Bizimle iletişime geçiniz

Ekonomi

Asgari geçim sınırı 6 bin 897, yoksulluk haddi 3 bin 408 liraya ulaştı

Türkiye Kamu-Sen’in araştırmasına göre, 2019 Aralık’ta dört kişilik ailenin asgari geçim sınırı 6 bin 897, tek kişinin yoksulluk haddi 3 bin 408 lira oldu.

BOLD – Ekonomideki sallanma her geçen gün kendini daha da belli ediyor. Asgari geçim ve yoksulluk sınırlarındaki yükseliş de bunun en açık göstergesi.

Türkiye Kamu-Sen’in araştırmasına göre 2019 aralık ayında dört kişilik ailenin asgari geçim sınırı 6 bin 897 lira 69 kuruşa, tek kişinin yoksulluk haddi ise 3 bin 408 lira 93 kuruşa çıktı.

AÇLIK SINIRI BİR ÖNCEKİ AYA GÖRE ARTTI

Konfederasyonun Ar-Ge Merkezi’nce hazırlanan asgari geçim endeksinin aralık ayı sonuçları açıklandı. Buna göre, dört kişilik ailenin asgari geçim haddi aralık ayında 6 bin 897 lira 69 kuruş olarak hesaplandı. Bu rakam, bir önceki aya göre yüzde 0.56 artış gösterdi.

Çalışan tek kişinin açlık sınırı bir önceki aya göre yüzde 0.41 artarak 2 bin 636 lira 64 kuruş, yoksulluk sınırı ise 3 bin 408 lira 93 kuruş oldu.

GÜNLÜK 51 LİRA DÜZEYİNDE

Araştırmada, dört kişilik ailenin ortalama gıda ve barınma harcamaları toplamı 2 bin 560 lira 66 kuruş, sağlık kuruluşlarının belirlediği gibi sağlıklı biçimde beslenebilmesi için gerekli harcama tutarı ise günlük 51 lira olarak hesapladı.

Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, araştırmayla ilgili değerlendirmesinde, birçok üründe zamların hız kesmeden devam ettiğini kaydetti.

TÜİK VERİLERİNDEN YARARLANARAK YAPTIK

Yıllık enflasyondaki gerileme verilerine karşın vatandaşın enflasyonun yüksek olduğunu vurgulayan Kahveci, “TÜİK verilerinden yararlanarak yaptığımız araştırma da bu gerçeği gözler önüne seriyor. Vatandaşın mutfak masrafları artmaya devam ediyor”  ifadelerini kullandı.

ENFLASYON FARKI EN İYİ İHTİMALLE SIFIR ZAM DEMEK

Memurlara enflasyon farkı verilmesine rağmen maaşların önemli biçimde eridiğini belirten Başkan Kahveci, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Zaten enflasyon farkı demek en iyi ihtimalle sıfır zam demektir. Bugün dört kişilik bir ailenin aylık zorunlu harcamaları ortalama memur maaşının neredeyse iki katına yükselmiştir. Memur ve emekliye ek zam verilerek piyasalara can suyu sağlanmalıdır. Bu bir dilek değil, zarurettir.”

TCDD, Ankara’daki hızlı tren kazasında faturayı ölen makinistlere kesti

Ekonomi

Ekonomiyi anlamak için gözler yabancı bankaların stratejisinde

Ekonomik gidişatı anlamak için en önemli göstergelerden biri bağımsız gözlem yapan yabancı bankaların neler yaptığında. Yaptıkları, kamu bankalarının yaptıklarından oldukça farklı.

BOLD – Hükümet bankaları daha fazla kredi vermeye ve devlet tahvillerinden daha çok almaya zorluyor. Üç büyük kamu bankasının bilançosunu güçlendirmek için hazineden 21 milyar lira enjekte edildi. Ancak hükümetin stretejisine karşı Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı bankalar, Türkiye’den çıkmayı ya da küçülmeyi değerlendiriyor.

