Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Libya, resmi olarak Türkiye’den askeri yardım talebinde bulundu

Libya’daki Ulusal Mutabakat Hükumeti, resmi olarak  Türkiye’den askeri yardım talebinde bulundu.

BOLD – Libya’da Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükumeti, Türkiye’den resmi olarak askeri yardım talebinde bulundu. Libya’da Ulusal Mutabakat Hükumeti’ne karşı mücadele eden General Halife Hafter güçleri dün itibariyle başkent Trablus’u tamamen kuşattıklarını açıklamıştı. AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Libya’dan talep olursa hak doğurur” demişti.

Ulusal Mutabakat Hükumeti Bakanlar Kurulu’nun ordu yetkilileri ile yaptıkları ortak toplantıda Türkiye’yle yapılan askeri mutabakat muhtırasının uygulamaya konulması ve Türkiye’den ciddi manada askeri yardımın kabul edilmesini kararlaştırdı.

Suudi haber kuruluşu Al Arabiya televizyonu da Libya Ulusal Mutabakat Hükumeti’nin asker konuşlandırması için Ankara’dan asker ve ekipman desteği talebinde bulunma kararı aldığını bildirdi.

HAFTER, TRABLUS’U TAMAMEN KUŞATTI

General Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu (LUO) komutanlarından Tuğgeneral Halid el-Mahcub, dün itibariyle Ulusal Mutabakat Hükumeti’nin elindeki başkent Trablus’un tamamen kuşatıldığını açıklamıştı.

Mahcub, başkent Trablus’un güvenlik çemberinin, kuvvetlerinin birçok noktada bir araya gelmesinin ardından tamamlandığını belirtti.

TALEP GELİRSE HAK DOĞAR

Geçen hafta TRT yayınında “Libya’nın talep etmesi halinde asker gönderilmesi için hak doğar” ifadelerini kullanan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu pazartesi bir özel bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada Libya’da Türkiye’nin desteklediği ve zor durumda olan Ulusal Mutabakat Hükumeti’ne (UMH) yardım için Türk askerinin gönderilebileceğini bir kez daha ifade etti.

Erdoğan, “Böyle bir davet, böyle bir talep Libya tarafından Türkiye’ye gelecek olursa nasıl bir inisiyatif üstleneceğimize dair, ülkemiz bunun kararını verecektir. Libya’ya her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu daha önce de söyledim. Uluslararası hukuk çerçevesinde gerekli adımları atarız” dedi.

Türkiye, Libya konusunu görüşmek üzere Moskova’ya heyet gönderiyor

Dünya

AKPM: Türkiye’de basın özgürlüğü ve gazetecilerin güvenliği endişe verici boyutta

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM), Türkiye’de basın özgürlüğü ve gazetecilerin güvenliğinin endişe verici boyutta olduğu açıkladı.

BOLD – AKPM gazetecilerin korunması konusunda Avrupa devletlerini uyaran bir karar aldı. Kararda özellikle Azerbaycan, Macaristan, Malta, Rusya ve Türkiye’de basın özgürlüğü ve gazetecilerin güvenliğinin “endişe verici olduğu” belirtildi.

AKPM Sosyalist Grup üyesi İngiliz parlamenter George Foulkes tarafından hazırlanan ve Strasbourg’da düzenlenen AKPM Genel Kurul oturumunda tartışılan rapor kabul edildi.

AKPM’deki oylamada 83 “evet”, 19 “hayır” ve 7 çekimser oy çıktı. AK Parti ve MHP milletvekillerinin “hayır” oy verdiği oylamada, CHP milletvekilleri “evet”, İyi Parti milletvekilleri “çekimser” oyu kullandı, HDP milletvekilleri oylamaya katılmadı.

Avrupa Konseyi Gazeteciler Platformu’na göre sadece 2018’de 6’sı Rusya, 5’i Ukrayna, 2’si Türkiye, 2’si Azerbaycan, 1’i Karadağ, 1’i de Sırbistan’da olmak üzere Avrupa’da 17 gazeteci öldürüldü. Rapor bu durumu “şok edici yeni bir fenomen” olarak tanımlıyor.

