Bizimle iletişime geçiniz

Genel

Mimar Sinan’ın ‘Kalfalık’ eseri Süleymaniye Camii’nde restorasyon hatası!

Mimar Sinan’ın “kalfalık” dönemine ait olduğunu söylediği Süleymaniye Camii’nde restorasyon çalışmaları sırasında hata yapıldığı ortaya çıktı. Cami ibadete açıldığı için hata düzeltilemiyor.

BOLD- İstanbul’un tarihi yarım adasında bulunan 16 Ağustos 1557’de Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın da katıldığı bir törenle ibadete açılan Süleymaniye Camii, yıllar sonra gerçekleştirilen restorasyon esnasında kıbleye göre sol harim giriş kapısında kullanılan ayetlerin sıralamasında yanlışlık yapıldığı anlaşıldı.

İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürü Mürsel Sarı, “Hatalı olduğunu biliyoruz, fakat bunu yapmak için uzun bir zaman gerekiyor. Cami ibadete açıldı. Bunlar çok büyük kapılar, bunları sökmemiz lazım, bunun için de yaklaşık 6 aya yakın bir süre gerekiyor” dediği öğrenildi.

DİKKATLİ BİR RESTORATÖR, HATAYI FARK ETTİ

Mimar Sinan’ın 461 yıllık eseri Süleymaniye Camisi’nin restorasyonunda yapılan hatanın dikkatli bir restoratörün camideki yazılar hakkında yürüttüğü çalışma sırasında fark edildi. Kıbleye göre sol harim giriş kapısında kullanılan ayetlerin sıralamasında yanlışlık yapıldığını belirlendi.

Kapının üst iki tablasında Sad Suresinin 49’uncu ve 50’nci ayetleri yer alıyor. Ancak tablaların onarımlar sırasında yerlerinin karıştırıldığı ortaya çıktı. Sağ üst tablada Sad Suresinin 50’nci ayeti, sol üst tablada ise Sad Suresinin 49’uncu ayeti yer alıyor fakat kapı tablalarındaki diğer örneklerde de olduğu gibi, 50’nci ayetin solda 49’uncu ayetin ise sağda olması gerekiyor.

“KAPILARIN YAPILIŞI CAMİNİN YAPILDIĞI DÖNEMLERE AİT DEĞİL”

Tarihi camideki hata ile ilgili bilgi veren İstanbul Vakıflar 1. Bölge Müdürü Mürsel Sarı, yapılan hatanın farkında olduklarını ifade etti. 2007-2013 yılları arasında yapılan restorasyon çalışmalarında kapıların bu şekilde kalmasına karar verdiklerini ve caminin ibadete açılmasından dolayı hatanın şu anda düzeltilemeyeceğini belirten Sarı,

“Tabii ki Süleymaniye Camii çok önemli, Mimar Sinan’ın kalfalık eseri, 1551-58 yılları arasında inşa edilmiş çok önemli bir eser. İstanbul’umuzun, ülkemizin çok önemli bir kültürel mirası. Onu biz Vakıflar Genel Müdürlüğü olarak en doğru şekilde restore ederek geleceğe taşımamız gerekiyor. Bu bizim görevimiz. Tabii geçtiğimiz yıllarda, 2007-2013 yılları arasında iki etap halinde Süleymaniye Camii’nin restorasyonu yapıldı. Tabii ki bu kapıların yapılışı caminin yapıldığı dönemlere ait değil, onu biliyoruz ki ilgili uzman hocalarımızın da bilgisiyle, Mustafa Halim Özyazıcı tarafından 1950’lerde yapılan kapılar olduğu tahmin ediliyor” dedi.

“HATANIN DÜZELTİLMESİ İÇİN 6 AY GEREKİYOR”

2007-2013 restorasyonlarında bu kapılara müdahalede bulunmadıklarını belirten Sarı, “Sadece temizlik ve vernikleme işlemleri yapıldı. Tabii bunun sağda yer alması gereken ayetin solda, solda yer alması gereken ayetin sağda olduğunu biliyoruz. Fakat restorasyon bittiği için o şekilde kalması gerekiyor. Hatalı olduğunu biliyoruz, fakat bunu yapmak için uzun bir zaman gerekiyor. Camii ibadete açıldı. Bunlar çok büyük kapılar, bunları sökmemiz lazım, bunun için de yaklaşık 6 aya yakın bir süre gerekiyor. Cami ibadete açık olduğu için bu sefer o kapıyı söktüğümüz yeri bir şeyle kapatmamız lazım. Ahşap ya da çelik bir saçla kapatırsak o da çirkin bir görüntü olacak” şeklinde konuştu.

