Bizimle iletişime geçiniz

Politika

Yıllık 38 milyon lira masrafı olan 16 özel uçağıyla Erdoğan, Almanya ve Fransa’yı geride bıraktı

Gazeteci Semra Topcu’nun dünyadaki ve Türkiye’deki makam araçları ve uçak filolarını konu alan analizi gündem oldu. Yıllık 38 milyon lira bakım masrafı olan 16 özel uçağıyla AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Almanya ve Fransa’yı geride bıraktığını vurguladı.

BOLD-Halk TV’deki yönetim değişikliğinin ardından işine son verilen Gazeteci Semra Topcu, kendine ait YouTube kanalından Türkiye’deki makam aracı sayısının 125 bini bulduğunu ve Cumhurbaşkanlığı’na ait lüks araç sayısının 268 olduğunu belirterek, “Türkiye, makam araçlarında dünya rekorunu elinde bulunduruyor. Almanya’da 9 bin, Japonya’da 10 bin, Fransa’da 8 bin makam aracı var” dedi.

ERDOĞAN 16 ÖZEL UÇAĞIYLA İLK SIRA!

Dünyadaki devlet yöneticilerinin kullandığı özel uçak sayısını da araştıran ve Türkiye ile kıyaslayan Topcu, Türkiye’nin devlet uçak filosu bakımından da birçok ülkeden daha önde olduğunu vurguladı. Almanya’da 12, Fransa’da 14, İtalya’da 11, Japonya’da 2 özel uçak bulunduğunu belirten Topcu, Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı’nın hava filosundaki uçak sayısı ise Katar’ın hibe ettiği ‘Uçan jumbo’ olarak adlandırılan Boeing 747-8 model uçakla birlikte 16’ya yükseldiğini ifade etti.

DEMİREL VE SEZER DÖNEMİNDEN KALMA 2 ARAÇ VARKEN, ŞİMDİ 268’E ULAŞTI

2002 yılından bugüne kadar Türkiye’deki değişen araç ve uçak sayısını kıyaslayan Topcu, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan döneminde lüks ve makam aracı düşkünlüğünün tavan yaptığını ifade etti. “AKP iktidara geldiğinde Ahmet Necdet Sezer Cumhurbaşkanı’ydı. Sezer döneminde Cumhurbaşkanlığı’nın Süleyman Demirel döneminden kalma 2 makam aracı vardı” diyen Topcu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şuan 268 makam aracına sahip olduğuna dikkat çekti.

Semra Topcu’nun anlatımıyla Erdoğan’ın özel uçak ve makam düşkünlüğü serüveni şu şekilde;

Cumhurbaşkanı Sezer, Hava Kuvvetleri’nin Gulf-4 tipi uçakları ile seyahat ederdi. Hava Kuvvetleri’nde bu şekilde 2 uçak bulunuyordu. AKP’den önce Cumhurbaşkanlığı’na ait VIP uçak yoktu ama buna karşın Başbakanlığın özel uçakları vardı. 5 Nisan 2009 tarihli Hürriyet Gazetesi Köşe yazısında Uğur Cebeci, Türkiye’de devlet erkânının kullandığı uçaklarla ilgili şu bilgiyi veriyor:

İlk Gulfstream, Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde alınmıştı. 1988’de teslim edilen Guflstream GIV tipi uçaklardan TC-ANA (daha sonra ATA oldu) Başbakanlık, TC-GAP da Cumhurbaşkanlığı emrine verilmişti. 1992’de aynı tip uçak Genelkurmay Başkanlığı için de satın alındı. Daha sonra GAP uçağı, Hava Kuvvetleri tarafından kullanılmaya başlandı. Görüldüğü gibi devletin 2002’ye yani AKP iktidarına kadar 3 adet makam uçağı bulunuyordu.

BÜLENT ECEVİT TARİFELİ UÇAK İLE SEYAHAT EDERDİ

AKP döneminden önce Başbakanlık koltuğunda oturan Bülent Ecevit ise zaten siyasette sadeliğiyle tanınan bir isimdi; özel uçak yerine genelde Türk Hava Yollarının tarifeli uçaklarını tercih ederdi.

