Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

İstanbul’da 4,8’lik deprem: Merkez üssü Silivri

İstanbul yine sallandı. Merkez üssü Silivri olan depremin büyüklüğünü AFAD 4,7, Kandilli Rasathanesi ise 4,8 diye duyurdu. Sarsıntı, Kandilli’ye göre yerin 16,2 km altında gerçekleşti.

BOLD – Kuzey Anadolu Fay Hattı’nda meydana gelen deprem, Marmara bölgesi genelinde hissedildi. AFAD, saat 16:37’de meydana gelen depremin büyüklüğünü 4,7, merkez üssünü ise Silivri olarak açıkladı.

Kandilli Rasathanesi’nin internet sitesinde ise depremin derinliği 16,2 kilometre, büyüklüğü 4,8 şeklinde duyurdu.

İMAMOĞLU: TÜM EKİPLERİMİZ GÖREV BAŞINDA

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Twitter’da paylaştığı mesajda, ekiplere ulaşan olumsuz bir durum olmadığını açıkladı.

İmamoğlu’nun mesajı şöyle: “Marmara Denizi Silivri Açıklarında 16 km derinlikte, 4.8 büyüklüğünde meydana gelen deprem sonrası AKOM koordinasyonunda tüm ekiplerimiz görev başında, şu ana kadar ekiplerimize iletilen olumsuz bir durum söz konusu değil. İstanbul’umuza geçmiş olsun.”

VALİ YERLİKAYA: 4,7 BÜYÜKLÜĞÜNDE

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya’nın Twitter mesajı ise şöyle: “Marmara Denizinde başta istanbul olmak üzere çevre illerde hissedilen Kandilli Rasathanesi verilerine göre 4.7 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiştir. Bilgi vermeye devam edeceğim.”

AFAD’dan da, olumsuz bir ihbar almadık açıklaması geldi.

EYLÜL AYINDA MEYDANA GELEN DEPREMDE 8 KİŞİ YARALANMIŞTI

26 Eylül 2019’da meydana gelen, sekiz kişinin yaralandığı 5,8’lik depremdeki kadar büyük panik yaşanmasa da 4,7’lik sallantıyı hisseden birçok ilçede vatandaşlar korktu. Sarsıntıyı hisseden ilçelerde halk ev, alışveriş merkezi ve işyerlerinden sokağa fırladı.

Silivri Belediyesi, herhangi bir can ve mal kaybı olmadığını açıkladı.

KHK’lı Serpil Özmermer hasta ve hamile olduğu halde tutuklu

Gündem

Yavaş öncülüğünde 43 başkentten ortak korona platformu

Ankara Büyükşehir Belediyesi girişimiyle 43 başkent bir araya gelip koronavirüs sürecine dair platform kurdu. Salgınına yönelik adımların, haberlerin ve makalelerin yer aldığı bir internet sitesi oluşturuldu.

BOLD – Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın teşebbüsüyle, 43 başkent, koronavirüs (Kovid-19) salgını sebebiyle bir araya geldi. Pandemiye karşı atılan adımların, haberlerin ve bilimsel makalelerin yer aldığı ‘www.capitalsinitiative.org’ sitesi kurulurken, oluşumun adı, ‘Covid-19’a Karşı Dünya Başkentleri Platformu’ şeklinde duyuruldu.

DENEYİMLERİ PAYLAŞABİLECEĞİMİZ BİR MECRA

Yazılı açıklama ile duyuru yapan Başkan Yavaş, “Türkiye Cumhuriyetinin Başkenti Ankara olarak tüm dünya başkentlerini bir araya getiren ‘Kovid-19 Başkentler Dayanışması’ adlı bir platform kurduk. Web sitesi Kovid-19 salgınına karşı mücadelemizde deneyimlerimizi paylaşabileceğimiz bir mecradır” dedi.

