Bizimle iletişime geçiniz

Spor

Futbolcular artık yüzde 20 vergi ödeyecek

TBMM Genel Kurulu’nda sporculara uygulanan gelir vergisi kesintisi yüzde 15 ’ten yüzde 20’ye çıktı. Avrupa’da bu oran ortalama yüzde 50. Vergileri futbolcular ödüyor. Türkiye’de ise kulüpler tarafından karşılanıyor.

BOLD – Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede (KHK) Değişiklik Yapan Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edildi. Lig usulüne tabi spor dallarında en üst liglerde faaliyette bulunan sporculara uygulanan gelir vergisi kesinti oranı, yüzde 15’ten yüzde 20’ye çıkarılacak.

Ancak Türkiye’de futbocuların vergileri kulüpler tarafından ödeniyor. Bu artış kulüplerin üzerine ekstra yük mü getirecek yoksa futbolcular bu rakamı ceplerinden mi ödeyecek şimdilik net değil. Futbolcular anlaşmalarını net ücret üzerinden yapmaları halinde bu vergileri kulüpler ödemiş olacak.

31 EKİM’DEN SONRA GEÇERLİ OLACAK

Mevcutta sözleşmesi bulunan sporcular için bu sözleşmenin bitimine kadar gelir vergisi kesintisi yüzde 15 olarak uygulanacak. 31 Ekim 2019 tarihi itibarıyla yapılan sözleşmelerde kesinti yüzde 20 olarak uygulanacak. Sporculara yönelik ücret ve ücret sayılan ödemelerden yapılacak gelir vergisi kesinti oranlarının uygulanma süresi 31 Aralık 2019’dan 31 Aralık 2023’e uzatılacak.

500 BİN LİRAYI GEÇERSE BİLDİRİLECEK

Sporcuların ücret gelirleri toplamı 500 bin lirayı aşması halinde bu gelirler yıllık beyannameyle bildirilecek. Bu durumda kesilen vergilerin, hesaplanan gelir vergisinden mahsup edilebilmesi için işverence vergi dairesine ödenmiş olması şartı getirilecek.

Kanunla 2019 yılı ücret gelirlerine, bu yıla ilişkin 2020’de verilecek gelir vergisi beyannameleri dahil, yapılan değişiklik öncesi mevcut tarife uygulanacak. 1 Ocak 2020’den itibaren elde edilen ücret gelirleri ise yeni tarifenin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre, 2019 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranında artırılmış haliyle uygulanacak.

HAKEMLERE VERGİ

Spor hakemlerine ödenen ücretlerin gelir vergisinden istisna tutulmasına ilişkin düzenleme, basketbol ve voleybol dallarının en üst liglerinde görev alanlar hariç, amatör spor yarışmalarını yöneten hakemlerle sınırlandırılıyor.

AVRUPA’DA VERGİ ORANLARI

Avrupa’da futbolda ödenen vergiler oldukça yüksek. Verginin en yüksek olduğu ülke ise 57.1 ile İsveç. Dünyü’nın en çok izlenen ligi Premier Lig’de ise vergi oranı yüzde 45. İspanya’da 43.5, Almanya’da yüzde 47.5, İtalya’da yüzde 47.2. Türkiye’de bu oran yüzde 15’ti. Yeni kanunla birlikte bu rakam yüzde 20’ye çıktı. Bu kararla birlikte bizden daha az vergi ödeyen ülkeler Romanya, Çekya ve Bulgaristan. Türkiye’de futbolculara net ücret ödeniyor ve devlete ödenecek vergileri kulüpler üstleniyor. Avrupa’da ise vergiler futbolcular tarafından veriliyor.

Ülkelere göre vergi oranları

İsveç yüzde 57.1

Portekiz yüzde 56.2

Danimarka yüzde 55.8

Yunanistan yüzde 55

Belçika yüzde yüzde 53.2

Hollanda yüzde 52

Fransa yüzde 50.2

Avusturya yüzde 50

Slovenya yüzde 50

Almanya yüzde 47.5

İtalya yüzde 47.2

İngiltere yüzde 45

İspanya yüzde 43.5

Norveç yüzde 38

Romanya yüzde 16

Türkiye yüzde 15

Çekya yüzde 15

Bulgaristan yüzde 10

 

 

Spor

Siyaset futbola karışmamalı, Ali Koç sahaya girse giyotin mi ip mi? seçerdik

Ali Koç iki yıllık başkanlık sürecinde birçok değişimi aynı anda yapmaya çalıştıkları için hata ettiklerini söyledi. Siyasetin futbola karışmaması gerektiğini belirten Koç, “Yeni hocayı lig bitince açıklayacağız” dedi.

