Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

İstanbul Barosu Başkanı: Yargıda çocuk hakimler sorunu yaşıyoruz

İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, hakimlik, savcılık ve avukatlık mesleğinde kalitenin düştüğünü belirtti. Durakoğlu, “Şu an çok ciddi çocuk hakimler sorunu yaşıyoruz” dedi.

BOLD – Avukatlık mesleğinin “tehlike” altında olduğunu söyleyen Durakoğlu, uyarıların ciddiye alınmadığını anlattı. Durakoğlu, “Gençleri suçlamamak lazım. 2024 yılında Türkiye’de 220 bin civarında avukat olacak. Bu pek çok şeyin bittiği anlamına geliyor” dedi.

1 YIL İÇİNDE 4 BİN 400 KAYIT

Türkiye’de neredeyse bütün illere hukuk fakültesinin açılmasıyla beraber mezun sayısı artarken hızlı büyümeye bağlı olarak nitelikli avukat sayısı azalıyor. İstanbul Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu, avukatlık mesleğinde “obez büyüme” olduğunu belirterek “İstanbul Barosu’na son bir yıl içerisinde 4 bin 400 kayıt oldu. Bu çok müthiş bir rakam. Aklın alacağı bir rakam değil. Bunun ciddi bir tehlike olarak görülmüyor olması çok ciddi bir başka handikapı oluşturuyor” dedi.

Adalet Bakanlığı’nın TBMM’ye gönderdiği rapor, Türkiye’de avukat sayısının son 10 yılda ikiye katlandığını ortaya koydu. Türkiye’deki avukat sayısı 1 Temmuz 2019 itibarıyla 146 bin 950’ye ulaştı. Barolara kayıtlı 2017 yılında yüz bini geçen avukat sayısı 2018 yılı sonu itibarıyla 116 bin 779’a yükseldi. 79 baroya kayıtlı avukat sayısı 29 bin 798 artış gösterdi.

Adalet Bakanlığı’nın raporunu ve yargının en önemli ayağı olan avukatlık mesleğindeki son duruma ilişkin Cumhuriyet’e konuşan İstanbul Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu, mesleğin çok büyük bir tehlike altında olduğunu belirtti. “Sorumsuzca” çok fazla hukuk fakültesinin açıldığına dikkat çeken Durakoğlu, yaptıkları uyarıların ciddiye alınmadığını anlattı. Durakoğlu, “Bugün bildiğimiz kadarıyla mezun veren 84 okul fakültesi var. Ama açılmış olan hukuk fakültelerinin sayısı 100’ü de geçti. Dolayısıyla anlaşılacağı gibi bu süreç bir süre devam edecek.

İstanbul Baro Başkanı Mehmet Durakoğlu

MEZUN GENÇLERİ SUÇLAMAMAK LAZIM

Dünyanın her yerinde avukatlık mesleği ile ilgili en önemli unsurun nitelik olduğu konuşuluyor. Bizim açımızdan önemli olan mesleği kaliteli kılabilmektir. Bunu yapabilmenin en temel koşullarından birisi de hiç kuşkusuz eğitimden başlıyor. Bu niteliğini bu kadar çok avukatlıkta, hâkimlikte, savcılıkta da bu kadar çok altında yatan temel neden yetersiz fakültelerden gelen ve bu unvanı kazanan kişilerden oluşuyor. Burada özellikle mezun olan gençleri suçlamamak lazım. Burada önemli olan şey siyasi iktidarıyla, muhalefetiyle, YÖK’le, talepte bulunan insanlarla şehirlerinde fakülte açılması isteğinde bulunmasından kaynaklı bir tablo var. Bu sebeple şu an çok ciddi çocuk hakimler sorunu yaşıyoruz” diye konuştu.

SINAV İÇİN 2024 ÇOK GEÇ

Mesleğe yönelik konulan sınavın 2024’te yapılacağını belirten Durakoğlu, sınavın sayının azaltılmasına yönelik yapılmasının çok ahlaki olmayacağını söyledi. Sınavın nitelikli insanların mesleğe kabulünü sağlayacaksa anlamlı olacağını dile getiren Durakoğlu, “Yoksa hâkimlikte, savcılıkta sınav yapılıyor. Sınava tılsımlı çözüm olarak bakmamak lazım. Hâkimlikte, savcılıkta neyi ne kadar sağlıyorsa avukatlıkta da onu sağlayacaktır. Burada önemli olan nokta nitelik kazandırıp kazandırmayacağıdır. Bir diğer nokta da bunun başlangıç noktasının 2024 olmasıdır. Bu sınavın yapılacağı tarihe kadar Türkiye’de 220 bin civarında avukat olacak. Bu artık pek çok şeyin bittiği anlamına geliyor. Dolayısıyla böyle bir tehlike söz konusu. Bu olumsuz tabloyu kabul etmek lazım” ifadelerini kullandı.

