Bizimle iletişime geçiniz

Politika

“Erdoğan, yüzüğün sahibi; almış yanına ak sakallı Saruman’ı, damat Gollum’u mutlak iktidar peşinde…”

İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, EYT’lilerle ilgili “Seçimi kaybetsek bile o iş olmaz” diyen Tayyip Erdoğan’ı eleştirdi. “İtip kakarak, yok sayarak her şeye bulduğun parayı milletinden esirgeyerek sonuç alamazsın” dedi.

BOLD – Partisinin grup toplantısında konuşan İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Erdoğan’ı emeklilikte yaşa takılanlar(EYT) sorununu çözmeye davet etti. “EYT’liler konusunda da ya sözümü dinleyip, gerekeni yapacaksınız ya da biz geleceğiz, biz yapacağız” dedi.

Grup toplantısına EYT’lilere hoş geldiniz diyerek başlayan Akşener, iktidara gelmeleri durumunda EYT konusunu çözeceklerini söyledi.

İTİP KAKARAK SONUÇ ALAMAZSIN

Akşener şunları söyledi: EYT meselesi, ailelerle birlikte, milyonlarca vatandaşımızı mağdur ediyor. İtip kakarak, yok sayarak, her şeye bulduğun parayı milletinden esirgeyerek, sonuç alamazsın Sayın Erdoğan. Kademeli bir çözüm planı mümkün. Sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını sağlamak ilk adım olabilir. Türkiye’nin, bu kadar büyük bir yarayı tedavi edecek imkanları var. Yeter ki niyet olsun. Yeter ki yüreğiniz, milletimizle birlikte atsın… “Bizden önceki bir uygulama” diyerek işin içinden sıyrılamazsınız. Ülkeyi yönetiyorsanız, sizden önce ya da sizden sonra, bütün dertlere çare bulmak zorundasınız.

SİZİ PARA BABALARI SEÇMEDİ, MİLLET SEÇTİ

EYT’li kardeşlerimi rahatlatmak, dertlerine deva olmak, öyle anlatıldığı, öyle şişirildiği gibi zor değil. Evet, bir maliyeti var. Ama Türkiye’nin, o maliyeti göğüsleyecek imkanları da var. Bakın ben maliyet diyorum, onlar yük diyor. Milleti, kendi hazinesine yük görmek de ne demek? Para milletin, hak milletin. Siz kim oluyorsunuz da, benim milletimi, kendi hazinesine yük sayıyorsunuz? Kodaman 5 müteahhit sıkışmaya görsün, kamu bankalarını seferber edip, bir kalemde 500 milyonluk vergiyi silip, çare buluyorsunuz. Sıra vatandaşa, sıra millete geldi mi, “Olsa dükkan senin.” deyip sıyrılmaya çalışıyorsunuz. Sizi, para babaları seçmedi efendiler! Sizi millet seçti. Ya milleti göreceksiniz ya da yoldan çekileceksiniz. Bunun başka yolu yok. Bu kürsüden açıkça ilan ediyorum; İyi Parti iktidarının ilk yılında, millete nasıl el uzatılırmış, EYT’li kardeşlerim nasıl ferahlatılırmış göreceksiniz. Eş, dost, kodamanlar değil, “Önce milletim” derseniz, bu yarayı tedavi edersiniz. Nasıl geçen haftaki sözümü dinleyip, Fabrika bacalarına filtre takmayı erteleyen kararı veto ettiniz, Ve milletin yararına bir karar verdiniz; EYT’liler konusunda da ya sözümü dinleyip, gerekeni yapacaksınız ya da biz geleceğiz, biz yapacağız!”

BE VİCDANSIZLAR, TARİFELİ GİTSENİZ SIRMANIZ MI DÖKÜLÜR?

