Bizimle iletişime geçiniz

Dünya

Putin ve Erdoğan, ateşkes ilan ederken Libya’daki taraflara danışmamışlar

Bloomberg haber ajansı, Türkiye ile Rusya’nın çağrısı üzerine Libya’da ateşkesin yürürlüğe girmesinin ardından bunun anlaşmaya dönüştürülmesi için bu hafta başında Moskova’da yapılan görüşmelerin perde arkasında yaşananlarla ilgili bir haber yayımladı.

BOLD “Vladimir Putin, öfkeli Libyalı general tarafından nasıl oyuna getirildi?” başlıklı haberde, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın geçen hafta içerisinde İstanbul’da yaptıkları görüşmenin ardından ilgili tarafların hiçbirisinin haberi olmadan Libya’da ateşkes çağrısı yaptıkları öne sürüldü.

TARAFLARIN HİÇBİRİSİNİN HABERİ YOKTU

Bloomberg haber ajansına konuşan görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir kaynak, Türkiye ile Rusya’nın Libya’daki taraflar, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Nisan ayından bu yana ateşkes için çalışmalar yürüten Birleşmiş Milletler’e danışmadan ateşkes çağrısı yaptıklarını söyledi.

Libya’da Türkiye ve Rusya’nın çağrısıyla başlayan ateşkesin metne dökülmesi için Pazartesi günü Moskova’da yapılan görüşmeler sonuçsuz kalmıştı.

BM tarafından tanınan ve Türkiye tarafından desteklenen Ulusal Mutabakat Hükumeti’nin Başbakanı Ulusal Mutabakat Hükumeti’nin Başbakanı Fayiz es Serrac, ateşkes anlaşmasını imzalarken, General Halife Hafter ise süre istedi ve anlaşmayı imzalamadan Moskova’dan ayrıldı.

ERDOĞAN VE TRUMP LİBYA’YI GÖRÜŞTÜ

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump Çarşamba günü Libya’daki son durum ve bölgesel gelişmeleri değerlendirdikleri bir telefon görüşmesi yaptı.

Beyaz Saray’dan akşam saatlerinde yapılan açıklamada, “İki lider Suriye ve Libya’daki güvenlik durumu, İran’daki protestolar ve İran’ın Ukrayna Uluslararası Havayolları uçağını düşürmesini konuştu” ifadesi kullanıldı.

YUNANİSTAN, LİBYA KONFERANSINA DAVET EDİLMEDİ

Bu arada Yunanistan’ın Berlin’de 19 Ocak Pazar günü düzenlenecek olan Libya konferansına davet edilmemesi Atina’nın tepkisine yol açtı.

Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias, “Yunanistan’ın neden bu sürecin parçası olmadığını” anlayamadıklarını söyledi.

Atina, Berlin’deki konferansa katılmak için geçtiğimiz günlerde talepte bulunmuştu. Ancak Yunanistan, Alman hükumetinin konferans için Berlin’e davet ettiği ülkeler arasında yer almadı.

Yunanistan özellikle Türkiye ve Libya’daki Ulusal Mutabakat Hükumeti’nin Doğu Akdeniz’le ilgili imzaladığı münhasır bölge ve güvenlik mutabakatlarına yönelik tepkisini masaya getirmek için Berlin’deki konferansta yerini almak istiyordu.

BERLİN’DE LİBYA TOPLANTISI

Alman hükumeti, Berlin’deki Libya konferansına ABD, Rusya, Çin, Türkiye, İngiltere, Fransa, İtalya, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Cezayir’in yanı sıra Birleşmiş Milletler, Avrupa Birliği, Afrika Birliği ve Arap Birliği’ni davet etmişti. Konferansa, Libya’da çatışan iki tarafı temsil eden Ulusal Mutabakat Hükumeti Başkanı Fayiz es Serrac ile General Halife Hafter de davet edildi.

Hafter, ateşkes anlaşmasındaki Türkiye’nin rolüne itiraz ediyor

Dünya

Mülteciler ölüyor dünya seyrediyor

Birleşmiş Milletler, bu yıl içinde Akdeniz’de hayatını kaybeden göçmen sayısının 970’e yükseldiğini açıkladı. Ülkelerini terk etmek zorunda kalanların çıktığı tehlikeli yolculukta ölenlerin sayısına Akdeniz, Ege ve Meriç sularında kaybolup cesedi bulunamayanlar dahil edilmiyor.