BOLD – Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, 2 yıllık başkanlığı sürecinde  yaptıkları icraatları ve futbol takımının geleceği ilgili düşüncelerini paylaştı. Habertürk TV’de canlı yayında katılan Ali Koç, teknik direktörü sezon biter bitmez açıklayacaklarını söyledi. Aziz Yıldırım’a gönderdiği mektubun açılmadan geri geldiğini belirtti. En büyük hatalarının birçok değişimi aynı anda yapmak olduğunu vurgulayan Koç, devletin kulüplere verdiği kredi ile bir nevi yönetimin bankalara geçtiğini kaydetti. Kendilerinin sahaya girip kavga etmeleri halinde giyotine gönderileceklerine dikkat çekti.  FB TV’de her görüşe yer olduğunu ve sansür olmayacağını hatırlattı. Ali Koç’un açıklamaları ile ilgili satır başları şöyle:

İLETİŞİM ZAAFI DİYEBİLİRSİNİZ

“İki sene bizim için sancılı geçti. Başarılarıyla, başarısızlıklarıyla. Amiral gemimiz futbolda başarısız olunca diğer başarılar göz ardı ediliyor. Sadece sportif açıdan değil yapısal açıdan yaptığımız güzel işler var. Zamanla ortaya çıkacak bunlar. Bizim kendimizi çok parlatan bir yaklaşımımız yok. Buna iletişim zaafı diyebilirsiniz. Sportif açıdan baktığımızda bazı kesim taraftarlarımız var futboldan başka bir şey duymak istemiyorlar ama Fenerbahçe bir spor kulübü. Son iki senede nispeten güzel işler oldu. Masa tenisinden, küreğinden yüzmesinden Türkiye şampiyonlukları rekorlar kırarak iki sene geçirdik. Kadın basketbol takımımız olağanüstü başarılı oldu. Euroleague’e inanıyorduk ama pandemi dolayısıyla hayallerimiz bir sonraki sezona kaldı.

NE OLDUYSA 7 HAFTADA TARİHİMİZDE ENDER RASTLANACAK BİR DÖNEME GİRDİK

Bu sene basketbolda en kuvvetli takımı kursak da şanssızlıklar yaşadık. Euroleague’de garip bir fikstür vardı. Geçen yıldan kalan sakatlıklar vardı. Ama çıkışa başlamıştık. Tek kupayı biz aldık ama belki de Final Four’da tarihin en önemli come back’ini yapabilecektik. Futbolda yaşadıklarımızdan dolayı yaptıklarımızı belki anlatamadık. Futbolda ilk sezon başımıza ne gelebilecekse geldi. Pek çok hatalarımız oldu, başarısız bir sezondu. İkinci sezona iyi başladık, iyi de bir planlama yaptık. İkinci yarının ikinci haftasına kadar, Başakşehir’i yendikten sonra ne olduysa 7 haftada, tarihimizde ender rastlanacak bir döneme girdik. 7 haftada 21 puanın 18’ini kaybettik ve yarışın dışında kaldık. Bunun nedenleri var. Bizden kaynaklı nedenler var, eskiden gelen nedenler var, dışarıdan kaynaklanan nedenler var. Futbolda işler iyi giderken her şey güzeldir ama asıl karakter işler kötü giderken ortaya çıkar.

FB TV’DE HİÇBİR ŞEKİLDE SANSÜR KOYMUYORUZ

Devre arasında transfer yapmamız engellendi. Bunların hepsini detaylı anlattım ama bilinmesini istiyoruz ki bizler aramızda objektif ve cesur şekilde nerede nasıl yanlış yaptık, nereyi daha iyi yapabilirdik eleştiri seviyelerini yüksek tutarak birbirimizi eleştirdik. İleriye dönük olarak şu an hazırlık aşamasında umutlu ve heyecanlıyız. Şeffaflık konusunda son derece şeffafız. Bazı kesimler tarafından böyle görülmüyor ama en güzel örneği, FB TV’de hiçbir şekilde sansür koymuyoruz. Kendi televizyonumuzda en ağır eleştirilere maruz kalıyoruz. Ben karakter olarak da şeffaf bir insanım. Düşündüğünü söyleyen biriyim. Dolayısıyla dikkat ederseniz pek çok yerde başkalarının değinmediği konuları eldivensiz olarak anlatıyorum. Spor medyasının alışık olduğu şekilde içli dışlı olmuyoruz. Gerektiğinde iletişim yapmaya çalışıyoruz.