TBMM Başkanı Mustafa Şentop ile Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın özel uçakla Cibuti’de cami açmaya gittiğini hatırlatan Akşener, şöyle konuştu: “Ne güzel. Allah razı olsun. Ama nasıl gidiyorlar biliyor musunuz? Özel bir uçak kiralıyorlar. 22 bin dolar yakıt masrafı, 108 bin dolar da kiralama ücreti var. Toplamda 744 bin liralık bir seyahat. Be vicdansızlar! EYT’liye geldi mi, metelik yok ama vatandaşımın yokluktan intihar ettiği memlekette, şatafatlı özel uçaklarla Afrika seyahati yapıyorsunuz. Tarifeli seferle gitseniz, sırmanız mı dökülür? Tarifeli seferle gitseler, maliyet 70 bin lira. Ama beyler israfsız, şatafatsız yapamıyor, 10 katı parayı savurmadan rahat edemiyorlar. Yazıktır, günahtır. 10 kişi bir yere gideceksiniz, 2280 işçinin vergisini harcıyorsunuz. Millete gelince de “Para yok. Hadi iktidar siyasetçilerinin kafası rahat. Peki Diyanet İşleri Başkanı’na ne demeli? “İsraf günahtır” diye itiraz etmek aklına gelmiyor mu? Peygamber Efendimizin, “Nehirde abdest alırken bile suyu ziyan etmeyin” buyurduğunu bilmiyor mu? Devletin mumunu bile, özel işinde kullanmayan Hz. Ömer’i de mi duymadı? Bir gün bu ülkede, “Diyanet İşleri Başkanı’na, bunlar hatırlatılacak” deseler inanmazdık değil mi? Ama maalesef, iktidarın zihniyeti neyse, bürokratının zihniyeti de o. Ne günlere kaldık… Ne diyeyim, Allah ıslah etsin.”

SEN ÖNCE İSTANBULLUNUN İŞİNİ HALLET

Cibuti’ye baraj yapılmasını da eleştiren Akşener, “Öğrendik ki, Cibuti’ye, bir de baraj hibe ediyormuşuz. Öyle gıda yardımından falan bahsetmiyorum, bildiğiniz baraj. El insaf. Memlekette, “Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana”, bu beylerin işi caka satmak. Kim bilir hangi yandaş müteahhit, kaç milyona yapacak? 16 milyonluk kente, nefes aldıracak barajı yapamayan iktidar, Afrika’nın Cibuti’sine baraj yapmakla övünüyor. Sen önce İstanbullunun işini, milletinin işini hallet, sonra gider Cibuti’de hava atarsın” dedi.

DEMOKRASİ VE YARGI AĞIR YARA ALDI

Türkiye’deki ekonomideki kötü gidişin ve geçim sıkıntısının sebebinin Cumhurbaşkanlığı sistemi olduğunu belirten Akşener, şunları söyledi: “Öyle ucube bir sistem uydurdular ki, hiç hesap vermeyeceklerini, milletin bu hesabı görmeyeceğini zannediyorlar. “Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi diye bir icat uydurduk, memleketi iki dudağımızın arasına mahkum ederiz, Meclis’i yok sayar, adaleti geciktirir, kimseye kulak vermez, kimseye hesap vermez, Saraylarımızda, uçaklarımızda, lüks arabalarımızda günümüzü gün ederiz.” diye düşünüyorlar. Bu devran böyle gidecek sanıyorlar… Hayır! Bu devran böyle gitmeyecek. Aziz Türk milleti, artık “Yeter!” diyecek. “Söz benimdir, söz milletindir!” diyecekler…. Bu sistemle Türkiye şaha kalkacak dediler, milletimizin de, ülkemizin de, belini büktüler, sırtını yere vurdular. Türkiye’ye şampiyonluk vadettiler, ama memleketi küme düşürttüler. Bu sistem yüzünden demokrasi ağır yara aldı. Yargı sistemi ağır yara aldı.

