Bizimle iletişime geçiniz

Spor

Merih Demiral söke söke formayı kaptı, Udinese karşısında asistini yaptı

Juventus formasıyla ligde bu sezon ikinci maçına çıkan Merih Demiral, Udinese karşısında ilk asistini yaptı. Merih’in İtalya’daki performansı ile alkış aldı.

BOLD – Juventus, İtalya Serie A’nın 16. haftasında Juventus evinde Udinese’yi 3-1 mağlup ederken, maça 11’de başlayan milli yıldızımız Merih Demiral karşılaşmada asist yaptı. Şampiyonlar Ligi’nde ilk 11’de başladığı maçta dikkat çeken performansıyla adeta formayı söke söke aldı. Sarri’nin baskılar karşısında ilk 11’de oynattığı Merih Udinese karşısındaki müthiş performansı ile de alkış aldı. Savunmada kritik müdahaleleriyle dikkat çeken Merih, partneri Bonucci’ye yaptığı asist sonrası büyük bir sevinç yaşadı.

JUVENTUS MAÇA HIZLI BAŞLADI

Maça hızlı başlayan Juventus Portekizli yıldızı Ronaldo’nun 9 ve 37’inci dakikalarda attığı golle durumu 2-0’a getirdi. İlk yarının son dakikalarında kornerden gelen ortaya iyi yükselen Merih Demiral topu kafayla ceza sahası içindeki Bonucci’ye aktardı. İyi bir kafa vuruşu yapan Bonucci de topu ağlarla buluşturdu ve ilk yarının skorunu belirledi. Juventus mücadeleyi 3-1 kazandı. Udinesse’nin tek sayısı 90+4’de Pussetto ile geldi.

Merih Demiral’ın istatistikleri;
Asist-1
Top uzaklaştırma – 6
Engellenen şut – 2
Top kapma – 4
Pas isabet oranı – %95 Kazanılan ikili mücadele – 2/2
Kazanılan hava topu – 5/6

Bu sonucun ardından 2 haftadır kazanamayan Juventus tekrar 3 puana geri döndü ve 39 puana yükseldi. Galibiyet hasreti 5 maça çıkan Udinese ise 15 puanda kaldı. Serie A’nın 17. haftasında Juventus deplasmanda Sampdoria ile karılaşacak, Udinese ise evinde Cagliari’yi konuk edecek.

Spor

NBA’de ilk kez bir Türk oyuncu 5.000 ribaund barajını aştı

NBA’de Portland Trail Blazers forması giyen Enes Kanter, New York Knicks karşılaşmasında aldığı ribaundla, NBA tarihinde 5 bin ribaund alan oyuncular arasına adını yazdırarak büyük bir başarıya imza attı.

MUHAMMET ALİ TOKSOY | BOLD NBA

NBA’de 2020-2021 sezonuna formda başlayan Enes Kanter, bu sabaha karşı oynanan New York Knicks maçında yeni bir başarıya imza attı. Yusuf Nurkiç’in sakatlanmasından sonra, maçlara ilk beşte çıkan Enes Kanter, New York Knicks karşısında aldığı hücum ribaundunu sayıya çevirdi. Damian Lillard’ın çemberden dönen atışını tamamlayan başarılı oyuncu, bu ribaundla birlikte adını, ‘NBA tarihinde 5 bin ribaund alan oyuncular’ arasına yazdırdı.

Maçta 23 dakika süre alan Enes Kanter karşılaşmayı 8 sayı, 8 ribaund, 3 blok 1 asistle tamamladı. Başarılı oyuncu savunmadaki ekstra gayretiyle takımının galibiyetine büyük katkıda bulundu. Geçtiğimiz günlerde ikiz bebekleri dünyaya gelen takımın yıldızı Damian Lillard, attığı 39 sayıyla maçın oyuncusu oldu.

NBA’deforma giyen Türk oyuncular arasında, ribaund sıralamasında zirvede bulunan Enes Kanter, maç bitiminde ribaund sayısını 5005’e çıkardı. Türk oyuncular arasında 5000 barajını aşan başka bir oyuncu bulunmuyor. Bu alanda ikinci sırada 4436 ribaundla, NBA’de uzun yıllar forma giyen Mehmet Okur var. Üçüncü sırada ise 3971 ribaund alan, eski NBA oyuncusu, şu anda Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı olan Hidayet Türkoğlu var.