BAĞDAT’TAN BRÜKSEL’E, TOKYO’DAN ATİNA’YA, ULAN BATUR’DAN VAŞİNGTON’A

Platformda yer alan başkentler şöyle: “Atina, Bağdat, Bangkok, Banjul, Bişkek, Brüksel, Budapeşte, Buenos Aires, Bükreş, Dnipro, Doha, Guanco, İslamabad, Kanberra, Karkiv, Kiev, Lefkoşa Türk Belediyesi, Londra, Lübliyana, Maputo, Moskova, Nur- Sultan, Paris, Pekin, Priştine, Riga, Saraybosna, Sejong, Seul, Shenzhen, Singapur, Tahran, Taipei, Talin, Tiflis, Tiran, Tokyo, Tunus, Ulan Batur, Vaşington, Viyana, Zagreb.”

“Davutoğlu ve Babacan’a kumpası bozmak boynumun borcu”

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Hasta tutuklu Lütfi Koç: “Beni burada öldürecekler”

Tutuklu Lütfi Koç’un son telefon görüşmesinden: “Beni burada öldürmek istiyorlar. Nasıl olsa hastalığı var; böyle gebersin gitsin, diye düşünüyorlar.”

BOLD – Menemen Cezaevinde tutulan hasta tutuklu Lütfi Koç, cezaevinden eşi Züleyha Koç’la yaptığı son telefon görüşmesinde, “Beni burada öldürecekler.” dedi. 29 Nisan 2019 tutuklanan Lütfi Koç, Haziran 2019’dan bu yana kolonoskopi ve endoskopi sırası bekliyordu. İzmir Yeşilyurt Devlet Hastanesinde göründüğü doktor, “Kanserden şüpheleniyorum, 3 gün sonra sizi kolonoskopi ve endoskopi için çağıracağım” dedi. Ancak Lütfi Koç’un tedavisi ve tetkikleri yarım bırakıldı. Beynindeki iki kist için de yapılması gereken tetkikler halen yapılmış değil.

Lütfi Koç eşiyle yaptığı son telefon görüşmesinde karnının sağ tarafının şiştiğini, cezaevi doktorunun “anormal” demesine rağmen hastaneye sevk edilmediğini belirtti ve “beni burada öldürecekler” dedi.

Lütfi Koç şöyle konuştu:

“Bir haftadır acile çıkıyorum. Üç dört defa çıkmaya çalıştım çıkarmadılar. Karnımın sağ tarafı davul gibi şiş ve geçmiyor. 12-13 saat hiç durmadan geğiriyorum kusuyorum. ‘Hastanede bekleyen testlerim var. Doktor kanserden şüphelenmişti, tetkiklerim bekliyor’ diyorum ama umursamıyorlar. En sonunda revire çıkardılar. Doktor çok ilgisiz. Korona sebebiyle ancak ölümcül durumda beni hastaneye gönderebileceğini söyledi. Karnımdaki şişliği gösterdim. Karnımın sağ tarafı sol tarafından iki kat şiş belirgin. Anormal diyor ama sevk etmedi. Benim acil hastaneye çıkmam gerekiyor. Durumum iyi değil. Öğlen ikiden gece dörde kadar geğirir mi bir insan. Birkaç defa da kustum. Geğirmekten yoruldum. Beni buradan çıkarmak istemiyorlar, ölsem kimsenin umurunda değil. Beni burada öldürmek istiyorlar. Nasıl olsa hastalığı var böyle gebersin gitsin hastalığıyla diye düşünüyorlar. Hala yerde yatıyorum.”

Lütfi Koç ve engelli oğlu Muhammet Yahya.

SAVCIYA ULAŞMAK MÜMKÜN DEĞİL

Eşinin durumuyla ilgili dilekçe vermek için avukatıyla iki haftadır savcıya ulaşmaya çalıştığını söyleyen Züleyha Koç, “Avukat iki haftadır defalarca adliyeye gitti. Savcı yok. Tek çaremiz duyarlı hak savunucularının sesimizi duyması” dedi.

