Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Enes Kanter’den 1 milyon imza hedefli “Benim Ümidimsin” kampanyası

NBA yıldızı Enes Kanter, Türkiye’deki insan hakları ihlallerine dikkat çekmek için “You Are My Hope” (Benim Ümidimsin!) sloganını kullandığı imza kampanyasıyla “change.org” üzerinden 1 milyon imzayı hedefliyor.

BOLD – Boston Celtics’de oynayan başarılı oyuncu Enes Kanter, Türkiye’deki insan hakları ihlallerini duyurmak için verdiği mücadeleye bir yenisini ekledi.

Kampanya, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Washington’a ayak bastığı saatlerde açıklandı.

Parkenin dışında vermiş olduğu insan hakları mücadelesi ile tüm dünyada ses getirmeye devam eden Kanter, Türkiye’deki insan hakları ihlallerini dünyaya duyurabilmek için “change.org” üzerinden 1 milyon imzayı hedefleyen “You Are My Hope” (Benim Ümidimsin!) sloganıyla bir imza kampanyası başlattı.

Aldığı çok sayıda ölüm tehditlerine rağmen susmayan Enes Kanter, imza kampanyasını büyük çoğunluğunu Amerikan Kongre Üyesi Milletvekillerinin ve siyasi danışmanların oluşturduğu yaklaşık 100 kişilik grupla birlikte ABD Kongre binasında duyurdu.

İmza kampanyasına destek çağrısında bulunan Kanter, bu kampanyada 1 milyon imza toplamayı hedeflediğini ve Türkiye’de yaşanan hukuksuzlukların daha fazla insan tarafından fark edilmesini amaçladığını belirtti. Kanter, imza kampanyasını Twitter hesabından da duyurdu.

change.org üzerinden yayınlanan kampanya duyurusunda Enes Kanter şu ifadeleri kullandı:

Benim Ümidimsin

Ben Enes Kanter

Birçoğunuz benim hikayemi biliyorsunuz. İnsan hakları ihlallerine karşı çıktığım için, vatanımdaki şu anki hükümet beni kaçırmak ve hapsetmek istedi. Babamı hapsettiler, ailemi tehdit ettiler, benimle bağlantıda olan herkesi hapsettiler. Aldığım tehditler artık günlük rutinim haline geldi. Benim NBA’deki “Amerikan Rüyam”ın ülkesiz ve daha kötüsü ailesiz kalmakla nasıl parçalandığını çoktan biliyorsunuz. Ancak diğer sesleri çıkamayan binlerce insanın yürek burkan hikayelerini bilmiyorsunuz.

Babası hakkında herhangi bir suçlama olmadan parmaklıklar arkasına atılıp, bulundukları korkunç durumdan dolayı engelli annesi 25 kilo verince daha fazla dayanamayıp kanserden ölen 12 yaşındaki Berk’in hikayesini bilmiyorsunuz.

İşkence ile ölüme sürüklenen, 2 yıl sonra suçsuz bulunup görevine iade edilen, öğretmen Gökhan’ı bilmiyorsunuz. 

Türkiye’de kitapları en çok satanlar arasında bulunan, romanları ABD dahil onlarca ülkede basılan ve hükumeti eleştirdiği için ömür boyu hapis cezasına çarptırılan 69 yaşındaki yazar Ahmet Altan’ı bilmiyorsunuz.

18 yaşında ömür boyu hapis cezasına çarptırılan öğrencileri, mesleğini yapması yasaklanan doktorları, hukuksuzluklar karşısında görevlerini yapan hakimleri ve savcıları, gerçekleri yazdığı için parmaklıklar arkasına atılan gazetecileri, veya özgürlük için ülkesini terk ederken dondurucu sularda hayatını kaybedenleri bilmiyorsunuz.

Binlerce ve hatta yüz binlerce bu tür yeni hikayelerin birikmeye devam ettiğini bilmiyorsunuz.  Despot birisi Türkiye’de çocukların, kadınların ve suçsuz insanların hayatlarını çaldı, IŞİD dahil birçok terör örgütleriyle işbirliği yaptı, ve şimdi kendi politik çıkarları için ve ırkçı yeniden yerleştirme politikaları ile milyonlarca Suriyelinin hayatları ile oynuyor. Ve durdurulmazsa, tarihteki diğer diktatörler gibi medeni dünyaya büyük bir zarar vereceğini bilmiyorsunuz.

Ben Enes Kanter. Sizden vicdanınızı dinlemenizi ve sesleri çıkamayan insanların çığlıklarını duymanızı istiyorum. Lütfen demokrasi, adalet ve insanlık adına bu adamı durdurun. Bir adım atın ve tarih önünde adınızı doğru tarafın altına yazın.

Sizin sesinize ihtiyacı olan binlerce insanı unutmayın.

Sizler onların ümidisiniz, sizler benim ümidimsiniz!

Ve şimdi bunu biliyorsunuz…

Enes Kanter’in imza kampanyasına (https://www.change.org/p/you-re-my-hope-join-me-to-raise-awareness-over-oppressed-people) internet adresi üzerinden ulaşılabilir. 

