Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Erdoğan ailesinin yaptırım korkusu!

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın ABD’de aldığı lüks evi, sattığı ortaya çıktı. Bilal Erdoğan, 2005 yılında yaklaşık 262 bin dolara aldığı lüks evi 71 bin dolar zarar ederek sattı. Erdoğan’ın ABD yaptırımından çekindiği için evi sattığı belirtiliyor.

Gündem

Şehit eşini yargılayan mahkeme; Şehit Üsteğmen Ataş’ın, banka hesap bilgilerini sorgulanmış!

4 Ekim 2016 tarihinde Diyarbakır Lice’de PKK ile girdiği çatışmada şehit olan Üsteğmen Murat Ataş’ın eşi Sezen Ataş, örgüt üyeliği iddiasıyla mahkemeye çıktı. Savcılık soru aşamasında Şehit Üsteğmen Ataş’ın banka hesap bilgilerini de araştırdığı ortaya çıktı.

BOLD-Şehit Üsteğmen Murat Ataş’ın eşi Sezen Ataş, hakkında ‘örgüt üyeliği’ suçlamasıyla soruşturma açılmış ve daha önce gözaltına alınmıştı. Geçen gün görülen duruşmaya dair notlarını twitter hesabından paylaşan Şehit eşi Ataş, 3 yıl önce Diyarbakır Lice’de şehit olan eşi hakkında banka hesap bilgilerinin sorgulandığını öğrendiğini anlattı.

“Mahkememde yaşadıklarımı anlatırken hiç hoş olmayan tavırlarla karşılaştım” diyen Sezen Ataş, “Sanki hikâye anlatıyorum da onu dinlediler. Şehit olmuş eşimin bile banka hesabı olup olmadığı araştırılmış. Söylenecek çok bir şey yok. Eşim Edirne Kapı Şehitliğinde yatıyor. Gidip orda sorgulayabilirler.” dedi.

“Ailemin ilk Şehidi eşim değil. Aileden 3 şehit verdikten sonra, doğudan göç edip batıya yerleştik” diyen Ataş, “Eşimi de Şehit verdim. Geçmişimizde hiçbir örgütle bağımız olmadığı gibi şimdi de benden silahlı terör örgütü üyeliği çıkaramazsınız. Sadece vicdan diliyorum size…” ifadesini kullandı.

“İstedikleri zaman kahraman bir Şehidin ailesi, istemedikleri zaman hain olabildiğim ülkemde hesabını veremeyecekleri şeyler yaşatıyorlar” diyen Ataş, “Çok çok acı bir durum. Bu hale geldiğimiz için gerçekten çok üzgünüm. Şehit ayrımının da yapıldığını gördük ya..” dedi.

“Toz bulutları aralandığı zaman biz olduğumuz yerde olacağız” diyen Şehit Eşi, “Mekanım Eşimin yanı, vicdanım rahat… Bu gerçekleri değiştiremeyeceğinize göre durduğunuz yeri tekrar bir değerlendirin. Gerçek kahraman kim hain kim!!!” diye sitem etti.

Anne babalar içeride, çocuklar dışarıda perişan: “Sesimi duyun, artık dayanamıyorum”

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Bebeklerin bulunduğu Çorum Cezaevinde kalorifer yanmıyor

Kaloriferlerin yanmadığı Çorum Cezaevinde devamlı kalan 2, dönüşümlü gidip gelen 2 bebek ve çocuk bulunuyor. Yarın 2,5 yaşındaki Hamza da cezaevindeki annesinin yanına teslim edilecek.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Cezaevlerindeki insanlık dışı koşullar ve hak ihlalleri kış gelince daha da artıyor. Hava sıcaklığının geceleri eksi 3’e düştüğü Çorum’daki cezaevinde kaloriferler yanmıyor. Yargı paketinden yararlanıp kısa bir süre önce tahliye olan Emine A, Çorum Cezaevinde şu anda sürekli kalan 2, dönüşümlü gidip gelen 2 bebek ve çocuğun daha olduğunu, kış günü çocukların hasta olmaya mahkum edildiğini söyledi.

HAMZA’YA BEN BAKACAĞIM AMA DURMUYOR

16 kişilik bir koğuşta kaldığını ifade eden Emine A, “Ben tutukluyken orada 3 bebek vardı. Diğer ikisi de annelerinin yanına gelip gidiyordu. Küçüklerden Hamza 1 haftadır benim yanımda. Annesi haber gönderdi. Burası çok soğuk kalorifer yanmıyor, hasta olmasın, mümkün olduğunca sizinle kalsın diye ama çocuk durmuyor. Annesini istiyor. Ben kalsın istiyorum, keşke hep dursa, bakacağım ama durmuyor. Mecburen yarın vereceğim annesine” dedi.