Reuters’te yayınlanan analize göre; Hermes Investment Management üst düzey analisti Filippo Alloatti ekonomideki zorlu durumun özel bankalar için ‘orta vadede birleşmeleri daha cazip hale getireceğini’ ifade etti.

Son altı ay içinde, İtalyan UniCredit Yapı Kredi’deki payını azaltırken, HSBC de Türkiye’den çıkmayı değerlendiriyor.

İsmini açıklamak istemeyen bir banka yöneticisi, özel bankaların kredi vermek ve sermaye artırımı yapmak ile ‘harekete geçmeme‘ arasında seçim yapmak zorunda kalacağını söyledi.

YATIRIM SÖZKONUSU DEĞİL

Üst düzey bir banka danışmanı da Türkiye’de iş yapma riskleri göz önüne alındığında hissedarların sermaye artırımı yapmalarının ‘söz konusu olmadığını’ belirterek şunları söyledi: “Şu anda özel bankalarda ve yabancı ortaklı bankalarda ana ortakların sermaye artışı yapması neredeyse imkansız. Özel banka sahiplerinin de bir pencere açıldığında hızlıca çıkacağını düşünüyorum. Ancak devam eden salgın, varlıkların gerçek değerlemesininin şu an zor olması ve potansiyel alıcı bulunmamasından dolayı şu an böyle bir pencere yok.”

Banka çıkışları
Borsa İstanbul’da işlem gören banka hisseleri bu yıl yüzde 26 düştü. Ziraat Bankası, Vakıfbank ve Halkbank pazar payını artırdı. Ziraat Bankası, Vakıfbank ve Halkbank’ın 2014 sonunda yüzde 30 olan toplam kredilerden aldığı pay şu an itibariyle yüzde 48 seviyesine kadar yükseldi.

Bankacılık sektörünün özsermaye karlılığı, yabancı ortaklıkların yoğun şekilde Türkiye’ye girdiği 2007 yılında yaklaşık yüzde 25 seviyesindeydi. Ancak özsermaye karlılığı azalarak yüzde 11.5 seviyesine kadar geriledi.

Öte yandan Türkiye’nin 40 civarındaki özel bankası 2018 krizinden sonra milyarlarca dolarlık batık kredi (NPL-takipteki kredi) ile de karşı karşıya kaldı.

HÜKÜMET KONTROLÜ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR

Bir bankacılık kaynağı “Sektör hükümet tarafından giderek daha fazla kontrol ediliyor ve bu özel banka çıkışlarını tetikleyebilir” dedi.

Değişimi tetikleyebilecek bir diğer faktör ise, Ankara’nın geçen yıl döviz piyasaları ve bankalar üzerindeki kontrolünü sıkılaştıran bir dizi düzenlemelerin yarattığı maliyet.

İlk çeyrek verilerine göre kamu bankalarının net karı yüzde 83 artış gösterirken, yerli özel bankaların net karı yüzde 9.3 yabancı bankaların ise yüzde 3.6 arttı.

Üst düzey bir banka yöneticisi şunları söyledi: “Son yıllarda artan maliyetler ve getirilen düzenlemelerin de etkisiyle bu sürece ayak uyduramayanlar sektörden çıkabilir; bu maliyeti yönetmeyenlerin paylarını, bu süreci daha iyi yönetenler alabilir. Haftada bir regülasyon degişmez, bu biraz sık olmaya başladı bankacılık sektöründe, bunun artık oturması gerekiyor.”

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Yönetici Direktörü Francis Malige ise Türk şirketleri iyi durumda olduğu için bu durumun kısa vadede birleşme baskısını azalttığını söyledi.

Malige, “Bir konsolidasyon olursa şaşırmam ama hemen olmasını beklemiyorum çünkü konsolidasyon genellikle finansal krizlerin akut aşamasından sonra olur” dedi.

