Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Feyzioğlu, muhaliflere “Şimdi gidin 1.5 yıl sonra gelin” dedi

Olağanüstü Genel Kurul talebinin reddedildiği Barolar Birliğinde istifa etmeyi düşünmediğini söyleyen Metin Feyzioğlu, genel kurulun 1,5 yıl sonra yapılacağını ifade etti.

BOLD – Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Metin Feyzioğlu, istifa etmeyi düşünmediğini belirterek, genel kurulun ise 1,5 yıl sonra yapılacağını söyledi.

GENEL KURUL 1.5 YIL SONRA

Anadolu Yayıncılar Derneğinin kahvaltılı basın toplantısında, gazetecilerin sorularını cevaplayan bazı baroların kendisini istifaya çağırmasının anımsatılması üzerine, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunda bazı baroların olağanüstü genel kurul taleplerini reddettiklerini belirtti. Baroların dava açma hakları bulunduğunu belirten Feyzioğlu, genel kurulun 1,5 sene sonra olduğunu kaydetti. Feyzioğlu, “Kendine güvenen hodri meydan gelir, aday olur, seçilebiliyorsa seçilir. Ama bu arkadaşlarımızın bir kısmı kendi barolarında bir daha seçilemeyeceklerini herhalde düşünüyorlar” dedi.

NEDEN İSTİFA EDEYİM?

“İstifa etmeyi düşünüyor musunuz?” sorusu üzerine Feyzioğlu, “Hayatımda hiçbir kavgadan kaçmadım. Benim istikametim doğru, davamız haklı. Neden vazgeçeyim ki? Yaptığımızın yanlışlığını koysunlar ortaya amenna. Hiçbir şekilde bunlara pabuç bırakma niyetinde değiliz. Arkamızda Türk milleti, avukatların ezici çoğunluğu vardır” dedi.

“ILICAK VE ALTAN GAZETECİLİK YAPMADI”

Nazlı Ilıcak ve Ahmet Altan’ın tahliyesine değinen Feyzioğlu, “Ilıcak ve Altan aklanmamıştır. Bunlar Türk mahkemelerinin kararlarıyla suçlu ilan edilmişlerdir. Gazetecilik yapmadıkları, suç işledikleri sabit olmuştur. Ama işledikleri suç ‘darbeye teşebbüs’ olarak değil, ‘terör örgütünü desteklemek’ olarak belirlenmiştir. Yargı böyle karar vermiştir. İstinafı göreceğiz, temyizi göreceğiz. Bakalım ne çıkacak. Kişisel görüşümü söylüyorum; her ikisinin de kaleminde kan vardır. ‘Onlar gazeteci değil, onlar haindir’ diye, bu ülkenin vatanseverleri zindana atılırken sevinç çığlıkları atmışlardır. Ben bunları unutmam” dedi.

Esad, AB-Türkiye ilişkisini özetledi: “Tayyip Erdoğan’dan hoşlanmıyorlar fakat ona ihtiyaç duyuyorlar”

Gündem

Kocaeli’de bir ayda 9 intihar

İntihar vakaları son bir aydır gittikçe artıyor. Fatih, Bakırköy ve Antalya’da meydana gelen siyanürle aile intiharlarından sonra Kocaeli’nde 33 günde 9 kişi yaşamına son verdi.

BOLD- Türkiye’de ciddi intihar vakaları yaşanıyor. 2 haftada üç aile siyanürle toplu bir şekilde intihar ederek hayatını kaybetti.

Bazı şehirlerde de yaşamına son verenlerin sayısı son bir aydır oldukça fazla. Kocaeli genelinde 11 Ekim 2019 gününden 13 Kasım 2019 tarihine kadar 9 kişi çeşitli nedenlerle yaşamına son verdi.

ERKEKLERİN SAYISI FAZLA

İntihar edenlerden kimi kendini astı, kimi silahla kendini vurdu. Canına kıyanlardan 8’i erkek, 1’i de kadın. Erkekler içinde Derince’de imamın intiharı ile kadın doktorun intiharı, intiharın meslek tanımadığını gösterdi.

Son intihar olayı ise Kartepe Ataevler Mahallesi’nde yaşandı. 25 yaşındaki Sezer Sakar, kendini iple astı. İntiharların nedenleri ekonomik sorunlar, işsizlik, mobbing, ailevi sorunlar.

Kocaeli Gazetesinin haberine göre son bir ayda şehirde intihar edenler şöyle:

12 Ekim 2019: İhsan Saraç (37), işçi, Derince’de.
20 Ekim 2019: Erkan Çakır (35), imam, İzmit.
27 Ekim 2019: Artemiz Yeldan (58), işçi, Gölcük.
28 Ekim 2019: Murat Sarı (36), serbest çalışan, İzmit.
31 Ekim 2019: İsmail Görüş (35), serbest çalışan, Derince.
1 Kasım 2019: Abidin Öz (54), işçi, Derince.
8 Kasım 2019: Önder Karakaş (31), yönetici, İzmit.
13 Kasım 2019: Emine Özdemir (52), doktor, İzmit
13 Kasım 2019: Sezer Sakar (25), serbest çalışan İzmit.