MERİH DEMİRAL’LAR NASIL KAÇIRILDI DİYE TENKİT EDİLİYORUZ

Altyapı konusunda futbol tarafındaki sportif sıkıntılar nedeniyle arzuladığımız derecede yapısal değişikliği sağlayamasakta meyve verecek konuma geliyor. Bugünden yarına olacak şeyler değil. Bizim A takım tesisleri ile altyapıların olduğu yer fiziken ayrı. Büyük bir kopukluk var. Bazen Merih Demiral’lar nasıl kaçırıldı diye tenkit ediliyoruz ya, belki de bu kopukluk yüzünden geleceğin yıldızlarını kaçırabiliyoruz. En büyük hayalimden bir tanesi A takım ile altyapının aynı tesiste olduğu, A takım antrenörünün altyapıdaki çocukları izleyebileceği, altyapının birebir A takımın kullandığı teknolojiyi kullanacağı, benzer sağlık hizmetleri yaklaşımına ulaşabileceği bir akademi hayalim var. Bunun için arazi alabilecek imkanımız yok. Ama hamlelerimiz meyve verebilirse, önümüzdeki seçim döneminde hazır olmasa dahi dönüşü olmayan bir projemiz var.

HİÇBİR ZAMAN ŞAMPİYONLUK VADETMEDİM, BU DEĞİŞİM PROJESİ DEDİM

“Sportif Direktör konusuna halen inancım sonsuz. Damien Comolli tutmadı. Bir sürü önemli oyuncu getirdik, büyük ses getirdi, camiada büyük memnuniyetle ve sevinçle karşılandı. Ama sahaya beklediğimiz performansı yansıtamadı. Bazıları başka ülkeye gittiler, müthiş oynadılar. Hiçbir zaman şampiyonluk vadetmedim. Ben bu bir değişim projesidir dedim. İlk yıl yaşadıklarımız sistemin yerleşmesini geciktirdi. Her türlü dönüşümün sisli geçişleri vardır. Aldığımız dersler bu geçişi sağlayacak. Kulübümüzün çıkarlarını korumak doğrultusunda ister istemez bazı yerlerle veya kişilerle kafa kafaya geldiğimiz oluyor. Sahada kora kor mücadele olmalı. Bu futbol böyle gitmez. Kimse adil rekabet olduğuna inanmıyor. Zaten mali açıdan batık durumdayız. Bütün paydaşların dönüşüm içinden geçmesi gerekiyor.

ÇOK FAZLA DEĞİŞİMİ AYNI ANDA YAPTIK

Bizim neyi devraldığımızı tam da anlatmadık. O zaman bugün bu tabloya sebebiyet verenler, bugünkü davrandıkları gibi davranamazdı. Çok fazla değişimi aynı anda yapmaya çalıştık. Çok daha fazla mali konulara eğilip bir nevi feda dönemi diyelim onun aciliyetini daha fazla gündeme oturtmak gerekirdi. Neyi yapardınız tekrar diyorsanız, sportif direktör yine seçerdim. Futbol federasyonu ile haşır neşir olmamaya yine aynı şekilde davranırdım.

BU SİSTEMİ DÖNDÜRECEK HİÇ BİR İŞ ADAMI YOK

Türkiye’de bu sistemi döndürecek hiçbir iş adamı yok. Bizim bütün gelirlerimiz direkt bankaya gidiyor. Gelirimizin yüzde 80’i bankalara gidiyor. Bunlardan yararlanmadan 2 seneyi çevirdik. Finansal borçlarımızı 308 milyona indirdik. Biz bunu devam ettiremeyiz. Yeniden yapılandırmayı kesinlikle yapmak zorundayız. Devletimiz insiyatif kullandık. Biz sonuç vermeyecek dedik ve aradan 1 sene geçti yeniden yapmaları gerekiyor. İnşallah biz de yapabiliriz. Maaş bütçelerini 92 milyon euro’dan aldık, 70’lere indirdik, bunun 50’lere gelmesi lazım. Bu sene ne kadar düşecek göreceğiz ama düşüş yolundayız.”

YÖNETİM BANKALARA DEVREDİLİYOR

Devletimiz yardım eli uzattı ama birinci günden model yanlış olduğu için imzaladığımız an temerrüte düşüyoruz. Bunun hem başkana, hem de kulübe çok ağır yaptırımları var. Bir nevi yönetim kurulu sorumlulukları bankalara devrediliyor. Bunun genel kuruldan geçirme ihtiyacı var. Düğme başından yanlış iliklendiği için sonuna kadar yanlış iliklenecek. Nasıl diğer sektörler bugün yapılandırılıyorsa futbolun bundan hiçbir farkı yok. Biz yapılandırma yapmadığımız için harcama limitlerinden ceza yedik. Bize büyük sıkıntılar çıkarttılar, inşallah bu yaz çıkmaz. Hepimize aynı tişörtü giydirmeye çalıştılar. Niyet iyi ama kurgu kötü.