ENGELLİ ÇOCUĞU VAR

Biri ağır engelli olmak üzere iki hasta çocuğu, 80 yaşındaki annesi ve cezaevinde durumu giderek ağırlaşan hasta tutuklu eşi için adalet isteyen Züleyha Koç, mahkemeye gönderdiği mektupta şunları yazmıştı:

“Ben Züleyha Koç, ağır engelli annesiyim. Epilepsi nöbetleri olan oğlum yüzde 100 ağır engelli. 4 yaşında. Aynı zamanda görmüyor, konuşamıyor, yürüyemiyor, devamlı gergin ve güvende hissetmek için sürekli el tutmak istiyor. Uyku düzeni yok, bakıma muhtaç, devamlı birinin yanında olması gerekiyor. Her an nöbet geçirebiliyor. Kızım 11 yaşında. Doğduğunda rahatsız doğdu. Çok zor günler atlattık. Onu hayata kazandırdık derken 10 yaşında kas rahatsızlığı başladı. Musküler Distrofi (Çocuklarda görülen kas erimesi) tanısı ile takibe alındı. Hastaneler, uykusuz günler-geceler, eşimle birlikte yardımlaşarak geçirdiğimiz bu hayat mücadelesinde yalnız kaldım. Çok zor durumdayım, ayrıca evin tek çocuğuyum. 80 yaşındaki anneme bakmak zorundayım. Hayat iyice zorlaştı. Lütfen kalbinizle, vicdanınızla merhamet edin. Sizin de çocuklarınız, eşiniz, anneniz vardır. Kendinizi benim yerime koyun. Eşim 29 Nisan’da çocuklarıyla dahi kucaklaşmadan geri gelirim diye çıktığı evine geri dönemedi. Kendi ayaklarıyla gittiği mahkemede tutuklandı. Sizden rica ediyorum, çocuklarımı gözü yaşlı, boynu bükük bırakmayın. Bizim yardıma, desteğe, babamıza ihtiyacımız var. Bu yardım talebimizi geri çevirmeyin. Çok perişan bir anne, bir kadın olarak sizlerden rica ediyorum. Bitmiş durumdayız.”

Züleyha Koç ve çocukları.

Okumaya devam et

BOLD ÖZEL

Sağlık durumu kötü: Tutuklu öğretmenin böbreğinde kanama başladı

İki hafta önce böbreklerinde kanama başlayan Birgül Bulut’un sağlık durumu ciddi. Bold Medya’ya ulaşan oğlu Serdar Bulut, sesinin duyurulmasını istedi.

SEVİNÇ ÖZARSLAN

BOLD ÖZEL – Korona salgını başladığından bu yana hasta tutukluların sağlık hizmetlerine ulaşması daha da zorlaştı. Birçok hasta, 14 gün tek başına, karantinada kalmayı göze alamadığı için hastaneye gitmek istemiyor. Cezaevi yönetimleri ‘hasta kendisi istemedi’ diyerek işin içinden sıyrılmaya çalışıyor. Bazı cezaevlerinde hastalar istese bile sevk yapılmıyor.

İki buçuk yıldır hapiste olan kimya öğretmeni Birgül Bulut (47), iki hafta önce başlayan böbrek kanaması nedeniyle cezaevinde zor günler geçiriyor. Karantina nedeniyle hastaneye gitmek istemeyen Bulut’a cezaevi doktoru “Böbreklerini kaybedebilirsin, bir daha kanama olur veya devam ederse seni hastaneye götürmek zorunda kalacağız” dedi. Buna rağmen tahliyesi için herhangi bir işlem yapılmadı.

GÖZALTINDA ASTIM KRİZİ

Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde kimya doktora yaparken tutuklanan Bulut’un hastalıkları tutuklandığı 4 Aralık 2017’den itibaren yavaş yavaş artı. Gözaltında iki kez astım krizi geçirdi. Hipertansiyon, astım, kan pıhtılaşma bozukluğu, ileri derecede kansızlık ve hemoroid, kalp ritm bozukluğu olmak üzere raporlu hastalıkları mahkemede dikkate alınmadı. İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay da raporları görmezden geldi.

