Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Eski AKP’li Yeneroğlu: İslamcı hareketlerin içinden bir tane Ahmet Altan çıkmadı

AKP’ye yönelik eleştirileri nedeniyle partisinden istifa etmeye zorlanan İstanbul Bağımsız Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, hukuksuzluklar karşısında sessiz kalan İslamcıları eleştirerek “: İslamcı hareket içinden bir tane Ahmet Altan çıkmadı” dedi.

BOLD-AKP iktidarının hukuksuzluklarını bulunduğu her ortamda dile getiren eski AKP’li Milletvekili Mustafa Yeneroğlu, Gazeteci Ruşen Çakır’ın Youtube kanalı Medyascope’un konuğu oldu. Partisinden neden istifa ettiğini ve AKP’den istifa ederek yeni parti kuran Ahmet Davutoğlu ve parti kurma çalışmalarına devam eden Ali Babacan hakkındaki düşüncelerini paylaştı.

Türkiye’deki gençlerin kendilerini ifade etmekten korktuğunu söyleyen Yeneroğlu, gençlerin geleceğini Türkiye’de değil yurtdışında aramasının acı bir gerçek olduğunu ve mevcut siyasi ortamın gençlere vaat edecek bir anlayışa hakim olmadığını belirtti.

“BU MESELE ŞEHİR ÜNİVERSİTESİ MESELESİ DEĞİL”

“Şehir Üniversitesi konusunda herkesten çok daha kararlı bir tutum beklerdim” sözleriyle ülkedeki korku imparatorluğuna dikkat çeken Yeneroğlu, “Çünkü Şehir Üniversitesi meselesi, Şehir Üniversitesi meselesi değil, Ahmet Davutoğlu’nun meselesi de değil. Bu ülkenin gidişatıyla ilgili şuanda yaşanan bir süreç. Bu ülkenin gidişatını özetleyen bir süreç.” dedi.

“BUGÜN YAŞANANLARIN SUÇ ORTAĞIYIZ”

“Bunun ötesinde, ülkede işkence var” sözleriyle eleştirel bir yaklaşım sergileyen Yeneroğlu, “Bu ülkede insanlar kaçırılıyor. Ve bu ülkede uluslararası reytinglere bakınca, bunu söylerken AK Parti’den kendimi soyutlayarak söylemiyorum. Bu gün maalesef bu yaşananların suç ortayız. Bunu da ahlaken söylüyorum. Çünkü sesimizi yeterince çıkartmadık. Bakın ben baştan beri sesimi çıkarttım. Bunun yeterli olmadığını düşünüyorum.” sözleri dikkat çekti.

“BUNLAR BENİM KARDEŞİMİN BAŞINADA GELEBİLİRDİ”

“Benim abime, kardeşimin başına bunlar gelebilirdi” diyen Yeneroğlu, “Dolayısıyla benim gibi düşünmeyen insanların başına bunlar geldi. Bugün bakın İslami Hareket dediniz. İslami Hareket içerisinden bir tane Ahmet Altan çıkmadı.” vurgusunda bulundu.

Ahmet Altan’dan bahsetmeye devam eden Yeneroğlu, “Çıkıp da cezaevinden çıktığı anda ben içeriyi biliyorum. İçeriyi gördüm. Hukuksuzluk yaptığınız sürece aynı şeyleri tekrar edeceğim. Hukuksuzluğunuza karşı çıkacağım. Sizinle mücadele edeceğim diyen bir tane Müslüman kanaat önderi çıkmadı. Benim için bu çok büyük bir acı.” dedi.

Yeneroğlu sözlerine “Türkiye de Müslümanca siyaset yapma iddiasıyla yola çıkan insanlar bunu samimi bir şekilde sorgulayıp, kararlı, aktif net bir sergilemedikleri sürece yol almanın çok zor olacağı kanaatindeyim.” şeklinde devam etti.

Tenkil Müzesi Kassel’de: Nefes almanın zor olduğu sergi

Politika

Gelecek Partisi: Zekiye Ataç’a yurtdışı engeli açık bir insan hakları ihlalidir

Kanser tedavisi gören 9 yaşındaki Ahmet Burhan Ataç’ın annesine yönelik uygulanan yurtdışı yasağına Gelecek Partisi’nden de tepki geldi.