YENİ TEKNÖK DİREKTÖRÜ LİGLER BİTER BİTMEZ AÇIKLAYACAĞIZ

Biz 102 günü nasıl hoca bulmadık diye tenkit ediliyoruz. Türk spor tarihinde hiçbir başkan bu kadar eleştiriye uğramamıştır. Biz çok çalıştık. Biz de arzu ederdik kalan 8 haftaya hoca getirelim, hoca takımı tanısın, Türkiye’yi tanısın. Ve iki tür hoca vardır. Tecrübeli, olgun, yaşı ile de belli bir marka olmuş ve sizin hikayenizi satın alacak. Veya genç hoca, dinamik, başarıya aç, kariyer merdivenlerini çıkmak isteyen, buradaki başarılarıyla başka yerleri hedefleyecek iki türlü hoca var. İki tarz hocayla da görüşmemiz oldu. Ama bir de ülkenin gerçekleri var, finansal gerçekler var. Bugün gittiği kulüplerde istediği oyuncuyu almış hoca burada sıkıntı yaşayabilir. Belirlediğimiz alternatifler pandemi sürecinde gelebilecek alternatifler değildi. Bir kişiye odaklandık. Sezon bitince açıklayacağız. Ligler biter bitmez hocamızı açıklayacağız.

EMRE’NİN FENERBAHÇE’NİN FUTBOL AKLINDA ÖNEMLİ ROLÜ OLACAK

Emre Belözoğlu benim için önemli bir kişilik. Müthiş bir kariyeri var. Beş ligin üçünde oynamış. Ciddi uluslararası bağlantıları var. Müthiş bir Fenerbahçe aidiyet duygusu var. Lider, bu devirde arma için oynayan futbolcu sayısı azaldı. Luiz Gustavo zannedersiniz ki Kadıköy’de doğmuş büyümüş. Bu futbolculardan da az kaldı. Bize teklif edildiğinde aklımızın ucundan geçmemişti. Almamızın en önemli nedeni karakteriydi. Emre lider bir karakter, zeki, çalışkan. Dolayısıyla Fenerbahçe’nin futbol aklında önemli rolü olacak. Sezon sonunda karar vereceğiz. Futbolda başarı için bazı şeyler lazım. Hoca ve sportif direktörün tek vücut, aynı şarkıyı söyleyen, birbirini destekleyen ekip olması lazım. Buna çok önem veriyoruz bu sefer.

VEDAT MURIQI’NİN GİTMESİNİ İSTEMEM AMA…

Sol bek eksiğimiz ortada, iki sezondur stopere istediğimiz kaliteyi koyamadık. Dört futbolcumuzun kontratı bitiyor. Kruse gitti, Isla gitti. İki tane net hızlı kanat oyuncusuna ihtiyacımız var. Diğerleri de kim gelecek, kim gidecek bağlı. Fazla maaşlar veriyoruz. Altyapıya transferlerimiz var. Vedat Muriqi ile ilgilenenler var. Her oyuncunun bir değeri vardır. Şahsen gitmesini istemem ama her futbolcu yatırımdır. O da karakter gösteren biri. Ben kupalar kaldırıp gitmesini isterim.

KRUSE HAYATININ POKERİNİ OYNADI

Max Kruse’ye olan borcumuz pandemi dönemiyle alakalı. Hayatının pokerini oynadı. Bu ona pahalıya mâl olacak. En önemli yatırımımızdı. Karşılığını alamadık. Belki de biz Almanya’nın yetenekli bir oyuncusunu aldık ama disiplinli değildi. Aidiyet duygusu önemli. Bu bir iki sene sürecek bir süreç. Miha Zajc ailevi nedenden dolayı rica etti çocukcağız ülkesine gitti geri geldi, yok efendim o da ayrılıyormuş. Türk oyunculara ağırlık veriyoruz. Genç tecrübeli karışımını daha iyi yapmak istiyoruz.

KULÜBÜN GERÇEK SAHİBİNİN TARAFTAR OLDUĞUNU BİLİYORUZ

Kimi transfer edersek edelim laf edecekler. Herkes ne diyor diye hareket edemeyiz. Ben bu camianın başkanlığından önce taraftarıyım. Çok sıkıntılı günlerimizde dibine kadar arkamızda durdular, sahip çıktılar. Biz çok şanslıyız ki Fenerbahçeliyiz. Böyle taraftar her kulübe nasip olmaz. Taraftarla bizim aramızı açmak için çok uğraşanlar oldu. Şimdilik başaramadılar. Kulübün gerçek sahibinin taraftar olduğunu biliyoruz ama sosyal medyada yazılanlarla kulübü yönetemeyiz. Tabii ki taraftarları dinliyoruz, nabız ölçüyoruz ama sisli günler geçecek ve hep beraber çok daha güzel günlere varacağız. Ben bu işe soyunurken gözüm kara soyundum. Kaybedeceğim çok şey olduğunu bilerek soyundum. Her şeye göğüs germeye hazırım. Büyük bir beklentiyle geldim. En büyük üzüntüm bu tevazuya layık olamamak. Tek korkum o. Bize en büyük doping Fenerbahçe taraftarını mutlu etmek. Şu an bunu yapamadık ama yapacağız.