Kampanya için bir internet sitesi de açıldı: https://www.youaremyhope.org/

Erdoğan ziyaretinden önce ABD Kongresi Enes Kanter’i ağırladı

Dünya

Merkel ilk kez ölüm kampı Auschwitz’te…

Almanya Başbakanı Angela Merkel, ilk kez Nazilerin Polonya’daki ölüm kampı Auschwitz’i ziyaret etti. “Sorumluluk ulusal kimliğimizin parçasıdır” diye konuştu.

BOLD – Almanya Başbakanı Angela Merkel, Auschwitz’i ziyaretinde kampın girişindeki “Arbeit macht frei” (Çalışmak Özgürleştirir) yazısının altında bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Polonya Başbakanı Mateusz Morawiecki ile birlikte kamptakilerin kurtarılışının 75. yıldönümü dolayısıyla düzenlenen törene katılarak bir konuşma yapan Merkel, “Sorumluluk ulusal kimliğimizin parçasıdır” dedi.

KIŞLA OLARAK İNŞA EDİLDİ

Aslında kışla olarak inşa edilmiş olan Auschwitz, Polonya’yı işgal eden Naziler tarafından 1939’dan itibaren kullanılmaya başlandı ve kısa sürede 40 civarında kamptan oluşan dev bir ölüm merkezine dönüştü. 1941 yılında kampa, yakında gaz odaları ve fırınların bulunduğu Birkenau eklendi. Gaz odalarında öldürülenlere açlık ve hastalıktan kırılan yüzbinler eklendi.

Kampta Yahudiler dışında on binlerce Roman, Yahudi olmayan Polonyalı, Sovyet savaş esiri, eşcinsel ve siyasi tutsak da öldürüldü.

Erdoğan NATO toplantısı öncesi neden kriz çıkardı toplantıda neden tüm talepleri kabul etti

Okumaya devam et

Dünya

ABD’li rahip Brunson’dan “Türkiye komplo kurdu” açıklaması

Amerikalı rahip Andrew Brunson, Türkiye’de sahte ve yalana dayalı iddialarla bir “rehin alma diplomasisinin” kurbanı olduğunu, savcılığın belgelerinin her birinin komploya dayandığını söyledi.

BOLD – Eşi Macar olan, hapisten çıktıktan sonra ABD vatandaşlığı yanında başvurduğu Macar vatandaşlığını da alan rahip Andrew Brunson, Türkiye’de kendisini rehin alındığını söyledi.

Andrew Brunson, Türkiye’de “darbe girişimine yardımcı olmak” ve “terör örgütlerine yardım etmek” suçlamasıyla 7 Ekim 2016’da gözaltına alınarak ardından tutuklandı. Hakkında müebbet hapis istenen Brunson, 25 Temmuz 2018’de ev hapsi adli kontrol şartıyla tahliye edildi.

Mahkeme, 12 Ekim 2018’deki karar duruşmasında Brunson’ı 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı, hapiste geçirdiği süreyi göz önünde bulundurarak Brunson’ı serbest bıraktı.

Geçen yıl serbest bırakılan Andrew Brunson, Macar haber sitesi Mandiner’e konuştu. 

İDDİALAR TEMELSİZ VE YALANA DAYALIYDI

Türkiye’de geçirdiği 20 yılı anlatan Brunson, “Hakkımdaki iddialar temelsizdi, yalana dayalıydı” dedi.

Serbest bırakılması için ABD’nin Türkiye’ye karşı ekonomik yaptırımlar uyguladığı Brunson, “Bir NATO ülkesinin bir başka NATO ülkesini cezalandırmasına neden oldum” dedi.

“AMAÇLARIMIZ TABAN TABANA ZIT”

ABD’li rahip, “Hayatımda Gülen hareketinden hiç kimseyle karşılaşmadım, onlarla irtibatım olmadı, hapse atılıncaya kadar…Orada ise beni onlarla aynı hücreye koydular” dedi.

Andrew Brunson kendisinin neden Gülen yapılanması yanlısı olamayacağını da şöyle açıkladı;
“Ben Hristiyanlığı yaymak için hayatımı adadım. Fethullah Gülen teşkilatı ise dünyadaki 170 okuluyla tam tersini yapıyor, İslamı yaygınlaştıramaya çalışıyor. Biz amaçları taban tabana zıt iki ayrı dünyaya mensubuz!”

REHİN ALMA DİPLOMASİSİ

Andrew Brunson, PKK konusunda ise şunları söyledi: “Sanırım bizi PKK ile ilişkilendirmelerinin nedeni, Orta Doğu’da savaştan kaçan mültecilere yardım etmek için çalışmalar yapıyor olmamızdı. İnsani yardım sunduğumuz mülteciler arasında savaştan kaçan Kürtler de vardı”.

Amerikalı rahip sahte ve yalana dayalı iddialarla bir “rehin alma diplomasisinin” kurbanı olduğunu, savcılığın belgelerinin her birinin komploya dayandığını iddia etti.