BEN ARTIK BAŞ EDEMİYORUM

Adana’da yaşayan 4 çocuk sahibi F.K. adlı bir anne çocuklarıyla yaşadığı sorunu TBMM İnsan Hakları Komisyonu Üyesi ve HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’na yazmış, şöyle demişti:

“Ömer bey, bugün 13 yaşındaki kızım kendisini okulun en üst katından atmak üzereyken bir arkadaşı fark ediyor ve kurtarıyor. Birkaç gün önce ‘Anne ben babamın kıyafetlerine sarılıp uyumak istemiyorum artık’ diye ağlamıştı artık baş edemiyorum.”

İntihar eden Saadet öğretmen: Öğrencilerimin önünde bana yumruk attılar

“Baba siyanürle intihar etti, eşi ve çocuğu kokudan zehirlendi”

Okumaya devam et

Gündem

İntihar eden Saadet öğretmen: Öğrencilerimin önünde bana yumruk attılar

Gaziantep’te intihar eden Türkçe öğretmeni Saadet Harmancı’nın yakınları genç kadının, okul idaresinin kovma tehditlerini ve maruz kaldığı fiziksel şiddeti kaldıramadığını anlattı.

BOLD- Gaziantep’teki Beykent İmam Hatip Ortaokulu’na Nisan 2019’da atanan stajyer öğretmen Saadet Harmancı (25), geçen hafta 6 katlı bir binanın çatısına çıkarak intihar etti.

Genç öğretmenin neden canına kıydığı yakınlarının açıklamalarıyla gün yüzüne çıkmaya başladı. İddiaya göre; okul idaresi stajyer öğretmenlere, sık sık “Memurluk hayatınız pamuk ipliğine bağlı. Sizi bitiririz” diyerek mobbing uyguladı.

ANNEDEN YUMRUK İDDİASI

Afyonkarahisar’da oturan annesi Gönül Harmancı’yla 10 Kasım günü 3 kez görüşen Saadet Harmancı, son konuşmasında annesinden helallik istedi. Annesiyle konuştuktan sonra sosyal medyadan veda niteliğinde 4 paylaşım yapan Harmancı, en son saat 21.00 sıralarında mesaj atarak öğrencileri ve arkadaşları ile vedalaştı.

23 Nisan Mahallesi 17 Nolu Cadde’de bulunan bir kafeye gelen Saadet Harmancı, iddiaya göre doktor olduğu öğrenilen nişanlısı C.Ö. ile de telefonla görüştükten sonra saat 21.30 sıralarında 6 katlı binanın en üst katına çıkarak kendisini boşluğa bıraktı.

Beton zemine düşen Harmancı, ağır yaralandı. Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri tarafından ilk müdahalesi yapılan Harmancı, Şahinbey Araştırma ve Uygulama Hastanesi acil servisine kaldırıldı.

Harmancı, saat 03.00 sıralarında yaşamını yitirdi. Saadet Harmancı’nın cenazesi yapılan otopsinin ardından geçen salı günü memleketi Emirdağ ilçesi Ağılcık köyünde toprağa verildi.

BASKIYI SOSYAL MEDYADAN DUYURDU

Saadet Harmancı’nın intiharından önce sosyal medya hesabından “Öğrencilerim haklarını helal etsinler. Gözüm gibi baktım hepsine, üzülmesinler, ben yapamadım mobbinge uğramaktan. Allah’a emanetsiniz canım öğrencilerim” paylaşımında bulunduğu belirlendi.

BIKTIM USANDIM

Bir başka paylaşımında kendisini intihara sürükleyen nedenleri de yazan Harmancı, “Sevdiğim, seni çok seviyorum. Kendine hani hep söylerdim sen benim doktorumsun, hep öylesin işte, dikkat et kendine. Öğrencilerim haklarını helal etsinler gözüm gibi baktım hepsine, üzülmesinler, ben yapamadım mobbinge uğramaktan. Allah’a emanetsiniz canım öğrencilerim, hep iyi hatırlayın beni, pasta kesmiştik en son, size kırmızı kalpli pastalar bırakıyorum. Diğer öğrencilerime de sözümdü unutmadım, bir gün görüşmek dileğiyle. Allah’a emanet olun, sizi her zaman seven öğretmeniniz Saadet. Her gün pamuk ipliğine bağlısınız sözünden bıktım usandım” ifadelerini kullandı.

YEĞENİM BASKILARA DAYANAMADI

Saadet Harmancı’nın halası Derya Harmancı, yeğeninin nişanlısı Ç.Ö.’nün kendisini arayarak “Saadet hap aldı. Hemen ulaşın” dediğini anlattı.