ÇOCUK ARTIK İÇ GEÇİRİYOR, BİZ DE DAYANAMIYORUZ

Emine A, 7 aylıkken hapse giren Hamza’nın psikolojik durumunu ise şöyle anlattı: “Çocuk artık bayağı iç geçiriyor. Biz de dayanamıyoruz. Sıkıyor kendini. Gözlerinden yaşlar geliyor. Bağıra bağıra ağlamıyor, içeride hep sus sus dedikleri için, susarak ağlamayı öğrenmiş. Annem diyor, sessizce ağlıyor, arkası gelmiyor.”

Gülende ve Erdal Bıçakçı’nın en küçük oğlu olan Hamza Bıçakçı 7 aylıkken annesiyle birlikte Çorum Cezaevine girdi. 2,5 yaşını doldurdu. Mart 2018’den beri karı-koca tutuklu bulunan Bıçakçı çiftinin üç çocuğu var. Zeynep (7) ve Numan’a (10) Kahramanmaraş’ta ikamet eden yaşlı babaanne ve dede bakıyor.

Hamza, ablası Zeynep (7) ve abisi Numan’a (10) ile.

Emine A. “Hamza’nın ailesinden Çorum’da kimse yok. Ben içerideyken annesi rica etmişti ‘Hamza dışarıyı hiç görmedi, çıkınca biraz ilgilenebilir misin, oğlum dışarıyı görsün’ diye. Ben de tabi dedim. Canla başla. Çocuk bu. Geçen hafta ailesi Maraş’tan açık görüşe geldi, onlar bana teslim ettiler. Annesinden de izin aldılar. Yarın da götüreceğim.” ifadelerini kullandı.

ŞEKER HASTASIYIM, İLAÇLARIMI 25 GÜN VERMEDİLER

Şeker hastası olduğunu ve cezaevindeyken ilaçlarının verilmediğini de belirten Emine A. “3 ay içeride kaldım. Psikolojik baskı var orada. Ben kendim hastalandım. Zoraki doktora götürüyorlar. Ellerim uyuşuyordu. Doktor acil ameliyat olman gerekiyor dedi. Ben burada ameliyat olamam dedim. Çıkınca olurum dedim. Doktor aparat vereyim, onu takın dedi. Ama bir ay bekledim hala gelecek aparat. Şeker hastasıyım, ilaçlarımı 25 gün vermediler. Daha ne diyeyim” diye konuştu.

KAZAN PATLAMIŞ

Öte yandan HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu, sorunun çözümü için cezaevi yetkileriyle görüştüğünü 2 gün önce sosyal medya hesabından duyurmuş ve şöyle demişti: “Çorum Cezaevi’nde kaloriferlerin yanmadığı şikayetleri vardı. Yetkililerle görüştüm. Patlayan 2 kazanın tamirinin bu gece biteceğini belirttiler. Umarım sorun gecikmeden biter.”

7 aylıkken hapse giren Hamza bir haftadır Emine A.’nın yanında: “Çocuk artık bayağı iç geçiriyor. Biz de dayanamıyoruz. Sıkıyor kendini. Gözlerinden yaşlar geliyor. Bağıra bağıra ağlamıyor, içeride hep sus sus dedikleri için, susarak ağlamayı öğrenmiş. Annem… diyor arkası gelmiyor.”

Hamza ve annesi Gülende Bıçakçı.

‘Ablamı serbest bırakın, düşük riski var, iğne tedavisi görüyor’

Okumaya devam et

Gündem

AKP’den 1000 ton eşek eti ithalatı! ANA HABER

Ahmet Davutoğlu yeni partisi için kuruluş başvurusunu yaptı. AKP’den istifa eden eski başbakan Davutoğlu yeni partisi için kuruluş başvurusunu yaptı.

BOLD-Cumhurbaşkanı Erdoğan, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik, “çıkmış belediye başkanları diyor ki, kanal İstanbul buraya uymaz. Sen otur işine bak. Nasıl uyduğunu göreceksin, bütün bunların çalışmalarını gayet iyi yaptık” dedi.

Cinayete kurban giden eski İran ajanı Mesut Mevlevi’nin, Kutbettin Kaya adlı avukatı öldürten gizli servis bağlantılı uyuşturucu baronu İranlı Zindaşti’nin talimatıyla öldürüldüğü ortaya çıktı.

Okumaya devam et

Popular