“FARK EDİLDİ AMA MÜDAHALE ETMEME KARARI ALINDI”

6 yıl süren restorasyonlar sırasında kapılardaki hatanın neden düzeltilmediğine ilişkin soru üzerine ise Sarı, “Fark edildi ama ‘müdahale etmeyelim’ diye karar verildi. Restorasyon süresi içinde yapılabilirdi ama müdahale etmeme karar aldık. ‘Böyle kalsın’ kararı da verilebiliyor. Tabii ki ters olduğu bilinmekte, ilk restorasyonda yapılabilir, düzeltilebilir. Bu da çok kolay verilecek bir karar değil. Bunu şu anda irdeleme aşamasındayız. Eğer bu şekilde bir karar verirsek onu tekrar yapmış, yerine doğru şekilde koymuş oluruz” dedi.

Mahkemenin ‘su havzası’ dediği araziye bakanlık, AVM ve otel dikecek

Genel

Sürgündeki Gazeteci Sezek’ten ironik çağrı: Merkel’in verdiğini Reisimizin IBAN’ına gönderelim

Almanya’da yaşayan sürgündeki Gazeteci İskender Sezek’in, Erdoğan taraftarlarına yaptığı “Kıskanç Almanya’nın verdiği yardımları Reisimizin gönderdiği IBAN’a yollayalım inşallah” çağrısı sosyal medyada gündem oldu.

BOLD- Almanya’da yaşayan sürgün Gazeteci İskender Sezek’in sosyal medya hesabından yaptığı ironik paylaşım izlenme rekorı kırdı. Almanya’da yaşayan AKP’li gurbetçilere seslenen Sezek, koronavirüs salgınının ardından bir dizi ekonomik önlem alan Almanya’nın yaptığı yardımlara değinerek bir çağrıda bulundu.

MERKEL’E REİSİN BÜYÜKLÜĞÜNÜ GÖSTERELİM

Almanya, gurbetçi vatandaşları da kapsayan önlemler çerçevesinde, iş yerleri kapalı esnaflara kira yardımı, işçilere de yüzde 60 maaş desteği sağlamıştı. Bu yardımlara dikkat Gazeteci Sezek, “Almanya’nın bize verdiğini Reisin paylaştığı IBAN’a göndererek bizi kıskanan Almanya ve Merkel’e Reisimizin ne kadar güçlü olduğunu gösterelim inşallah” ifadelerini kullandı.

Sezek’in sosyal medyada yaptığı ironi ençok izlenen videolar arasına  girdi.

İntihar mı kaza mı? Eşi ve babası tutuklu bir kadın Çanakkale’de öldü

Okumaya devam et

Genel

Fatih Terim, Instagram’dan paylaştı: Hepinizi çok özlemişim…

Koronovirüs teşhisiyle tedavi gördüğü hastaneden taburcu edilen Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, sarı-kırmızılı futbolcularla görüntülü olarak görüştü.

BOLD – Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, kişisel Instagram hesabından oyuncularıyla yaptığı görüşmeden kareler paylaştı. Terim, “Hepinizi çok özlemişim. Sizleri görmek beni çok mutlu etti” ifadelerini kullandı.

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, kişisel Instagram hesabından takımıyla gerçekleştirdiği video konferanstan fotoğraflar paylaştı. Fatih Terim, paylaşımında “Hepinizi çok özlemişim. Sizleri görmek beni çok mutlu etti. Hep birlikte taraftarımızla da buluşacağımız günü bekliyorum. Sağlıkla kalın…” ifadelerini kullandı.

GÖRÜŞME 40 DAKİKA SÜRDÜ

Futbolcularının ve ailelerinin genel durumu ile sağlık bilgileri hakkında bilgiler alan tecrübeli çalıştırıcı, bu süreçte fizik performans kadar mental olarak güçlü kalmanın önemine dikkati çekti. Tecrübeli teknik adam, ayrıca liglerin başlama ihtimali ve olası tarihlere ilişkin teknik heyet olarak hazırladıkları, sağlık öncelikli zaman ve iş planlarından da bahsetti. Fatih Terim ve oyuncuları arasındaki görüşme, yaklaşık 40 dakika sürdü.