BOLD-Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun genel başkanlığını yaptığı Gelecek Partisi, resmi twitter hesabından kanser tedavisi gören 9 yaşındaki Ahmet Burhan Ataç’ın annesine yönelik uygulanan yurtdışı yasağına tepki gösterdi.

Yayınladıkları mesajda “Mahkemenin Zekiye Ataç’a yurt dışı engeli kararı, açık bir insan hakları ihlalidir” denildi.

Açıklamanın devamında;

“Kanser hastalığı dördüncü evresine ulaşmış olan ve tedavisine sosyal medyadan toplanan bağışlarla Almanya’da devam edilen minik Ahmet’in annesi Zekiye Ataç’ın yurt dışı yasağı daha önce yetkili Mersin mahkemesince kaldırılmıştı.

Dün itibariyle de yetkili Adana mahkemesince daha önceki gözaltından dolayı konmuş olan tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir.

Her iki yetkili mahkemenin bu kararları sonucu Zekiye Ataç’ın yurt dışı engeli ortadan kaldırılmıştı. Lakin bugün, bu defa Mersin Mahkemesi daha önce kaldırdığı yurtdışı yasağı adli kontrol kararının uygulanmasına karar vermiştir.” ifadesi yer aldı.

Sosyal medyada tepkiler çığ gibi büyüdü: AhmetiYaşat Türkiye!

Okumaya devam et

Politika

Günlük 2 milyon lira harcanan Saray’dan “israftan kaçınmalıyız” mesajı!

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Saray’ında düzenlediği toplantı da “israftan kaçınmalıyız” mesajı verdi.

BOLD-AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, kadın il müftü yardımcılarıyla baş vaizlerle birlikte Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Saray’ın da düzenlenen öğle yemeğinde bir araya geldi. Emine Erdoğan’ın yemekteki “İsraftan kaçınmak, ölçülü yaşamak, yeme içmeden tutun doğal kaynakların kullanımına kadar İslam, bize sürdürülebilir bir yaşamın sınırlarını çizer” sözlerini kullanması dikkat çekti.

Sayıştay’ın yayınladığı son rapora göre, Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın günlük harcama giderleri 1 milyon 800 bin liradan fazlaydı. Ayrıca Saray’da düzenlenen 29 Ekim Resepsiyonu’nun da davet edilen konuklara lüks tüketim ürünü olan ejder meyvesi ikram edilmesi ise gündem olmuştu.

lüks ve şatafatlı yaşantının olduğu Saray’dan Emine Erdoğan’ın “israf ve ölçülü yaşamak” konulu konuşması sosyal medyada eleştiri konusu oldu. Konuşmasında il müftü yardımcıları ve baş vaizlerin çok büyük bir sorumluluğun taşıyıcıları olduğuna işaret eden Emine Erdoğan, Kur’an ayetlerinin nuruyla rehberlik ettiklerini, ağızlarından dökülecek her bir kelimeye ve gösterecekleri örnekliğe bütün toplumun ihtiyacı olduğunu belirtti.

Yaşanılan çağda, teknolojinin gelişmesiyle insanların karşısına her gün cevaplanması gereken büyük sorular çıktığına dikkati çeken Emine Erdoğan, bu büyük değişimi, pratik hayatta karşılaşılan durumlarla birlikte okuyarak, yeni yaşam reçeteleri oluşturulması gerektiğini söyledi.

“İSRAFTAN KAÇINMALIYIZ”

Dünyanın birçok yerinde konuşulan başlıklardan birinin de ‘çevre krizi’ olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, “Çevre krizinin hazırladığı hazin sonun etkilerini şimdiden hepimiz tecrübe ediyoruz. Tüm dünya, bu konunun anlaşılması ve kötü gidişatın tersine çevrilmesi için çareler arıyor. Avrupa Birliği Çevre Programı ve birçok büyük uluslararası kuruluş, dinlerin çevre kriziyle mücadelede ne kadar önemli bir rol oynadıklarının farkına varmış durumda. O nedenle din âlimlerini ve inanç liderlerini çevre politikalarına dâhil etmeye çalışıyorlar.” dedi.