Okumaya devam et

Spor

GS’nin “solucan gibi” BJK’nin “tip yok” diyerek reddettiği Özil’e FB’den milyonlarca Euro

Gazeteci Hasan Cücük Fenerbahçe’nin milyonlarca Euro vererek transfer ettiği Mesut Özil’le ilgili dikkat çeken bir bilgi paylaştı. Cücük, Özil’i daha önce transfer için Türkiye’ye getirildiğinde Galatasaray’ın “Çok çelimsiz, solucana benziyor”, Beşiktaş’ın ise “Futbolcu tipi yok” diyerek reddettiğini yazdı.

BOLD – Futbol dünyası Mesut Özil’in Fenerbahçe’ye transferini konuşuyor. Basına yansıdığı haliyle Özil yıllık 4 milyon Euro garanti para ve maç başı 25 bin Euro para ile özel pirimler alacak. Mesut Özil’e ayrıca 5 milyon Euro da imza parası ödenecek.

Tr724’ten Hasan Cücük ise milyonlarca Euro ile transfer edilen Özil’in Real Madrid’e transferinden önce Türkiye’ye getirildiğini ancak Galatasaray’ın “Bu çok cılız. Solucan gibi.”, Beyiktaş’ın ise “Bunda futbolcu tipi yok” diyerek Özil’in transferine karşı çıktıklarını anlattı.

İşte Cücük’ün “Solucan(!) bu kez Türkiye’de” başlıklı yazısı:

Aksiyon dergisinin 820. sayısında “Solucan(!) Real Madrid’de” başlıklı bir habere imza atmıştım. Konumuz Mesut Özil’di. Werder Bremen formasıyla gösterdiği performansla dev kulübün transfer listesini girmeyi başarmıştı. İmza attığında ise Real Madrid formasını giyen ilk Türk futbolcu unvanını almıştı. Onun için ‘solucan’ lakabını kullanan ne Almanlar ne de İspanyollardı. Kimlerdi dersiniz?

BEĞENİLMEYEN YETENEK

Türk spor basınında daha önce defalarca Kaka, Hasselbaink, Sami Hyypia, Shevchenko, Eto’o ve İbrahimoviç gibi isimlerin yıldız olmadan önce Türk takımlarına teklif edildikleri, ancak beğenilmedikleri haber olmuştu. Benzer bir durumun Mesut Özil’de de yaşandığı ortaya çıktı. Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün, Mesut’u Real Madrid’e imza atmadan 5 yıl önce İstanbul’a getirdiğini ama büyüklerin beğenmediğini açıkladı. Mesut’tan, yakın dostu olan ve o dönemde Schalke başkanlığını yürüten Gerhard Rehberg sayesinde haberinin olduğunu belirten Akgün, Galatasaray Başkanı Özhan Canaydın ile görüşüp gurbetçi futbolcuyu idmana götürmüş.

Galatasaraylı yöneticiler, “Bu çocuk çok cılız. Solucan gibi. Bundan futbolcu olmaz. Denemeye bile gerek yok,” demiş. Sonra Beşiktaş’ın kapısını çalmışlar ama onlar da “Futbolcu tipi yok” diyerek benzer bir tavır sergilemiş. Bu yaşananlardan sonra Fenerbahçe’nin yolunu tutmaya cesaret edememişler. Fenerbahçe’nin yolunu tutsalardı muhtemel “Bugün git 10 yıl sonra gel” cevabını alırlardı. Galatasaray ve Beşiktaş’ın dâhi yöneticileri, Mesut’un görünüşünden notunu verip, kulübün parasının boşa gitmesinin önüne geçmişler.

