Bizimle iletişime geçiniz

Gündem

‘Arkeologa zimmet kara mizah’

Arkeologlar Derneği Başkanı İlkay İvgin, Zeugma Müzesi’nde görevli meslektaşı Merve Kaçmış’ın intiharıyla gündeme gelen, tarihi eserlerin uzmanlara zimmetlenmesi uygulamasını eleştirip ‘kara mizah’ dedi.

BOLD – Ağabeyinin 8’inci kattaki evinden atlayarak intihar eden Gaziantep Zeugma Müzesi çalışanı Arkeolog Merve Kaçmış’ın ölümü, tarihi eserlerin uzmanlara veya arkeologlara zimmetlenmesi uygulamasını da gündeme getirdi.

İVEDİLİKLE MEVZUAT DEĞİŞİKLİĞİ YAPILMALI

Arkeologlar Derneği Başkanı İlkay İvgen, söz konusu durumun mevzuat değişikliği ile kaldırılması gerektiğini belirtti. “Bu aslında kara mizah ve trajikomik bir durum. İvedilikle mevzuatın yenilenmesi ve çağa uygun mevzuat yapılması şart” dedi.

Zimmetin tarihi eserlere eşya gibi muamele etme anlamına geldiğini söyleyen İvgen, “Düşünsenize benim zimmetimde Hitit dönemine ait bir tablet, sizin zimmetinizde İskender Lahdi var. Böyle bir uygulama çağ dışıdır” diye konuştu.

Arkeologlar Derneği Başkanı İlkay İvgen

DUYDUĞUMUZ ORTADA ZİMMET VE MOBBİNG SORUNU VAR

Yasa ve mevzuat sebebiyle uzmanların ve arkeologların zimmet uygulamnasına itiraz edemeyeceği bilgisini paylaştı.

İlkay İvgen, Merve Kaçmış’ın intiharı ile ilgili de şunları söyledi, “Olay adli ve idari soruşturma kapsamında olduğu için herhangi bir beyanatta bulunmak yakışık almaz. Ancak duyduğumuz kadarıyla ortada bir zimmet sorunu ve mobbing sorunu mevcut.”

SÜREÇ ESERLERİN ZİMMET DEVRİ İLE BAŞLADI

İntihar eden Merve Kaçmış’ın abisi Ömer Ozan Kaçmış’ın anlatımına göre yedi ay önce Gaziantep Zeugma Müzesi’nde çalışan bir arkeologun ihracı ile , arkeologun üzerine zimmetli 9000 tarihi eserin devri için komisyon kuruldu.

Merve Kaçmış, bu eserleri devir alıp zimmetine geçirecek arkeolog olarak görevlendirildi.

Gaziantep Zeugma Müzesi

150 TARİHİ ESER KAYIP ÇIKTI

Envanter sayım işlemi yaklaşık dört ay sürdü. Komisyon, sayımın sonunda yaklaşık 150 tarihi eserin kayıp, bazılarının da kaydının olmadığını tespit etti.

Ağabey Kaçmış’ın iddiasına göre Müze Müdürü, kardeşinden kaydı olmadan teşhirde yer alan eserleri, kayıp 150 tarihi eser yerine kaydetmesini istedi. Merve Kaçmış, bunu kabul etmeyince, müdür, onunla komisyonda görevli diğer çalışanların savunmasını talep etti.

SAVUNMASINDA YIPRANDIĞINI BELİRTTİ

Genç arkeolog, hem bu süreç, hem de kendisine dayatılmaya çalışılanlar yüzünden ruhen ve bedenen çok yıprandığını ifade eden bir savunma hazırladı.

Abisinin söylemine göre, eksik ve kayıtsız eserleri zimmetine alamayacağını ifade edince, müdürün baskıları devam etti.

İZİNDEYKEN BİLGİSAYARINA BELGE VE FOTO YÜKLENDİ İDDİASI VAR

Ömer Ozan Kaçmış, 8 Ocak’ta kardeşiyle telefonla konuştuğunda kendisine “Ben izindeyken, bende olmayan eserlerle ilgili daha önce görmediğim bazı belge ve fotolar bilgisayarıma yüklenmiş” dediğini aktardı.

Ağabey Kaçmaz, kardeşinin ölümünden sorumlu tuttuğu müze müdüründen davacı oldu.

DİYARBAKIR BAROSU’NDAN AVUKAT PASİNLİ DAVAYI ÜSTLENDİ

Öte yandan Ömer Kaçmış’ın kardeşinin yaşadığı baskıyı sosyal medya üzerinden duyurması üzerine Diyarbakır Barosu Kadın Kadın Hakları Danışma ve Uygulama Merkezi Başkanı Avukat Aslı Pasinli, davayı üstlendiklerini açıkladı.

Avukat Aslı Pasinli

BAKANLIK MÜFETTİŞ GÖREVLENDİRDİ

Pasinli, ulaştığı bilgilere göre müze müdürünün de aralarında bulunduğu üç görevlinin açığa alındığını aktardı.