Okumaya devam et

Ekonomi

Türkiye ülke ülke aradığı parayı bir ayda faize verdi

Yurt dışında borç arayışlarını sürdüren Türkiye geçen ay 22 milyar 300 milyon dolar dış borç ödedi. Bu borcun 5 milyar dolarını ise faiz oluşturdu. Resmi verilere göre Merkez Bakasının döviz rezervi ise 50 milyar dolara geriledi.

BOLD – Merkez Bankasının (MB) resmi rezerv varlıkları, nisanda bir önceki aya göre yüzde 6,3 azalarak 86,3 milyar dolara geriledi. Resmi verilere göre döviz rezervi 50 milyar dolara düştü. Nisan ayındaki 22 milyar 300 milyon dolar dış borcun 5 milyar dolarını faiz oluşturdu.

DÖVİZ VARLIKLARI YÜZDE 15.5 AZALDI

Merkez Bankası tarafından, Nisan 2020 dönemine ilişkin “Uluslararası Rezervler ve Döviz Likiditesi Gelişmeleri” verileri yayımlandı. Buna göre, resmi rezerv varlıkları nisanda bir önceki aya kıyasla yüzde 6,3 azalışla 86,3 milyar dolar oldu. Aynı dönemde döviz varlıkları yüzde 15,5 azalışla 50,1 milyar dolara gerilerken, altın cinsinden rezerv varlıklar yüzde 10,8 artışla 34,8 milyar dolara yükseldi.

5 MİLYAR DOLAR FAİZE GİTTİ

Vadesine 1 yıl veya daha az kalmış Merkezi Yönetim ve Merkez Bankasının önceden belirlenmiş döviz çıkışları nisanda bir önceki aya göre yüzde 0,6 azalarak 22,3 milyar dolara düştü. Bu tutarın 17,3 milyar doları anapara, 5 milyar doları faizden oluştu. Bu dönemde, Merkez Bankasının yurt içi ve yurt dışı yerleşik bankalarla yaptığı finansal türev işlemlerinden kaynaklanan net döviz ve altın yükümlülükleri 37,8 milyar dolar düzeyinde gerçekleşirken, söz konusu tutarın 17,2 milyar doları bir ay vadeli olarak kayıtlara geçti.

14 insan hakları örgütünden toplu korona ölümlerine karşı acil çağrı

Okumaya devam et

Ekonomi

YHT seferleri yeniden başladı

Koronavirüs tedbirleri kapsamında ara verilen Yüksek Hızlı Tren seferleri yeniden başlatıldı. Ankara-İstanbul arasında yarı kapasite ile hizmet verecek olan Yüksek Hızlı Tren bilet fiyatlarına zam yapılmayacak.

BOLD – Yüksek Hızlı Tren seferleri yeniden başladı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu, trenlerin yüzde 50 kapasiteyle çalacağını belirterek, bilet ücretlerinde artışın söz konusu olmadığını kaydetti.

YÜZDE 50 KAPASİTE İLE HİZMET VERECEK

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Karaismailoğlu, Kovid-19 tedbirleri kapsamında ara verilen Yüksek Hızlı Tren (YHT) seferlerinin yeniden başlatılması dolayısıyla Ankara-İstanbul Yüksek Hızlı Treni’nin gardan uğurlanması törenine katıldı. Bakan Karaismailoğlu, “Trenlerimiz yüzde 50 kapasiteyle çalışıyor, diye bilet ücretlerinde artış söz konusu değildir” dedi.

ANKARA – SİVAS HATTI BU YIL AÇILIYOR

Bakan Karaismailoğlu, Ankara – Sivas YHT projesinde toplam uzunluğu bin 933 metre olan 6 adet viyadük öngörülürken, tüm viyadük imalatlarının tamamlandığını söyledi. Karaismailoğlu, “Ankara-Sivas YHT hattını 2020 yılı içerisinde hizmete almayı planlıyoruz” dedi

27 Mayıs koronavirüs bilançosu: Ölenlerin sayısı 4.431’e yükseldi

Okumaya devam et

Popular