10 SENE SONRA…

Aksiyon’daki yazım şu cümlelerle bitiyordu: “Bu hikâye aslında, daha çok yaşlı yıldızlara para akıtan Türk kulüplerinin içinde bulunduğu durumu çok iyi anlatıyor. Mesut’un yaşı daha çok genç. Belki 10 sene sonra milyon avrolar karşılığında Türkiye’ye gelip Şükrü Saracoğlu, Seyrantepe ya da İnönü Stadı’nda imza şov yapar!” Yazı Aksiyon’da 23 Ağustos 2010’da yayınlanmıştı.

10 yıl tahminim 5 aylık bir sapma ile gerçekleşti. Pandemiden dolayı imza şov olmayacak. Mesut Özil’i getiren uçağın rotasını 200 binden fazla Fenerbahçe taraftarının canlı izlediğini dikkate aldığımızda daha ülkemize ayak basmadan şov başlamış oldu. Türk spor basının hastalığı olan “Biz yazmıştık” klişesinden yola çıkıp, kendimi bu kadar övmem yeter. Gelelim Mesut Özil transferine…

ALMANYA FAKTÖRÜ

Mesut Özil, “damarlarında asil kan taşıyan” Türkler’in içinden çıkan en kariyerli oyuncu. Bunu daha çok Almanlar’a borçluyuz. Tıpkı korona aşısını üreten Uğur Şahin ve Özlem Türeci gibi. Mesut Özil’e beğenmeyip ‘solucan’ diyen Beşiktaş ve Galatasaray yöneticilerini ayrıca tebrik etmek gerekiyor. Ya “Bu çocukta iş var!” deyip, transfer etselerdi? Muhtemelen gençlere forma vermekten korkan teknik adamlar sayesinde Mesut açmadan solan bir çiçek olacaktı. Zira benzer örneğini çok defa yaşadık. Avrupa’da doğup, futbol alt yapısını alan nice gurbetçi genç, Türkiye yolunun sonunda hüsran yaşıyor.

Mesut Özil 2005’te Türkiye’ye gelmiş olsaydı daha 17 yaşına basmamış olacaktı. Futbolu asla gelişmezdi. Elbette Allah vergisi bir futbol yeteneğine sahip ama Arsene Wenger ve Jose Mourinho kalitesinde Süper Lig’de hocalık yapan isim var mı? Wenger gibi bir ustanın sayesinde Mesut futbolunu geliştirdi. Şimdi “Ülkeme dönüyorum” yorumu yapınca kızanlar var. Sebebi, milli tercihini Almanlardan yana kullanması. Türkiye’yi tercih etmiş olsaydı forma giydiği 3 dünya kupasını 80 milyon gibi evinden seyrederdi. Dahası boynuna 2014’te Dünya Kupası altın madalyasını takamaz, kupayı sevinçle havaya kaldıramazdı. Nasıl Galatasaray ve Beşiktaş yöneticileri Mesut’u genç yaşta transfer etmeyerek isabetli karar verdiyse, Mesut da milli tercihinde o denli isabet etti.

YILDIZ YETİŞTİREMİYORUZ

Türk futbolu yıldız oyuncu yetiştiremiyor. Alt yapıdan yetişip de Avrupa’ya gönderdiğimiz oyuncu sayısı son yıllarda biraz arttı ama öncesinden sadece Arda Turan vardı. Şimdilerde Melih Demiral, Çağlar Söyüncü, Ozan Kabak, Cengiz Ünder ve Yusuf Yazıcı var. Temennimiz bu isimlerin Arda Turan’ın yanlışına düşmemesi.

Kaliteli ayakların yokluğu ligimizin de vasat altı kalmasına yol açıyor. Çare? Elbette kaliteli yabancıları getirmek. Kulüplerin ekonomik durumu ortada. Geriye sonbaharını yaşayan ancak kalitesi hâlâ standartların üstünde oyuncuları transfer etmek kalıyor. Kariyerlerinin son demlerinde yolu Türkiye’ye uğrayan Hagi, Popescu, Anelka, Pierre van Hooijdonk, Mario Gomez, Dirk Kuyt, Wesley Sneijder, Milan Baros, Didier Drogba örnekleri gibi. Bu isimlere Radamel Falcao’yu da eklemek mümkün. Ancak Kolombiyalı’nın müzmin sakat çıkması onu liste dışı bırakıyor.