BOLD – Türkiye’de Afgan ve Suriyeli göçmenler üzerinden yaşanan tartışma alevleniyor. Muhalefet, mültecileri ülkelerine geri gönderme açıklamaları yapıyor. AKP iktidarı ise göçmenlerin ucuz iş gücü olarak çalıştırılmasını savunuyor. Avrupa Birliği de göçmenlerin Türkiye’de tutulması için AKP Hükumetine 3 milyar Euro para aktarıyor.

Mültecilerin insanlık dramını görmezden gelen dünya ülkelerini terk etmek zorunda kalanların yollarda ölmesini de izliyor. BM’ye bağlı Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Akdeniz’den Avrupa’ya sığınmacı taşıyan tekne ve botların batması sonucu sadece bu yıl içinde en az 970 kişi hayatını kaybettiğini açıkladı.

DAHA İYİ GÖÇ YÖNETİMİ ŞART

IOM’in verilerine göre, Akdeniz rotası üzerinden geçişlerde bu yıl, hem durdurulan tekne ve botların sayısında hem de Avrupa’ya ulaşan sığınmacıların sayısında artış kaydedildi. Daha iyi göç yönetimi uygulamalarının yanı sıra, Avrupa Birliği (AB) üyesi devletlerden daha fazla dayanışma beklendiğini söyleyen IOM Sözcüsü Paul Dillon, ancak bu şekilde göçmen krizine “güvenli ve insani bir yaklaşım getirilebileceğini” ifade etti.

İtalya’ya gitmeye çalışan 200’den fazla Afgan göçmen yakalandı

Okumaya devam et

Dünya

İtalya’ya gitmeye çalışan 200’den fazla Afgan göçmen yakalandı

Ege Denizi’nde tekneyle İtalya’ya gitmeye çalışan çoğu Afgan 231 sığınmacı Türk Sahil Güvenlik ekipleri tarafından durduruldu. Operasyonda botu kullanan iki Türk vatandaşı da gözaltına alındı.

BOLD – Ege Denizi’nde 200’den fazla Afgan sığınmacının olduğu tekne Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından durduruldu ve teknede bulunanlar gözaltına alındı.

Sahil Güvenlik’ten yapılan açıklamada teknenin İtalya’ya gitmeye çalıştığı ve teknede bulunan 231 sığınmacının çoğunun Afgan vatandaşı olduğu belirtildi. Diğer sığınmacıların Suriye, İran, Eritre ve Pakistan uyruklu olduğu kaydedildi.

Tekneyi kullanan iki Türk vatandaşının da gözaltına alınanlar arasında olduğu ifade edildi.

Sığınmacıların Çanakkale’nin Ayvacık ilçesindeki Yabancılar Geri Gönderme Merkezi’ne götürüldüğü öğrenildi.

Türkiye, son haftalarda Afganistan’da artan şiddet sonrasında yeni bir göçmen akınıyla karşı karşıya.

Bu arada Van Valisi Mehmet Emin Bilmez, Türkiye-İran sınır güvenliğinin sağlanması, yasa dışı geçişler ile kaçakçılık faaliyetlerinin önlenmesi ve teröristlerin sızmasının engellenmesi amacıyla 295 kilometrelik sınır hattının tamamına duvar örüleceğini açıkladı.

Mültecilere suyu çok gören Bolu Belediye Başkanı Özcan’a soruşturma

Okumaya devam et

Dünya

ABD’de mahkeme Erdoğan’ın korumalarının göstericilere saldırdığı olayda Türkiye’nin itirazını reddetti

2017 yılında cumhurbaşkanlığı korumalarının başkent Washington’da Erdoğan karşıtı protestoculara saldırması nedeniyle açılan davanın temyiz duruşması sonuçlandı. Temyiz Mahkemesi, Türkiye’nin itirazını reddetti ve Türk hükümeti davayı kaybetti.

BOLD – ABD’de AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın korumaları ile protestocular arasında 4 yıl önce meydana gelen şiddet olaylarıyla ilgili görülen davada temyiz mahkemesi Türkiye’nin itirazını reddetti.

Mahkemenin ret kararı Türkiye aleyhine açılan ve Ankara tarafından temyize taşınan iki farklı tazminat davasının devam etmesi anlamına geliyor.

Temyiz Mahkemesi, misafir ülke liderine eşlik eden korumaların ‘tehlikeli silah’ ve ‘ağır saldırı’ hakkı bulunmadığını, bu konuda davacıların söylemlerinin dikkate alınacak değerde olduğunu ifade etti.