BİZ BURADA PARAYI ÇÖPE ATIYORUZ

Bugünün futbolu 10 sene öncenin futbolu değil. Bizim 8-10 sene evvel yaptığımız transferler Anelka, Sow, bugün İspanya’nın Fransa’nın gol kralını kimse Türkiye’ye getiremez. Bugün sizin bahsettiğiniz seviyede oyuncuların hiçbiri 3,5 milyon euro’nun altında almıyor. Ama Salzburg’a, Leipzig’e baktığınızda beğendiğiniz oyuncuların maaşlarını bilseniz biz burada parayı çöpe atıyoruz. Bizim artık son durak transfer yapan oyunculardan uzaklaşıp, ayağımızı yorgana göre uzatıp ama onlardan daha iyi performans sergileyecek oyuncuları keşfetmemiz lazım. İyi örnekler bulaşıcıdır. Türk futbolunda topyekün silkelenmeye ihtiyacımız var.

FAYDA SAĞLAYACAĞIMA İNANIRSAM ADAY OLURUM

Zamanı gelince yeniden başkanlığa aday olup olmayacağımı göreceğiz. Fayda sağlamayacağıma inanırsam aday olmam, sağlayacağıma inanırsam aday olurum. Varsa başkan adayı hemen seçime gidelim. Bu saatten sonra seçim yapmanın kıymeti yok Mayıs’ta bir daha yapacaksınız. Varsa aday olacak, bizim tek görevimiz onların önünü açmak. Ben bunları yaşamadım. Hem camia içi, hem camia dışı. Bugün seçime gittiğiniz zaman birden fazla aday varsa her aday FB TV’ye çıkacak. Tesisleri kullanacak. O günkü başkanın ne imkanı varsa, adaylar da aynı imkana sahip olacak.

BAŞKA KULÜPLE İLGİLİ KONUŞTUĞUNU GÖRDÜNÜZ MÜ?

Siz bir hakemi hiç yollamadığını takımın maçına 5 sene sonra bu hakem camiasında barışma maçıdır. Fenerbahçe bunu tek başına değiştiremez. Ocak ayında bir konuşma yaptım. Bakın biz yaşadık, sezon ilerleyince neler yaşayacağız dedim. Ben bunu ikaz ettim. Bizim olduğumuz noktaya gelecek birçok kulüp dedim. TFF Başkanı herkese eşit durması gereken, takımlar hakkında fikir belirtmemesi gereken bir mevkidir. Federasyon başkanımızın Fenerbahçe dışında herhangi bir kulüple ilgili ileri geri konuştuğunu gördünüz mü? Bizim Nihat Özdemir ile kişisel meselemiz yok. Ama bizim meselemiz Fenerbahçe’nin çıkarlarını korumak. 3 Temmuz bizim kırmızı çizgimizdir. Bizim camiamızın içinde barınamaz.

ALİ KOÇ OLSA GİYOTİN Mİ, İP Mİ DİYE SEÇERDİK

Federasyona güvenmiyoruz çünkü ilkesizlik var. Çifte standart değil çok standart var. Eşitsizlik normalleştirildi. Bu keyfi kararlar demek. Eşitsizliğin normalleştiği bir dönemden geçmek çok tehlikeli. Biz emrinizdeyiz derken, geçmişi aratmayacak bir düzenin geleceğine inandığımız içindi. Ama sezon içinde inancımızı kaybettik. Son maç oynandı, Semih beyin federasyonu hiç ilgilendirmeyen konuda nasıl cezalandırıldığını gördünüz. Başkaları ceza alsın diye demiyorum ama işin içindeki standartsızlığı anlatmak için diyorum. Olaylar yaşandı, talimatlara göre hakaret eden yöneticilere 60 gün hak mahrumiyeti, saldırıda bulunan yöneticiye 75 ile 180 gün, kavgaya karışan yöneticilere 60 ile 200 gün ceza veriliyor. Covid-19 süresinde yeni talimat yayınlandı. Bir yöneticinin akredite olmayan yere girmesi daha fazla ceza. Fiziksel saldırı, hakaret, küfür, sahaya inme, maçtan sonraki demeçleri saymıyorum. Semih bey veya Ali Koç olsaydı giyotin mi seçerdik, ip mi!