Fenerbahçe Mesut Özil transferiyle yeni bir akım başlatır diye umuyorum. Galatasaray ve Beşiktaş’ın da bütçelerini dikkate alarak benzer yoldan gitmesi lazım. Zira sezon sonunda çok sayıda ünlü ismin sözleşmeleri sona eriyor. Bedavaya getirmek mümkün. Kaliteli ayaklar, kaliteli lig demek. Şu An ne ligimizin ne de oyuncuların kalitesi Edirne dışına çıkabiliyor. Bırakın lig kalitesini saha zeminleri bile patates tarlası olma yolunda ilerliyor!

Okumaya devam et

Spor

Türkiye’nin kurduğu korsan federasyona Avrupa’dan veto

Türkiye’nin Avrupa’daki skandallarına bir yenisi daha eklendi. Türkiye Wushu Federasyonu Başkanvekili Abdurrahman Akyüz’ün Avrupa’da korsan federasyon kurduğu belirlendi. Avrupa Wushu Federasyonu bu oluşumdan dolayı Türkiye’nin üyeliğini feshetti.

BOLD – Türkiye Wushu Federasyonu’nun (TWF) yeni bir skandalı daha ortaya çıktı. TWF Başkanvekili Abdurrahman Akyüz’ün önderliğinde Avrupa’da ‘EUWUF’ adlı bir Avrupa Federasyonu kuruldu. Avrupa Wushu Federasyonu (EWUF), korsan federasyon kuran Türkiye’nin üyeliğini feshetti.

AVRUPA’NIN TEPKİSİNİ ÇEKTİ

BirGün’den Eren Tutel’in haberine göre 4 Ocak 2020’de kurulan EUWUF’la ilgili açıklama yapan EWUF Kurucu Başkanı Raymond William Smith, Andorra, Ermenistan, Belçika, Bosna Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Güney Kıbrıs, Karadağ, Kuzey Makedonya, Slovenya, Sırbistan ve Türkiye’nin üyeliğiyle kurulan bu federasyonun yasal olmadığını ve korsan olduğunu ifade etti.

UYARI SONRASI ÜYE SAYISI 6’YA İNDİ

Avrupa Wushu Federasyonu daha sonra ilgili ülkelerin spor bakanlıklarına uyarı bildirgesi yollayarak üyeliklerini askıya aldığını açıkladı. Üyeliklerin askıya alınmasının ardından birçok ülke Akyüz’ün kurulumunda önemli rol oynadığı EUWUF’tan ayrıldı ve EWUF’a geri döndü. Gelişme sonrası, Abdurrahman Akyüz’ün başkanvekili olduğu federasyonun üye sayısı beşe indi. EUWUF’ta üye olarak Türkiye, Belçika, Hırvatistan, Slovenya, Sırbistan ve Güney Kıbrıs kaldı.

KORSAN FEDERASYON İÇİN TOPLANACAKLAR

Avrupa Wushu Federasyonu ve Dünya Wushu Federasyonu’nun (IWUF) Başkanvekili Gleb Muzrukov, ‘korsan’ federasyonun dağıtılmasıyla ilgili başvuruda bulundu. Ancak 4 Mart 2020’de gerçekleştirilmesi beklenen IWUF toplantısı salgın nedeniyle ileri bir tarihe ertelendi. Yapılacak olan toplantıda Akyüz’ün başını çektiği federasyonun askıya alınmasına kesin gözüyle bakılıyor.

TÜRKİYE ETKİNLİKLERE KATILAMAYACAK

EWUF’un konuyla ilgili yaptığı açıklamada ise Abdurrahman Akyüz’ün kurucularından olduğu federasyona üye olan ülkelerin resmi turnuvalara katılamayacağı belirtilerek, “Türkiye Wushu Federasyonu herhangi bir EWUF etkinliğine katılamaz. Bu ülkeden gelen sporcuların EWUF bayrağı altında bağımsız sporcular olarak yarışmasına izin vereceğiz. Amacımız her zaman sporcuyu korumak” denildi.

Sedat Peker Makedonya’dan sınır dışı edildi: Beni Türkiye’ye göndermeyin!

Okumaya devam et

Popular