Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

Baransu davasında eski eşi konuştu: Maalesef annem ihbar etmiş

Beş yıldır Silivri’de tutuklu bulunan gazeteci Mehmet Baransu’nun yargılandığı davada eski eşi Esra Konur mahkemede ifadelerini değiştirdi: “Polisler inceletmeden imzalattılar.”

BOLD – “Devletin güvenliğine ilişkin gizli belgeleri” temin edip yayınladıkları iddiasıyla Mehmet Baransu, Yasemin Çongar, Ahmet Altan, Yıldıray Oğur ve firari sanık Tuncay Opçin’in yargılanmasına devam edildi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Mehmet Baransu getirildi. Diğer sanıklar ise duruşmaya gelmedi. Duruşmada şikayetçiler Dursun Çiçek ve Suat Aytın da hazır bulundu. Balyoz davasında yargılanıp beraat eden Ahmet Yavuz, Süha Tanyeri ve Cemal Temizöz davaya katılma talepleri olduğunu belirterek salonda bulundu.

KATILMA TALEPLERİNİN REDDİNE KARAR VERİLDİ

Mahkeme, Cemal Temizöz, Süha Tanyeri ve Ahmet Yavuz’un katılma taleplerinin reddine, önceki celselerde katılmalarına karar verilen Dursun Çiçek ve Suat Aytın’ın aralarında bulunduğu kişilerin ise katılan sıfatlarının devamına karar verdi.

“MEHMET’LE İNGİLİZCE KURSUNDA TANIŞTIK”

Duruşmada Mehmet Baransu’nun eski eşi Esra Konur tanık olarak dinlendi. Konur ifadesinde, “İstanbul’da bir İngilizce kursunda Mehmet ile tanıştık. Ben öğrenciydim, kendisi de yeni mezundu. 2001 yılında evlendik. Tanıştığımız dönemde Mehmet’in FETÖ irtibatı izlenimi yoktu. Evlendikten bir hafta sonra dil öğrenmek için Amerika’ya gittik. 3 yıl sonra döndük. Ben FETÖ’yle ilgili bir duruma şahit olmadım” dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, tanık Esra Konur’a savcılık ve polisteki ifadesini hatırlattı. Konur, “Ben öyle bir tutanağı okumadım, öyle bir şey söylemedim” dedi.

“CEMAATLE İLGİLİ SOMUT BİR ŞEY GÖRMEDİM”

Konur, “Cemaatle ilgili hiçbir somut bir şey görmedim. Amerika’ya biz dil öğrenmek için gittik. Mehmet ağır işlerde de çalıştı Amerika’da. Evet Türkiye’de Cihan’da da çalıştı. Taraf Gazetesine geçti. Tuncay Opçin’le görüştüğünü biliyorum Mehmet’in ancak ben sadece bir kez hastanede gördüm. Benim gözümle gördüğüm bir şey yok” diye konuştu.

“İÇERİĞİNE BAKMADAN TUTANAK İMZALADIM”

Evinin deposundaki aramalara ilişkin ise Esra Konur şunları söyledi: “Boşandığımız gün, Mehmet’i birlikte oturduğumuz evin sığınağındaki eşyaları almaya çağırdım. Bir kısmını aldı. Bir kısmı kaldı. Kalan eşyaları görevliyle beraber sığınağa indirdik. Maalesef ki, annem ihbar etmiş. ‘Burada belgeler var’ demiş. Polisler arama yaparken biz baştan sona kadar orada yoktuk. Avukatlarım şahitlik etmemiştir. Bir gün önce Mehmet gözaltına alınmıştı, çocuklar iyi değildi. Ben çocuklarımın yanındaydım. Ondan sonra sayfalarca tutanak imzaladım. İçeriğine bakmadım” dedi.