AZİZ YILDIRIM’A MEKTUP YOLLADIM, AÇILMADAN GERİ GELDİ

Başkanımızla en son 2 Haziran 2018’de merhabalaştık statta. Ondan beri bir daha görmedim. Biz göreve geldikten sonra basketbol takımının şampiyonluk maçı vardı, Can Bartu’nun cenaze töreni vardı, Cumhurbaşkanımızın Yüksek Divan Kurulu’na ziyaretinde aradık hiçbirine cevap alamadım. Davalarla ilgili mektup yolladım, açılmadan geri yolladı. Şu an Aziz Yıldırım’la kıyaslanmam doğru değil.

BİZİ SİYASETE ÇEKMEYE ÇALIŞIYORLAR

Bu boyutta bir kulüpseniz devletle çok yönlü ilişkileriniz var. Spor Bakanlığı ile var, Çevre Bakanlığı ile var. Cumhurbaşkanımız biliyorsunuz çok iyi bir Fenerbahçeli. Kongre üyemiz, Yüksek Divan üyesi oldu. Bizi onore etti. Fenerbahçe tarihinin önemli günlerinden biridir. Bizi ziyaret ettiği gibi başka takımlarla da ziyaretleri vardır. Devletimizin genelinde ilişkilerimiz gayet iyi. Bu konuda sıkıntımız yok. Genel sıkıntı, belli bir zümrenin benim Fenerbahçe başkanlığı dışında emellerim olduğuna inanarak ve etrafı da etkilemeye çalışarak bir intiba yaratıldı. Ben belediye encümeni bile olmam diye açıklamam var. Ne yazık ki ülkemizde fitne ve fesat gerçeklerin o kadar önünde ki. Bizi siyasete çekmeye çalışıyorlar. Her şey güzel olacak diye slogan atıldı. Polisler geldi stadımıza, her şey güzel olacak pankartı varmış meğerse. Ama o pankart Eylül 2018’den beri orada. Emniyet de bunu biliyor ama kimse anlatamadı. Antalya’da futbolla ilgili iki üç laf ettim, bir hafta 10 gün sonra Türkiye’de ayaklanma organize ediyormuşum. Saldırı altındayız. Bunu herkes kolay kolay yönetemez.  Siyasetin futbolun içinde olmaması gerektiğini düşünüyorum. İçinde bulunduğumuz dönemde gereğinden fazla olduğuna inanıyorum. Bunun da ne futbola, ne siyasete fayda sağladığını düşünmüyorum.

MERT HAKAN YANDAŞ TRANSFERİ…

Hayal ettiğim Fenerbahçe yönetimsel ömrümüz yeterse er ya da geç olacak. Bizim tarzımızı gördüyseniz tescil olmadan ne bir hoca, ne bir futbolcu transfer edilmemiştir. Hatalı ya da doğru transferlerde imzaya dökülmeden transfer edeceğiz, konuşuyoruz demiyoruz. Hiçbir isim konusunda net ifade etmeyeceğim. Galatasaray’la Mert Hakan Yandaş transferi konusunda gerilim yaşamadık. Zaman zaman gerilim yaşasak da her zaman dost kalacaktır. Nasıl sahada rekabet ediyorsan, saha dışında da ediyorsun. Biz bir yerin kontratlı oyuncusu ile o yerin izni ve bilgisi olmadan herhangi bir şekilde görüşme yapmayız. Bir oyuncu kontratının bitmesine 6 ay kala istediği her yerle görüşebilir. Burada imza attıramıyorsun ama görüşebiliyorsun. Altı aydan fazla, 1-2 yıl kontratı olan bir oyuncu veya bir sonraki sezon kontratı bitecek oyuncu ile önceden ayartma şeklinde görüşmedik, görüşmüyoruz.

OBRADOVIC’IN KALMASINI İSTEDİK

Her yerde bütçeleri küçültüyoruz. Obradovic Fenerbahçe’ye gönül vermiş, Fenerbahçe için kalbi atan herkesin gönlünde yatan bir insan. Obradovic Fenerbahçe’nin basketbol seviyesini çok yükseklere çıkardı. Kupalar getirdi, Final Four’a abone olduk. Çok önemli işlere imza attı. İnşallah bir gün geri gelir. Ne şanslıyız ki Obradovic gibi bir hocamız olmuş. Kontratı bu sene bitiyordu. Bu da diğer pek çok konuda olduğu gibi bize saldırılan konulardan bir tanesi. Yeterince ilgilenmemişiz, çalışmak istememişiz, Semih beyle hocamızın arası açıkmış. Böyle bir karakteri, böyle bir sembolü bile bile göndermek hangi kulüp başkanının işine gelir. Bir de seçim arifesindeyse. Kendi kendini sabote etmek gibi bir şeydir. Biz kalmasını istedik.

