Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

İkinci e-haciz dalgası: 1.5 milyondan fazla kişinin banka hesapları bloke edildi

Ekim ayında 3.3 milyon kişiye gönderilen elektronik hacizlerin (e-haciz) ardından şimdi de 1.5 milyondan fazla kişi, hesaplarına konulan hacizle şoke oldu.

BOLD – Kapanmayan bütçe açığı için artırılan vergilerin ardından vatandaşın başı bu sefer de hesaplarına getirilen elektronik hacizlerle dertte.

Sözcü’nün haberine göre, ekim ayının başında 3.3 milyon kişiye gönderilen e-hacizlerde ikinci dalga dün başlatıldı. Motorlu Taşıtlar Vergisi, mahkeme harç borcu, trafik cezası, Kredi Yurtlar Kurumu (KYK) borcu, sigara cezası, köprü kaçak geçiş dahil hemen hemen tüm borç ve cezalar için e-haciz yapıldı.

Bu sefer 1.5 milyondan fazla kişiyi kapsayan e-haciz sonrası vatandaşlar hem paralarını çekmek hem de borç ödemek için bankalara akın etti.

E-HACİZİN KAPSAMI GENİŞLETİLDİ

Ekim ayında yapılan e-hacizlere göre yapılan bu son işlemlerin kapsamı da genişletildi. Şu an kişi çalışsın veya çalışmasın, hesapta bakiye olsun ya da olmasın e-haciz gönderiliyor.

Dul ve yetim aylığı alanlarla birlikte KYK borcu olup henüz çalışmayanların da hesaplarına e-haciz işlemi yapıldı.

E-haciz işlemi sadece borçlu için değil, o kişinin yakını veya iş ortakları için de ilk defa yapıldı.

“ŞİRKET ÇALIŞANLARINA DA GÖNDERİLİYOR”

Konuyu değerlendiren Vergi Uzmanı Nedim Türkmen, şöyle konuştu:

“Anonim şirketlerde vergi borcundan ‘kanuni temsilci’ olan yönetim kurulu, limited şirketlerde şirket müdürü ile müdür olmayan ortak hissesi oranında sorumlu.

Buna rağmen, elektronik haciz uygulamalarında şirketlerin sorumlularını ticaret sicil gazetesinden tespit edip işlem yapmak yerine, şirketlerle ilgili imza sirkülerlerinde adı geçen çalışanlara da e-haciz uygulaması yapılıyor.”

“HAZİNE, MÜKELLEFLERİN PARASI OLDUĞU HALDE BORCUNU ÖDEMEDİĞİNİ DÜŞÜNÜYOR AMA YANILIYOR”

Ekonomik krizin etkisi ile vergi mükelleflerinin vergi ve sigorta primlerini ödeyemediklerini ifade eden Türkmen, “Ciddi bir nakit açığı yaşayan Hazine, bu alacakların tahsili için 6183 sayılı Kanun’daki bütün tahsil yollarını deniyor.

Mükelleflerin parası olduğu halde ödemediğini düşünüyor. Ama yanılıyor. Şu anda aylık gecikme zammı oranı yüzde 2, daha 1.5 ay önce aylık yüzde 2.5’ti. Hiçbir basiretli tüccar, parası olduğu halde banka faizlerinin 10 puan yukarısına borçlanmayı tercih etmez” dedi.

Bütçe açığı Türkiye ekonomisi için önemli sorunlardan biri olmaya devam ediyor. Daha önce 2019 için 80.6 milyar olarak hedeflenen bütçe açığı, Merkez Bankasından aktarılan kaynaklara rağmen Yeni Ekonomi Programı’nda (YEP) 125 milyar lira olarak revize edildi.

2020 yılında 138 milyar lira olarak öngörülen açık, 2021’de 157 milyar, 2022’de ise 160 milyar lira olacak. Bütçe açığı büyüdükçe hükumet vergileri ve hacizleri artırıyor.

AB dışişleri bakanları Türkiye’ye yaptırımların çerçevesini belirledi

Dünya

Dünya’da en yüksek cirolu 100 silah şirketi arasında 2 Türk şirketi yer aldı

Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün en yüksek cirolu yüz silah şirketinin yer aldığı 2018 listesine Türkiye’den iki şirket girdi. İlk beşte ise ABD’li şirketler yer aldı.

BOLD – Stockholm Barış Araştırmaları Enstitüsü (SIPRI), 2018 yılında dünya çapında silah ve askeri teçhizat üretimi yapan en yüksek cirolu yüz şirketten oluşan listesini açıkladı. İlk beş sırayı ABD’li şirketlerin paylaştığı listede Türkiye de iki şirketle yer aldı.

Raporda, 2018 yılında ilk yüze giren iki Türk şirketi ASELSAN ve Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş’nin (TUSAŞ) toplam silah satışlarının yüzde 22 oranında artarak 2 milyar 800 milyon dolara yükseldiği kaydedildi.

