Bu paraları nereye harcadın? Ben bunu bilmek zorundayım. 3 ay önce depremden önce alınması gereken önlemler için araştırma önergesi verdik. Ak Parti ve MHP’li milletvekillerinin oylarıyla reddedildi. Depremde ölenlerin bütün günahı onların boynundadır. Nereye harcadınız bu paraları?

VATANDAŞIN EVİNİ DEPREME DAYANIKLI HALE NEDEN GETİRMEDİN?

Erdoğan depremi durdurma şansımız var mı diyor? Soru bu değil. Soru, kardeşim 34 milyar dolar para topladın. Bu vatandaşın evini depreme dayanıklı hale neden getirmedin? Soru bu. Japonya örneği var. Bizden daha şiddetli depremler oluyor, bir kişinin burnu bile kanamıyor. Nereye harcadınız siz bu deprem vergilerini? Türkiye Cumhuriyeti Devletini borçlandırdınız. Nereye gitti bu paralar? Bütün vatandaşların bu soruyu sorması lazım. Depreme dayanıklı evler yap, okullar yap. İstanbul’da hala 1999’dan bu yana el atılmamış okullar var.

ŞOV YAPILIYOR

Liyakati bitirdiler. Her şeye bir kişi karar veriyor. Kimsin sen ya! Her türlü önlemi alırsın, ben her türlü önlemi aldım dersin. Siz hiçbir şey yapmıyorsunuz. Kurtarma mükemmel önlem alma sıfır. Herkes koşuyor kurtaracağız. Sanki beyefendiler inecek aşağıda vatandaşı kurtaracak. Bir de şov yapılıyor. Bu da doğru değil. Ahlaklı davranmak lazım. Devleti yöneten kişinin vatandaşa doğruları söylemesi lazım.

250 BİN DOLARI HANGİ DERNEĞE BAĞIŞLADIN?

Deprem toplanma alanlarının yeri bile bilinmiyor. Deprem diye dokunmadım. Deprem var diye Tank Paleti unutmadım. Türk Silahlı Kuvvetlerinin en önemli fabrikasını yabancı bir orduya peşkeş çekene vatan hani denir. 15 Temmuz şehitlerini unutmadık. Onların hakkını, hukukunu unutmadık. 52 milyon lira toplandı. Ne oldu bu paralar. Kaddafi’den 250 bin dolar para aldı. Dedi ki parayı insan hakları için çalışan derneklere bağışlayacağım dedi. 250 bin doları hangi derneğe bağışladın? Bana çık söyle. Haftaya FETÖ’nün siyasi ayağı nedir? Onu anlatacağım size.”

Akşener’den Berat Albayrak’a ekonomi dersi: Bedavacı bakan…

Okumaya devam et

Politika

Akşener’den Berat Albayrak’a ekonomi dersi: Bedavacı bakan…

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ekonominin her geçen gün kötüye gittiğini belirtti. “Milletim dertliyken susmam, susamam, susmayacağım” dedi. Parlamenter sistem çağrısını yineledi.

BOLD – Meclis’teki grup toplantısında konuşan Meral Akşener, doğal gaz fiyatlarındaki artışı gündeme getirerek, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ı eleştirdi. Akşener, güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönülmesi çağrısında bulundu.

Akşener’in konuşmasından öne çıkan başlıklar şu şekilde:

ÇALIŞANLARIN YÜZDE 40’I ASGARİ ÜCRETLİ

“Herkesin derdi ortak, vatandaşımız geçinemiyor… Her şey dahil, zincir marketler, vergi yükü insanımızın belini bükmüş… İktidar ‘Kanal İstanbul’ diyor, Antalyalı gencim bana ‘iş bulamıyorum’ diyor… Gıda güvenliği çok önemlidir. Piyasa şartlarına ve işinin ehli olmayanlara bırakılamaz. Bu iktidarın tarımdaki başarısızlığı ortada… Açlık sınırı AK Parti zamanında 4.6 kat arttı. Çalışanların yüzde 40’ı geçimini asgari ücretle sağlıyor. Bugün yoksulluk sınırı yaklaşık 7500 TL. Karı koca asgari ücret alan bir ailenin toplam gelirinin 1,5 katı.

SUSMAM, SUSAMAM, SUSMAYACAĞIM

Sadece gıda fiyatları değil doğal gaz fiyatları da ortada… Yüzde 60 zam… Sadece 2019 yılında elektriğe gelen zam yüzde 30… İstanbul’da 39 ilçeden 38’in de doğal gaz tüketiminde azalış var… Bütün dünyada enerji maliyetleri düşerken bizde devamlı artıyor. Bunun nedeni israf ekonomisi. Bizim sesimiz milletimizin vicdanından gelen sestir. Ne yapalım yani, susalım mı. Milletim dertliyken susmam, susamam, susmayacağım. Değerli arkadaşlarım sizler de susmayacaksınız…

BAKAN ALBAYRAK TEPKİSİ

Görünen o ki zamların ardı arkası kesilmeyecek. Baksanıza zamların gurusu, büyük ekonomist damat bey, elektrik zammını az bulmuş. Burası çok önemli! Buyurun size şımarıklığın resmi. Kayınpeder torpili ile bakan olmuş birinin milletin durumunu umursamayan haline bakın. Ömründe ev geçindirme derdi olmamış bedavacı bir bakanın vatandaşla kurduğu empatinin düzeyine bakın. İbretlik gerçekten. Öğrencisi açken tok yatan rektör bizden olmadığı gibi, vatandaşı açken tok yatan maliye bakanı bizden değildir. Ben de isterim Türkiye uçsun. Ama Türkiye televizyona çıkıp uçuyoruz demekle uçmaz. Daha da olsa gelmem dediğin DAVOS’a damadını gönderip konuşturmakla olmaz.

ERDOĞAN’IN BAŞROL OYNADIĞI VASAT DİZİNİN SONUNA GELDİK

Damada, geline, görümceye, eşe, dosta, ahbaba teslim edilen bu sistemi bir an önce kaldırmalı; iyileştirilmiş, güçlendirilmiş parlamenter sistemi kurmalıyız. Buna direnmek gerçeklere ve tarihe direnmektir… Gelin sözüme kulak verin, Türkiye nasıl zenginleşirmiş işte o zaman göreceksiniz. İhtiyaç duyduğumuz her şeye sahibiz, bunu başardığımız gün herkes görecek. Saraylarında zevk ve sefaya dalanlar buraya kulak versinler. Sayın Erdoğan’ın başrolünde olduğu bu vasat dizinin artık sonuna geliyoruz… Hazırız, kararlıyız, milletimizle el ele hep birlikte başaracağız. Depremde kaybettiğmiz canlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yaralılarımıza şifa diliyorum…”

Erdoğan’ın makam filosunun Elazığ’a gidiş maliyeti: 42 bin lira

 

Okumaya devam et

Politika

Erdoğan’ın muhteşem dönüşü: “Rus uçağını vurduk”

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan son dakika açıklamalarından birinde Rus uçağının düşürülmesinin pilot hatası olduğunu söylemişti. Fakat Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Davos’ta yaptığı konuşmada, ”Rus savaş uçağını biz vurup düşürdük” diyerek sorumluluğu Ankara adına tekrar üstlendi. İşte Ahmet Davutoğlu’nun da dahil olduğu ve bir dönem Erdoğan ile Putin’i karşı karşıya getiren tartışmanın dünü ve bugünü… BOLD

Okumaya devam et

Popular