AKLIN ALACAĞI BİR RAKAM DEĞİL

İstanbul Barosu’nda geleceğin avukatlarına yönelik İngilizce eğitimleri yapmaya başladıklarını anlatan Durakoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu: “Mesleki eğitimleri artırdık. İstanbul Barosu’na son bir yıl içerisinde 4 bin 400 kayıt oldu. Bu çok müthiş bir rakam. Aklın alacağı bir rakam değil. Endüstri 4.0 yapay zekâ gibi gerçeklikler bizi başka yere doğru sürükleyecek. Sorunların tılsımlı çözümü kalite.”

Erdoğan rejimi Türkiye’yi Libya’da ateşe mi atıyor?

Gündem

Yarbay ile polis ağız dalaşına girdi: Sen kimsin lan, aramızda kaç gömlek var…

Konya’da polislerinin yaptığı yol kontrolüne takılan bir yarbay, kendisini durduran polisle ağız dalaşına girdi. Diğer polislerin kaydettiği görüntüler sosyal medyada gündem oldu.

BOLD – Konya ilinde 31 Martta çekilen görüntülerde yol kontrolü yapan polisler asker olduğunu iddia eden bir kişinin de içerisinde bulunduğu otomobili durdurdu. Polisin ‘Nereden geliyorsunuz’ sorusu sonrası sinirlenen asker “Ben yarbayım benle konuşurken dikkatli olacaksın” diye çıkıştı.

Polisin cevap vermesi üzerine tartışma tarafların hakarete varan ağız dalaşına döndü. Tartıştığı polise ‘lan’ diye hitap eden yarbay “Ben de askerlik yaptım, hem de şerefli bir şekilde” diye karşılık veren memura “Maaşın kaç para, ederin kaç para” diyerek hakaret etti.

Yarbay otomobildeki eşinin ısrarları sonrası araca binerek yoluna devam etti. Diğer polislerin kaydederek paylaştığı görüntüler sosyal medyada gündem oldu.

“Düşünceyi terör kapsamında gören paket ağır bir insan hakkı ihlalidir”

Okumaya devam et

Gündem

Tabipler Birliği: “Hayatın normale dönmesi 9-11 haftayı bulur”

Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Sinan Adıyaman, hayatın 9-11 haftaya kadar normale döneceğini ifade etti.

BOLD – Prof. Dr. Sinan Adıyaman, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına ilişkin önemli bilgiler paylaştı. Tarafsız Haber Ajansı’ndan Mehtap Gökdemir’in haberine göre Adıyaman, başta üç büyük şehir olmak üzere Türkiye’nin dört bir tarafından kendilerine bilgiler geldiğini vurguladı.

Baskılama yöntemi olması gerektiğini ifade eden Adıyaman, şunları aktardı: “Bir yandan siz 65 yaş üstünü ve 20 yaş altını sokağa çıkma yasağı veriyorsunuz, sonra bir gün bir genelgeyle 18-20 yaş arası çalışanları tekstil ve tarımda çalışan, inşaatta çalışanları çıkabilir diyorsunuz. Baskılama yöntemi yapılması lazım artık. Bir strateji olarak bunun uygulanması lazım. Onun için de hayatı birazcık yavaşlatmak gerekiyor. Siz hem insanlara dışarı çıkmayın derseniz hem de milyonlarca İstanbullu ya da Türkiye’nin dört bir yanından milyonlarca insan, 18-20 yaş arası genç ya da 20-65 yaş arası olan orta yaşlı insanlar dışarı çıkıp çalışırlarsa bu salgını önlemeniz mümkün değil.”

Toplumsal hareketliliğin ciddi ölçüde yavaşlatılması gerektiğini vurgulayan Prof. Adıyaman, “Katı bir izolasyonun uygulanması gerekiyor” dedi.

YAZ ETKİSİ

Adıyaman, “Bizim danışmanlarımız var, uzmanlık derneklerinden, ekiplerimiz var; onların söylediğine göre hayatın normale dönmesi 9 haftayı bulur” diye konuştu.