4 Aralık 2017’de Erzurum’da tutuklanan Birgül Bulut, gözaltındayken polisin kötü davranması sonucu iki kez astım krizi geçirmişti.

AVUKATIN AMBULANS ÇAĞIRMASINA BİLE İZİN VERMEDİLER

Cezaevinde psikolojisi de bozulan Birgül Bulut’un oğlu Serdar Bulut, “Annem cezaevine girdiğinden beri çok ciddi sağlık problemleri yaşıyor. Gözaltında 2 defa astım krizi geçirdi. Avukatın ambulans çağırmasına bile izin vermediler. Cezaevinde bir kere kalp krizi riski geçirdi. Bacağına pıhtı attı. Hipertansiyon, astım, kan pıhtılaşma bozukluğu, ileri derecede kansızlık ve hemoroid, kalp ritm bozukluğu olmak üzere raporlu hastalıkları var. Bir ay önce de dişlerini ve diş etlerini iltihap kapladı.” dedi.

KANAMA DEVAM EDİYOR

Annesinin böbrek kanamasının devam ettiğini belirten Serdar Bulut, “İlk defa 2019 sonunda olmuştu ve 2 hafta önce tekrar başladı. Kanaması olduğu halde 14 gün hücrede karantinada kalmamak için hastaneye gidemiyor. Cezaevi doktoru böbreklerini kaybedebilirsin, bir daha kanama olur veya devam ederse seni hastaneye götürmek zorunda kalacağız, demiş.” ifadelerini kullandı.

20 İLAÇ KULLANIYOR

Cezaevinde psikolojisi de bozulan Birgül Bulut, tüm hastalıkları için günde toplam 20 ilaç kullanıyor. Serdar Bulut: “Belirttiğim hastalıklar ve onlara ek olarak mide koruyucuları ve birçok psikiyatrik ilaçlarla birlikte 20 çeşit ilaç içiyor. Raporlara rağmen Yargıtay dosyasını onayladı.”

“SONUM AKIL HASTANESİ”

HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu’na birkaç ay önce mektup gönderen Birgül Bulut, “47 yaşında bir anneyim. Eşim de tutuklu. 3 çocukla gelirsiz ortada kaldık. Yuvamız dağıldı. Ağır psikiyatri ilaçları kullanıyorum. Cezaevinde kalmaya devam edersem sonum akıl hastanesi! Her görüşte hüngür hüngür ağlayan çocuklarım, ah çocuklarım!” demişti.

ANNE-BABA AYNI CEZAEVİNDE

DOKTORA HOCASI ŞİKAYET ETTİ

Cemaat soruşturmaları kapsamında 4 Aralık 2017’de tutuklanan Birgül Bulut, 8 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı. Dosyası Yargıtay tarafından 3 Mart 2020’de onaylandı. Birgül Bulut, tutuklanmadan önce Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde kimya üzerine doktora yapıyordu. Aynı zamanda özel dershanelerde öğretmenlik yapan Bulut, doktora hocasının şikayeti üzerine tutuklandı.

Eşi Hikmet Bulut da Erzurum T Tipi Cezaevinde 1 Nisan 2016’dan bu yana tutuklu. İlk başta 18 yıl hapis cezası verilen Hikmet Bulut’un cezası daha sonra 13 aya düşürüldü. Dosyası Yargıtay aşamasında.

Babalarından 4 yıl, annelerinden 2,5 yıldır ayrı olan Bulut çiftinin 19, 13 ve 8 yaşında olmak üzere iki oğlu, bir kızı bulunuyor.

 

Birgül Bulut’un küçük kızı Hilal, Mart 2018’de annesinin serbest bırakılması için “Bize yardım edin” çağrısı yapmıştı. Birgül Bulut, biri 23 Mart 2018’de olmak üzere resmi makamlara defalarca mektup yazarak sağlık durumunu anlattı.

Almanya’da maden işçiliğinden memleket zindanlarına Celal amcanın hayatı

Okumaya devam et

Popular