Yeğenini 3 defa aradığını ancak her seferinde meşgule aldığını belirten Harmancı, “Dördüncü aramamda cevap verdi. Bana, ‘Hala ben gidiyorum’ dedi. Sürekli müdür ve müdür yardımcısının kendisine baskı yaptığını söylüyordu. Müdür ve müdür yardımcısı yeğenime sürekli ‘Sizin meslek hayatınız burada pamuk ipliğine bağlı’ diyormuş. Bunu bize ve arkadaşlarına hep söyledi. Okul idaresi çocuğumuzu ezdi, baskılara dayamadı ve canına kıydı” dedi.

HİÇBİR HASTANEDE YA DA PSİKİYATRİ KİLİNİĞİNDE KAYDI YOK

Harmancı’nın diğer halası Kezban Harmancı ise Milli Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ve İl Emniyet Müdürlüğünden şikayetçi olacaklarını söyledi.

Yeğeninin okulda sürekli baskı gördüğünü, mobbing nedeniyle intihara sürüklendiğini iddia eden Harmancı, “Milli Eğitim Bakanlığının soruşturma açması yeterli değil. Yeğenimin kırmızı reçeteyle satılan ilaç kullandığı iddia ediliyor. Hiçbir hastanede ya da psikiyatri kliniğinde kaydı yok. Bu nedenle Sağlık Bakanlığının da soruşturma açması lazım. Yeğenim bizimle konuştuktan en az iki saat sonra canına kıydı. Polisin sinyal takibi yapıp yerini belirlemesi gerekirdi. Onlar da görevini yapmadı. Sorumlular hakkında şikayetçi olacağız” diye konuştu.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Gaziantep’te 6 katlı apartmanın terasından atlayarak, yaşamına son veren Türkçe öğretmeni Saadet Harmancı’ya (25) okulda mobbing uygulandığı iddiaları ile ilgili soruşturma başlatmıştı. CHP’li Milletvekili İrfan Kaplan, genç öğretmenin intiharını meclise taşımıştı.

Lösemi tedavisi gören Akif’in anne ve babasını aynı anda tutukladılar

Okumaya devam et

Gündem

Öldükten sonra işe iade edilen KHK’lının eşi: ‘Biz para bulamadık perişan olduk, dalga geçiyorlar’

Yardım kampanyalarıyla tedavi edilen eşinin ölümünün ardından, işe iade kararını değerlendiren Hacire Karataş, “Tedavi ve ilaç için para bulamadık, perişan olduk. Dalga geçiyorlar” dedi.

BOLD- Diyarbakır’da, Kadın Doğum Hastanesinde memur olarak çalıştığı sırada, 15 Temmuz sonrası çıkarılan 675 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile 29 Ekim 2016’da ihraç edilen 3 çocuk babası kanser hastası Mücahit Karataş’ın, bir süre sonra rahatsızlandı. Beynindeki tümör yüzünden kanser tedavisi gören ve ihraç sonrası tedavisi yarım kalan Karataş için doktorlar ameliyat kararı verdi. İhraç olduktan sonra maddi sıkıntılar çeken Karataş için arkadaşları seferber oldu. Karataş, başlatılan yardım kampanyası ile ameliyat olabildi. Karataş ameliyatın ardından 18 Eylül 2017 günü hayatını kaybetti.

GEÇ GELEN ADALET

Yardım kampanyasıyla tedaviye başladığı sırada vefat eden Mücahit Karataş’ın OHAL komisyonuna yaptığı başvuru geçen Cuma sonuçlandı. İki yıl önce hayatını kaybeden Karataş hakkında işe iade kararı verildi.

“TEDAVİ OLMA HAKKI ELİNDEN ALINDI”

Karataş’ın vefatından sonra çocukları ile Antalya’ya yerleşen Hacire Karataş, eşinin daha önce kanser hastası olduğunu ancak gördüğü radyoterapi ve kemoterapi ile hastalığın kontrol altına alındığını belirterek, “Hakkında hiçbir şey yokken eşimi KHK ile kapının önüne koydular. Büyük sıkıntılar yaşadık. İhraç ettikleri yetmedi, vatandaşlıktan atılmış gibi tedavi olma hakkı da adeta elinden alındı. İhraç edildikten bir hafta sonra ataklar geçirmeye başladı ve yatağa düştü. Eşimin durumu nedeniyle ben çalışmak zorunda kaldım” diye konuştu.

DAVA AÇACAĞIM

Kendisinin çalışmak zorunda kaldığını ve bu durumun eşini daha da üzdüğünü söyleyen Hatice Karataş, “Tedavi ve ilaç için para bulamadık, perişan olduk. Bizimle dalga geçiyorlar. Hakkında hiçbir soruşturma, bir şey olmayan ve kanser tedavisi gören birini kapının önüne koydular. Şimdi ‘yanlışlık oldu işe başlasın’ demeye getiriyorlar. Ben ilgili kurumlar hakkında dava açacağım” ifadelerini kullandı.

Lösemi tedavisi gören Akif’in anne ve babasını aynı anda tutukladılar

Okumaya devam et

Popular