SIPRI raporuna göre askeri elektronik şirketi ASELSAN silah satışlarını yüzde 41 oranında artırarak cirosunu 1 milyar 700 milyon dolara yükseltti. ASELSAN uluslararası alanda en büyük yüz silah satıcısı arasında 54’üncü sırada yer alırken yüzde 0,5’lik artışla 1 milyar 100 milyon dolarlık ciro yapan TUSAŞ 84’üncü sırada bulunuyor.

Raporda, başka çok sayıda Türk silah üreticisinin de 2018 yılında önemli büyüme kaydettiği, ancak ilk yüz arasına giremediği belirtildi.

En yüksek cirolu 100 şirket arasında ABD ve Avrupa’dan 70 şirket yer alırken bu şirketlerin toplam cirosu 2017’ye göre yüzde 5,2 artarak 348 milyar dolara yükseldi.

İlk beşte yer alan ABD merkezli şirketler; Lockheed Martin, Boeing, Northrop Grumman, Raytheon und General Dynamics toplam 148 milyar dolarlık ciro yaptı. İlk yüzde yer alan ABD’li şirketlerin toplam cirosu ise yüzde 7,2’lik artışla 246 milyar dolara yükseldi.

LockheedMartin, Türkiye’nin program ortakları arasından çıkarıldığı F-35 savaş uçaklarını üreten şirket olarak biliniyor. Raytheon ise ABD’nin Ankara’ya satmak istediği Patriot hava savunma sisteminin üreticisi konumunda.

AVRUPA’DAN 27 ŞİRKET

Avrupalı silah şirketleri ise dünyadaki toplam silah satışlarının yüzde 24’ünü gerçekleştirdi. İlk yüzde yer alan 27 Avrupalı şirket 2017’ye göre yüzde 0,7’lik artışla 102 milyar dolar tutarında silah satışı yaptı.

İlk yüzde sekiz İngiliz, altı Fransız, dört Alman, iki İtalyan şirket yer alırken Polonya, İspanya, İsveç, İsviçre ve Ukrayna’dan da birer şirket listeye girdi.

Listede Almanya’dan dört şirket yer alırken Alman şirketlerin cirosu 2017’ye göre yüzde 3,8 oranında azalarak 8 milyar 400 milyon dolara geriledi.

RUSYA’DAN 10 ŞİRKET

Dünya çapında silah şirketlerinin ciroları ise yüzde 4,6’lık artışla 420 milyar dolar olarak kaydedildi. Rusya’dan ise ilk yüzde yer alan 10 şirket, toplam 36 milyar 200 milyon dolar ciro yaptı. Güvenilir veriler sağlanamadığı için Çin bu yıl da listenin dışında bırakıldı.

S-400 krizinin yeni yansıması: ABD, Atak Helikopterinin satışına izin vermiyor

Okumaya devam et

Dünya

S-400 krizinin yeni yansıması: ABD, Atak Helikopterinin satışına izin vermiyor

Türkiye-ABD arasında yaşanan kriz ATAK helikopterini vurdu. Helikopterin motorunu yapan ABD’den izin çıkmadığı için ATAK’lar ihraç edilemiyor.

BOLD – Amerika Birleşik Devletleri, Pakistan’a satılacak toplamda 1,5 milyar dolarlık Atak Helikopteri’nin satışına izin vermiyor. Olay S-400 krizinin yansıması olarak değerlendiriliyor. Helikopter büyük oranda yerli olsa da motoru Amerikan malı.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı, 13 Temmuz 2018’de Pakistan’a 30 adet ATAK helikopteri satışı için anlaşma sağladı. O dönem bu ihracatın 1.5 milyar dolar tutarında olacağı ve böylece Türkiye tarihinin tek seferde en büyük savunma sanayii ihracatının gerçekleştireceği belirtilmişti.

Pakistan’a ilk ATAK helikopterinin 2019 yılı içinde teslim edileceği yönünde planlamalar yapılmış ancak ihracatın önünde helikopterin en önemli parçalarından olan motor engeli ortaya çıkmıştı.

Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş. (TUSAŞ/TAI) tarafından üretilen ATAK helikopterinde Amerikan Honeywell ile İngiliz Rolls Royce’un ortak girişimi olan LHTEC şirketinin ürettiği CTS800 tipi motor kullanılıyor. Bu motorun kullanılması sebebiyle helikopterin başka bir ülkeye ihracatında ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) izni gerekiyor.

BAŞVURU VAR, SONUÇ ÇIKMADI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, daha önce ATAK helikopterinde kullanılan motoru yapan şirketlerden İngiliz Rolls Royce nezdinde de girişimlerde bulunulduğunu ancak buradan da sonuç alınamadığını söylemişti. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir, dün katıldığı bir televizyon programında “‘Pakistan’a ATAK satamazsınız’ diye bir cevap gelmedi henüz. Başvuru var sonuç daha çıkmadı” derken yerli helikopter motoru konusundaki çalışmaların sürdüğünü, yerli motorun 2 yıl sonra ATAK helikopterinde kullanılmasının planlandığını söyledi.