ALMIŞ YANINA AK SAKALLI SARUMAN’I DAMAT GOLLUM’U…

Erdoğan’ı ve çevresindekileri Yüzüklerin Efendisi filmindeki karakterlere benzeten Akşener, Erdoğan’ın çevresinde doğruları söyleyecek kimse kalmadığını savundu. Akşener, şöyle konuştu: “Kendisi de damadı da her şeyi güllük gülistanlık sanıyor. Şaka maka, buna inanıyorlar. Bu kafayla, bu beceriksiz, bu ciddiyetsiz yönetim anlayışıyla gidince de, sonuç bu oluyor. Memleketi “Orta Dünya’ya” çevirdiler. Sanki Yüzüklerin Efendisi setinde yaşıyoruz. Yüzük, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi, Sayın Erdoğan, yüzüğün sahibi; almış yanına, ak sakallı Saruman’ı, damat Gollum’u, ve inşaatla uğraşan 5 Nazgul’u, mutlak gücün, mutlak iktidarın peşinde. Millet perişan farkında değil. Türkiye uçurumun eşiğinde umurunda değil. Gel, bu güç sevdasından vazgeç Sayın Erdoğan. Hem kendi iyiliğin, hem de milletimizin iyiliği için gel, bu yüzükten vazgeç.”

AKP, kendi evlatlarını yemeye başladı: Davutoğlu’nun kurduğu üniversiteye kayyum atanacak

Politika

Kılıçdaroğlu’ndan ‘Pekcan konsolos yapılsın’ önerisi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bakanlığına kendi şirketinden yüksek fiyattan dezenfektan satışı sonrası görevden alınan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın konsolos yapılmasını önerdi. 

BOLD – CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ticaret Bakanlığı’na yüksek fiyattan dezenfektan sattığı belirlenen Ruhsar Pekcan ile ilgili “Erdoğan onu kesin büyükelçi yapabilirdi. Ama rakam küçük olduğu için konsolos da yapabilir” değerlendirmesinde bulundu.

RAKAM KÜÇÜK, KONSOLOS YAPABİLİR

Yeniçağ gazetesini ziyaret eden CHP lideri Kılıçdaroğlu, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından görevden alınan Ruhsar Pekcan’a ilişkin dikkat çeken ifadeler kullandı. Kendisine ait şirket üzerinden Ticaret Bakanlığı’na dezenfektan sattığı iddia edilen Ruhsar Pekcan’a ilişkin kendisine yöneltilen, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın ‘ticaret yapan’ Ticaret Bakanı’nı görevden almasını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Kılıçdaroğlu, “Bu durum beni biraz şaşırttı ama rakam büyük olsaydı Erdoğan onu kesin büyükelçi yapabilirdi. Ama rakam küçük olduğu için konsolos da yapabilir” değerlendirmesinde bulundu.

BAĞIŞ’A GÖNDERME YAPTI

Kılıçdaroğlu’nun bu önerisi, 17 Aralık yolsuzluk operasyonunun kilit ismi Reza Zarrab’tan rüşvet alan ve sonrasında Prag’a büyükelçi olarak atanan Egemen Bağış’ı hatırlattı.

DEVLETİN UĞRADIĞI ZARAR TELAFİ EDİLMELİ

Eski Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan, eşinin yönetim kurulu başkanı olduğu şirketten Ticaret Bakanlığı’na dezenfektan alındığını kabul etmesinin ardından görevden alınmıştı. Kılıçdaroğlu konuyla ilgili dün de değerlendirmelerde bulunmuş, “Güzel, ama yeterli değil. Devletin uğradığı zararın da mutlaka telafi edilmesi lazım. Bu ülkede tüyü bitmemiş yetimin hakkını kimseye yedirmeyiz” demişti.

 

Yeni bir çiftlikbank vakası: Thodex’in kurucusu, 2 milyar dolarla kayıplara karıştı

Okumaya devam et

Politika

Bahçeli’ye ‘çapsız’ diyen yeni Aile Bakanı Derya Yanık’a MHP’den alkış yok

Kabineye yeni atanan bakanlar Meclis Genel Kurulu’nda yemin ederek görevlerine resmen başladı. Devlet Bahçeli hakkında ‘çapsızdır’ ifadesini kullanan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık’ın, MHP’li milletvekilleri tarafından alkışlanmaması dikkat çekti.

BOLD – Meclis’ten Ticaret Bakanlığına atanan Mehmet Muş 4 parti tarafından alkışlanırken, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin’e AKP ve MHP sıralarından alkış geldi. Bahçeli hakkındaki mesajları gündem olan Derya Yanık’ı ise sadece AKP alkışladı.

