Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Libya’da Türkiye’nin desteklediği güçler zorda: Hafter güçleri başkent Trablus kapılarında

Libya’nın doğusunu kontrol altında tutan ve Türkiye’yi “düşman” olarak gören General Hafter, Rusya’nın da askeri desteğiyle başkent Trablus’a yaklaştı. Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne bağlı kuvvetler ise başkent Trablus’a cuma günü başlayan saldırıları başarısızlığa uğrattıklarını savundu.

BOLD – Son beş yıldır siyasi ve askeri olarak ikiye bölünmüş olan Libya’nın doğusunu kontrol eden General Halife Hafter’e bağlı güçler Rusya’nın da desteği ile başkent Trablus’a Cuma gününden itibaren bir yeni bir saldırı başlattı.

RUSYA, LİBYA’DA DA TÜRKİYE’NİN KARŞISINDA

Birleşmiş Milletler (BM) Libya Özel Temsilcisi Ghassan Salame, Hafter’e bağlı kuvvetlerin Rusya’nın askeri desteği ile başkenti ele geçirmek üzere olduğunu açıkladı.

Rusların Hafter’in birliklerine katılımından bu yana başkent Trablus’a saldırıların arttığını ve son 10 günde savaşın başkentin yerleşim alanlarına ilerlediğini ifade eden Salame, mevcut gidişatın daha fazla sivil ölümler ile birçok kişinin yerinden edilmesine neden olacağını kaydetti.

Rusya ve Türkiye, Suriye’de olduğu gibi karşıt grupları destekliyor. Türkiye ve Katar, Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne destek verirken; Rusya, Fransa, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Ürdün doğudaki Halife Hafter komutasındaki Libya Ulusal Ordusu’na destek veriyor.

General Hafter Haziran ayında sözcüsü aracılığıyla Türkiye’yi düşman ilan ettiklerini açıklamış ve birliklerinin kontrolündeki bölgelerin hava ve deniz sahalarını Türk uçak ve gemilerine kapadıklarını ilan etmişti.

RUS HAVA ARAÇLARI VE PARALI ASKERLERİ

Türkiye’nin destek verdiği ve BM tarafından ülkenin meşru temsilcisi olarak kabul edilen Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin Dışişleri Bakanı Muhammed Syala, General Hafer’in başkenti ele geçirebileceği uyarısında bulundu.

Roma’daki temasları sırasında konuşan Syala, “Rusların insansız hava araçları ve paralı askerler aracılığıyla General’e destek vermesi neticesinde başkentin düşme riski bulunuyor” şeklinde konuştu.

TRABLUS: SALDIRIYI BAŞARISIZLIĞA UĞRATTIK

Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne bağlı birliklerin sözcüsü Muhammed Kanunu ise ‘çok uluslu kuvvetlerin başkent Trablus’a girme planını başarısızlığa uğrattıklarını’ savundu.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kanunu, Libya Ulusal Ordusu’na ait bir savaş uçağını da düşürdüklerini ve böylece Nisan’da Trablus’a saldırıların başlamasından beri düşürdükleri uçak sayısının 15’e çıktığını söyledi.

ABD, RUSYA’YI SUÇLAMIŞTI

ABD Dışişleri Bakanlığı iki hafta önce Rusya’yı General Hafter komutasındaki Libya Ulusal Ordusu’na destek vermekle suçlamıştı.

Dışişleri Bakanlığı Yakın Doğu İşleri Genel Sekreter Yardımcısı David Schenker, Rus ordusuna bağlı düzenli birliklerin ve Moskova’nın güdümündeki milis kuvvetlerden oluşan Wagner Grubuna mensup askerlerin, Libya Ulusal Ordusu’nu desteklediğini söylemişti.

Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise iddiaları “Amerikalı muhataplarımızın yaydığı söylentiler” diyerek yalanladı.

TÜRKİYE, TRABLUS’LA DENİZ ANLAŞMASI İMZALADI

Türkiye, 27 Kasım’da Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti ile “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası” imzalamıştı.

AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Libya Ulusal Mutabakat Hükumeti Başkanlık Konseyi Başkanı Fayez el Sarraj’la Dolmabahçe Ofisi’nde yaptığı görüşmede ayrıca güvenlik ve askeri işbirliğinin genişletilmesine yönelik bir anlaşmanın imzalandığı da duyurulmuştu.