EN ÇOK TUTUKLU GAZETECİ TÜRKİYE’DE

Kabul edilen kararda Türkiye, “Avrupa’da en fazla gazetecinin tutuklu olduğu ülke” olarak tanımlanıyor.

Türkiye’de gazetecilerin mahkeme öncesi keyfi bir biçimde aylarca ve yıllarca tutuklu kaldığı ifade edilen raporda, bu durumun ifade ve düşünce özgürlüğüne aykırı bulunduğu için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından da alınan kararlarda eleştirildiği hatırlatıldı.

Raporda, “Türkiye, ceza ve terörle mücadele yasalarını basın ve gazetecileri susturmak için suistimal etmeye son versin” tavsiyesinde bulunuldu.

KAPATILAN YAYIN ORGANLARI

Raporda, 15 Temmuz 2016 darbe girişimin ardından kapatıldığı belirtilen “150’den fazla” basın organının ve işten çıkarılan “10 bin medya çalışanının” mahkemeler önünde etkin başvuru hakkına sahip olması ve “gerektiğinde uygun biçimde tazmin edilmesi” isteniyor.

İLANLA HEDEF GÖSTERİLEN GAZETECİLER

Rapor ve buna bağlı tavsiye kararında, “Türkiye’de basın özgürlüğünün, yetkililerin düşmanca tavırları yüzünden oldukça zor olduğu” vurgulandı.

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin 25 Haziran 2018 tarihinde düzenlenen seçimlerin ardından ulusal gazetelere para ödeyerek verdiği ilanla, içinde gazetecilerin de bulunduğu 80 kişilik bir liste yayınlayarak, “partinin itibarını lekelemekle suçladığı bu kişileri ciddi misilleme riskiyle karşı karşıya bıraktığı” uyarısı yapıldı.

“CUMHURBAŞKANINA HAKARET” SUÇU

Raporda, AKPM’nin daha önce aldığı kararlara uygun olarak Türkiye’den, Türk Ceza Kanunu’nun “Cumhurbaşkanına hakaret” suçunu düzenleyen 299. maddesini, “devletin egemenlik alametlerine ve organlarının saygınlığına karşı suçlarla” ilgili 301. maddesini kaldırması veya değiştirmesi istendi.

SİLAHLI TERÖR ÖRGÜTÜ ÜYELİĞİ DÜZENLEMESİ

“Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik” suçuyla ilgili 216. maddeyle, “Silahlı Örgüt üyeliği” ile 314. maddenin Venedik Komisyonu uyarıları doğrultusunda dikkatli bir şekilde yorumlanmasının güvence altına alınması tavsiyesi de raporda yer aldı.

RTÜK’e verilen internet medyasını denetim görevine de atıfta bulunan AKPM raporu, bu kurumun görevini AİHM içtihatlarına uygun yapması çağrısında bulunuldu.

Raporda, ayrıca internet kullanımı yasasında “ulusal güvenlik” adına gereksiz bir şekilde internete erişimin engellenmesi için kullanımındaki engellerin kaldırılması istendi.

AİHM’de ifade özgürlüğünden en fazla mahkum olan ülke Türkiye

Okumaya devam et

Dünya

Almanya’da ev sahipleri göçmen kiracı istemiyor

Almanya’da göçmenler ev bulmakta zorlanıyor. Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi’nin yaptığı son ankete göre göçmen kökenli her üç kişiden biri ayrımcılığa uğruyor.

BOLD – Almanya’da göçmen kökenli kişilerin kiralık ev bulma şansının düşük olduğu ortaya çıktı. Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi’nin (ADS) yaptığı son ankete göre ankete katılan göçmen kökenli kişilerin yüzde 35’i kiralık ev ararken ırkçı ayrımcılığa maruz kaldığını söyledi.