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kabineye yeni atadığı 3 bakan Meclis’te yemin ederek görevine başladı. Genel Kurul tutanaklarına göre Meclis’te ilk yemin eden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, sadece AKP’li milletvekilleri tarafından alkışlandı. Yanık’ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli hakkında attığı “Bahçeli çapsızdır ama hain değildir” paylaşımları dikkat çekmişti.

Bakan Yanık’ın ardından yemin eden Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin AKP ve MHP sıralarından alkış alırken, uzun yıllardır Meclis’te AKP Grup Başkanvekilliği yapan Ticaret Bakanı Mehmet Muş ise yemin sonrası AKP ve MHP’lilerin yanı sıra CHP ve İyi Parti sıralarından da alkış aldı.

Pekcan, piyasaya 100 liradan verdiği dezenfektanı bakanlığa 175 liradan satmış

Okumaya devam et

Politika

CHP, görevden alınan Pekcan’ın yargılamasını da istedi

CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, bakanlığa kendi şirketinden yüksek fiyata dezenfektan sattığı ortaya çıkan ve görevden alınan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın aynı zamanda yargılanması gerektiğini de kaydetti. Budak, ödenen paranın da Pekcan’ın şirketinden tahsil edilmesini istedi.

BOLD – TBMM Sanayi ve Ticaret Komisyonu Üyesi ve CHP Antalya Milletvekili Çetin Osman Budak, görevini kötüye kullandığı açıkça ortaya çıkan Ruhsar Pekcan’ın görevden alınmasının yetmeyeceğini belirterek, “Hem yargılanmalı hem de devletin kasasından kazandığı o paraları geri ödemesi gerekmektedir. Çünkü o parada tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır. Kimse öyle kolayca ellerini yıkayıp gidemez” dedi.

İKTİDAR YİNE SUÇÜSTÜ YAKALANDI

Pekcan’ın başında bulunduğu Ticaret Bakanlığına, kendisinin ve eşinin ortak olduğu şirket üzerinden 9 milyon TL’lik dezenfektan alımı yapan Ticaret Bakanı Ruhsar Pekcan’ın bir gece yarısı kararnamesiyle görevinden alındığını hatırlatan Budak, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin kararlı şekilde sormaya devam ettiği ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını aradığı ‘128 milyar nerede?’ sorusuna doğru düzgün yanıt verememenin paniğini yaşayan iktidar, bir de Ticaret Bakanı’nın yüzü bile kızarmadan ‘Piyasa fiyatlarından oldukça aşağıda, usulüne uygun bir biçimde gerçekleştirildi’ diye savunduğu dezenfektan olayı ile adeta suçüstü yakalandı. Belediye meclis üyeleri bile görevleri süresince ilgili belediyeye herhangi bir ürün, bir kalem dahi satamazken, Ruhsar Pekcan’ın bu yaptığı tam bir pervasızlıktır” dedi.

PEKCAN YARGILANMALI VE PARA GERİ ALINMALI

Türkiye devlet yönetiminde böyle bir çürümeyi daha önce hiç yaşamadığını vurgulayan Budak, “Bir Bakan, en tepe noktasında oturduğu kurumun gücünü kendi şahsi çıkarları için daha önce hiç bu kadar hoyratça kullanmamıştır. Ancak bulunduğu makamı açıkça kötüye kullanan Ruhsar Pekcan görevden alınınca bu iş aklandı mı? Kamuoyu vicdanı rahatlatıldı mı? Bakanlık görevini çıkarı için kullanmanın sorumluluğu ne olacak? Bu en hafif tanımla siyasi ahlaka uymaz ama aynı zamanda görevi kötüye kullanma suçudur. Ruhsar Pekcan’ın görevden alınması yetmez, aynı zamanda görevi kötüye kullanmak suçundan yargılanması ve devletin kasasından çıkan paraları derhal geri ödemesi gerekmektedir. Çünkü devletin kasasından çıkan bu parada cebindeki 12 TL’yi bırakıp intihar eden babanın, mutfağında tencere kaynamayan annelerin ahı bulunmaktadır. Bu parada tüyü bitmemiş yetimin hakkı vardır. Kimse öyle kolayca ellerini yıkayıp gidemez” dedi.

Bir AKP klasiği: Boğaz’daki yalısından ‘şükredin’ diyene var yoksula yok!

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0