Kültür Bakanlığı da olayı incelemek üzere Perşembe günü müfettiş görevlendirdi.

Doğa Koleji, İTÜ Vakfı’na devredildi: Öğretmenler maaşlarını aldı

 

Gündem

15 Temmuz’dan sonra emekli ettiler göreve çağırıp Libya’ya yolladılar şehit cenazesini sessizce defnettiler

15 Temmuz sonrası emekli edilen Albay Okan Altınay, ‘ihtiyaç var’ denilerek tekrar göreve çağrıldı ve Libya’ya gönderildi. Bombalı saldırıda şehit düştü ama vefatı kamuoyundan gizlendi. İşte Erdoğan’ın “Birkaç tane şehidimiz var” dediği isimlerden Okan Albay’ın hikayesi…

BOLD – AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, “Libya’da birkaç tane şehidimiz var” diyerek günler sonra şehit haberlerini doğruladı. Yeniçağ gazetesi yazarı Batuhan Çolak, Libya’da gerçekte neler olduğunu Twitter hesabından tek tek anlattı.

SESSİZ SEDASIZ TOPRAĞA VERİLDİ

Libya’nın büyük bir bölümünü kontrol altında tutan Hafter güçlerine karşı Türkiye’nin asker gönderdiğini belirten Çolak, “Libya’ya çok kıymetli subaylarımız da gönderildi. Bunlardan biri Albay Okan Altınay’dı. Görev yaptığı gemi de Hafter güçleri tarafından hedef alındı. Bombalı saldırıda şehit düştü. Cenazesi Türkiye’ye getirildi, sessiz sedasız, törensiz toprağa verildi” dedi.

KAMUOYUNDAN GİZLENDİ

Çolak’ın aktardığı bilgelere göre, Albay Okan Altınay’ın Libya’da şehit düştüğü kamuoyundan gizlendi. Devre arkadaşları ve ailesi tepkiliydi. Kara Harp Okulu 1993 devresi, arkadaşlarının bu şekilde toprağa verilmesini içlerine sindiremedi.

İBRAHİM KALIN YALANLADI

Birkaç gün önce Donanma’ya ait geminin vurulduğuna ilişkin gelen haber Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’a sorulmuştu. Kalın “Gemimiz isabet almadı” diyerek haberi yalanlanmıştı. Çolak, Albay Altınay’ın orada şehit düştüğünü kaydetti.

EN AZINDAN RUHUNU RAHATLATALIM

Albay Okan Altınay’ın 15 Temmuz sonrasında ‘Atatürkçü’ diye emekli edildiğini belirten gazeteci Çolak, sonrasında da ‘ihtiyaç var’ denilerek tekrar orduya alındığını aktardı. Çolak şunları paylaştı: “En zor görevlere gönüllü gider, en sorunlu bölgelerde görevini en iyi şekilde yerine getirirdi. Albayımız Türkiye’deyken de sınırda görev yapmıştı. İşte bu kahraman Türk subayı ‘bir kaç tane şehit’ denilerek kamuoyuna açıklanmıyor. Kahraman şehidimiz Albay Okan Altınay’a yapılmayan şehitlik töreni en kısa zamanda en üst düzey katılımla yapılmalıdır. En azından ruhunu rahatlatalım. Hiçbir siyaset, şehitlerimizden öte değildir.

GERÇEKLERİ YAZINCA TEHDİT YAĞMURU BAŞLADI

Gazeteci Batuhan Çolak, şehit albay ile ilgili paylaşımları sonrası gizli hesaplardan çok sayıda tehdit mesajı aldığını belirtti. “Dedem Kıbrıs’a çıkan ilk Türk birliğinde subaydır, Kıbrıs gazisidir. Dayım Şırnak’ta çatışmış Albay emeklisidir. Şahsım da gazetecidir. Devleti kendinizin sanmayın” diyerek tehditlere cevap verdi. Çolak, Twitter hesabını ele geçirmek için cep telefonuna “şifre sıfırlama” kodları gelmeye başladığını da sözlerine ekledi.

 

Okumaya devam et

Gündem

İşçinin itirazı, valiliğin sözlü sınavını iptal ettirdi

Kamu Denetçiliği Kurumu, işçi statüsüne girmek için sözlü sınava alınan bir işçinin psikolojik baskı gördüğüne yönelik itirazı kabul ederek valilikten sınavın yenilenmesini istedi. İşçi bu kez sözlü sınav yerine uygulamalı sınava girecek.

BOLD – Çorum’da işçi statüsüne girmek için sözlü sınava alınan bir işçinin psikolojik baskı gördüğünü belirterek yaptığı itiraz kabul edildi. İşçi bu kez uygulamalı olarak sınava girecek.