TÜRKİYE’YE KARŞI TAZMİNAT DAVALARI DEVAM EDECEK

2019 yılının Ocak ayında Türkiye Cumhuriyetine karşı saldırılardan dolayı zarar gördüğünü iddia eden protestocular tarafından iki ayrı tazminat davası açılmış ve Washington Bölge Mahkemesi davayı kabul etmişti. Türk hükümeti avukatları ise temyize başvurmuştu.

Salı günü Temyiz Mahkemesi kararını açıkladı ve her iki tazminat davasının da devam etmesi yönünde 29 sayfalık bir görüş bildirdi. Türk hükümeti avukatlarının itirazlarını reddetti.

ABD’DE 2 BAKANLIK TÜRKİYE ALEYHİNE GÖRÜŞ BİLDİRMİŞTİ

Üç yargıçtan oluşan Temyiz Mahkemesi, Türkiye’yi suçlu bulan alt mahkeme kararını incelerken, ABD hükümetinden de görüş talep etmişti. ABD Dışişleri Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı, 10 Mart 2021’de mahkemeye Türkiye’nin tezlerinin aleyhine bir görüş bildirmişti.

İki bakanlık protestocuları haklı bulmuş, Türk korumaların kendi liderlerini koruma görevi olsa da açıkça tehdit olmadan protestoculara karşı orantısız güç kullanmalarını yersiz bulduğunu Temyiz Mahkemesine bildirmişti.

ABD’deki bakanlıkların Türkiye aleyhine bildirdiği görüşte, ‘protestocuların saldırıya uğradığında zaten yerlerde olduğu, kaçmaya çalışanların da yine Cumhurbaşkanlığı korumaları tarafından darp edildiği’ vurgulanmıştı.

Görüşte bu durumlardan hiçbirinin yabancı ülke liderlerini koruyan güvenlik güçlerine tanınan ayrıcalıklardan olmadığının altı çizilmişti.

Amerikan Kongresi’ndeki her iki partiye mensup üyeler, bakanlığın görüş bildirmesi öncesi ABD Adalet Bakanlığı’na bir mektup göndermiş ve ABD yönetiminden Türk hükümetini korumamasını talep etmişti.

ABD’de 1978’de kabul edilen ‘Yabancı Devlet Liderleri Dokunulmazlık Yasası’ (FSIA – Foreign Sovereign Immunities Act) ülkede görevli yabancı güvenlik güçlerine bazı imtiyazlar tanıyor. Ancak söz konusu kanunda, kesin çizgilerle bu imtiyazlar ve haklar açıklanmıyor.

2017’DEKİ ARBEDEDE NELER YAŞANMIŞTI?

16 Mayıs 2017’de başkent Washington’da Erdoğan, zamanın ABD Başkanı Donald Trump ile görüştükten sonra Türkiye Büyükelçiliği Rezidansına geri dönmüş ve o sırada Türkiye kökenli ABD vatandaşı bir grup, ellerinde ‘Demirtaş’a özgürlük’ pankartlarıyla Erdoğan’ı protesto etmişti. Erdoğan aleyhine sloganlar atan gruba o esnada bölgede bulunan Erdoğan’ın korumaları müdahale etmişti.

Tekme ve yumrukların kullanıldığı müdahale anına dair görüntüler tüm ABD ulusal haber kanallarında ve gazetelerinde yer bulmuştu.

Yere düşen ve ABD vatandaşı olan protestocuların tekmelenmeleri ve yüzlerinden gelen kanlar, haftalarca gündemde kalmıştı. Amerikan kamuoyu olaylara büyük tepki göstermişti.

Olayın büyümesi sonrası Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç konutun önüne gelmiş, bölgeye ABD’li ek emniyet kuvvetleri takviye edilmişti.

12 KORUMA HAKKINDA CEZA DAVASI VE YAKALAMA KARARI

Washinton Polisi, Erdoğan’ın 12 koruması hakkında yakalama kararı çıkardı

Washington Polisi, Türk Büyükelçiliği önünde meydana gelen olaylarla ilgili 12 koruma polisinden 7’sine karşı ağır nitelikli saldırı, 5’ine karşı da hafif ceza davası açılacağını duyurmuştu. Daha sonra 12 koruma hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı.

Ancak korumalar ABD’de olmadığı için yakalanamamış ve haklarındaki ceza davası da ilerleyememişti. Korumaların ABD’ye gitmesi durumunda tutuklanabileceği belirtiliyor.

Tekbirle denize giren Suriyeliler ve mülteci tartışması: Provokasyon havası var

Okumaya devam et

Popular

Shares