Savcılık tarafından kendisi hakkında kötü şeyler söylemekle görevlendirilen tanıkların bilhassa mahkemeye getirildiğini söyleyen Brunson, “tüm dava süresince kendisinden itiraf koparılabilmek için” üzerinde muazzam bir baskı olduğunu da ekledi.

HRİSTİYANLARA TOPLUMSAL BASKI UYGULANIYOR

Brunson söyleşide kendisinin Türk hükumeti tarafından propaganda kampanyasının bir parçası haline getirildiğini iddia etti, “Türk hükumeti beni Türk devletinin bir düşmanı olarak göstermek istedi. Bununla Türk halkını hem bana karşı ve hem de Hristiyanlığa karşı kışkırttı” dedi.

1990’lı yıllardan bu yana Türkiye’de bir Hristiyan olarak yaşamanın zorlaştığını söyleyen Brunson, “Evet, isteyen kağıt üzerinde teorik olarak Hristiyanlığı kabul edebilir, ama bunun ardından Hristiyan olanların üzerinde müthiş bir toplumsal baskı uygulanıyor” diye konuştu.

ABD’de “Ermeni Soykırımı” tasarısı 3. kez engellendi: Uygun zaman değil

Okumaya devam et

Dünya

Fransa’da emeklilik sistemine karşı genel grev 2. gününde

Fransa’da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un yeni emeklilik reformu planlarına karşı başlatılan genel grev 2. gününe girdi. Perşembe günü başta başkent Paris olmak üzere birçok şehirde polis ve göstericilerin karşı karşıya gelmesi üzerine şiddet olayları yaşandı.

BOLD – Genel grevin birinci günü Paris’teki “Cumhuriyet Meydanı’nda polis göstericileri gözyaşartıcı gazla dağıttı. Başkentte 80’den fazla kişi gözaltına alındı. Yüzleri maskeli bazı göstericiler araçları ateşe verdi, dükkanların camları kırıldı.

HAYATI FELÇ ETTİ

Son yılların en büyük grevi günlük hayatı felç etti. Milyonlarca işçinin greve gitmesi nedeniyle eğitim, ulaşım, çöp toplama ve sağlık hizmetleri gibi hayatın pek çok alanında aksamalar yaşandı. Sendikalar, greve katılımın çok yüksek olduğunu ve “ekonomiyi felç ettiklerini” açıkladılar.

Demiryolu işçilerinin yüzde 85’inin greve gittiği duyuruldu. Ülkede yüzlerce uçuş iptal edilirken, öğretmenler arasında da greve katılım oranı yaklaşık yüzde 50 oldu.

SARI YELEKLİLER DE KATILDI

Fransa İçişleri Bakanlığı, Sarı Yelekliler hareketi mensuplarının da greve katıldıklarını açıkladı.

Eyfel kulesi, d’Orsay Müzesi ve Versailles Sarayı gibi turistik yerler gün boyu kapalı kaldı.

Yaklaşık 50 kentte düzenlenen protesto gösterilerine katılanların sayısı 800 bini aştı. .

Kitlesel gösterileri bir başarı olarak nitelendiren sendikalar, katılımcı sayısının geçen yıl “Sarı Yeleklilerin” protestolarına katılanların sayısından daha yüksek olduğuna dikkat çekti.

Sarı Yeleklilerin protesto gösterilerinde katılımcı sayısı en fazla 282 bin olarak kaydedilmişti.

PARİS VE NANTES’TE OLAYLAR

Sendikalara göre, gösterilerin ana odak noktası olan Paris’te 250 bin kişi Macron yönetimini protesto etti.

Fransa’nın başkenti Paris’te emeklilik reformu protestoları yer yer şiddete dönüşürken, polis göstericilere sis bombası ve göz yaşartıcı gazla müdahale etti. Paris’te güvenlik güçleri 70’den fazla kişiyi gözaltına aldı.

Greve büyük şehirlerdeki yürüyüşler de eşlik etti. Nantes kentindeki gösteri öncesinde polis bir gruba karşı göz yaşartıcı gaz kullanırken, Resses’de küçük bir grubun bazı dükkanların camlarını kırdığı bildirildi.

Son yılın en yüksek katılımlı protestosu olduğu belirtilen genel grev nedeniyle geniş çaplı güvenlik önlemleri alındı. Sadece Paris’te yaklaşık 6 bin polis görev yaptı.

AA MUHABİRİ GÖZÜNDEN YARALANDI

Bu arada Anadolu Ajansı Foto Muhabiri Mustafa Yalçın, Fransa’daki emeklilik reformu protestolarında polisin attığı gaz kapsülünün gözüne isabet etmesi sonucu yaralandı.

Ameliyata alınan ve bilinci yerinde olan Yalçın’ın tedavisinin hastanede devam ettiği belirtildi.

Almanya’da suç işleyen Suriyeli sınır dışı edilecek

Okumaya devam et

Popular