Başbakan ya da Cumhurbaşkanları seyahatlerinde gazetecileri de yanlarında götürebiliyordu. Özellikle yurtdışı uzak uçuşlarda gazeteciler götürüldüğünde, iş bittiğinde medya kuruluşlarına faturalar gönderiliyor, kuruluşlar da ödeme yapıyordu. Yani uçaklara binen gazeteciler kimseye minnet duymuyor ya da yağdanlık etmiyordu. Başbakan ya da Cumhurbaşkanı ile aynı uçağa binmek sadece gazetecilik faaliyeti için yani habere kolay ulaşabilmek için önemliydi. Ayrıca THY, uçakların giderleri ve diğer masraflarını kullanan kuruma fatura ediyordu. Örneğin, Başbakanlık talimatıyla İçişleri Bakanlığı’nın açılışı için uçak kullanıldığında THY o uçağın masraflarıyla ilgili faturayı İçişleri Bakanlığı’na gönderiyordu.

GELELİM ERDOĞAN DÖNEMİNE…

Erdoğan, 2004’te daha büyük bir uçak almak istedi. İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi’nin 40 koltuklu Airbus A319 Corporate Jet tipi uçağı satın alındı. Filo genişlemeye başlamıştı. O sıralarda Başbakanlığa ait S-92 tipi TC-OBA helikopterin de Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından kullanıldığı biliniyordu. Devletin uçak filosunun durumunu ilk olarak 2015 yılında Başbakanlığı döneminde Ahmet Davutoğlu açıkladı. Başbakanlığın faaliyet raporuna göre devletin hava araç filosunda 11 uçak bulunuyordu. 2016 faaliyet raporuna göre bu 11 uçağa, üç skorsky helikopteri eklendi. 2015 raporunda bu 11 uçağın yıllık bakım ve uçuş masraflarının da 25 milyon 900 bin Lira olduğu belirtildi. 2016 raporunda ise masraf kalemi yoktu.

ARADA KAYNAYAN 3 UÇAK NASIL ALINDI BİLGİ YOK!

AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığının tek adam yönetimine dönüştüğü 2016 yılından sonra uçak sayısında daha da artış oldu. 12. uçak Tunus’tan alındı. Tunus’un devrik lideri Zeynel Abidin Bin Ali’nin sadece bir kere test için binebildiği Airbus uçağı 78 milyon dolara alındı. 13-14-15. uçaklarla ilgili kamuoyuna yansımış bilgi yok. Ancak, 16. uçak olay oldu.

SÜPER LÜKS FİLONUN YILLIK BAKIM MASRAFI 38 MİLYON LİRA

Örtülü ödenekten satın alındığı iddia edilen, sonra bizzat Erdoğan tarafından kendisine Katar tarafından hibe edildiği söylenen 400 milyon dolarlık uçakla birlikte devletin toplam 16 özel uçağı oldu. Bu süper lüks filonun yıllık masrafının da 38 milyon lira olduğu konuşuldu.

Elbette bu kadar uçak olunca onlara özel mekan da gerekli olacak, masraflar büyüyecekti.

ATATÜRK HAVAALANI, ERDOĞAN’IN ÖZEL ALANI OLDU

2011 yılında devletin ANA, ATA, GAP VE DAP uçakları için bir futbol sahası büyüklüğünde hangar yapılmıştı. Esenboğa Havalimanı’ndaki hangar ilk Airbus’a da ev sahipliği yaptı. Ancak uçaklar artınca yeni bir alana ihtiyaç duyuldu. İşte o sırada İstanbul Havalimanı devreye sokuldu, Atatürk Havalimanı kapatılırken, Erdoğan’ın filosuna tahsis edildi. Şu sıralarda Atatürk Havalimanı yıkılıp “Millet Bahçesi” yapımına başlandı ama yerleşkede bulunan Devlet Konuk Evi tamamen yenilendi ve başta Cumhurbaşkanı Erdoğan ve diğer devlet yetkilileri olmak üzere Türkiye’ye gelen yabancı devlet başkanları tarafından kullanılıyor. Yani Atatürk Havalimanı AKP’li Cumhurbaşkanı’nın lüks uçak filosu için özel bir havalimanı oldu.