ARALIK’TA İSTİFA ETMİŞTİ…

Geçen sezon içinde Semih bey basketbol ile ilgileniyor, anahtar teslim bir şube. Sıkıntılı bir dönemden geçiyorduk, kendisi sözleşmeyi sezon sonu konuşmak istedi. Aralık civarı bir maç sonrası beklenmedik mağlubiyet. Saçma sapan mağlubiyetler oldu. O da artık bunalmıştı ne yapsak fayda etmiyor diye istifasını sundu. Vazgeçmemeyi sen bize öğrettin dedik. Velev ki kötü sezon geçirdin, ne olacak, biz senin arkandayız dedik. Hatta Euroleague tarihinin en büyük geri dönüşünü yapma fırsatımız olacak istiyorsan transfer yapalım dedik, iki kişi daha aldık. Ama onu da anlayışla karşılıyorum, bazen ne deneseniz olmuyor. Daha sonra bize teşekkür etti arkasında durduğumuz için. Bütün planlamayı hocamızla devam etmek üzere yaptık. Basketbolda her şey Obradovic’in istekleri doğrultusunda yapıldı.

 

ÖDEME SIKINTISI İLK KEZ YAŞANMIYOR

Yeni sözleşme görüşmelerini yaptık ailesiyle görüşmek istedi. Her şeyden önce aile gelir. Kararına üzüldük. Her şey için bir kez daha teşekkür ediyoruz. Hoca ben bu sene çalışmıyorum diyorsa çalışmayacaktır. Bu seneden sonra ne olacağını kimse bilemez. Hocamızın ayrılıyor olması bazı yerleri çok sevindirdi. Eski yönetimiz var çıkıyor konuşuyor. Ödeme sıkıntımız vardı evet ama ilk kez yaşanmıyor. Euroleague biletleri ödenmemişti. Sanki o dönemde her şey vaktinde ödeniyormuş, bu dönemde ödenmiyormuş gibi intiba yaratıyorlar. Son derece yakışıksız buluyorum.

YAYINCI KURULUŞLA İLGİLİ SÜRECİN İÇİNDE OLMAMIZ LAZIM

Bizle yayıncı kuruluştan çok, federasyonla ilgili güven sorunu var. Biz istendiği zaman sürecin içine çekiliyoruz, genellikle sürecin dışındayız. Bütün resme hakim değiliz. Zaman zaman yayıncı kuruluşa tepkilerimiz oluyor. Bundan sonraki bütün görüşmelerde biz de olmalıyız dedik. Federasyon da buna sıcak bakıyor. Bugün toplantı yapıldı bir yere varamadık. Yayıncı kuruluş bu pandemi sürecinden fayda sağlayacak. Nisan-Mayıs ayında sıkıntı yaşadılar ama şimdi var. Bütünsele bakmak gerekirse bu sezon nasıl bitecek ödemeler arasında. Maçlar oynandıkça ödeme yapmak istiyorlar, onlar da haklı. Önümüzdeki sezonun netleşmesi lazım. Bir de ileriye dönük olarak daha büyük resmi konuşabilir miyiz. Sürecin içinde olmamız lazım. Dışında kaldıkça kullanılan konuma geldik. Bundan çok rahatsızız. İndirimler yüzde 13 diyoruz ama bütün pakette. Bizim aldığımız porsiyona baktığımızda indirim daha yükseğe çıkıyor. Yayıncı kuruluş geliri azalıyor, kurlar artıyor, vergi 20’den 40’a çıktı, 100 liralık oyuncunun 160’a gelmesi demek.

42 HAFTALIK SEZON İSTİYORLAR

Federasyon ligin yeni sezon başlaması tarihiyle ilgili olarak çılgın bir öneriyle geldi. Ağustos’un 15’i dediler. Yayıncı kuruluş esnek. Ama milli takım maçları nedeniyle federasyon değil. 26 Temmuz’da lig bitecek ama 15’inde başlattığında ne zaman takım kampa girecek, ne zaman tatil yapacak. Çok sakat bir konu. Bir oyuncuyu milli takıma yollamazsanız 5 gün yiyor kulüpler. Şu anki durumda ne yazık ki milli maçların Eylül penceresi sıkıntı kulüpler için. Federasyon için de önemli. Biz kulüpler olarak bu tarihe hiç sıcak bakmıyoruz. 17 kulüp istemiyor, bir kulüp istiyor. Onların argümanları da mantıksız değil. Sporcu sağlığı çerçevesinde dur-kalk yapmak yerine 42 haftalık sezon olarak devam edelim diyorlar. Yayıncı kuruluş hafta içi maç istemiyor.