YERLİ MOTOR ÇABASI

TUSAŞ Motor Sanayii’nin (TEI) yerli helikopter motoru olarak tasarladığı turboşaft motorunun ilk testi 2018 sonunda yapıldı. Bu motorun seri üretim aşamasına geçilmesinin ardından ATAK helikopterinde kullanılması planlanıyor. Türkiye’nin ATAK için LHTEC motoruna Fransa ve Polonya’dan alternatif aradığı yönünde geçen yılın sonunda haberler çıkmıştı. Ancak Pakistan ATAK helikopterinde ABD dışındaki bir ülkeden motor kullanılması durumunda Himalayalar’da yeniden test uçuşu yapılmasını şart koşuyor. Savunma Sanayii Başkanı Demir’in açıklamaları, alternatif arayışından vazgeçilerek yerli motora yoğunlaşıldığı anlamına geliyor.

54 ATAK ÜRETİLDİ

ATAK T-129 taarruz helikopteri projesi, TUSAŞ/TAI tarafından İtalyan AgustaWestland A-129 helikopteri üzerinden TSK’nin ihtiyaçlarına göre yeniden geliştirilerek 2007’de ortaya çıktı ve ilk helikopter teslimatı 2014’te yapıldı. Helikopterde yerli aviyonik ve silah sistemleri kullanılırken iki adet LHTEC-CTS800 motoru kullanılıyor. Halihazırda Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na 48, Jandarma Genel Komutanlığı’na 6 olmak üzere toplam 54 ATAK helikopteri teslim edildi.

Zafer Havalimanı hezimet oldu: Yolcu garantisi verilen şirkete 5 milyon euro ödendi

Okumaya devam et

Ekonomi

Ulaştırma Bakanı Turhan’dan Kanal İstanbul açıklaması: İBB ile işbirliği protokolü imzalandı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Ekrem İmamoğlu’nun “cinayet” dediği Kanal İstanbul Projesiyle ilgili çarpıcı bir açıklama yaptı. Turhan, bakanlıklar ve İBB arasında işbirliği protokolü imzalandığını belirtti.

BOLD –  Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan, Kanal İstanbul Projesinin, İstanbul Boğazının geleceği için artık zaruret halini aldığını savunarak, “Kanal İstanbul, sadece bugünün değil yarının da projesidir. Kanal İstanbul, İstanbul Boğazını kazalardan kurtaracak projedir” dedi.

Turhan, şu anda 25 bin gemi kapasitesi bulunan İstanbul Boğazında her yıl ortalama 40-42 bin gemi trafiği olduğuna işaret ederek, Boğazı kullanacak gemilerin neredeyse bir hafta beklemek durumunda kaldıklarını, güvenliği sağlamak amacıyla da gemileri kılavuz ve römorklarla geçirdiklerini bildirdi.

7 BİN METRE SONDAJ YAPILDI

Turhan, projeyi İstanbul’a “sıfır hata” ile kazandırmak için yıllardır büyük bir özveriyle çalışıldığına işaret ederek, bu süreçte Kanal koridorunda ilave 7 bin metre sondaj tamamladıklarını anlattı. Trafik etüt çalışmaları kapsamında Kanal’dan geçecek gemi boyutlarının belirlendiğini ve bugünkü toplam Boğaz trafiğinin yüzde 99’unun Kanal İstanbulu kullanabileceğini dile getiren Turhan, bu çalışmaların yanı sıra çevre etkileri ile flora, fauna ve sualtı canlılarına etkileri çalışmasının da yapıldığını kaydetti. Turhan, güzergahtaki kurum kuruluşlara ait altyapı tesisleri ile projenin mütemmimi olan liman, yat limanı, kıyı tesisleri, işletme tesisleri gibi yapıların kavramsal çalışmalarının tamamlandığını söyledi.

ÇALIŞMALAR SON AŞAMADA

Seçilen koridor üzerinde deprem, tsunami riski değerlendirme, hidrodinamik, su kalitesi, yer altı suyu model çalışmalarının da yapıldığına işaret eden Turhan, hiçbir şeyin şansa bırakılmadığının altını çizdi. Kanal İstanbul Projesi ile ilgili çalışmaların son aşamaya geldiğini belirten Bakan Turhan, güzergahta, mevcut ve planlanan diğer kurumlara ait projelerle ilgili görevlerin belirlenmesi ve yerine getirilmesi için Bakanlıklar ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) arasında da iş birliği protokolü imzalandığını sözlerine ekledi.

İMAMOĞLU, ‘CİNAYET ‘ DEMİŞTİ

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kanal İstanbul projesini ucube olarak nitelendirirken, “Bu proje İstanbul’a bir ihanet projesi bile değildir. Resmen bir cinayet projesidir. İstanbul için gereksiz bir felaket projesidir. Bu proje bittiğinde İstanbul bitmiş olacak” diye konuşmuştu.

Zafer Havalimanı hezimet oldu: Yolcu garantisi verilen şirkete 5 milyon euro ödendi

Okumaya devam et

Popular