Türkiye devlet başkanlarına ve özellikle de Cumhurbaşkanının şahsına havalimanı bulundurmaya başlamışken, bazı absürtlükler dikkat çekecekti, örneğin Almanya Başbakanı Merkel tarifeli uçağa biniyor, zaten İngiltere Başbakanı da makam aracı yerine metro ile seyahat ediyordu. Akıllara onların özel uçağı yok mu sorusu takılıyor, ister istemez?

Ülkelerin uçak listesine bakmadan şunu da söylemeli; Türkiye’den iki bakan Yeni Zelanda’ya özel uçakla giderken, Yeni Zelanda’nın bakanı Türkiye’ye THY uçağı ile gelecekti. Refah seviyesi Türkiye’den yüksek Finlandiya ve İtalya devlet başkanları da tarifeli uçağı tercih ediyordu…  Airport haberde yer alan yazısında Fatih Akdeniz’in verdiği bilgiye göre bazı devletlerin elindeki özel uçakları şöyle;

 

Almanya: 12 özel uçak

 

Fransa: 14 özel uçak

 

İtalya: 11 özel uçak

 

Japonya: 2 özel uçak

 

Azerbaycan: 3 özel uçak

 

Türkiye: 16 özel uçak

 

Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik koşullar bu israf gerçekliği ile bağdaşmıyor. Bu nedenle bu ülkeyi yönetenler bu israfa son vermeli çağrısı önemli.

 

Elbette bu kadar uçağı tek başına Cumhurbaşkanı kullanmıyor. Tıpkı makam arabası sevdası gibi uçak sevdası da yönetim kademelerinde yukardan aşağı doğru yayılıyor.”

AKP’lilere kızan Başkan makam aracını bırakıp traktöre bindi

Politika

CHP’den “İmamoğlu’nun Elazığ’da ne işi var” eleştirilerine videolu yanıt!

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, 6.8’le sallanan Elazığ’ı ziyaret etmesini, sosyal medyadan eleştiren hükumet yanlısı hesaplara, CHP Gençlik Kollarından videolu yanıt.

BOLD- İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Elazığ depreminin ardından bölgeye giderek, depremzedeleri ziyaret etmesi AKP’ye yakın hesaplar tarafından sosyal medyada eleştirilmişti. Sosyal medyada dolaşıma giren bir videoda İmamoğlu’nun 1999 yılındaki 17 bin insanın canına malolan Gölçük Depremindeki yardım faaliyetlerine katıldığı görüntüler ortaya çıktı.

YARDIM MALZEMESİ DAĞITTI

İmamoğlu’un kayda aldığı videoda, yıkılan binaların görüntüler yer alıyor. Yolcuk sırasında çekilen görüntülerin ardından İmamoğlu ve beraberindekiler, İstanbul’dan getirdikleri yardım malzemelerini depremzedelere dağıtıyor. Deprem mağdurlarıyla bir süre sohbet eden İmamoğlu, ‘bebek biberonu var mı’ diye soran bir anneye de, ”Bulamadık, İstanbul’da birçok şey kalmadı’ diye cevap veriyor.

YARDIMSEVERLİĞİ SİYASİ RANT GÖRENLER ANLAYAMAZ

Görüntüleri CHP İstanbul Gençlik Kolları İl Sekreteri Emre Erşan paylaştı. Erşan, paylaşımında gündemdeki tartışmalara da değinerek şu ifadeleri kullandı, ”Ekrem İmamoğlu’nun Elazığ’a neden gittiğini sorgulayanlara bu videoyu izletin. Yardımseverliği siyasi rant olarak görenler bunun karakterli iyi bir yurttaş olmayla ilişkisini ömürlerince anlayamayacaklar.”

 

İmamoğlu çifti deprem bölgesine gidiyor

Okumaya devam et

Politika

Demirtaş’tan deprem mesajı: Halkımız yüksek bir duyarlılıkla dayanışmasını sürdürecektir

HDP eski Eş Başkanı Selahattin Demirtaş, tutuklu bulunduğu cezaevinden sosyal medya aracılıyla Elazığ’da yaşanan 6,8 şiddetindeki depreme ilişkin mesaj yayımladı.