HAKİM: İFADENİ TEHDİTLE Mİ DEĞİŞTİRDİN

Mahkeme başkanı, tanık Esra Konur’un savcılık ve polis ifadesini okuyarak, “Evlilik yıllarında Mehmet Baransu’nun cemaatin içinde yer aldığını, firari sanık Tuncay Opçin’den belge ve para aldığını söylediğini” hatırlattı. Ardından başkan, “Şu an ifadenizi değiştirmenizde FETÖ’den aldığınız tehditlerin bir etkisi var mı?” diye sordu. Konur, “Hayır öyle bir durum yok ” dedi.

TANIKLAR: BİR BAĞLANTISINI GÖRMEDİK

Duruşmada, sanık Mehmet Baransu’nun eski eşi Esra Konur’un babası Ömer Konur ve aramanın yapıldığı evin apartman görevlisi Bülent Çakmak da tanık olarak dinlendi. Her iki tanık da sanık Mehmet Baransu’nun Cemaatle ile ilgili bir bağlantısını görmediklerini söyledi. Tanık ifadelerinden sonra sanık Mehmet Baransu, “Tutukluluğa ilişkin hiçbir talebim yok. Taleplerimi yazılı olarak vereceğim ” dedi. Sanık Baransu’nun avukatı Yahya Engin ise, “Bu Balyoz darbe girişimiyle alakalı bir dava değil. Burada belgeler gerçekse bu bir suçtur. Suçu bildirmemekte suçtur. Bu belgeler sahteyse zaten suç konusu bir şey yoktur. Kamera kayıtları yok, tutanak yok. 4 yıl 9 aydır tutukludur. Tutukluluk süresi cezayı çok aşmıştır. Müvekkilim bu dosyada suçsuzdur. Tahliyesini talep ediyorum” dedi.

TUTUKLULUĞU SÜRECEK

Mahkeme heyeti, sanık Mehmet Baransu’nun tutukluluk halinin devamına karar vererek, dosyayı mütalaasını hazırlaması için savcılığa gönderilmesine hükmetti. Sanıklara esas hakkında savunma yapabilmek için süre vererek, duruşmayı 8 Nisan 2020 tarihine erteledi.

Gündem

Yuva hasreti çeken çocuklara gönderdiği resim pes dedirtti

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, devlet korumasındaki 13 bin çocuğa kendi çizdiği aile sıcaklığını anlatan bir kompozisyonun yer aldığı bayram kartları gönderdi.

BOLD – 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda makamında ağırladığı çocuklara Ramazan dolayısıyla ikramda bulunmayan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Derya Yanık, devlet korumasındaki 13 bin çocuğa, çizdiği ‘ev’ resmin yer aldığı bayram kartı gönderdi.

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, “Devlet koruması altındaki çocuklara bu kez Bakan Yanık sürpriz yaptı. Çocuklar için bayram kartı hazırlayan Yanık, bu kartları Bakanlığa bağlı çocuk evleri, çocuk evleri siteleri ve çocuk destek merkezlerinde koruma ve bakım altında bulunan çocuklara gönderdi” ifadeleri yer aldı.

SÜRPRİZ YAPTIK

“Mutlu Bayramlar” ifadesiyle kalp içinde ev, ağaç ve kuşlardan oluşan kompozisyonun yer aldığı kartlarla çocukların bayramını kutlayan Yanık, “Bayramlarda çocuklarımız bize resim çizip bayramımızı kutlardı. Bu bayram bin 369 kuruluşumuzdaki 13 binin üzerinde evladımıza bir sürpriz yaptık” dedi.

Bakan Yanık, bayram kartını hazırladığı anlara ilişkin videoyu da “BizBüyükBirAileyiz” etiketiyle sosyal medya hesabından paylaştı.

NEYİ BAŞARMAYA ÇALIŞTI ACABA

Bakan Yanık’ın kendi çizdiği ‘Ev’ resmini aile hasreti çeken, devlet korumasındaki çocuklara göndermesi sosyal medyanın da gündemindeydi. Sosyal medya kullanıcıları Bakan Yanık’ı ’empati yoksunu’ olmakla eleştirdi.