SINAV DİĞER ADAYLARA UYGULAMALI YAPILMIŞ

Gazeteduvar’dan Elvan Yılmaz’ın haberine göre Çorum’dan Kamu Denetçiliği Kurumu’na (KDK) başvuran bir çalışan, işçi statüsüne geçirilecek personelin tespiti amacıyla girdiği sözlü sınavda psikolojik baskı gördüğünü, bilgi ve becerisi dışında sorular sorulduğunu söyledi. İtirazı yapan işçi, kendisinden önceki arkadaşlarına yapılan sözlü sınavların da uygulamalı olarak ve şekli şartları yerine getirilerek uygulanmasına rağmen kendisine sözlü sınav yapıldığını ifade etti. İşçi, yaptığı işte iyi olduğunu ve hakkında hiçbir şikayet olmadığını da başvurusuna ekledi.

BEDEN GÜCÜNE DAYALI İŞLERDE SINAV UYGULAMALI OLMALI

KDK, başvuru üzerine yaptığı incelemede hak sahibi işçilerin işçi statüsüne geçirilmesine ilişkin seçmede, beden gücüne dayalı işlerde çalışanlar için uygulamalı sınavın yapılmasının esas olduğunu belirtti. Bahse konu olayda ise başvuran için uygulamalı sınav yapılması gerekirken iş sağlığı ve güvenliği bilgileri ile genel kültür bilgilerini ölçmeye yönelik sınav sorularından oluşan sözlü sınava tabi tutulmasının hakkaniyetsiz olduğu kararda yer aldı.

BİR AY İÇERİSİNDE UYGULAMALI MÜLAKATA ALINACAK

İşçinin sınav sonucunda başarısız sayılması işleminin makul süre içinde geri alınması istenen tavsiye kararı Çorum Valiliği’ne de iletildi. Valilik KDK’nin verdiği tavsiye kararı üzerine vatandaşın bir ay içinde belirlenen kriterlere uygun olarak uygulamalı mülakata alınacağını yazıyla hem başvurana hem de kuruma bildirdi.

Okumaya devam et

Gündem

Elleriyle karakola teslim ettiği evladından 25 yıldır haber yok

İzmir’de kendi elleriyle oğlu Murat Yıldız’ı karakola götürdükten sonra bir daha haber alamayan Hanife Yıldız, hükumete “19 yaşında, bin bir emekle büyüttüğüm evladıma ne yaptınız? Mezarı nerede?” diye seslendi.

BOLD – Galatasaray Meydanı’ndaki oturma eylemleri iktidar tarafından yasaklanan Cumartesi Anneleri, 778. kez adalet talepleri için bir araya geldi. Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen Murat Yıldız’ın akıbetini sordu.

KAYBETMENİN KABUL EDİLMESİ DEMOKRATİKLEŞMENİN ÖNÜNÜ AÇAR

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve HDP Milletvekilleri Oya Ersoy ile Musa Piroğlu’nun da katıldığı eylemde açıklamayı kayıp yakını Sebla Arcan yaptı. Arcan, “Biliyoruz ki gözaltında kaybetme gerçeğinin devlet tarafından kabul edilmesi ve lanetleme iradesi Türkiye’de toplumsal barışın ve demokratikleşmenin önünü açacaktır. Ancak Türkiye’de böyle bir siyasi irade yok” dedi.

“OĞLUMDAN 25 YILDIR HABER ALAMIYORUM”

Kendi elleriyle oğlu Murat Yıldız’ı karakola götürdükten sonra bir daha kendisinden haber alamayan Hanife Yıldız da “Oğlumu en son arabayla iş yerime getirdiklerinde gördüm. O kadar dövüşmüşlerdi ki gözleri kan çanağıydı. Düşünün ki bir anne adaletinize güveniyor ve başka kötü bir daha yaşanmasın diye oğlunu size getiriyor ve 25 yıldır da kendisinden haber alamıyor” dedi.

YÜZÜNÜZ KARA, ELLERİNİZ KANLI

Oğlunun kaybolmasıyla ilgili 25 yıldır bir savcının bu olaya el atmadığını belirten Yıldız, “19 yaşında bin bir emekle büyüttüğüm evladıma ne yaptınız? Mezarı nerede? Onun akıbetini bana açıklamak gibi bir derdiniz yok mu?” dedi.

ANALARIN ACILARINI YARIŞTIRDILAR

Gözaltında kaybedilen Cemil Kırbayır’ın ağabeyi Mikail Kırbayır da, Diyarbakır’da HDP binası önünde oturarak çocuklarını arayan annelerle Cumartesi Anneleri’ne aynı yaklaşımın sergilenmediğini söyledi. Kırbayır, “Asıl acı anaların acılarını yarıştırmak. Diyarbakır anaları da evlatları için oturdu. Ne yazık ki Diyarbakır analarının gözyaşlarını siliyorlar. Bu ne yaman çelişkidir” dedi.

Süleyman Soylu, Abdullah Gül’e ateş püskürdü: Yazıklar olsun!

Okumaya devam et

Popular