Ankete 16 yaş üzeri binden fazla Almanca konuşan kişi katıldı ve emlak piyasası ile ilgili deneyimleri soruldu. Ankete katılan göçmen kökenli kişilerin yüzde 35’i kiralık ev ararken ırkçı ayrımcılığa maruz kaldığını belirtti.

Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi yetkilisi Bernhard Franke, emlak piyasasında ayrımcılığın yasal olarak yasak olduğunu ve bundan etkilenenlerin yasal yollara başvurması gerektiğini söyledi. Ancak ankete katılan katılımcıların yarıdan fazlasının bu durumdan habersiz olduğu bildiriliyor.

Almanya’da ayrımcı ifadeler içeren kiralık ev ilanlarına rastlamak da mümkün.

PKK’yı terör örgütü kabul etmeyen Belçika’ya Türkiye’den sert tepki

Okumaya devam et

Dünya

Erdoğan’dan Rusya’ya sert sözler: “Astana’ya da Soçi’ye de sadık değil”

İdlib’de 12 Ocak’ta ilan edilen ateşkese rağmen Rusya desteğindeki Suriye Ordusu’nun kritik önemdeki Maarat El Numan ilçesini alması ve muhaliflere yönelik hava saldırılarının sürmesine tepki gösteren AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan,”Maalesef Rusya Astana’ya da Soçi’ye de sadık değil” dedi.

BOLD – 12 Ocak’ta Türkiye ve Rusya İdlib bölgesinde ateşkes konusunda anlaşmıştı. Anlaşmaya rağmen Rus uçaklarının muhaliflere yönelik hava saldırıları kısa bir kesintiden sonra devam etti. Suriye Ordusu da ilerleyişini sürdürerek başkent Şam ile Halep’i birbirine bağlayan anayol üzerindeki stratejik Maarat El Numan ilçesini ele geçirdi.

Senegal dönüşünde uçakta gazetecilere açıklamalarda bulunan AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya’nın çatışmasızlık sürecine sadık olmadığını söyledi.

ERDOĞAN: SABRIMIZIN TÜKENDİĞİ MESAJI VERİLDİ

AKP’li Erdoğan, “Rusya ile gerek Soçi gerek Astana’da bazı görüşmeler, anlaşmalar oldu. Bu anlaşmalara Rusya’nın sadık kalması halinde, biz de aynı sadakatle yola devam ederiz. Şu an itibarıyla maalesef Rusya Astana’ya da Soçi’ye de sadık değil. Arkadaşlarımız muhataplarıyla görüşmeler yapıyorlar. Bu görüşmelerde de kendilerine artık ‘İdlib’de bu bombalamaları vesaire durdurdunuz durdurdunuz, durdurmadığınız takdirde bizim artık sabrımız tükeniyor. Bundan sonra ne gerekiyorsa biz de bunu yapacağız.’ diye ifade ediliyor.” dedi.

ASTANA SÜRECİ DİYE BİR ŞEY KALMADI

Erdoğan, Astana sürecinin de durduğunu ifade ederek “Şu anda Astana süreci diye bir şey de kalmadı. Astana süreci şu anda sessizlikte veya sessizliğe büründü” diye konuştu.

ERDOĞAN’DAN RUSYA’YA: YA SURİYE YA TÜRKİYE

En son Halep’te Türk tarafına atış yapıldığını belirten Erdoğan, “Bunlara biz bir yere kadar sabrederiz, sabrettik ama ondan sonra da biz göbeğimizi keseriz. Bu konuda Rusya da eğer biz birbirimize sadık ortaklar isek, tavrını belli edecek. Ya Suriye ile olan süreci farklı yürütecek ya da Türkiye ile olan süreci farklı yürütecek, bunun başka yolu yok.” ifadelerini kullandı.

Suriye ordusu İdlib’de stratejik önemdeki Maarat El Numan ilçesini ele geçirdi

Okumaya devam et

Popular