TÜRKİYE İLE ANLAŞMA YÜRÜRLÜĞE GİRDİ

Bu arada Ulusal Mutabakat Hükümeti, Türkiye ile imzalanan “Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası” ve “Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası”nın yürürlüğe girdiğini çıkladı.

Libya Ulusal Mutabakat Hükumeti, Rusya’yı ülkeye paralı savaşçı göndermekle suçladı

Dünya

Hastanelerde yeterli yatak ve ekipman yok: Aşı ve ilaçlar kullanılamaz halde!

Lübnan Sağlık Bakanı Hamad Hassan, hastanelerde kritik durumda olan hastaların tedavisi için yeterli yatak ve ekipman olmadığını açıkladı. Bu arada Türk Dışişleri Bakanlığı, AFAD ve Kızılay ekiplerinin acil insani yardım malzemeleriyle Lübnan’a gönderileceğini duyurdu.

BOLD – Lübnan Sağlık Bakanı Hamad Hassan, Beyrut’taki patlamada çok sayıda çocuğun kurtarıldığını ancak ölü sayısının artmasından endişe ettiklerini söyledi. Lübnanlı doktorlar, Beyrut’taki 4 büyük hastanenin patlamadan çok büyük hasar almaları nedeniyle hasta kabul edemediklerini açıkladı. Ölenler ve yaralananlar arasında sağlık çalışanlarının da olduğu belirtiliyor. Şehrin büyük hastanelerinin aldığı darbenin yanı sıra limanın yakınlarındaki Sağlık Bakanlığına bağlı tıbbi depoda bulunan yüz binlerce aşı ve ilacın da kullanılamaz hale geldiği tahmin ediliyor.

TÜRKİYE YARDIM GÖNDERİYOR

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Beyrut’taki patlamayla ilgili yaptığı açıklamada bölgeye AFAD ve Kızılay ekiplerinin acil insani yardım malzemeleriyle gönderileceğini açıkladı. Patlama sonrası Lübnan halkının acil ihtiyaçlarının giderilmesine katkı sağlamak üzere gerekli çalışmaların başlatıldığını belirten Hami Aksoy, “Sağlık Bakanlığı, AFAD ve Kızılay aracılığıyla bölgeye arama kurtarma ekibi ve acil sağlık personeli sevk edilmekte, Sahra Hastanesi kurulumu planlanmakta, ayrıca ilaç ve tıbbi malzeme dahil, acil insani yardım malzemesi gönderilmektedir” ifadelerini kullandı.

Bütün ayrıntılarıyla Beyrut’taki patlama: Ne sebep oldu? İhmal iddiaları, saldırı ihtimali…

Okumaya devam et

Dünya

Almanya’da Kassel Valisi cinayetinde ana sanık suçu kabul etti

Geçen sene işlenen Kassel valisi cinayetinde ana sanık mahkemeye itirafını sundu. Avukatı Mustafa Kaplan’ın okuduğu itirafında ana sanık Stephan E, cinayeti işlediğini kabul etti.

BOLD – 2 Haziran 2019’da Kassel kentindeki evinin terasında öldürülen Vali Walter Lübcke cinayetinde ana sanık yine fikir değiştirdi. Daha önce itirafta bulunan, sonra bu itirafını geri çeken ana sanık Stephan E., avukatı tarafından mahkemeye sunulan ve okunan itirafında cinayeti işlediğini kabul etti.

Almanya Başbakanı Angela Merkel’in partisi olan Hristiyan Demokrat Birlik’in (CDU) üyesi olan Walter Lübcke, izlediği mülteci dostu politika yüzünden aşırı sağcı çevreler tarafından hedef gösterilmiş, geçen sene de evinin terasında aşırı sağcı Stephan E. tarafından öldürülmüştü.

Ana sanık Stephan E., geçen yıl yakalandığında, cinayeti bir arkadaşıyla birlikte işlediğini itiraf etmiş, akabinde bu itirafını geri çekmişti. Bugün avukatı Mustafa Kaplan tarafından okunan itirafında ise sanık, emri arkadaşı Markus H.’nin verdiğini, hedefin Vali Lübcke’ye korkutmak ve onu zapt altına almak olduğunu söyledi.