“Bizim dinimiz, insanın tabiatla olan ilişkisini en iyi anlatan ve en hassas biçimde düzenleyen dindir.” diyen Erdoğan, “Bugün hayatımıza yeni bir tanım olarak giren, sürdürülebilir yaşam kriterleri, aslında İslam’ın özüdür. İsraftan kaçınmak, ölçülü yaşamak, yeme içmeden tutun doğal kaynakların kullanımına kadar İslam, bize sürdürülebilir bir yaşamın sınırlarını çizer.” şeklinde konuştu.

Kur’an-ı Kerim’in yaşanılan çevre krizini doğrudan insan davranışıyla ilişkilendirdiğini ve bu krizin çözümlenmesi sorumluluğunu da yine insana yüklediğini anlatan Emine Erdoğan, “Rabbimiz, Rum Suresi’nde ‘İnsanların kendi elleriyle yapıp ettikleri yüzünden karada ve denizde düzen bozuldu. Böylece Allah, -dönüş yapsınlar diye- işlediklerinin bir kısmını onlara tattırıyor.’ diye buyurmaktadır. O nedenle hepimiz önce bu hadisedeki payımızın farkına varmalı, sonra da ölçülü bir yaşama geri dönmeliyiz” ifadesini kullandı.

CHP’den “Diyanet’in pazar alışverişine akşam çıkın” tavsiyesine tepki!

Okumaya devam et

Politika

CHP’den “Diyanet’in pazar alışverişine akşam çıkın” tavsiyesine tepki!

CHP Kütahya Milletvekili Dr. Ali Fazıl Kasap, pazardan alışveriş yapmayı öneren Diyanet İşleri Başkanlığına tepki göstererek, “Diyanet, ‘uygun fiyata meyve sebze almak istiyorsanız pazara akşam saatlerinde gidin’ diyerek yurttaşlarımıza çürük meyve ve sebzeyi mi reva görmektedir?” dedi.

BOLD – CHP Kütahya Milletvekili Dr. Ali Fazıl Kasap, pazardan ucuza alışveriş yapmayı öneren Diyanet İşleri Başkanlığına tepki gösterdi. Şatafatın ve israfın simgesi hâline gelen Diyanet’in ekonomik krizle boğuşan vatandaşlara “akşam saatinde pazara gidin” demesinin milletle dalga geçmek olduğunu söyledi.

FAKİRLİK DEĞİŞTİRİLEMEZ GİBİ GÖSTERİLMİŞTİR

Meclis’te Diyanet İşleri Başkanlığının yayımladığı Aile Dergisi’nde yer alan “Tasarruflu pazar alışverişi nasıl yapılır?” başlıklı yazıyı gündeme getiren Kasap, “Bu yazıda fakirlik değiştirilemez bir kader olarak görülmektedir ki Diyanet pazara akşam saatlerinde gidilirse vatandaşın daha ucuza alışveriş yapabileceğini ayrıntılı olarak anlatıyor” dedi.

VATANDAŞA ÇÜRÜK MEYVE SEBZEYİ Mİ REVA GÖRÜYORSUNUZ?

Diyanet İşleri Başkanına sorular yönelten Kasap, “İşleri Başkanlığı “Uygun fiyata meyve sebze almak istiyorsanız pazara akşam saatlerinde gidin” diyerek yurttaşlarımıza çürük meyve ve sebzeyi mi reva görmektedir? Ya da “Haklısınız, pazar çok pahalı, Hükûmetin de bunu çözecek gücü ve aklı yok” mu demektedir?” dedi.

DİYANET MİLLETLE DALGA GEÇİYOR

Şatafatın ve israfın simgesi hâline gelen Diyanet İşleri Başkanlığının, kendisi 11,5 milyar lira bütçeyle bol keseden para harcama yaptığını hatırlatan Kasap, “Diyanet’in ekonomik krizle boğuşan yurttaşlara “Akşam saatinde pazara gidin” demesi milletimizle dalga geçmektir. Diyanet İşleri Başkanlığının temel sorumluluğu Ak Parti’ye ve onun politikalarına değil, topluma karşı sorumlu davranmaktır. “İsraf etmeyin, yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin” diyen bir dinî öğretinin yerine bunu savunması yanlıştır” dedi.

 

Kanser hastası Ahmet tedavi olmak için annesiyle Almanya’ya gidemiyor

 

Okumaya devam et

Popular