Adıyaman şöyle devam etti:

“İlk defa bir koronavirüs pandemisiyle karşılaşıyor insanlık. Dolayısıyla virüsün nasıl bir yol izleyeceğini tam bilinmiyor. Burada bilgi eksikliği var. Onun için diğerlerinden farklı olabilir. Normal şartlar altında yaz ayına gelirken sönümlenirdi, ufak tefek şeyler kalırdı ama bunu bilemiyorlar onun için de bizim arkadaşlarımız bunun 9 haftaya hatta 11 haftaya kadar uzayabileceğini söylüyorlar. Bunu zaman gösterecek.”

Okumaya devam et

Gündem

Şakran Cezaevinde bir doktor daha pozitif çıktı

İHD ve TİHV, Şakran Cezaevi’nde bir doktorun daha koronavirüs testinin pozitif çıktığını açıkladı. Doktorun hafta önce koğuşlarda temasta bulunduğu tutuklulara test yapılmıyor.

BOLD – İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) İzmir şubeleri, yaptığı ortak yazılı açıklamayla Şakran Cezaevi’nde bir hekimin daha koronavirüs testinin pozitif çıktığını duyurdu.

Salgına karşı riskli grupların göz önünde bulundurulması gerektiği belirtilen açıklamada, “Cezaevleri kişisel alan ve hijyenin en sınırlı olduğu kapalı kurumlardır. Bu tür salgınların yayılması için oldukça elverişli ortamlardır” denildi.

Şakran Cezaevi’nde ikinci bir hekimin de koronavirüs bulgusu ön tanısıyla hastanede tedavi altına alındığı bilgisi verilen açıklamada, “Özel olarak Şakran Cezaevi, genel olarak da tüm cezaevlerine yönelik her düzeydeki önlemlerin hızla alınması gereğini bir kez daha ortaya koymaktadır. Bu önlemlerin başında, hekimlerin temas ettiği tüm tutukluların ve personelin en uygun koşullarda karantinaya alınması, testlerinin derhal yapılması ve Avrupa Konseyi İşkenceyi Önleme Komitesi’nin (CPT), 20 Mart 2020 tarihli koronavirüs pandemisi bağlamında özgürlüklerinden yoksun bırakılan kişilere yönelik muameleye ilişkin ilkeler bildirisinde yer alan önlemlerin en uygun şekilde sağlanması gelmektedir” ifadelerine yer verildi.

BM AÇIKLAMASI HATIRLATILDI

Türkiye’deki cezaevlerindeki başta ağır hastalar, çocuk ve kadınlar olmak üzere nüfusun hızla azaltılması talep edilen açıklamada, şunlar kaydedildi: “Bu kapsamda, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet‘in, 25 Mart 2020 tarihli açıklamasında yer verdiği, ‘Hükümetler şimdi siyasi mahpuslar ve sadece eleştirel veya muhalif görüşlerini ifade ettiği için alıkonulanlar da dahil olmak üzere yeterli yasal dayanak olmadan alıkonulan herkesi serbest bırakmalı’ şeklindeki önerisinin de gereğinin yapılması her geçen gün daha da önem arz etmektedir.”

ERTAŞ: DOKTOR TUTUKLULARLA TEMASTA BULUNDU

Ege Tutuklu ve Hükümlü Ailelerle Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (Ege TUHAY-DER) Eşbaşkanı Ahmet Ertaş da, ailelerin kendilerine yaptığı başvurular kapsamında Şakran 1 No’lu ve 3 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi doktorlarının koronavirüsüne yakalandığına dair bilgisinin kendilerine ulaştığını söyledi. Ertaş, ailelerin bilgileri doğrultusunda yaptıkları çalışmalar kapsamında cezaevi doktorunun koronavirüs testinin pozitif çıktığının net bilgisine ulaştıklarını aktardı.

TEMASTA BULUNDUĞU TUTUKLULARA TEST YAPILMIYOR

Ertaş, “Aileler tutuklularla yaptığı telefon görüşmesinde, tutukluların bu durumdan haberleri yoktu. Tutuklular cezaevi gardiyanlarına doktorun nerede olduğunu sorduklarında ise başka yere sevkinin çıktığı bilgisini vermişler. Oysa cezaevi doktoru yaklaşık 1 hafta önce cezaevinde bulunan hasta tutukluların koğuşlarına giderek temasta bulunmuştu. Buna rağmen cezaevi yetkilileri tutuklulara koronavirüs testi yapmadı. Bu da bizde kuşku ve korkuyu büyütüyor. Kabul edeceğimiz bir durum değil. Hükümetin, bir an önce bu düşmanca olan hukuk politikasından vazgeçmesini ve bütün siyasi tutukluları serbest bırakmasını talep ediyoruz” çağrısı yaptı.

Batman Cezaevindeki isyanın raporu: Darp ve hakaret

Okumaya devam et

Popular