Lübcke’nin iki sanığı terasında görünce ayağa kalkmaya yeltendiği, zorla oturttuklarını, “Kımıldama” diye tehdit ettiklerini, valinin direniş gösterip “Defolun” demesi ve tekrar ayağa kalkmaya çalışması üzerine silahını ateşlediğini bildirdi.

PİŞMAN OLDUĞUNU SÖYLEDİ

Ana sanık Stephan E.’nin pişmanlık duyduğunu söylediği itirafında “Yaptığımız yanlıştı, hiç kimse başka bir fikri savunduğu için ölmemeli” sözleri yer aldı ve yanlış fikirlere kapıldığını ve cinayetin sorumluluğunu üstlendiğini vurguladı.

Radikalleşmesinden diğer sanık Markus H’yi sorumlu tutan Stephan E, “Bana istediğini yaptırmasına izin verdim. Yaptığımız korkak ve korkunç bir eylemdi” dedi ve ikinci sanık Markus H’yi baba ve arkadaş gibi gördüğünü de belirtti. Markus H’nin ayrıca silah taşıyan biri olarak tehlikeli ajitasyonlarda bulunduğunu söyledi.

E., aşırı sağcı ideoloji ve hareketlerden çıkış programlarından birinde yer almak istediğini de hakimlere iletti.

Öldürülen Kassel Valisi Walter Lübcke

Kassel Valisi Walter Lübcke suikastı Almanya’yı derinden sarsmış, aşırı sağcılar ilk kez devleti temsil eden bir yetkiliyi hedef alarak evinin terasında infaz etmişti.

Af Örgütü: Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek yerine tam olarak uygulamalı

Okumaya devam et

Dünya

AKP’li yetkili: İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme taraftarları az da olsa çoğunlukta

AKP’nin İstanbul Sözleşmesi’yle ilgili kararını önümüzdeki hafta vereceği bildirildi. İngiliz Reuters haber ajansına konuşan AKP’li bir yetkili, “Çekilmenin doğru olacağını savunanlar az bir farkla da olsa çoğunlukta” dedi.

BOLD – Reuters haber ajansına konuşan AKP’li yetkililer, partinin kadına yönelik şiddet ve ayrımcılıkla mücadeleyi hedefleyen İstanbul Sözleşmesi konusundaki nihai kararını önümüzdeki hafta vereceğini açıkladı.

İsminin açıklanmaması kaydıyla konuşan AKP’li üst düzey bir yetkili, Türkiye’nin anlaşmadan çekilmesi yönündeki hukuki girişimlerde bulunulup bulunulmayacağına gelecek hafta karar verileceğini söyledi.

“Çekilmenin doğru olacağını savunanlar az bir farkla da olsa çoğunlukta” diyen AKP’li yetkili, buna karşın Türkiye’de kadına yönelik şiddet vakalarının arttığı bir dönemde bu anlaşmadan çekilmenin yanlış sinyaller vereceğini belirtti.

Farklı görüşte olan AKP’li bir yetkiliyse, Reuters’a yaptığı açıklamada, kadına yönelik şiddeti azaltmanın yolunun anlaşmadan çekilmek olduğunu savundu. Söz konusu yetkili de bu konudaki kararın haftaya verileceğini sözlerine ekledi.

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ

“Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi”, Mayıs 2011’de İstanbul’da imzaya açıldı. 2014 yılı Ağustos ayında yürürlüğe girdi.

İstanbul’da imzaya açılması için büyük çaba gösteren Türkiye, belgeyi ilk imzalayan ve ilk onaylayan devlet oldu.

Avrupa Konseyi 45 ülkeden 34’ü sözleşmeyi imzaladı ve onayladı. Hiçbir ülke sözleşmeden çekilmedi. Ancak Polonya sözleşmeden çekilmeyi planladığını açıkladı.

Ancak son dönemde İstanbul Sözleşmesi hükumete yakın medya ve AKP çevrelerinde tartışmaya açıldı. Sözleşme, “Türk aile yapısını bozduğu”, “eşcinselliğe yasal zemin hazırladığı” gerekçesiyle eleştiriliyor.

Af Örgütü: Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek yerine tam olarak uygulamalı

Okumaya devam et

Popular