YABANCI SAYISININ AZALTILMASI FENERBAHÇE’NİN İŞİNE GELİR

Biz bu yabancı oyuncu modeliyle gidemeyiz. Bu oyuncu sayısını indirmek midir, başka kriterler midir bilemiyorum. Federasyonun yaptığı çalışmayı anlattılar. Önemli olan sayıdan çok buranın yaşlı yabancı futbolcu çöplüğü olmaması. Türkiye’nin öz kaynağından futbolcu üretebileceği mevzuata yöneltilmesi. Ve bunun için de yabancılar için nitelik getirilebilir, altyapıdan oyuncu oynatma mecburiyeti getirilebilir. Bunun üzerinde çalışmalar olduğu dile getiriliyor. Azaltılması Fenerbahçe’nin işine gelir. Bazı kulüplerin de kontratları var. Ligin başlamasına 6 hafta kala yeni sistem getirilmez. Önümüzdeki sezon kademe kademe kimseyi mağdur etmeden. Hepimizin aynı gemide olduğu mantığıyla bakarsak herkesin ihtiyacını karşılayacak bir model ve doğru zamanlamada olması önemli.

ERSUN YANAL MÜKEMMEL BİR İNSAN

Ersun hoca iyi bir Fenerbahçeli, ne gelirken ne giderken para konuştu. Önüne ne koyduysak imzaladı. Ayrıldıktan sonra da tek kelime etmedi. Büyük hedeflerimiz vardı. İnsan olarak mükemmel bir insan. Arzuladığımız başarıyı yakalayamadık. Kendi istifa etti. Son maçına çıkmasını istedik, ondan da tenkit edildik. Ayrılacak adamı bir maça çıkardık diye tenkit edildik. Olmadı. Beraber başaramadık. Hizmetleri için teşekkür etmek istiyorum.”

Okumaya devam et

Spor

Yabancı sayısı 3 yılda 8’e düşecek

Riva’da yapılan toplantıda TFF ile kulüpler birliği yeni sezon, kamp dönemleri ve yabancı konusunu görüştü. Yabancı sayısı 3 yılda 14’ten 8’e düşecek. Gelecek yıl sayı 12 olacak.

BOLD – Türkiye Futbol Federasyonu(TFF) ile Kulüpler Birliği Vakfı arasında Riva’da yapılan 6 saatlik görüşmede 2020/21 sezonu maç takvimi ve yabancı sınırı görüşüldü. Toplantının ana gündem maddeleri önümüzdeki sezonlarda düşürülecek olan yabancı sınırı, 2020/21 futbol takvimi ve kamp dönemleri oldu.
Liglerin başlangıç tarihi ve muhtemel sezon öncesi kamp tarihleri ile ilgili 18 kulüp, TFF Başkanı Nihat Özdemir ve yönetimine görüşlerini bildirdi. Ağustos ayındaki Şampiyonlar Ligi takvimi, 2021 yazında yapılacak olan EURO 2020, sezon ortasında ara olup olmayacağı gibi noktalar bu gündem maddesinde dile getirildi.

YABANCI SINIRI: 3 SEZONDA 14’TEN 8’E

Kulüpler, yabancı sınırı ile ilgili de soru ve görüşlerini TFF’ye iletti. Yabancı sınırının önümüzdeki sezonu etkileyip etkilemeyeceği, hangi noktada devreye gireceği soruldu. TFF, yabancı sınırının 3 sezon içerisinde kademe kademe düşürüleceği ve 12-10-8 şeklinde bir geçiş olacağı cevabını verdi. Önümüzdeki günlerde TFF ile Kulüpler Birliği, bu konularda tekrar bir görüşme yapacak ve kararlar alınacak.

Okumaya devam et

Spor

UEFA’dan ülke federasyonlarına 775,5 milyon euro

Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), 55 üye ülke federasyonuna 2024 yılına kadar 775,5 milyon  euro destek sağlanacağını duyurdu.

BOLD – UEFA yaptığı açıklamada ülke federasyonlarına futbolun gelişmesi için ciddi desteklerde bulunacak. UEFA federasyonların faaliyetlerini sürdürebilmesi adına 2004 yılında başlatılan “HatTrick” programına ilişkin veriler paylaşıldı.

Avrupa şampiyonalarından elde edilen gelirlerin federasyonlara aktarıldığı programda, bugün itibarıyla beşinci 4 yıllık periyoda girildiği ve federasyonlara 2020-2024 arasında 775,5 milyon euroluk fon tahsis edileceği belirtildi.

Destek miktarının bir önceki periyoda göre yüzde 27 artış gösterdiği ve 2024 itibarıyla federasyonlara toplam 2,6 milyar euroluk fon sağlanmış olacağı kaydedildi. UEFA korona virüs sürecinde de federasyonlara maddi olarak destek sağladı.

Okumaya devam et

Popular