 

Okumaya devam et

Genel

Kılıçdaroğlu hükumeti suçladı: Bilim Kurulunun kararlarına uyulmadı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP hükumetini Bilim Kurulunun kararlarına uymamakla suçladı. “Kapatılan iş yerlerinin 3 aylık kirası ödenmeliydi. İşçilerin asgari ücretlerini ben ödeyeceğim denilmeliydi” dedi.

BOLD – Kılıçdaroğlu, “Fedakarlığı kim yapacak? Fedakarlığı devletten milyon dolarlar ile ihale alanlar yapacak. İsrafın önlenmesi lazım, Kanal İstanbul hayalinden vazgeçmek gerek” ifadelerini kullandı. Kanunda belediyelerin bağış alma yükümlülüğü olduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, AKP’li belediyelerin de bağış topladığını belirtti.

FOX TV’de İsmail Küçükkaya’nın yayınına katılan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, iktidarın korona virüsüyle ilgili uygulamalarını eleştirdi. Kılıçdaroğlu şu mesajları verdi:

AKIL DIŞI UYGULAMA

“Başlangıçta vatandaşlara 65 yaş ve üstü sokağa çıkmasın dendi. Bu yanlıştı. 65 yaş ve üstü kişiler evden çıkmayacak ama onun çocuğu çıkacak işini yapacak eve gelince zaten bulaştıracak. Bu akıl dışı uygulamaları anlamak mümkün değil. Mecbur çıkacak insanlar sokağa. Evine ekmek getirecek. Evinizde kalın biz halledeceğiz denmeliydi, bunlar denmedi.

‘EVDE TUT’ DENMELİYDİ

Stratejinin üç ayaklı olmalıydı. Sağlık konusunda Bilim Kurulu ne karar veriyorsa ona uyacaktınız. Alınan kararlara uyulmadı. Evde kal dendi, sonra herkes evde kalsın diye bir kampanya başlatıldı. Evde tut kampanyası açılması gerekiyordu. Bu kampanyanın getirdiği bir şey oldu. Çok sayıda kişi işsiz kaldı.

ÜCRETLER ÖDENMELİYDİ

Sadece Cumhurbaşkanlığı kararı ile kapatılan iş yeri sayısı 144 bin 690. Sizin en azından 3 ay ya da bu iş sona erdikten sonra, burada çalışan işçilerin asgari ücretlerini ben ödeyeceğim denilmeliydi. İşsizilik fonunda 130 milyar lira para var. Gündelikçi kadınlar var evlere gidiyorlar, bunlar için önlem alın dedik. Hiçbir önlem alınmadı. Kapatılan iş yerleri için de senin 3 ay kiranı ben ödeyeceğim denmeliydi. Dolayısıyla kişi evine rahat kapanabilirdi. Bunlar yapılmadı, bunlar yapılabilseydi daha iyi bir tablo ortaya çıkacaktı.

BELEDİYE BAĞIŞ ALABİLİR

Çağrı yaptım, ekonomik sosyal konseyi toplayın dedim. Yardım kanunu ayrı. Belediye kanunu ayrı. Belediyelerin hizmetleri var, hizmetlerden biri de bağışlardır. Belediye kanunlarında yer alıyor, bağışları alma yükümlülüğü var. Belediye hizmet yapar, bu belediyenin görevidir. Her belde başkanı kendi sınırları içerisinde huzurlu insanları görmek ister. Bunu sadece CHP’li belediyeler için söylüyor aslında. AKP’li belediyeler de yapıyor. Birisi gelip yardım yapmak istiyorsa, ararım belediyeyi yardım yapmak istiyorum derim.

FEDAKARLIĞI KİM YAPACAK?

Fedakarlık elbette yapılacak ama sorun şu, fedakarlığı kim yapacak? Fedakarlığı yapacak olan devletten milyon dolarlar ile ihale alanlar yapacak. İsrafın önlenmesi lazım, Kanal İstanbul hayalinden vazgeçmek gerek. Sokağa çıkma yasağı ilan edilince kahveci bakıyor ki, gelen sayısı üçü dördü geçmiyor. Çalışan üç kişiden ikisine diyor ki, sizin işine son vermek zorundayım. İki kişi diyor ki, bize maaş verin, ağlıyor. Kahveci diyor ki, tamam sizin ikinize bir maaş veriyorum. O kahveci bugün kapandı.

Akşener’den Erdoğan’a tepki: Yeni Cami’de dilenip Sultanahmet’te sadaka dağıtamazsınız

 

Okumaya devam et

Popular