Yanık’a tepkisini dile getiren Yunus Emre adlı kullanıcı, “Bakan Yanık, siz bakmayın ablacım. Bir bakan seçimi en fazla ne kadar hatalı olabilirdi sorusuna tek başına yanıt oldu! Yurtta kalan çocuklara aile sıcaklığını sunan bir çizim göndererek neyi başarmaya çalıştı acaba cidden?” diye sordu.

UZMANLAR YORUMLASIN

Yanık’ın gönderdiği resmin pedagoglar tarafından incelenmesi gerektiğini vurgulayan Filiz Aslan kullanıcı da, “Resmi Bakan Yanık çizmiş, çocuklara yollamış, güneş çığlık atıyor, ev üzgün surat gibi, kuşu yolmuşlar sanki, mevsim bahar soba niye tütüyor? Bu kadın beni ürkütüyor, ciddiyim. Uzmanlar yorumlasın lütfen” dedi.

Kaymakama külliye

Okumaya devam et

Gündem

Kaymakama da külliye

AKP iktidarı Gaziosmanpaşa Kaymakamı için de itibardan tasarruf etmedi. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun paylaştığı yeni GOP Hükumet Konağı, büyüklüğü ve Beştepe’ye benzerliğiyle tepkilerin odağı oldu.

BOLD – İstanbul Gaziosmanpaşa’da yapılan yeni hükumet konağının Beştepe’ye benzerliği ve israf boyutu sosyal medyada gündem oldu.

PROJENİN ÖZELLİKLERİ

Gaziosmanpaşa Hükümet Konağı, Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından 25 bin 325 metrekarelik alan üzerine inşa edildi. Proje bünyesinde; 6’sı engelli otoparkı olmak üzere 136 araçlık otopark, bay-bayan mescit, 160 kişilik yemekhane, 330 kişilik konferans salonu, Tapu Müdürlüğü, Nüfus Müdürlüğü, İlçe Emniyet Müdürlüğü, Mal Müdürlüğü, Milli Eğitim Müdürlüğü, Kadastro Müdürlüğü, İlçe Tarım Gıda Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İlçe Müdürlüğü ve Kaymakamlık bulunuyor.

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu binanın kullanıma hazır olduğunu sosyal medya hesabından duyurdu. Soylu paylaşımında binanın görselleriyle şu ifadeleri kullandı: “İstanbul Gaziosmanpaşa’ya, Yeni Hükümet Konağımız yakıştı mı çok yakıştı. Gaziosmanpaşa Hükümet Konağımız hizmete hazır.”

BAKAN SOYLU’YA VATANDAŞTAN TEPKİ

AKP’yi zor günlerde vatandaşları desteksiz bırakarak, saraylar yapmakla suçlayan sosyal medya kullanıcıları Soylu’nun paylaşımına tepki gösterdi.  Bir takipçisi Soylu’ya şu cümlelerle yüklendi: “Bu cillop gibi hükümet konağı yapmak yerine desteğe ihtiyacı olan vatandaşlarımıza maddi anlamda destek olmuş olsaydınız daha iyi olmaz mıydı? böyle bir dönemde böyle bir hükümet konağına gerçekten ihtiyaç var mıydı?”

ŞAKA DEĞİL CİDDİLER

Hükumet konağının Beştepe’ye benzerliği sosyal medyada tartışma konusu oldu. Gazeteci Zafer Arapkirli konuyla ilgili paylaşımında, Soylu’nun tweetini alıntılayarak, “İstanbul’da Gaziosmanpaşa’ya yapılan yeni hükümet konağı (İçişleri Bakanı paylaştı) Tek eksiği, Kaymakam için, dış kapıdan içeri uzuuuun bir kırmızı halı. Girerken kenara dizilecek mızraklı muhafızlar için ihaleye çıkılır artık. Vallahi şaka değil. Ciddiler.” ifadelerini kullandı.

Zafer Arapkirli’nin paylaşımına yorum yazan CHP eski milletvekili Hüsnü Bozkurt ise şunları kaydetti: “Koskocaaaaa Kaymakam itibardan tasarruf mu etsin yani Zafer Bey.”