BOLD-3 yılı aşkın bir süredir Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş, cezaevinden Elazığ’da meydana gelen 6,8 şiddetindeki depremden etkilenenlere mesaj gönderdi. Tutuklu Demirtaş mesajında, “Eminim ki tüm halkımız yüksek bir duyarlılıkla dayanışmasını sürdürecektir” yazdı.

Demirtaş’ın Elazığ’da meydana gelen depremin ardından gönderdiği mesajda şunlar yazdı: “Depremin vurduğu yerlerdeki tüm hemşerilerime geçmiş olsun. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı ve sabır, yararlılara acil şifalar diliyorum. Eminim k, tüm halkımız yüksek bir duyarlılıkla dayanışmasını sürdürecektir. Allah hepinizin yardımcısı olsun” dedi.

Abdullah Gül’den AKP’ye deprem mesajı

Okumaya devam et

Politika

’20 yılda iktidar deprem için ne yaptı’ eleştirisine cevap verdi: Bingöl ve Van’ı yeniden inşa ettik

AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Elazığ depremi sonrası sosyal medyada ‘AKP hükumeti  20 yılda ne yaptı’ eleştirilerine tepki gösterdi. “20 yıldır bu hükûmet ne yapmış yazanlar…Depremi durdurma şansımız var mı?” dedi.

BOLD – Afrika ülkelerine yapacağı ziyaret öncesi Elazığ depremiyle ilgili açıklama yapan Erdoğan, şunları söyledi:

“Elazığ’da 31 kişi yaşamını yitirdi. Devletimiz tüm kurumlarıyla vatandaşların yanına koşmuştur. Biz de Elazığ ve Malatya’ya intikal ederek çalışmaları izledik. Gerek Kızılay gerek AFAD imkânlarını seferber etmiş durumda. Kış günü evleri yıkılan vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamaması için elimizden geleni yapıyoruz. Dünyadaki dost ve kardeş ülkelerden de mesaj aldık.

YIKILMASI GEREKENLERİ YIKMAK DURUMUNDAYIZ

İlk etapta hasar tespit çalışmalarını Çevre ve Şehircilik Bakanlığı üstlenecek. Elazığ’da daha çok köylerde sıkıntı var. Hasar tespiti yapıp süratle burada inşat çalışmalarını yapacağız. Yıkılması gereken varsa onları da yıkmak durumdayız. Artçı sarsıntılar devam ediyor. Malatya’da 5.1 büyüklüğünde artçı sarsıntıyı yaşadık. Tüm milletvekillerimiz orada.

SOSYAL MEDYADA AHLAKSIZ MESAJLAR VAR

Her şeyden önce bu birlik ve beraberliğe destek veren vatandaşımız varken bunu siyasi istismar vesilesi yapan, karalama kampanyasını sürdürüyorlar. Sosyal medyada insanı tahrik eden ahlaksız mesajlar var. Örneğin 20 yıldır bu hükûmet ne yapmış yazanlar… Depremi durdurma şansımız var mı? Bingöl ve Van’ı yeniden inşa ettik.Depremden sonra ne yaptığımıza gelince bizim iktidarımızda önemli depremler oldu. Örneğin Bingöl depremi.. Bingöl ve Van’ı yeniden inşa ettik.

KIZILAY GAYET BAŞARILI

Artık kurumlarımız bu tür olaylar karşısında çok ciddi yeteneklere sahip. Zaten Kızılay’ın durumu ortada, gayet başarılı. Kurtarma olayında da AFAD’ın çok ciddi başarılarının olduğunu görüyoruz. Bunlar bizi bir yerde memnun ediyoruz. Kurumlarımızın buradan aldığı netice, kurtarılan 45 vatandaşımız var, artık umutların kesildiği yerden çıkarılanlar var. Bu bizi mutlu ediyor. Her ne kadar 31 vatandaşımız hayatını kaybettiyse de öbür tarafta 1607 yaralı çıkarıldı buralardan. Bunların 1503’ü taburcu edildi, 104’ünün tedavisi devam ediyor.

‘Binamız çürüktü, belediye ‘kendi imkanlarınızla güçlendirin’ dedi’

Ela

Okumaya devam et

Popular