Gardaşım Azerbaycan neden İsrail’i destekliyor

 

Okumaya devam et

Gündem

Cengiz Holding’den köylülere tehdit

Rize İkizdere’deki köylülerin direnişiyle gündeme gelen Cengiz Holding, Kazdağı’nda işletmek istediği altın-bakır madenine tarlalarını satmaları için köylüleri tehdit etti.

BOLD – İkizdere’deki faaliyetleri gündemde olan Cengiz Holding, Kazdağı Halilağa bölgesinde işletmek için çalışmalarını sürdürdüğü altın-bakır madeni ile ilgili yöre köylülerine tehdit içeren mektuplar gönderdi.

Evrensel’den Özer Akdemir’in haberine göre, şirketin avukatlarının kaleme aldığı mektupla maden çevresindeki köylülere arazilerini şirkete satmaları yönünde baskı yapıldı.

Köylülere 28 mayıs 2021 tarihinde Hacıbekirler köyünde bulunan salonda pazarlığa çağıran mektupta, “Pazarlık görüşmelerine katılmadığınız ya da görüşmelere katılıp da satış konusunda anlaşamadığımız takdirde durum Noter marifetiyle tespit edilecek ve bunun sonucunda da 3213 sayılı Maden Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca taşınmazın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre kamulaştırılması için ilgili Bakanlığa talepte bulunulacaktır” ifadeleri yer aldı.

“ÇİFTÇİLER GÜNÜNDE KÖYLÜLERİ REVA MI BU?”

Şirket tarafından resmen tehdit edildiklerini söyleyen Muratlar köylülerinden Mustafa Alper Ülger, “Dünya Çiftçiler gününde, her türlü olumsuz koşullara rağmen var olmaya, üretmeye çalışan köylülere reva mı bunlar?” dedi.

Yöre köylüleri şirketin pandemi yasaklarına rağmen Eylül 2020 tarihinde yapmak istediği ÇED toplantısını protesto ederek yaptırmamıştı.

MADEN ALANI KÖYE 730 METRE UZAKLIKTA

ÇED raporuna göre bölgede açık ocak üretim yöntemi ile bakır madenciliği yapacağını ileri süren şirket, “yer altı ocağı üretim yöntemi ile elde edilmesi planlanan altın için bu proje (Halilağa Bakır Projesi) kapsamında herhangi bir üretim faaliyeti gerçekleştirilmeyecektir” diyor.

Yöre köylüleri buna rağmen şirketin bakır ve altın işletmeciliğini birlikte yapacağı endişesini dile getiriyorlar. Zaten madene 2012 yılında verilen ÇED Raporu’da bakır-altın madeni projesi için verilmiş durumda.

Bayramiç İlçe merkezine 22, en yakın köylerden Hacıbekirler köyüne 0.73 kilometre, Muratlar köyüne 1.74 kilometre uzaklıkta yer alacak olan madenin diğer köyleri uzaklığı ise şöyle; Halilağa köyüne 4.42 kilometre, Söğütgediği köyüne 3.51 kilometre, Yanıklar köyüne 3.19 kilometre Osmaniye köyüne 2,33 kilometre.

MADEN ALANI GÖLET VE BARAJLARA YAKIN

Küçüklü Sulama Göleti’ne 6.67 kilometre uzaklıkta bulunan proje alanı, yapımı için master planı aşamasında bulunan Uzunalan Barajına 12.05 kilometre uzaklıkta. Proje yakınında içme ve sulama suyu barajı olarak kullanılan Altınzeybek-2 ve Bayramiç Barajı da proje alanına yakın olan barajlardan.

İki yıl inşaat dönemi, 15 yıl işletme dönemi ve 2 yıl kapatma dönemi olmak üzere 19 yıllık bir ömrü olacağı ileri sürülen Halilağa Bakır Projesi’nin de inşaat aşamasında 2 bin ve işletme aşamasında ise 1000 kişi çalıştırılacağı ileri sürülüyor.

Okumaya devam et

Popular

0Shares
0